Yabancı para avansının fatura ile mahsubu ve TL ödemelerin niteliği
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1676 E. 2025/977 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Taraflar arasında yabancı para (euro) cinsinden avans verilip buna karşılık euro tutarlı fatura düzenlenmişse, TBK 102 uyarınca ödemenin hangi borca ait olduğuna dair açıklama bulunmadığı takdirde mahsup, aynı para birimi esas alınarak fatura ile yapılır; fatura tarihinden sonra farklı bir para biriminde (TL) yapılan ödemeler, aksine bir sözleşme hükmü bulunmadıkça, önceki avans/borç ilişkisinin devamı niteliğinde yeni bir avans sayılır ve bu tutarların ayrıca iade edilmiş olması halinde borçlunun bakiye bir borcu kalmaz.
Ele alınan sorunlar
Yabancı para avansının fatura bedeliyle mahsubu ve bakiye borcun tespiti → ret
İddia: Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişkinin en başından euro üzerinden yürütüldüğünü, karşılıklı fatura ve ödemelerin euro cinsinden değerlendirilmesi, TL olarak yapılan ödemelerin de ödeme tarihindeki kur üzerinden euroya çevrilerek mahsuplaşmanın euro cinsinden yapılması gerektiğini, bu şekilde hesaplandığında davalının kendisine 8.682,35-Euro borçlu kaldığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: TBK'nın 102. maddesine göre kanunen bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı takdirde ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Bu hüküm doğrultusunda davalının düzenlediği euro tutarlı faturanın, davacının gönderdiği euro avans borcundan mahsup edilmesi gerekir. Davalının yaptığı euro iadesi ve euro tutarlı fatura bedelinin, davacı tarafça gönderilen avanstan düşülmesi sonucunda davalının yabancı para borcu olarak kalan tutar, icra takibinde davalı tarafça kabul edilerek ferileriyle birlikte davacıya ödenmiştir. Euro gönderilen avansa karşılık yine euro bedelli fatura düzenlendiğinden mahsubun fatura ile yapılması gerekir; fatura tarihinden sonra gönderilen TL bedellerin euro para birimi dikkate alınarak gönderildiğine veya euro biriminden iade edileceğine ilişkin bir sözleşme hükmü bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Fatura tarihinden sonra gönderilen TL bedellerin hukuki niteliği ve iade sonucu → ret
Gerekçe: Davacının yabancı para avansına karşılık davalı tarafça mal teslimi yapıldığı, davacı tarafça davalıya daha sonra gönderilen Türk Lirası bedellerin ise yine avans olarak gönderildiğinin kabulü gerekmektedir. Dava tarihi itibariyle davalının yabancı para cinsi alışverişten kaynaklanan bir borcu kalmamıştır. Buna karşılık davacı, herhangi bir mal alışverişi olmaksızın davalıya banka yoluyla gönderdiği toplam TL tutarında davalıdan alacaklı hale gelmiştir; ancak bu alacağın tamamı davalı tarafından banka yoluyla davacıya iade edilmiştir. Buna göre davalının davacıya bir borcu bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Yabancı para cinsinden verilen avansın, aynı para biriminde düzenlenen fatura ile mahsup edilmesi gerektiği ve sonradan farklı para biriminde yapılan ödemelerin, sözleşmede aksine hüküm bulunmadıkça o para biriminde borç olarak değil ayrı bir avans/ödeme ilişkisi olarak değerlendirilmesi gerektiği yönündeki tespit, benzer döviz bazlı ticari alışveriş uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ cari hesap↗ avans↗ mahsup↗ muaccel borç↗ yabancı para borcu↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/1676
KARAR NO 2025/977
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 17/03/2022
NUMARASI 2020/580 Esas - 2022/196 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ 02/12/2020
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkil şirket tarafından davalı aleyhine cari hesap ve faturaya dayalı olarak İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, müvekkil şirket tarafından davalı şirkete 30.07.2019 tarihinde 38.384,04-Euro avans verildiğini, 22.08.2019 tarihinde davalının müvekkili şirkete 1.383,55-euro iade yaptığını, böylece müvekkili şirketin 22.08.2019 tarihi itibariyle davalı şirketten 36.999,49-euro alacağı kaldığını, müvekkili şirketin davalıdan 27.11.2019 tarihli fatura ile 34.629,50-euro'luk alım yaptığını, bunun karşılığının 219.627,15-TL olduğunu, fatura tutarının müvekkilince 07.01.2020 tarihinde 65.888,15-TL, 28.01.2020 tarihinde 100.000-TL, 04.02.2020 tarihinde 53.739-TL olmak üzere toplam 219.627,15-TL olarak ödendiğini, buna karşılık davalı şirketin kendisine avans olarak verilen ve 1.383,55-euro'luk kısmını iade ettiği paranın kalan 36.999,49-euro'luk kısmını iade etmediğini, davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibinde davalının borcun 2.369,99-euro'luk kısmını kabul ederek icra dosyasına ödediğini, kalan kısma ise itiraz ettiğini, davalının takip tarihinden sonra müvekkili şirkete 10.09.2020 tarihinde haricen 62.000-TL, 22.09.2020 tarihinde haricen 157.627,15-TL ve 23.09.2020 tarihinde icra dosyasına 2.369,99-Euro olmak üzere toplam 26.954,55-euro ödeme yaptığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin euro üzerinden olduğunu, fatura ve karşılıklı gönderilen paralar euro cinsinden değerlendirildiğinde, müvekkili şirketin davalıya toplam 71.649,35-Euro ödeme yaptığını, davalı şirketin de müvekkili şirkete 1.383,33-euro iade ettiğini, 34.629,50-euro tutalı fatura düzenlediğini, 2.369,99-euro icra dosyasına ödediğini, 24.584,56-euro karşılığı TL iade ettiği, sonuçta müvekkilinin davalıdan 8.682,35-euro alacağı bulunduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davacı firmanın müvekkilinden çelik hammadde ürünleri sipariş edip satın aldığını, taraflar arasında cari hesap şeklinde işleyen alım satım ilişkisi bulunduğunu, davacı firmanın müvekkili şirketten alacaklı değil müvekkiline dava tarihi itibariyle 11.176,32-TL borçlu olduğunu, davacı tarafından müvekkiline gönderilen mal sipariş bedelleri ve sonrasında faturalı mal satışlarının TL olarak cari hesap kaydına alındığını, ihtilafın asıl sebebinin, davacı tarafın bir anda yükselen Euro kur farkından haksız olarak faydalanmaya çalışması olduğunu, müvekkilinin davacıya fazladan ödeme yaptığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davacı şirket tarafından davalı şirkete 30.07.2019 tarihinde 38.383,04-Euro tutarında avans ödemesi yapıldığı, davalı şirket tarafından 22.08.2019 tarihinde 1.313,55-Euro iadesi ile 27.11.2019 tarihli fatura karşılığı 34.629,50-Euro tutarında mal teslimi hususlarında ihtilaf bulunmadığı, yine davalı şirketin ticari ilişkiye istinaden avans ödemesine konu Euro karşılığı mal teslimi yapılan fatura tutarından bakiye kalan 2.369,99-Euro borcu yönünden de ihtilaf bulunmadığı ve bu bedelin icra dosyasına davalı tarafından ödeme tarihindeki kur karşılığında 21.066,84-TL olarak ödendiği, davacı tarafın avans olarak ödediği 38.383,04-Euro'nun davalı tarafından 34.629,50-Euro fatura karşılığı mal teslimi, 1.313,55-Euro iade ödemesi ve icra dairesine yapılan 2.369,99-Euro karşılığı ödeme nedeniyle alacağının kalmadığını, davacı şirket tarafından davalı şirkete 34.629,50-Euro'luk fatura karşılığı 07.01.2019 tarihinde 65.888,15-TL, 28.01.2019 tarihinde 100.000-TL ve 04.02.2020 tarihinde 53.739-TL olmak üzere toplam 219.627,15-TL ödeme yapıldığı, davalı şirket tarafından da 10.09.2020 tarihinde 62.000-TL ve 22.09.2020 tarihinde 157.627,15-TL olmak üzere toplam 219.627,15-TL paranın iade edildiği, davacı şirket tarafından 219.627,15-TL'nin alacak/borç yada mal siparişi olarak gönderildiğine dair banka dekontunda açıklama bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili; davalı ile müvekkili şirket arasındaki alım satım ilişkisinin en başından beri euro üzerinden yapıldığını, müvekkili tarafından davalıya 30.07.2019 tarihinde 38.383,04-euro avans olarak verildiğini, 22.08.2019 tarihinde ise davalının müvekkiline 1.383,55-Euro iade yaptığını, böylece müvekkili şirketin 22.08.2019 tarihi itibariyle davalıdan 36.999,49-euro alacağının kaldığını, müvekkilinin davalıdan 27.11.2019 tarihli fatura ile 34.629,50-Euro'luk alım yaptığını, fatura karşılığını ise 219.627,15-TL olarak ödediğini, buna karşılık davalının kendisine avans olarak verilen ve ancak 1.383,55-€ luk kısmını iade ettiği bakiye 36.999,49-euro'yu iade etmediğini, başlatılan icra takibinde davalının borcun 2.369,99-Euro'luk kısmını kabul ederek icra dosyasına ödediğini, davalının takip sonrasında müvekkiline 219.627,15-TL ödeme yaptığını, karşılıklı fatura ve ödemelerin Euro cinsinden kabul edilmesinin, Türk Lirası olanların da ödeme tarihleri itibariyle Euro'ya çevrilerek mahsuplaşmanın euro cinsinden yapılmasının gerektiğini, ek raporda da kayıt dışı olarak davalının müvekkiline euro cinsinden borçlu olduğunun tespit edildiğini, defter ve kayıtların Türkçe tutulmasının, alışverişin euro üzerinden gerçekleştiği gerçeğini ortadan kaldırmayacağını, düzenlenen fatura ve karşılıklı gönderilen paralar euro cinsinden değerlendirildiğinde, müvekkilinin davalıya toplam 71.649,35-Euro ödeme yaptığını, davalının müvekkiline 1.383,55-euro iade ettiğini, 34.629,50-Euro'luk fatura düzenlediğini, 2.369,99-Euro'yu icra dosyasına ödediğini ve 24.584,56-euro karşılığını Türk lirası iade ettiğini, sonuçta müvekkilinin davalıdan 8.682,35-euro bakiye alacağının kaldığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari satımdan kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı tarafça davalıya 30.07.2019 tarihinde avans olarak 38.383,04-euro para gönderildiği, bunun karşılığında davalı tarafından davacıya 1.383,55-Euro iade yapıldığı, 22.08.2019 tarihinde 36.999,49-Euro avans kaldığı, davalı tarafça davacıya hitaben 27.11.2019 tarihli 34.629,50-euro tutarlı fatura düzenlendiği, TBK'nın 102. maddesine göre kanunen bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı takdirde ödemenin, muaccel borç için yapılmış sayılacağı, bu hüküm doğrultusunda davalının 34.629,50-Euro tutarlı faturasının davacıya olan euro avans borcundan mahsubunun gerektiği, 1.383,55-euro iade ve 34.629,50-euro tutarlı fatura bedelinin davacı tarafça gönderilen avanstan düşülmesi sonucunda, davalının yabancı para borcu olarak 2.369,99-Euro borcunun kaldığı anlaşılmakta olup, bu tutar icra takibinde davalı tarafça kabul edilerek ferileriyle birlikte davacıya ödenmiştir.
Davacı tarafça davalının 27.11.2019 tarihli 34.629,50-Euro tutarlı faturasının Türk Lirası karşılığı olan 219.627,15-TL tutarında olmak üzere davacı tarafından davalıya banka yoluyla 07.01.2020 tarihinde 65.888,15-TL, 28.01.2020 tarihinde 100.000-TL ve 04.02.2020 tarihinde 53.739-TL para gönderilmiştir. Bu halde davacının yabancı para avansına karşılık davalı tarafça mal teslimi yapıldığı, davacı tarafça davalıya daha sonra gönderilen Türk Lirası bedellerin ise yine avans olarak gönderildiğinin kabulü gerekmektedir. Euro gönderilen avansa karşılık yine euro bedelli fatura düzenlendiği ,bu sebeble mahsubun fatura ile yapılması gerekirse de fatura tarihinden sonra gönderilen TL bedellerin euro para birimi dikkate alınarak gönderildiği ,euro birimden iade edileceğine ilişkin bir sözleşme hükmü bulunmamaktadır.
TL bedellerin de takibe konu edilmeden ödendiği bildirilmektedir.Dava tarihi itibariyle davalının yabancı para cinsi alışverişten kaynaklanan bir borcu kalmamıştır. Buna karşılık davacı, herhangi bir mal alışverişi olmaksızın davalıya banka yoluyla gönderdiği toplam 219.627,15-TL tutarında davalıdan alacaklı hale gelmiştir. Davacının 219.627,15-TL toplam alacağının 62.000-TL'lik kısmı 10.09.2020 tarihinde, kalan 157.627,15-TL'lik kısmı ise 22.09.2020 tarihinde banka yoluyla davalı tarafından davacıya ödenmiştir. Buna göre davalının davacıya bir borcu bulunmamakta olup, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/06/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/73406 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi