Akreditifte muhabir bankanın erken ödemesinden amirin sorumsuzluğu
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/959 E. 2025/599 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Akreditif bedelinden borçlu olmama mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Vadeli akreditifte teslim şartı (örn. CIP teslim yeri) kararlaştırılmışsa, ödeme yükümlülüğünün doğması için yalnızca taşıma senedinin düzenlenmesi veya yükün yola çıkması yeterli olmayıp, malın kararlaştırılan teslim yerine ulaşması ve orada teslime onay verilmesi gerekir; bu koşul gerçekleşmeden muhabir bankanın vadeden önce yaptığı erken ödemeden akreditif amiri sorumlu tutulamaz. Akreditifi açtıran amir ile amir banka arasındaki karşılıklılık ilişkisi nedeniyle, muhabir bankanın erken ödemesi sonucu amir bankanın amirden tahsil talep etme ihtimali bulunduğundan, amir bankaya karşı açılan menfi tespit davasında husumet mevcuttur.
Ele alınan sorunlar
Vadeli akreditifte ödeme koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle davacının borçlu olmaması → kabul
Gerekçe: Akreditif ilişkisinde davacı amir, davalı ... amir banka, davalı ... muhabir banka, davalı ... lehtar sıfatına sahiptir. Taraflar arasındaki sözleşmede CIP-Halkalı/İstanbul teslim şartı kararlaştırıldığından, akreditifin ödenmesi koşulunun gerçekleşmesi için CMR taşıma senedinin düzenlenmesi veya yükün yola çıkması yeterli değildir; malın CMR taşıma senedine uygun olarak Halkalı-İstanbul gümrük geçici depolama alanına kadar taşınması ve burada amir bankaca yükün alıcıya teslimine onay verilmesi gerekmektedir. Davacının vadeli akreditif açtırması, vade tarihine kadar olası mal teslim edilmeme riskini göz önünde bulundurarak hareket ettiğini göstermektedir. Vadenin gelmediği ve emtianın varış yerine ulaşmadığı, muhabir bankanın henüz ödeme yükümlülüğü bulunmadığı aşamada muhabir banka tarafından yapılan erken ödemede davacının kusur ve sorumluluğu bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Amir bankanın (davalı ...) pasif husumeti → ret
İddia: Davalı ... vekili, müvekkili bankanın temel borç ilişkisinde yer almadığını, lehdara ödeme yapmadığını, hukuka aykırı bir eylemi bulunmadığını ve bu nedenle kendisine husumet düşmeyeceğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Akreditif ilişkisinde akreditifi açtıran davacı ile akreditif bankası olan davalı ... arasında karşılıklılık ilişkisi bulunmaktadır. Muhabir banka tarafından lehtara yapılan ödemenin ileride muhabirlik ilişkisi kapsamında davalı ...'den, davalı ... tarafından ise amir olan davacıdan tahsili gündeme gelebilecek olup, davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu gibi karşılıklılık ilişkisi çerçevesinde davalı ...'in pasif husumeti bulunduğu açıktır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Vadeli akreditifte teslim şartının gerçekleşme zamanının, taşıma senedinin düzenlenmesi değil malın kararlaştırılan teslim yerine ulaşıp teslime onay verilmesi olduğu ve bu gerçekleşmeden yapılan erken ödemeden akreditif amirinin sorumlu tutulamayacağı yönündeki değerlendirme, benzer akreditif uyuşmazlıklarında yol gösterici niteliktedir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- husumet
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
akreditif↗ UCP 600↗ amir banka↗ muhabir banka↗ teyit bankası↗ iştira↗ menfi tespit↗ pasif husumet↗ CMR taşıma senedi↗ CIP teslim şartı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/959
KARAR NO 2025/599
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 09/09/2021
NUMARASI 2019/285 Esas - 2021/792 Karar
DAVA
Menfi Tespit
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı ...vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı...vekili; müvekkili ile davalı ... arasındaki anlaşma uyarınca davalı ...'nın müvekkiline toplam 1.600 çuval 86.800 kg ipliği teslim etmeyi, müvekkilin de 217.000-USD’yi ödemeyi taahhüt ettiğini, tarafların satışa konu ipliklerin bedelini akreditif yöntemi ile ödenmesi konusunda anlaştıklarını, davaya konu ödeme biçiminin teyitli, dönülemez ve vadeli akreditif olduğunu, davalı ... tarafından mallar yüklenmişçesine diğer davalı ... ile CMR belgeleri oluşturduğunu, davalı ... tarafından malların diğer davalı ... tarafından taşınacağına ilişkin sevk mektubu örneklerinin bankaya sunulduğunu, davalı...UBS tarafından akreditifin iskontolu olarak ödendiğini, gerçekte herhangi bir sevkiyat ve mal yüklemesi yapılmadığını, davalı ...
ve ...’nın müvekkilini zarara uğratmak kastı ile hareket ettiklerini, müvekkilinin kendisine malların teslim edilmesini beklerken hiç almadığı malların bedelini ödeme tehdidiyle karşı karşıya kaldığını, davalı ... tarafından CMR sevk mektuplarının iptal edildiğine ilişkin evrak asıllarını müvekkiline gönderdiğini, UCP 600’e göre bankanın ödeme yükümlülüğünün vade geldiğinde doğduğunu, davalı...’nin davalı ...’e alacaklarının iskonto karşılığında ödeme yapmasının akreditif ödemenin tamamlandığı anlamına gelmediğini, taraflar arasındaki akreditif ödemenin vadesinin CMR sevk mektubu tarihinden itibaren 180 gün sonra olarak kararlaştırıldığını, davalı... tarafından davalı ...’ya vadesinden önce muaccel olmayan bir alacak için ödeme yapıldığını, lehdar tarafından bankalara ibraz edilen evrakların akreditif şartlarına uygun olup olmadığının denetlenmesi gerektiğini, bankanın bu yükümlülüğe aykırı hareket etmesi halinde akreditif amirinin uğrayacağı zararlardan sorumlu olacağını, her ne kadar taraflar arasında akreditifin dönülemez olduğu kararlaştırılmış ise de, dava konusu uyuşmazlıkta davalı...taraflarca hile ile müvekkili zarara uğratılmak istendiğinden akreditiften dönülebileceğini belirterek 217.000-USD tutarındaki akreditif işleminin iptaline, müvekkilinin söz konusu akreditif işlemi sebebiyle borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili; müvekkili bankanın akreditif açılış metninde söz konusu akreditife teyidini eklediğini, akreditifin lehdarı olan ...’in, akreditife konu olan malların ...’a teslim edilmek üzere yüklendiğine ilişkin nakliye şirketi ... tarafından 17.12.2018 tarihinde kaşe ve ıslak imzalı olarak düzenlenmiş olan 2018/9, 2018/10, 2018/11 ve 2018/12 sayılı 4 adet orijinal kaşe imzalı CMR ile birlikte, her bir yüklemeye ilişkin faturayı, lehdar beyanını, sigorta poliçesi ve çeki listesini, 19.12.2018 tarihli yazıyla müvekkiline ibraz ettiklerini, akreditif bedelinin ödenmesini talep ettiklerini, müvekkilinin her bir vesaiki akreditif şartları çerçevesinde dış görünüşleri itibari ile incelediğini, 20.12.2018 tarihinde akreditif bedelinin teyit bankası sıfatı ile vadesinden evvel iskonto ederek ...’ın ...
bankasında bulunan hesabına ödediğini, akabinde ... Bankası'nın 21.12.2018 tarihinde müvekkiline hitaben gönderdiği swift mesajında “217.000 USD akreditif bedelini vadesi olan 17.06.2019 tarihinde ödeyeceğini” açıkça teyit ettiğini, ... Bankasının 07.02.2019 tarihinde müvekkiline ilettiği diğer bir swıft mesajında akreditifin lehdarın talebi üzerine iştira edildiğinin teyit edilmesini talep ettiğini, müvekkilinin de swıft mesajı ile bu hususu teyit ettiğini, davacının dava konusu ile ilgili olarak Bakırköy 6 ATM 2019/99 D. İş dosyası ile 27.02.2019 tarihinde akreditif bedelinin ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı aldırdığını, bundan kısa süre önce nakliye şirketi ...’un bahse konu CMR’lerin 29.01.2019 tarihinde iptaline ilişkin bir yazı hazırlayıp ...’a ilettiğini, müvekkilinin ...’ın ve ...
ve ... Bankası ile olan borç ilişkilerinde taraf olmadığını, müvekkiline husumet düşmediğini, bahse konu teyitli, vadeli ve dönülemez akreditif küşat mektubunda UCP 600 kurallarının uygulanacağının belirlendiğini, UCP 600 kurallarının 2. Mad.’de teyit bankasının ödeme yükümlülüğünü iştira ederek de gerçekleştirebileceğinin açıkça belirtildiğini, akreditife iştira eden teyit bankasının amir bankadan alacaklı hale geleceğini ve amir banka tarafından vadesinde ramburse edilmesi gerektiğini, UCP 600 14. Mad. göre bankaların kendilerine tevdi edilen belgeleri sadece dış görünüşleri ile incelemekle yükümlü olduklarını, belgelerin sahte olduğu dış görünüşlerinden tespit edilemiyorsa bankaların herhangi bir sorumluluğu olmayacağını, davacı...tarafından her ne kadar ihtiyati tedbir alınmış ve huzurdaki dava açılmış ise de, müvekkilinin ...
Bankası'ndan olan alacağının ... ve ...’den bağımsız olduğunu, akreditife iştira etmekle ilgili olarak düzenlenen UCP 600 12/b mad. açıkça teyit bankasının iştiraya yetkili banka olarak kabul edildiğini, bu nedenle ertelemeli ödemeli akreditifte teyit bankasının vadesinden önce yaptığı ödeme ile amir banka ve amirden alacaklı hale gelmesinin, vadeden önce hileden doğacak riskleri taşıyacağı anlamına gelmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Bankası A.Ş. vekili; müvekkilinin davacının talebi ile ... lehine akreditif açtığını, müvekkilinin akreditif ilişkisine, taraflar arasındaki sözleşmelere, uluslararası kurallar ve akreditif bedelinin ödenmesinin durdurulmasına yönelik tedbir kararına uygun davrandığını, müvekkilinin iç ilişkinin tarafı olmadığını, husumet itirazları olduğunu belirterek müvekkili banka yönünden açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; müvekkili ile ... arasında söz konusu taşıma işi için yürütülen yazışma sürecinin sonuçsuz kaldığını, müvekkili ile ... arasında anlaşma sağlanamadığından bahse konu malların taşıma işinin gerçekleştirilemediğini, ... ile müvekkili arasında süregelen ticari ilişki olduğundan, davacının satın aldığı ürünlerin taşıma işinin müvekkili tarafından gerçekleştirilmesini talep ettiğini, müvekkilinin daha önce olduğu gibi taslak CMR belgelerini e-posta ortamında davalı...ile paylaştığını, davalı...tarafından dönüş olmaması nedeniyle geçerli bir CMR belgesi düzenlenmediğini, davacı...tarafından sunulan CMR belgesinde TTK ve CMR konvansiyonu ilgili hükümlerine düzenlenen bilgilerin birçoğunun yer almadığını, dosyada bulunan CMR belgelerinde tarafların imzası olmadığını, taşımacılık işindeki uygulamada, taşıma işinin kolay ve hızlı yapılabilmesi için mallar tıra yüklendikten sonra CMR belgesi düzenlendiğini, geçerlilik şartlarına uygun CMR belgelerinin mevcut olmadığını, var olduğu iddia edilen CMR belgelerinde tır plakası, gönderici ve alıcıya ait kaşe ve imza gibi kriterlerin eksik olduğunu, CMR belgesinin tek başına anlam ifade etmediğini, taşıma işinin yapıldığından bahsetmek için tamamlayıcı/destekleyici diğer belgelerin gerektiğini, davalı...bankanın akreditif ödeme hususunda tecrübe ve deneyim sahibi olduğunu, belgelerin geçerliliği ve eksik olup olmadığının değerlendirmeden ödeme yapmasının bankanın basiretli tacir gibi davranmadığını gösterdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davalı ... firmasının davacıya mal teslim etmediği, gerçekte malı taşıma sürecine dahi sokmadığı, davalı...UBS bankasının vadeli akreditifi vadesinden önce indirimle iştira ederek ödediği, ödeme nedeni olarak sunulan akreditif şartı belgelerde CMR taşıma senedinin evrak olarak taşıma başlangıcını teyit ettiği, ancak Halkalı-İstanbul yük teslimini tevsik etmediği, davacının akreditif talimatı bakımından yükün Halkalı-İstanbul CIP (2010) şartlarında teslime hazır olması ve gönderilen konumunda amir akreditif bankası ... Bankası'nın malı serbest bırakmasına bağlı olduğu, davalı ... firmasının Taşkent-Özbekistan’da sattığını ve taşımaya verdiğini ileri sürdüğü emtianın gerçekte hiç gönderilmediğini, akreditif serbest bırakma bakımından yükün taşımaya alınması değil, varma yerinde akreditif amir bankasınca yükün alıcısına teslimine onay verilmesinin şart olduğu CMR taşıma senedinden anlaşıldığı, davalı ...
bankasının vadeli akreditifte yükün alıcısına teslimini tevsik eden taşıma evrakını görmeden akreditifi kırmasının ve iştira etmesinin kendisini davalı ... halefi yapabileceği, ancak davacının bu akreditif nedeni ile sorumluluğuna yol açmayacağı, davalı ...’nin ise gerçekte yükün taşımaya alınması yeterli değilken, varma yeri teslimi teyidi aranması gerekirken yükleme CMR taşıma senedine itibar ederek ödeMe yapmaktan dolayı kusur ve sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, talebe konu ... referans numaralı 217.000-USD bedelli akreditif işlemi nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine, davalı ...yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ...vekili; müvekkili bankanın akreditif açan olması nedeniyle müvekkili bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili bankanın temel borç ilişkisinde yer almadığını, müvekkili banka tarafından lehdara ödeme yapılmadığını, bu nedenle davacının uğradığı bir zarar da söz konusu olmadığını, müvekkili bankanın hukuka aykırı bir eylemi bulunmadığını, müvekkili bankanın ihtiyati tedbir kararına uygun hareket ettiğinden herhangi bir ödeme yapmadığını, müvekkili bankanın hiç bir ödemesi bulunmamasına rağmen müvekkili hakkında davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili bankanın talimat üzerine vadeli akreditif açtığını, gelen evrakların uygun bulunması üzerine karşı bankaya vade teyidi yaptığını, muhabir bankaya iskonto için herhangi bir yetki verilmediği halde bedeli satıcıya vadesinden önce ödediğini, UCP 600 kuralları gereğince bankaların sunulan belgelerin doğruluğunu, yeterliliğini, gerçek ve sahte olup olmadığını incelemekle yükümlü olmadıklarını, ayrıca vadeli olmasının da bir önemi olmadığını bankanın ödeme yükümlülüğünün evrakların ibrazı ile doğduğunu, ödemenin ise akreditif şartına göre gerçekleşeceğini, muhabir bankanın iskonto yetkisine sahip olduğunu, somut olayda müvekkili bankaya ne husumet ne de kusur ve sorumluluk yöneltilebileceğini, müvekkili banka hakkında yargılama giderlerine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili bankanın temel alım satım ilişkisinin tarafı gibi yargılama giderleri ile sorumlu tutulmasının doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, akreditif kapsamında muhabir banka tarafından lehtar satıcıya ödenen bedelden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı...alıcı ile davalı...satıcı ... isimli firmanın 4 takım taşıma ve sevk evrakına konu, her biri 400 çuval, 21.700 kg net ve 22.500 kg brüt toplam 1600 çuval, 86.800 kg net, 90.000 kg brüt pamuk emtiasının 217.000-USD karşılığında davacıya satışı hususunda anlaştıkları, davacı...alıcının mal bedeli olan 217.000-USD vadeli akreditif ile ödemeyi taahhüt ettiği, taraflar arasındaki sözleşmede CIP-Halkalı/İstanbul teslim şartı kararlaştırıldığı, bu kayıt nedeniyle satıcı davalı ... firmasının yükü Halkalı'ya kadar getirmeyi taahhüt ettiği, ancak davalı ...
firmasının davacıya mal teslim etmediği, gerçekte malı taşıma sürecine dahi sokmadığı halde muhabir banka olan davalı...UBS'den vadeli akreditif bedelini iskontolu olarak kırdırarak tahsil ettiği hususları ihtilaf dışı olup, davacı...akreditif işleminin iptali ve borçlu olmadığının tespiti için eldeki davayı açmıştır. Mahkemece davalı...nakliyeci ... isimli firma yönünden davanın pasif husumet nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükme karşı davalı ...tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır. Akreditif, uluslararası ticari ilişkilerde, bir bankanın verdiği şarta bağlı ödeme garantisi niteliğindeki bir kredi mektubu olup, akreditif kurumu ile ilgili olarak UCP 600 Akreditiflere İlişkin Bir Örnek Usuller ve Uygulama Kuralları düzenlenmiştir.
Bu metnin “UCP’nin Uygulanması” başlıklı 1 .maddesi uyarınca, akreditif metni akreditifin bu kurallara tabi olduğunun açıkça belirtilmesi halinde akreditife uygulanır ve bu kurallar akreditif şartlarıyla açıkça değiştirilmedikleri veya uygulama dışı bırakılmadıkları sürece akreditifin bütün tarafları için bağlayıcıdır. Yine bu metnin “Tanımlar” kısmında “uygun ibraz” kavramı akreditifin şartlarına, bu kuralların uygulanabilir hükümlerine ve uluslararası standart bankacılık uygulamasına uygun bir ibraz olarak tanımlanmıştır. Bu metnin 7. ve 8. m. uyarınca amir banka ve teyit bankasının ibrazı karşılamakla dönülemez biçimde yükümlü oldukları açıklandıktan sonra, 16/c m. ise görevi çerçevesinde hareket eden bir görevli bankanın, varsa bir teyit bankasının veya amir bankanın ibrazı karşılamayı reddetmeye karar verdiklerinde ibrazda bulunan tarafa tek bir bildiri göndermeleri gerektiği belirtilmiş ve bu bildirinin ne şekilde olması gerektiği açıklanmış, 16/d m.
ise bu bildirinin ibraz gününü izleyen 5. banka iş gününün bitiminden geç olmamak üzere yapılması gerektiği belirtilmiştir. Akreditif ilişkisinde akreditifi açtıran amir ile lehtar arasında bedel ilişkisi, akreditifi açtıran amir ile akreditif bankası arasında karşılıklılık ilişkisi, akreditif bankası ile akreditif lehtarı arasında ödeme ilişkisi, akreditif bankası ile muhabir banka arasında ise muhabirlik ilişkisi mevcuttur. Somut olayda akreditif ilişkisinde davacı...alıcı amir, akreditifi açan davalı ...amir banka, davalı ... muhabir banka, davalı ... ise lehtar sıfatına sahiptir. Davalı ..., akreditifi açan ithalatçı davacının bankası olup, malın Halkalı-İstanbul gümrük sahasına kadar taşınması davalı ...gönderilen gösterilerek organize edilmiştir.
Bu durumda, davacı...açısından mal Halkalı-İstanbul adresine gelene kadar ödeme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Akreditifin ödenmesi koşulunun gerçekleşmesi için CMR taşıma senedinin düzenlenmesi veya yükün yola çıkması değil; malın CMR taşıma senedine uygun olarak Halkalı-İstanbul gümrük geçici depolama alanına kadar taşınması ve burada ... Bankası tarafından yükün davacıya teslimine onay verilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan davacının, vadeli akreditif açtırdığından vade tarihine kadar olası mal teslim edilmeme riskini göz önünde bulundurarak hareket ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda vadenin gelmediği ve emtianın varış yerine ulaşmadığı, muhabir bankanın henüz ödeme yükümlülüğü bulunmadığı aşamada muhabir banka tarafından yapılan erken ödemede davacının kusur ve sorumluluğu bulunmamaktadır.
Her ne kadar davalı ...kendilerine husumet düşmeyeceğini ileri sürmekte ise de akreditif ilişkisinde akreditifi açtıran davacı...ile akreditif bankası olan davalı...banka arasında karşılıklılık ilişkisi bulunmaktadır. Muhabir banka olan davalı ... tarafından lehtara yapılan ödemenin ileride muhabirlik ilişkisi kapsamında davalı ...Bankasından, davalı ...tarafından ise ise amir olan davacıdan tahsili gündeme gelebilecek olup davacının eldeki davacı...açmakta hukuki yararı bulunduğu gibi karşılıklılık ilişkisi çerçevesinde davalı ...Bankasının pasif husumeti bulunduğu açıktır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davalı ...yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından, davalı ...vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı ...vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 88.093,21-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 22.023,30-TL harcın mahsubu ile kalan 66.069,91-TL harcın davalı ...den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı...tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı...tarafından yapılan 53-TL istinaf yargı giderinin ... Bankası A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.
15/04/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/73589 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi