6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İstinafta borcun haricen ödenmesi nedeniyle davanın konusuz kalması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1558 E. 2025/1409 K. ·

İtirazın iptalikonusuz kalma nedeniyle karar verilmesine yer olmadığınaTemyiz yolu açık

★ Emsalusul emsali

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan Alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

İtirazın iptali davası, dayandığı icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır. İstinaf aşamasında dava konusu borcun haricen ödenmesi ve icra dosyasının infazen kapatılması halinde, ödeme itiraz niteliğinde olduğundan her aşamada dikkate alınır ve dava konusuz kalır; bu durumda ilk derece kararı kaldırılarak konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Haricen ödenen tutarın, ilamda hükmedilen yargılama gideri, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatı kalemlerini de kapsadığı anlaşılıyorsa, bu kalemler yönünden ayrıca karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir.

Ele alınan sorunlar

İstinaf aşamasında icra takibi konusu borcun haricen ödenmesinin davanın konusuna etkisi → kabul

Gerekçe: İtirazın iptali davası, başlatılan icra takibine sıkı sıkıya bağlı bir dava türüdür. Ödeme iddiası itiraz niteliğinde olup yargılamanın her aşamasında dikkate alınabilir. Davaya konu icra takibindeki borcun istinaf aşamasında haricen ödenmesi ve icra dosyasının infazen kapatılması nedeniyle, dava istinaf aşamasında konusuz kalmıştır. Bu durumda ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Haricen ödenen tutarın yargılama gideri, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatını kapsayıp kapsamadığı → kabul

Gerekçe: İlk derece mahkemesi kararında hükmedilen yargılama gideri, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatını içeren ilamın icra dosyasına sunulmasından sonra infaz edilmiş olması nedeniyle, haricen ödenen tutarın bu kalemleri de kapsadığı kabul edilmiş; bu nedenle bu kalemler yönünden ayrıca karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İtirazın iptali davasının, dayandığı icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğu ve istinaf aşamasında borcun haricen ödenerek icra dosyasının infazen kapatılması halinde davanın konusuz kalacağı yönündeki tespit, benzer nitelikteki itirazın iptali davalarında emsal oluşturabilecek niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali konusuz kalma haricen tahsil icra takibine bağlılık kıstelyevm cezai şart pazarlama faaliyetlerine katılım payı

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-2HMK 361/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO 2022/1558

KARAR NO 2025/1409

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 24/09/2025

Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davacı şirket ile davalı şirketler arasında satış sözleşmesinden kaynaklanan ticari bir ilişki bulunduğunu, davalı şahsın ise şirketler arasında imzalanan sözleşmeden kaynaklanan her türlü borca karşı 70.000,00 TL'ye kadar müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, davalı şirketlerin akdedilen sözleşmeye aykırı davranarak faaliyetlerine son verdiğini, bu hususun alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, bilahare davalı yanlara ihtarname keşide edilerek sözleşmenin feshedildiğini ve cezai şart ile pazarlama faaliyetlerine katılma alacaklarının talep edildiğini, herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak davalıların takibe itiraz ederek anılan takibi durdurduklarını iddia ederek davalıların icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin devamına ve davalıların icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili; davalı şirketlerin davacı taraftan 28.250 kasa/koli ürün alma taahhüdünün bulunmadığını, sözleşmenin ilgili maddesinde belirtilen hususun ürün miktarı taahhüdünün olmadığını, düşünülen tahmini ürün miktarı olduğunu, dolayısı ile davacının iddia ettiği gibi sözleşmenin bu maddesine aykırılığın söz konusu olmadığını, davalı ... Kafe şirketinin başka bir adreste ticari faaliyetlerine devam ettiğini, diğer davalı ... Cafe şirketinin ise işyeri mülk sahibi nedeniyle sorunlar yaşadığını, bu nedenle işyerinin tahliye edildiğini, davacı yanın sözleşmede belirtildiğini ileri sürdüğü cezai şartı talep etme hakkının bulunmadığını, zira sözleşmede cezai şartın belirtilmediğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece ''Taraflar arasında akdedilen satış sözleşmesinin 5. Maddesine aykırı olarak davacı şirketin yazılı onayını almadan davalı şirketlerin işletmenin faaliyetine son verdiği, sözleşmede süre belirlenmediği, sözleşmenin 3. Maddesine göre toplam 28.250 kasa/koli miktarında ürünün davalı tarafından satın alınması halinde sözleşmenin kendiliğinden sona ereceği, davalıların satın aldığı ürün miktarının 5.343 adet olduğu, sözleşmedeki özel hükümler gereğince davacının davalıya pazarlama faaliyetlerine katkı payı olarak kdv dahil 70.000,00 TL ödediği, buna göre davacının, sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenle feshedilmiş olması nedeniyle kullanılmayan ve hükme esas alınan bilirkişi raporu ile kıstelyevm usulü ile hesaplanan 56,760,00 TL.

sını talep edebileceği, cezai şart yönünden ise; davalı tarafın sözleşmeyle verilen taahhütlerini yerine getirmediği, davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği, 7.madde ile cezai şart hususunun hüküm altına alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği görülmüştür.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalılar vekili; davalı şirketlerin ticari faaliyetlerine devam ettiğini, adres değişikliği yapılmasının kanuni zorunluluktan kaynaklandığını, aynı adreste faaliyete devam edilememesinin hukuki zorunluluklardan kaynaklandığını, davalı şirketler hakkında mülk sahipleri ile anlaşamamaları üzerine hukuki süreç başlatıldığını, davalılardan ... Kafe Rest. İnş. Tur. San. Ve Tic. A.Ş. hakkında İstanbul Anadolu 19.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından tahliye talepli icra takibi başlatıldığını ve bu nedenle tahliye edilmek zorunda kalındığını, diğer davalı şirket ... Cafe Rest. İnş. Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti. nin de faaliyet gösterdiği adresteki taşınmazın sahibi ile yapılan görüşmelerin bir sonuca bağlanamadığını ve İstanbul 7.İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/662 Esas sayılı dosyasında davalı şirket hakkında tahliye kararı verildiğini, davalı şirketlerin, davacı taraftan 28.250 koli ürün alma taahhüdü bulunmadığını, sözleşme maddesine bakıldığında belirtilen ürün miktarının hedeflenen satış miktarı olduğunu, ürünün satılacağı yönünde bir taahhüt olmadığını, davalılardan ...'in sözleşmedeki imzasının kefil olarak değil şirketin temsilcisi olarak yer aldığını, davalılardan ...’in dosyaya konu sözleşmede imzasının yer almasının nedeni her iki şirket adına hareket etme yetkisinin kendisinde olmasından kaynaklandığını, sözleşmedeki kefaletin de şahsi kefalet anlamına gelmediğini, sözleşmede açıkça şahsi kefaletini verdiği ve hangi miktara kadar bizzat sorumlu olduğuna kabul ettiğine dair bir imzası bulunmadığını, sözleşmede istenebilecek bir cezai şart olmadığını, düzenlenen bilirkişi incelemesinde 5.000,00-TL’lik cezai şart miktarının istenemeyeceği, bu bedelin ödenmesinin kabul edilmesi halinde zarar halinde davalı şirketlerin ekonomik olarak zora gireceklerinin belirtildiğini beyanla kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, bayilik bölgesi direkt satış noktası sözleşmesinin feshi sonrasında bu sözleşme uyarınca doğduğu iddia olunan alacağın ve cezai şartın davalı borçludan tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine ilişkin itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamında bulunan İstanbul Anadolu 7.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalılar takip borçlusu aleyhine 65.572,00 TL asıl alacak, 5.000 TL cezai şart alacağı, 564,64 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 71.136,64 TL alacak yönünden 21.06.2017 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak pazarlama faaliyetlerine katılım bedeli, cezai şart alacağı ve ihtarname masrafının gösterildiği görülmektedir.Somut olayda;

taraflarca akdedilen 18.09.2015 tarihli sözleşme ve eki özel şartlar ile davalının belirlenen ürünleri satmayı üstlendiği, sözleşmede belirlenen satış miktarına ulaşılması ile ise sözleşmenin kendiliğinden sona ereceğinin kararlaştırıldığı, davacı tarafından sunulan cari hesap ekstresinden; davalı tarafın davacı taraftan en son 31.01.2017 tarihinde ürün satın aldığı, sözleşmenin 5.maddesinde ''İşletmeci, şirketin yazılı onayını almadan, bu sözleşme ve oluşmuşsa eklerindeki hak ve/veya yükümlülüklerini başkasına devir ve temlik etmemeyi, sözleşme süresince satış noktasında sözleşmenin devam ettirilmesine etki edecek hiçbir değişiklik (satış noktasını kapatmak, devretmek, faaliyet türünü değiştirmek vb.) yapmamayı kabul ve taahhüt eder'' hükmü bulunduğu, özel şartlarda, davacı tarafça davalıya bir defaya mahsus olmak üzere KDV dahil 70.000-TL pazarlama faaliyetine katkı payı verileceğinin, sözleşmenin herhangi bir nedenle süresinden önce sona ermesi halinde kıstelyevm usulü belirlenecek kısmını davalıların davacıya ödeyeceğinin belirtildiği, sözleşmede öngörülen pazarlama faaliyetlerine katkı payı bedelinin davalı şirkete ödendiği, sözleşmenin davacı tarafça keşide edilen 29.07.2018 tarihli ihtarname ile sözleşmeye aykırı davranıldığı gerekçesiyle tek taraflı olarak feshedildiği anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık konusu; davalı şirketlerin sözleşmeye aykırı olarak işletmeleri kapatıp kapatmadığı, bunun sonucuna göre de takip konusu edilen ve davacı tarafından daha önce davalıya ödenen pazarlama faaliyetlerine katılım payı bedelinin bakiyesinin, cezai şart bedelinin ve ihtarname masrafının davalı yanca davacıya ödenmesinin gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır. Hükme karşı istinafa davalılar tarafından başvurulmuş ise de davaya konu icra dosyasının incelenmesinde istinaf başvurusunun yapılmasından sonra icra dosyasına 20/09/2023 tarihinde haricen tahsil bildiriminde bulunulmuş, tahsil harcının yatırılması ile aynı tarihte icra dosyası infazen kapatılmıştır. Dava, itirazın iptali davası olup başlatılan icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır.

Ödeme iddiası, itiraz niteliğinde olup her aşamada dikkate alınabileceğinden, davaya konu icra takibindeki borç haricen ödenerek dava istinaf aşamasında konusuz kaldığından, konusuz kalan dava nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. İcra dosyasının ilk derece mahkemesindeki yargılama gideri, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatını içeren ilamın icra dosyasına sunulmasından sonra infaz edilmesi nedeniyle haricen ödenen tutarın yargılama gideri, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatını da kapsadığından bu kalemler yönünden ayrıca karar verilmemiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/01/2022 Tarih 2018/37 Esas - 2022/26 Karar sayılı kararının HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;"Konusu kalmayan dava nedeniyle bir karar verilmesine yer olmadığına,"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 615,40-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 1.214,84-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 599,44-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,Haricen ödenen tutarın yargılama gideri, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatını da kapsadığından bu kalemler yönünden ayrıca karar verilmesine yer olmadığına,Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine," Davalı tarafından yatırılan 996,05-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine,Davalılar tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 26-TL istinaf yargı giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde HMK’nın 361/1.

maddesi gereği Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.24/09/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/73528 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.