Virman yoluyla borçlandırma davacı onayı olmadan alacağın temliki sayılmaz
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/894 E. 2025/588 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım
Gerekçe özeti
Bir tarafın dava dışı bir üçüncü kişiden virman yoluyla elde ettiği tutarı karşı tarafın borcuna mahsup edebilmesi için, bu mahsup işleminin karşı tarafça kabul edilmiş olması veya geçerli bir alacağın temliki sözleşmesine dayanması gerekir; aksi halde doğmayan bir alacağın temlikinden söz edilemeyeceğinden mahsup talebi kabul edilmez. Ayrıca, mücbir sebep (pandemi tedbirleri) nedeniyle uzun süre icra edilemeyen ve icra edildiğine dair delil sunulmayan bir etkinlik/fuar için, düzenleyicinin tarihi değiştirme yetkisine dayanan sözleşme hükmü, katılım/stant bedeli talebini haklı kılmaz; bu durumda etkinliğin ertelenmediği, mücbir sebeple iptal edildiği kabul edilir. İcra takibinde faiz talebinin belirli bir oranla (örn. %15) sınırlı tutulması halinde, mahkemenin bu sınırı aşarak değişen oranlarda faiz uygulanmasına hükmetmesi talebin aşılması niteliğindedir ve bozma/düzeltme sebebidir.
Ele alınan sorunlar
Dava dışı şirkete yapılan virman işleminin davacı alacağından mahsubu → kabul
İddia: Davalı, müvekkilinin bağlantılı olduğu dava dışı şirketle davacı arasındaki fuar katılım sözleşmesi kapsamında davacıya kesilen faturayı kendi hesabına virman ile tahsil ettiğini, bu tutarın davacıdan alacak olarak kayıtlarına işlendiğini, dolayısıyla borcunun bu ölçüde azaldığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalının dava dışı şirketten virman yoluyla kendi kayıtlarına davacıya borç olarak kaydettiği faturaya ilişkin virman işlemi davacı tarafından kabul edilmemiştir. Davalı bu hususta bir alacağın temliki sözleşmesi de sunmamıştır. Doğmayan bir alacağın temliki söz konusu olamayacağından, davacının davalıya sattığı ürün bedellerini talep etmesi haklıdır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Pandemi nedeniyle iptal edilen fuar nedeniyle stant/katılım bedeli talebi → ret
İddia: Davalı, fuar katılım sözleşmesinin 2. maddesi uyarınca düzenleyicinin fuar tarihini değiştirme hakkı bulunduğunu, bunun katılımcıya fesih hakkı vermeyeceğini, davacının fuara katılım ve stant bedeli borcunun devam ettiğini, ayrıca katılmama halinde cezai şart talep edilebileceğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Fuar, Ticaret Bakanlığı kararıyla 16/03/2020-01/09/2020 tarihleri arasında tüm fuarların durdurulması nedeniyle yapılamamıştır. Takip 27/10/2020 tarihinde başlatılmış, dava 08/09/2021 tarihinde açılmış olup yargılama sürecinde fuarın icra edildiğine dair delil sunulmamıştır. Bu süre gözetildiğinde fuarın yalnızca ertelenmiş değil mücbir sebeple iptal edilmiş olduğu kabul edilmelidir. Yapılamayan fuar için davalının davacıya teslim etmediği stant masrafı istenemez. Pandemi nedeniyle uzun süre yapılamayan fuar için, düzenleyicinin fuar tarihini değiştirme hakkına dayanan sözleşme hükmüne dayalı savunma kabul edilebilir değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
İlk derece gerekçesinde davanın kabul edildiği tarihten sonraki kayıtların ayrı dava konusu olabileceğine yer verilmesi → kısmi kabul
Gerekçe: Davanın, dava dışı şirkete yapılan virman işleminin davacı tarafından kabul edilmemiş olması ve alacağın temliki sözleşmesi bulunmaması nedeniyle davacının talebinin haklı olduğu gerekçesiyle kabulü gerekirken, ilk derece mahkemesi gerekçesinde bu tarihten sonraki borç ve alacak kayıtlarının ayrı dava konusu olabileceğine yer verilmesi doğru olmamıştır.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
İcra takibinde talep edilen faiz oranının aşılması → kısmi kabul
Gerekçe: Davacı icra takibinde alacağın yıllık %15 ticari temerrüt faiziyle tahsilini talep ederek faiz oranı talebini kısıtlamış, değişen oranlarda faiz istememiştir. Mahkemece buna rağmen %15'i aşmamak koşulu getirilmeden değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına karar verilmesi, talebin aşılması niteliğindedir ve yerinde değildir. Takibin %15'i aşmamak üzere değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle devamına karar verilmesi gerekir.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
Emsal değeri
Kararın virman işleminin, alıcının onayı ve geçerli bir temlik sözleşmesi bulunmadan borç mahsubuna dayanak olamayacağına ilişkin tespiti ile pandemi nedeniyle iptal edilen etkinlikler için katılım/stant bedeli talep edilemeyeceğine ve icra takibinde sınırlı talep edilen faiz oranının aşılamayacağına ilişkin tespitleri, benzer uyuşmazlıklarda bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ icra inkar tazminatı↗ virman↗ alacağın temliki↗ mücbir sebep↗ ticari defter incelemesi↗ talebin aşılması↗ avans faizi↗ ticari temerrüt faizi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/894
KARAR NO 2025/588
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 01/03/2022
NUMARASI 2021/770 Esas - 2022/246 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, hijyen ürünleri üreten müvekkilinin davalıya 2019-2020 yıllarında düzenlediği faturalar ile malzemeler sattığını, faturaların ve ürünlerin teslim edildiğini, davalının 79,396,34-TL ödeme yaptığını ancak 54.396,34-TL borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, ancak davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, müvekkilinin davalıdan 15.004,58-TL alacaklı olduğunu, müvekkili ile dava dışı İstanbul ... A.Ş. arasında bağlantı bulunduğunu; İstanbul .... ile davacı arasında 10-14/03/2020'de düzenlenecek ... Fuarına katılım için 02/03/2020' tarihinde 25.390,16-TL alan tahsisi fuar katılım sözleşmesi ve taraflar arasında 44.010,76-TL bedelli stant yapım sözleşmesi imzalandığını; fuara ilişkin İstanbul ... A.Ş.'nin alan tahsisi için davacıya kestiği 25.390,16-TL bedelli faturayı müvekkili hesabına virman işlemi gerçekleştirdiğini; Covid-19 sebebiyle Ticaret Bakanlığı kararıyla 16/03/2020-01/09/2020 arasındaki tüm fuarların durdurulduğunu, bu nedenle fuarın ertelendiğini ancak iptal edilmediğini;
taraflar arasındaki fuar katılım sözleşmesinin 2. maddesinde müvekkilinin fuar tarihini değiştirme hakkı olduğunu, bu durumun katılımcıya fesih hakkı vermeyeceğini, davacının ödeme ve fuara katılma yükümlülüğünün devam ettiğini, ayrıca davacının fuara katılmaması halinde cezai şart talep hakkı doğacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, bilirkişi tarafından incelenen her iki tarafın defterlerine göre davacının alacağının sabit olduğu ve takibe konu borcun ödendiğine ilişkin delil sunulmadığı bu tarihten sonraki borç ve alacak kayıtlarının ayrı dava konusu olabileceği, gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının icra takibine itirazının 54.396,34-TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek takip talebindeki diğer koşullarla devamına, alacağın %20'i oranda icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek, müvekkiliyle bağlantılı şirketin düzenleyeceği fuara katılım sağlayacak olan davacıya düzenlenen 25.390,16-TL bedelli faturanın müvekkili hesabına virman işlemini gerçekleştirdiğini; fuarın 2020 yılındaki pandemi önlemleri kapsamında ertelendiğini, ancak fuar katılım sözleşmesinde fuar düzenleyicisinin fuar tarihini değiştirme hakkı olduğunu, bu durumun katılımcıya fesih hakkı vermeyeceğini, davacının hem fuar katılım hem de fuar standı borcunun devam ettiğini ve davacının fuara katılmaması halinde cezai şart talep hakkının doğacağını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki satım sözleşmesi kapsamında davacının alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalının itirazının iptali sitemine ilişkindir. İlk derece yargılamasında HMK nın 222 maddesi uyarınca tarafların ticari defter ve kayıtları mali müşavir bilirkişi tarafından incelenmiş, BA-BS kayıtları dosyaya getirtilmiştir. Alınan bilirkişi raporunda , 14/02/2020 tarihi itibariyle tarafların kayıtlarının birbirini doğruladığı ve davacının davalıdan talep gibi 54.396,34-TL alacaklı olduğunun belirlendiği; bu tarihten sonra davalının 27/02/2020 tarihinde davacı-(dava dışı) ... virmanı 25.390,16-TL, 09/03/2020 tarihli ... nolu 44.228,80-TL bedelli ... fuarı ve 12/03/2020 tarihli ...
nolu 44.010,76-TL bedelli ... 2020 fuarı açıklamalı kayıtların davalı defterlerine işlendiği ve 31/03/2020 itibariyle davalının kayıtlarına göre davacıdan 59.233,38-TL alacaklı göründüğü, fakat 27/02/2020 tarihli virman işlemine ilişkin davacının onayına ilişkin bir belge bulunmadığı,2020 yılında davalının davacı adına düzenleyip BS formunda beyan ettiği faturaları davacının BA formunda beyan etmediği; taraf kayıtları arasındaki farklı 3 kalemin takdirinin mahkemeye ait olduğu görüşü ifade edilmiştir. Davacı vekili bilirkişi raporuna karşı sunduğu 01/02/2022 tarihli dilekçesinde, virman işleminin hukuka aykırı bir şekilde gerçekleştirildiğini, ekte sundukları belgelerden de görüleceği üzere 25.390,16-TL'lik faturanın hizmet alımı yapılmadığından reddedildiğini, davalının cari hesabında ...
nolu faturanın sehven kesilen iade faturası şeklinde kayıtlara geçtiği, zaten davalının cevap dilekçesinde kayıtlarına göre alacaklı olunan miktarın 15.004,58-TL olarak belirtildiği, zaten bu fatura karşılığında hizmet alımı yapılmadığından reddedildiğini, ... nolu faturayla ilgili de aynı red işleminin yapıldığını, davalının cari hesabının gerçeği yansıtmadığını ileri sürmüştür. Davacı tarafça 1302/2021 havale tarihli dilekçesinin ekinde dava dışı (düzenleyici) .. A.Ş. ile imzaladıkları 26/02/2020 tarihli fuar katılım sözleşmesini sunmuştur. Sözleşmede 25.390,16-TL'nin 02/03/2020 tarihinde nakit olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin 2. maddesinde düzenleyici dava dışı şirketin fuar düzenleme tarihini değiştirebileceği ve davacının bunu kabul ettiği düzenlenmiştir.
Davalı Covid-19 pandemisinden dolayı Ticaret Bakanlığı tarafından 16/03/2020-01/09/2020 tarihleri arasında tüm fuarlar durdurulduğundan, 10-14 Mart 2020'de yapılacak bu fuarın da yapılamadığını beyan etmiştir. Davalının ticari defterlerinde , 09/03/2020 tarihli 44.228,80-TL bedelli fatura sehven kesildiğinden 01/05/2020 tarihinde iade faturası düzenlendiği, yani alacak kaydının borç kaydıyla bu fatura için sıfırlandığı ve sonuç olarak 15.004,58-TL davacıdan alacaklı görülmektedir. Davacı tarafından 27/10/2020' tarihinde başlatılmış; dava ise 08/09/2021' tarihinde açılmış yargılama sürecinde fuarın icra edildiğine dair bir delil sunulmamıştır. Dolayısıyla fuarın artık ertelendiği değil mücbir sebeple iptal edildiği gözetildiğinde, yapılamayan fuar için davalının davacıya teslim etmediği stant masrafı da istenemeyecektir.Pandemi nedeniyle uzun süre yapılamayan fuar katılım sözleşmesi ile davacının bağlı olduğu fuar katılım sözleşmesinin 2.
maddesine dayanılarak ileri sürülmüş ise de bu savunma kabul edilebilir değildir.Kaldı ki davalının dava dışı şirketten virmanla kendi kayıtlarına davacıya borç kaydettiği faturanın virman işlemi, davacı tarafından kabul edilmemiştir. Davalı da bu hususta bir alacağın temliki sözleşmesi sunmamıştır. Doğmayan alacağın temliki de sözkonusu olmayacağından davacının davalıya sattığı ürün bedellerini talep etmekte haklıdır. Davanın bu gerekçeyle kabulü gerekirken gerekçe de bu tarihten sonraki borç ve alacak kayıtlarının ayrı dava konusu olabileceğine yer verilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca davacı icra takibinde alacağın yıllık %15 ticari temerrüt faiziyle tahsilini talep etmesine yani faiz oranı talebini kısıtlayarak değişen oranlarda faiz istenilmemiş olmasına rağmen, mahkemece %15'i aşmamak üzere değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına karar verilmesi gerekirken, talep aşılmak suretiyle takibin "değişen oranlarda" avans faizi uygulanarak takibin devamına karar verilmesi yerinde bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, değişik gerekçeyle davanın kabulü ile takibin %15'i aşmamak üzere değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına karar verilmesi gerektiğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından yeniden karar verilerek kararın kesinleşen kısımları tekrar edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/770 Esas - 2022/246 Karar sayılı 01/03/2022 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kabulü ile Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazının iptaline, 54.396,34-TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren %15'i aşmamak üzere değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına,%20 oranda hesaplanan 10.879,26-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 3.715,81-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 656,98-TL'nin mahsubu ile kalan 3.058,83-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 900-TL bilirkişi ücreti, 82-TL tebliğ gideri, 59,30-TL başvuru harcı, 656,98-TL peşin harç olmak üzere 1.698,28-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı lehine takdir olunan 7.871,52-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Davalı tarafından yatırılan 929-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
15/04/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/73573 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi