6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Takip dayanağı faturadan alacaklı olunmadığının kabulü, dayanılmayan başka faturaya geçilememesi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1709 E. 2025/1570 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

İtirazın iptali davası, icra takibinde dayanılan belgeye sıkı sıkıya bağlıdır; davacı takip sırasında dayanmadığı başka bir fatura veya cari hesap ilişkisine dava aşamasında dayanamaz. Takip dayanağı faturaya davalının düzenlediği iade faturasının davacı tarafça kabul edilip kendi ticari kayıtlarına işlenmesi ve buna ilişkin BA bildiriminin yapılması halinde, davacının o fatura üzerinden alacaklı olmadığı kabul edilir ve bu tespit karşısında sonradan düzenlenen aynı içerikli başka bir faturaya dayanarak alacağın ispatı mümkün değildir.

Ele alınan sorunlar

İtirazın iptali davasının takip dayanağına bağlılığı ve alacağın ispatı → ret

İddia: Davacı vekili, davalı şirket temsilcisinin alım satım işlemini ikrar ettiğini, müvekkiline iade ve teslim edilen bir ürün bulunmadığını, taraflar arasındaki e-posta yoluyla sağlanan mutabakatın davalı muhasebecisi tarafından imzalandığını ve davalı temsilcisinin bu mutabakattan haberdar olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.

Gerekçe: Fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya aittir; yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Davacı, icra takibinde 18/09/2020 tarihli faturaya dayanmıştır. Davalı bu fatura için 21/09/2020 tarihli iade faturası düzenlemiş, davacı bu iade faturasını kabul ederek kendi kayıtlarına işlemiş ve BA bildirimini de yapmıştır. Bu durumda takibe konu 18/09/2020 tarihli faturadan davacının alacaklı olmadığının kabulü gerekir. Davacı bu davada, davalıya sonradan düzenlediği 08/10/2020 tarihli faturadan dolayı alacaklı olduğunu ileri sürmüş olsa da, itirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlıdır; davacı takipte cari hesaba veya 08/10/2020 tarihli faturaya dayanmamıştır. Takip dayanağı belgenin itirazın iptali davasında değiştirilmesi imkânı bulunmadığından, davanın reddine karar verilmesi yerindedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İtirazın iptali davasının icra takibinde dayanılan belgeyle sınırlı olduğuna, davacının takipte dayanmadığı başka bir faturaya dava aşamasında dayanamayacağına ilişkin tespiti nedeniyle emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali ticari satım sözleşmesi ispat külfeti ticari defter iade faturası takibe sıkı sıkıya bağlılık BA-BS bildirimi icra inkar tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — 6100 sayılı HMK 222

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1709

KARAR NO 2025/1570

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 07/06/2022

NUMARASI 2021/213 Esas - 2022/596 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ 08/03/2021

İSTİNAF KARAR TARİHİ 09/10/2025

Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya sattığı poşet bedeli 24.514,50-TL'nin ödenmediğini, alacağın tahsili için davalı aleyhine Bakırköy 3. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takibinin başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı, davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, bilirkişi raporunda davacının ticari defterlerini sunmadığı fakat cari hesap ekstresine göre davalıdan 24.514,50-TL alacaklı göründüğü, davalının defterlerine göre ise davacıya borç görünmediği, bu farklılığın sebebinin davalıya düzenlenen 18/09/2020 tarihli 24.514,50-TL bedelli faturanın davalı tarafından defterlere işlendikten sonra 21/09/2020 tarihli 24.514,50-TL bedelli iade faturası düzenlemesi, bu iade faturasının davacı tarafından defterlerine işlendikten sonra davacı tarafından tekrardan davalı tarafa 08/10/2020 tarihli 24.514,50-TL bedelli fatura kesilmesi ve bu faturanın davalı tarafından kayıtlarına alınmamasından kaynaklandığı; davalı şirket yetkilisinin isticvap beyanında, davacının 18/09/2020 tarihli 24.514,50-TL bedelli faturadaki ürünleri teslim ettiğini, fakat ürünlerin ayıplı çıkması sebebiyle davacıya iade edildiği, davacının kestiği 08/10/2020 tarihli faturadaki malları kendilerine teslim etmediğini beyan ettiği;

davacının 18/09/2020 tarihli faturadaki ürünleri davalıya teslim ettiğine dair sevk irsaliyesinin sunulduğu, sevk irsaliyesinde yanlış ürün sebebiyle ürünün araca geri yüklendiğinin yazıldığı, buna istinaden davalının kestiği 21/09/2020 tarihli iade faturasının davacı tarafça kabul edildiği; davacının davalıya kestiği 08/10/2020 tarihli ürünlerin davalıya teslimine ilişkin sevk irsaliyesi veya bir delil sunulmadığı, davacı vekiline dayanılan yemin delilinin hatırlatıldığı, ancak bu delile dayanılmadığı ve alacağın ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın ve şartları bulunmayan kötüniyet tazminatının reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, davalı şirket temsilcisinin alım satım işlemini ikrar ettiğini, müvekkiline iade ve teslim edilen bir ürün bulunmadığını; taraflar arasındaki e-posta yoluyla sağlanan mutabakatın davalı muhasebecisi tarafından imzalandığını, davalı şirket temsilcisinin fatura borcundan kurtulmak için haberdar olduğu mutabakattan çalışanını sorumlu tuttuğunu ve çalışanını usulsüz işlem yapmakla itham ettiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir.Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delillerle kanıtlamalıdır. 6100 sayılı HMK'nın "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. maddesi "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.

(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.)..." şeklinde düzenlenmiştir.

Davaya konu Bakırköy 3. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takibinde, davacı alacaklın davalı borçludan 24.514,50-TL fatura asıl alacağı ve 1.499-TL (18/09/2020-20/01/2021 arası için) işlemiş faiz olmak üzere toplam 26.013,50-TL'nin tahsilini istemiş; takip dayanağı "18.09.2020 tarihli fatura alacağı 24.514,50 TL" olarak belirtilmiş ve takip talebinin ekine de 18/09/2020 tarihli fatura eklenmiştir. İcra takibi dayanağı,davacının davalıya kestiği 18/09/2020 tarihli ve KDV dahil 24.514,50-TL (KDV hariç 20.775-TL) bedelli faturada "... Baskılı Poşet 1.385 kg" açıklaması yazılıdır. Davalı, poşetlerin ayıplı olduğundan bahisle fatura için aynı bedelli 21/09/2020 tarihli iade faturasını düzenlemiş davalı da bu iade faturasını ticari defterlerine kayıt etmiştir.Davacı, sonrasında davalıya 18/09/2020 tarihli faturayla aynı bedel ve içerikteki 08/10/2020 tarihli faturayı tekrar keşide etmiştir.

Alınan bilirkişi raporunda, davacının ticari defterlerini inceleme için sunmadığı, fakat davacının sunduğu davalıya ilişkin hesap ekstresinde takip dayanağı 18/09/2020 tarihli fatura, bu fatura için davalının düzenlediği 21/09/2020 tarihli iade faturası ile takip dayanağı faturayla aynı tutar ve içerikli 08/10/2020 tarihli faturanın kayıtlı olduğu, 08/10/2020 tarihli faturaya ilişkin irsaliye bulunmadığı ve cari hesap ekstresinde davacının davalıdan 24.514,50-TL alacaklı göründüğü; davalının usulüne uygun tutulan 2020 yılı ticari defterlerinde takip dayanağı 18/09/2020 ve davalının 21/09/2020 tarihli iade faturasının kayıtlı olduğu, davacının kestiği 08/10/2020 tarihli faturanın kayıtlı olmadığı ve davacıya bir borcu görünmediği;

davacının BS kaydında 18/09/2020 ve 08/10/2020, BA kaydında da davalının 21/09/2020 tarihli iade faturasının bildirildiği; davalının BA kaydında 18/09/2020 ve BS kaydında 21/09/2020 tarihli iade faturasının bildirildiği ancak 08/10/2020 tarihli faturanın BA bildiriminin bulunmadığı tespit edilmiştir.Davacı vekili 01/02/2022 havale tarihli dilekçesinin ekinde, Ekim 2020 dönemine ilişkin 20.775-TL tutarlı BS-BA mutabakatını içeren davalıya gönderilmiş 24/11/2020 tarihli e-postayı ve davalının da bu mutabakatı imzaladığını gösterdiğini iddia ettiği 25/11/2020 tarihli cevabi e-postayı sunmuştur.Davalı temsilcisi 05/04/2022 tarihli duruşmadaki isticvabında, davacıdan alınan ürünlerin ayıplı çıktığı için iade edildiğini, 24/11/2020 tarihli mutabakat belgesindeki imzanın kendisine ait olmadığını, muhasebeciye ait olduğunu, muhasebecinin hatalı işlemler yapması nedeniyle işine son verildiğini ve mutabakat olmadığını beyan etmiştir.

Davacı eldeki itirazın iptali davasına konu icra takibinde, 18/09/2020 tarihli faturaya dayanmış olup, davalının söz konusu fatura için düzenlediği 21/09/2020 tarihli iade faturasını kabul ederek kayıtlarına işlemiş ve BA bildirimini de yapmıştır.Buna göre takibe konu 18/09/2020 tarihli faturadan alacaklı olmadığının kabulü gerekir. İşbu davada davacı, davalıya sonradan düzenlediği 08/10/2020 tarihli faturadan dolayı alacaklı olduğunu ileri sürmüştür. Ancak itirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlı olup, davacı takipte cari hesaba veya 08/10/2020 tarihli faturaya dayanmamıştır. Takip dayanağı belgenin de, itirazın iptali davasında değiştirilmesi imkanı olmadığından, mahkemece sonuç olarak davanın reddine karar verilmesi yerinde bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/10/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/73270 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.