Beyaz cirolu çekler temlik cirosu sayılır, tahsil cirosu ispatlanamaz
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1213 E. 2025/1494 K. · · İlk derece: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Konkordato Sürecinde Takas-Mahsup mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Kredi borcuna karşılık alacaklıya ciro edilen çeklerde ciro kaydında tahsil cirosuna özgü ibareler bulunmuyorsa (beyaz ciro), TTK 683(2) ve 818(1)-d atfı uyarınca bu ciro temlik cirosu hükmünde kabul edilir; çeklerin sonradan tahsil edilip borçtan mahsup edilmiş olması, tahsil cirosu olduğunu ispatlamaya yetmez, zira kredi borcuna karşılık verilen çek ifa uğruna edim niteliğindedir ve temel borcu sona erdirmeyip sadece vadesini erteler. Konkordato geçici/kesin mühlet sürecinde verilen, bankaların alacaklarına bloke koymasını veya mahsup yapmasını önleyici ara kararlar, mühlet başvurusundan önce üçüncü kişiye geçerli şekilde temlik edilmiş çekleri kapsamaz; bu çeklerden yapılan tahsilat ve mahsup işlemleri İİK 294/5 hükmüne aykırılık oluşturmaz.
Ele alınan sorunlar
Çeklerin tahsil cirosu mu yoksa temlik cirosu mu olduğu → ret
İddia: Davacı vekili, çeklerin davalı bankaya tahsil amacıyla verildiğini, bilirkişi tarafından hesap incelemesi yapılmadığını ve çeklerin temlik amacıyla verildiğinin tespit edilemediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Çekler davalı bankaya beyaz ciro ile ciro edilmiş olup TTK 688(1) maddesinde tahsil cirosunda bulunması gereken kayıtları içermemektedir. TTK 818(1)-d bendi atfıyla uygulanması gereken TTK 683(2) maddesi uyarınca beyaz ciro temlik cirosu hükmünde kabul edileceğinden, çeklerin tahsili için davalı bankaya verildiği yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davacının kredi borcuna karşılık davalıya çek vermesi ifa uğruna edim mahiyetinde olup, aksi açıkça kararlaştırılmadığı için çeklerin veriliş nedenini oluşturan temel borç sona ermez, sadece vadesi ertelenir; davalı bankanın çekleri devraldığı tarihte borçtan düşmemiş olmasının sonuca etkisi bulunmadığı gibi, çeklerin tahsilinden sonra borçtan düşülmelerinin de çeklerin tahsil cirosuyla verildiğini ispatlamaya yaramayacağı; bu nedenle banka kayıtlarında ilgili hesapta inceleme yapılmadığına dayanan istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Konkordato mahkemesinin bloke/mahsup önleyici ara kararlarının temlik edilen çekleri kapsayıp kapsamadığı → ret
İddia: Davacı vekili, konkordato mühleti içinde takas-mahsup uygulanmasının kanuna aykırı olduğunu, tahsil edilen çek bedellerinin konkordato yargılamasındaki kararlar doğrultusunda müvekkiline ödenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacının konkordato başvurusundan evvel davalı bankaya ciro ve zilyetliğin devri yapılarak çeklerden doğan bütün hakların TTK'nın 684(1) maddesi uyarınca davalıya geçtiği; konkordato mahkemesinin bankaların mahsup işlemi yapmalarının önlenmesine, hesabın proje ve komiser denetiminde kullanılmasına, bloke konulmasının önlenmesine ve muaccel olmayan alacakla takas edilmemesine ilişkin ara kararlarının, davalıya önceden temlik edilmiş bu çekleri kapsamadığı; davalının geçerli olarak temlik aldığı çeklerden yaptığı tahsilatların İİK'nın 294/5. maddesine aykırılık teşkil etmediği sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Beyaz ciro ile devredilen çeklerin TTK 683(2) ve 818(1)-d atfı uyarınca temlik cirosu sayılacağı ve konkordato mühleti öncesi geçerli şekilde temlik edilen çeklerin, mühlet sürecindeki bloke/mahsup önleyici ara kararların kapsamı dışında kaldığı yönündeki değerlendirmeler açısından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
beyaz ciro↗ temlik cirosu↗ tahsil cirosu↗ ifa uğruna edim↗ konkordato geçici/kesin mühlet↗ takas-mahsup yasağı↗ İİK 294/5↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/1213
KARAR NO 2025/1494
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 03/02/2022
NUMARASI 2020/204 Esas - 2022/70 Karar
DAVA
Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ 18/03/2020
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili şirketin konkordato başvurusu üzerine Bakırköy 2. ATM'nin 2018/1215 esas sayılı dosyasında 10/12/2018 tarihinde 3 ay geçici mühlet kararı verildiğini, akabinde geçici mühletin 10/03/2019 tarihinden itibaren 2 ay süreyle uzatıldığını, 08/05/2019 tarihinde 1 yıl kesin mühlet kararı verildiğini, müvekkilinin davalı bankaya mühlet kararından önce tahsil amacıyla çeşitli tarihlerde çekler verdiğini, geçici mühlet kararının ilanından itibaren alacaklılar arasındaki eşitliğin bozulmaması için herhangi bir alacaklıya ödeme yapılmayacağından teslim aldığı çek bedellerini müvekkiline ödemediğini; mahkemenin 08/11/2019 tarihli ara kararıyla "ilan tarihi ve sonrasında gelen paralara bankalarca blokelerin önlenmesine, kaldırılmasına, borçlu şirket tarafından ödeme talep edilmesi halinde paranın konkordato projesi çerçevesinde ve komiser denetiminde kullanımının sağlanmasına "karar verildiğini;
davalıya 16/12/2019 tarihli ihtar gönderilmesine rağmen davalının ödeme yapmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 130.000-TL'nin çeklerin tahsil tarihinden itibaren reeskont faiz işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, müvekkili bankanın davalı şirkete kullandırdığı kredilerden dolayı alacaklı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmeye göre takas, mahsup, hapis hakkını kullanarak çek bedelleri üzerine bloke hakkı olduğunu; bankanın hapis hakkına dayanarak paralar üzerinde bloke uygulamasının İİK'nın 295. maddesine aykırı olduğunun İstanbul BAM 17.HD'nin 2019/383 esas, 2019/872 karar sayılı 09/05/2019 tarihli ilamında belirtildiğini; konkordatoya bakan mahkemenin ara kararında, tahsil edilen çek bedellerinin davacıya iadesine karar vermediğini,çekler temlik cirosuyla devredildiği için müvekkilinin takas-mahsup hakkını kullanmasında hukuka aykırılık olmadığını,ara kararın hesaplara bloke uygulanmaması ve mevcut blokelerin kaldırılmasına ilişkin olduğunu, temlik cirosuyla devredilen çeklerin alacaklısının müvekkili olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davacının davalıya devrettiği 42 adet çekin tamamını davalı "banka emrine ödeyiniz" şeklinde kaşe basmak suretiyle ciroladığı, çeklerin tahsiliyle birlikte kredi borcundan mahsup yapıldığını, çeklerin konkordato geçici mühlet kararından önce davalıya devredildiği ,çekin tahsiliyle birlikte borçtan mahsup edildiği uygulaması gözetilerek davacının çekleri davalıya tahsil amacıyla devir etmediği ve çeklerin temlik cirosuyla davalıya devir edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, konkordato mühleti içindeki müvekkili bakımından takas-mahsup uygulanmasının kanuna aykırı olduğunu, tahsil edilen çek bedellerinin, konkordato yargılamasındaki kararlar doğrultusunda müvekkiline ödenmesine karar verilmesi gerektiğini; çeklerin tahsil cirosuyla verildiğini ve bilirkişi tarafından incelenmediği için çeklerin emanet hesapta tutulduğu,çeklerin temlik amacıyla verilmediğinin tespit edilemediğini belirterek, kararın kaldırılıp davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, davacının davalı bankaya tahsil amacıyla verdiğini iddia ettiği çeklerin, davacı şirkete geçici mühlet kararı verilmesinden sonra ve geçici mühlet hükümlerine aykırı olarak tahsil edilip kredi borcuna mahsup edildiğinden bahisle, çek bedellerinin davacıya ödenmesi istemine ilişkindir. Davacının davalı bankaya genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediler nedeniyle kredi borcu bulunduğu, yine çeklerin davalı bankaya konkordato başvurusundan önce ciro edildikleri çekişmesizdir.Davalı banka tarafından,çeklerin kredi borcunun ifası amacıyla ciro edildikleri belirtilmiştir.Keşide tarihleri 20/12/2018 ila 30/03/2019 tarihleri arasında bulunan toplam on yedi adet çek müşteri çeki olup davalı bankaya beyaz ciro ile ciro edildikleri, TTK'nın 688(1) maddesinde tahsil cirosunda bulunması gereken kayıtları içermediği anlaşılmaktadır.TTK nın 818(1)-d bendi atfıyla uygulanması gereken 683(2) maddesi uyarınca beyaz ciro temlik cirosu hükmünde kabul edileceğinden, davacı tarafın çeklerin, tahsili için davalı bankaya verildiği yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Davacının kredi borcuna karşılık davalıya kambiyo senedi (çek) verilmesi ifa uğruna edim mahiyetinde olup, aksi açıkça kararlaştırılmadığı için, çeklerin veriliş nedenini oluşturan temel borcun sona ermeyeceği, sadece vadesinin erteleneceği, davalı bankanın anılan çekleri devraldığı tarihte borçtan düşmemiş olmasının sonuca etkisi bulunmadığı gibi;
çeklerin tahsil cirosu ile verildiklerini ispata yaramayacağı, davacı vekilinin banka kayıtlarında çeklerin bulundukları hesapta inceleme yapılmadığına, çeklerin tahsilinden sonra borçtan düşülmelerinin çeklerin tahsil cirosuyla verildiğini ispatladığına ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Davacının konkordato başvurusundan evvel davalı bankaya ciro ve zilyetliğin devri yapılarak çeklerden doğan bütün hakların TTK'nın 684(1) maddesi uyarınca davalıya geçtiği; mahkemenin 02/04/2019 tarihli "bankaların alacakları yönünden mahsup işlemi yapmalarının önlenmesine, hesabın proje ve komiser denetiminde kullanılmasına" ve "bloke konulmasının önlenmesine", 27/05/2019 tarihli "bankanın çeklerden dolayı tahsilatlar üzerine bloke koymasının, muaccel olmayan alacağı ile takas etmesinin önlenmesine" ve 08/11/2019 tarihli "...
borçlu şirket tarafından ödeme talebi halinde paranın proje çerçevesinde ve komiser denetiminde kullanılması"na ilişkin ara kararları, davalıya temlik edilen çekleri kapsamamaktadır.Davalının,geçerli olarak temlik aldığı çeklerden yaptığı tahsilatların İİK'nın 294/5. maddesine aykırılık teşkil etmediği sonucuna varılmaktadır.Açıklanan nedenlerle, davanın reddine dair kararda hukuka aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 02/10/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/73352 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi