Euro bedelli faturaya TL çekle ödeme yapılması halinde kur farkı istenemez
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1280 E. 2025/596 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Kur farkı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Taraflar arasında kur farkı ödenmesine ilişkin açık bir sözleşme hükmü bulunmadığı ve alacaklı, yabancı para cinsinden düzenlenen faturaların bedeli için Türk Lirası üzerinden düzenlenen çekleri kur farkı çekincesi koymadan kabul etmişse, bu ödemenin kabulünden sonra ayrıca kur farkı talep edilemez; çekle ödeme halinde kur farkının fiyatlandırılarak çekin miktar hanesine yazıldığı kabul edilir.
Ele alınan sorunlar
Euro bedelli faturaların TL çekle ödenmesi halinde kur farkı alacağı talep edilip edilemeyeceği → ret
İddia: Davacı vekili, taraflar arasındaki para borcunun döviz cinsinden olduğunun kabul edildiğini, vadeli ödemenin kararlaştırıldığı hallerde borçlunun yabancı para borcunu aynen veya ödeme tarihindeki kur üzerinden ödemek zorunda olduğunu, vade tarihindeki kurdan düşük ödeme yapıldığından kısmi ifa söz konusu olduğunu, borçlunun temerrüdü ile seçimlik hakkın alacaklıya geçtiğini, çekin sadece ödeme aracı değil kredi aracı da olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: TBK 99 uyarınca ülke parası dışında bir para birimiyle ödeme kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç ödeme günündeki rayiç üzerinden Türk parasıyla da ödenebilir. Kur farkı alacağının talep edilebilmesi, taraflar arasındaki sözleşmede bu konuda hüküm bulunmasına veya akdi ilişkinin yabancı para cinsinden olmasına bağlıdır. Faturaların yabancı para birimi üzerinden düzenlenmesi taraflar arasında dövize endeksli ticari ilişki bulunduğunu ispata yeterlidir. Ancak kur farkının dayanağı olan faturaların bedellerinin ne şekilde ödendiği de önemlidir; sözleşmede aksine bir hüküm yoksa ödemenin çekle yapılması halinde kur farkının fiyatlandırılarak çekin miktar hanesine yazıldığı kabul edilir. Ödemeyi Türk Lirası üzerinden çek olarak kabul eden satıcı, bu aşamadan sonra kur farkı isteyemez. Somut olayda taraflar arasında kur farkı ödenmesine ilişkin bir sözleşme bulunmadığı, davacının Euro üzerinden düzenlediği faturalara karşılık davalının TL cinsinden çeklerle ödeme yaptığı, davacının bu ödemeleri kabul ederken kur farkından dolayı alacağını saklı tutmadığı, herhangi bir çekince koymadığı anlaşılmaktadır. Ödemenin çekle yapılması halinde kur farkının fiyatlandırılarak çekin miktar hanesine yazıldığı kabul edildiğinden, TL çek kabul edilmesine rağmen kur farkı isteneceği şeklinde bir anlaşma bulunmadığından davacının istinaf nedenleri yerinde bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Euro bedelli faturalara karşılık TL cinsinden çekle ödeme yapılması ve alacaklının bu ödemeyi kur farkı çekincesi koymadan kabul etmesi halinde, sonradan kur farkı talep edilemeyeceğine ilişkin genel kuralı, Yargıtay kararlarına da atıfla teyit etmesi nedeniyle emsal değer taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kur farkı↗ yabancı para borcu↗ TBK 99↗ çek ile ödeme↗ ödeme aracı olarak çek↗ dövize endeksli ticari ilişki↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/1280
KARAR NO 2025/596
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 07/12/2021
NUMARASI 2019/77 Esas - 2021/917 Karar
DAVA
Alacak
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin Finlandiya menşeli ahşap ve ahşap boyası firmasının Türkiye Distribütörlüğünü yapan firma olduğunu, faturaları Euro cinsinden kestiğini, müvekkilinin davalı ile bir projede kullanılacak ahşapların temini konusunda anlaştıklarını, bu anlaşma üzerine üretici firmaya menteşelerin siparişini verdiğini ve ön ödemelerin yapıldığını, taraflar arasındaki mal alım satımına dayanan ticari ilişki uyarınca davalı tarafın davacı tarafa 43.545,35-Euro tutarında fatura kesildiğini ve ürünlerin teslim edildiğini, davalının ödemeleri 5 adet TL cinsinden ileri tarihli çek ile yaptığını, davalı tarafından verilen çeklerin müvekkilinin cari hesabına vade tarihlerindeki efektif satış kuru üzerinden işlendiğini, davalı tarafından verilen çeklerin vadesi geldiğinde toplam borcun ancak 38.562,83-Euro'luk kısmının ödendiğini, kalan kısmın ödenmediğini belirterek bakiye 4.982,50-Euro alacağından davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalıya dava dilekçesi tebliğine rağmen davaya cevap verilmemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davacı tarafından her biri Euro bedelli olmak ve VUK gereğince TL karşılığı gösterilmek üzere 04.05.2018, 25.02.2018 ve 01.06.2018 tarihli üç adet fatura düzenlendiği ve bu faturaların taraf defterlerinde yer aldığı, fatura konusu mallara karşılık davalı tarafından her biri 52.000-TL bedelli beş adet çek düzenlenerek davacıya verildiği ve davacının söz konusu çekleri tahsil ettiği, somut olayda, taraflar arasında yabancı para borcu söz konusu olduğu, davacı alacağının tahsili için davalı tarafından verilen TL cinsinden düzenlenen çekleri teslim almış olmakla, çekin ödeme aracı olması nedeniyle çek üzerindeki bedel dışında herhangi bir kur farkı talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; mahkemece taraflar arasındaki para borcunun döviz cinsinden olduğu kabul edildiği halde taraflar arasındaki kur farkı uygulaması bulunduğunun ispatlanamadığına dair gerekçenin yerinde olmadığını, somut olayda olduğu gibi vadeli ödemenin kararlaştırıldığı durumlarda borçlunun yabancı para borcunu ya aynen ya da ödeme tarihindeki kur üzerinden ödemek zorunda olduğunu, vade tarihindeki kurdan düşük ödeme yapıldığından kısmen ifanın söz konusu olduğunu, borçlunun temerrüde düşmesi ile seçimlik yetkinin alacaklıya geçtiğini, çekin sadece ödeme aracı olmadığını, aynı zamanda kredi aracı olduğunu, müvekkilinin verdiği tüm teklifler ile kesilen faturaların Euro cinsinden olmasına rağmen ödemenin yapıldığı tarihteki kur dikkate alınmadan karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, kur farkından kaynaklanan bakiye alacağın tahsili istemine ilişkindir. TBK'nın 99. maddesine göre; "Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir." Öncelikle kur farkı alacağının talep edilebilmesi, taraflar arasındaki sözleşmede bu konuda bir hüküm bulunmasına veya akdi ilişkinin yabancı para cinsinden olmasına bağlıdır (Yargıtay 19. HD’nin 2016/17240 E., 2018/1950 K. sayılı ve 10/04/2018; 2016/12505 E., 2017/8069 K. sayılı ve 19/12/2017 tarihli ilamları). Faturaların yabancı para birimi üzerinden düzenlenmesi taraflar arasında dövize endeksli ticari ilişki bulunduğunu ispata yeterlidir (Yargıtay 19.
HD'nin 2018/965 E., 2019/5447 K. sayılı ve 05/12/2019 tarihli ilamı). Yine kur farkının dayanağı olan faturaların bedellerinin ne şekilde ödendiği hususu da önemlidir, zira sözleşmede aksine bir hüküm yoksa ödemenin çekle yapılması halinde kur farkının fiyatlandırılarak çekin miktar hanesine yazıldığı kabul edilmektedir. (Yargıtay 19. HD’nin 2015/16900 E., 2016/6896 K. sayılı ve 20/04/2016; 2013/14587 E., 2014/17996 K. sayılı ve 14/11/2013 tarihli ilamları). Ödemeyi Türk Lirası üzerinden çek olarak kabul eden satıcının bu aşamadan sonra kur farkı isteyemeyeceğinin kabulü gerekir (Yargıtay 11. HD'nin 2020/4821 E., 2021/65 K. sayılı ve 18/01/2021; 2020/7585 E., 2022/3142 K. sayılı ve 19/04/2022 tarihli ilamları).
Somut olayda, taraflar arasında kur farkı ödenmesine ilişkin bir sözleşme bulunmadığı, davacının davalıya sattığı mallar için Euro üzerinden faturalar düzenlediği, davalının da bu faturalara ilişkin TL üzerinden düzenlediği çeklerle ödeme yaptığı, kur farkından dolayı alacağını saklı tutmadığı anlaşılmaktadır. Davacı Euro bedelli kestiği faturaların TL bedelli çeklerle ödenmesine rağmen, bu ödemeler için kur farkı talep edeceği yönünde bir çekince koymamıştır. Ödemenin çekle yapılması halinde kur farkının fiyatlandırılarak çekin miktar hanesine yazıldığı kabul edileceğinden TL çek kabul edilmesine rağmen kur farkı isteneceği şeklinde bir anlaşma bulunmadığından davacının istinaf nedenleri yerinde bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/04/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/73590 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi