6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Fatura konusu malların teslimi ispatlanamadığından itirazın iptali reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/2022 E. 2025/1583 K. ·

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Davacının nitelemesi: İtirazın İptali mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Ticari satış ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsili istemlerinde, faturanın teslim alan bölümünde davalı tarafın yetkili olmayan bir çalışanının imzası bulunması, mal teslimini tek başına ispata yeterli değildir; bu durumda davacının fatura tarihinde iddia edilen miktarda malı teslim edebilecek stok kapasitesine sahip olup olmadığı ile taraflar arasındaki diğer yazılı/elektronik delillerin (mesaj yazışmaları gibi) teslimi doğrulayıp doğrulamadığı birlikte değerlendirilir. Davacının stoklarının fatura içeriği malları karşılamaya yetmediğinin ve mesaj yazışmalarının teslimi doğrulamayıp aksine iade sürecini gösterdiğinin tespiti halinde, mal teslimi ispatlanamamış sayılır ve alacak talebi reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Fatura konusu malların davalıya teslim edilip edilmediği (ispat yükü) → ret

İddia: Davacı vekili; davalı şirket yetkilisinin irsaliyeleri imzalamamasının olağan olduğunu, faturalarda fiili sevk tarihlerinin yazılı olduğunu, 8 günlük itiraz süresinin geçtiğini, davalının ihtarnamelerinde yetkisiz teslim itirazının bulunmadığını, aynı kişiye teslim edilen başka mallara ilişkin imzalı irsaliyeler de sunulduğunu, hareketli stok envanteri tutma zorunluluğu bulunmadığını belirterek ispatın yeterli olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacı tarafından vergi dairesine BS formu ile bildirilen faturaların davalı tarafça BA bildirimine yansıtılmadığı, bilirkişi incelemesine göre bu faturaların davalının usulüne uygun tutulan defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. İrsaliyeli faturaların teslim alan bölümünde davalı şirket çalışanı imzası bulunmakla birlikte bu kişinin şirket yetkilisi olmaması nedeniyle, çalışan imzasının teslim olgusunu tek başına ispata yeterli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bilirkişi incelemesinde, davacının alış-satış faturalarına göre 2016 yılına devreden stokunun sınırlı olduğu, 2016 yılında mal alımı yapmadığı, dava konusu faturalardaki miktarda stok çıkışı yapılması halinde önemli ölçüde stok eksiği ortaya çıktığı, dolayısıyla davacının fatura tarihinde bu miktarda malı teslim edecek stoku bulunmadığı belirlenmiştir. HMK 199. madde kapsamında belge niteliğinde kabul edilen taraflar arasındaki mesaj yazışmaları da fatura içeriği büyüklükte bir mal teslimini doğrulamamakta, aksine tarafların faturaların iadesi konusunda yazıştığı ve davacının iadeyi kabul ettiği, ilişkinin bu şekilde sonlandığı görülmektedir. Bu durumda irsaliyeli faturaların davalı çalışanı tarafından imzalanmış olması, fatura tarihi itibariyle yeterli stoku bulunmayan davacının fatura içeriği malların teslimini ispatladığı sonucunu doğurmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Fatura konusu malların tesliminin ispatında, teslim alan kişinin şirket yetkilisi olmayan bir çalışan olması halinde imzalı irsaliyenin tek başına yeterli sayılmayacağı, bunun yanında davacının fatura tarihindeki stok kapasitesi ve diğer delillerin (mesaj yazışmaları vb.) birlikte değerlendirilmesi gerektiği yönündeki değerlendirme, benzer ticari alacak/itirazın iptali davalarında ispat yükünün somutlaştırılması açısından ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
İtirazın iptali İspat yükü Fatura İrsaliye BA/BS bildirimi Ticari defter Stok kaydı HMK 199 - belge niteliği Temerrüt

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 199

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/2022

KARAR NO 2025/1583

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

DAVA

Alacak

DAVA TARİHİ 07/09/2018

İSTİNAF KARAR TARİHİ 09/10/2025

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalının 16.11.2016 tarihli 636.012-TL bedelli, 10.11.2016 tarihli 562.876-TL bedelli, 03.11.2016 tarihli 604.584-TL bedelli irsaliyeli faturalar kapsamında satın aldığı ürünlerin bedelini ödemediğini, müvekkili tarafından İstanbul 4. Noterliği'nin 27.12.2016 tarih ve ... nolu ihtarname ile ödenmesinin talep edildiğini, faturalara davalı tarafından süresinde itirazda bulunulmadığını, faturalara itiraz edilmemesinin, teslim edilen malın fiyat ve adedi yönünden içeriğinin kabul anlamına geldiğini, davalının 28.12.2016 tarihi itibariyle temerrüde düştüğünü belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 20.000-TL'nin 28/12/2016 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkilinin davalıya sipariş vermediği gibi müvekkiline teslim edilen mal olmadığını, faturaların üzerine hiçbir şerh düşülmeden şirketin yetkisiz çalışanına teslim edildiğini,usulüne uygun bir fatura tesliminden söz edilemeyeceğini, müvekkili şirket yetkilisinin faturalardan haberi olduğunda Beyoğlu 16. Noterliği'nin 20.12.2016 tarihli ihtarnamesi ile faturalara itiraz edildiğini, faturanın varlığının taraflar arasındaki satış sözleşmesinin varlığının ispatı için yeterli olmadığını, söz konusu malların hacmen büyüklüğünün 4 adet büyük tıra tekabül ettiğini, fakat davacının bu teslimin nasıl yapıldığına ilişkin delil sunmadığını, davacı şirket yetkilisi ...n ile müvekkili şirket yetkilisi ...arasındaki whatsapp yazışmalarının taraflar arasındaki akdi ilişkinin mevcut olmadığını gösterdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı tarafın usulüne uygun tutulan defterlerinde yer almadığı, davalının BA formlarında da faturaların bildirilmediği, irsaliyeli faturaların üzerinde teslim alan kısmında ...'in imzası bulunsa da, davacının stok kayıtlarının mal teslimi için yeterli olmadığı, davalının stoklarında artış olmadığı, malların teslim edildiği bildirilen yerin malların toplam büyüklüğü açısından teslim edilmesinin olanaklı olmadığı, malların teslim olgusunun dosyaya davacının sunduğu deliller kapsamında ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; davalı şirket yetkilisinin hiç bir irsaliyeyi imzalamadığını, böyle bir uygulama bulunmadığını, faturaların ve muhteviyatı ürünlerin davalıya teslim edildiğini, şirkette faturaların yönetim kurulu başkanı tarafından imzalanmayacağının açık olduğunu, faturaların üzerinde fiili sevk tarihlerinin açıkça yazdığını, 8 günlük itiraz süresinin geçtiğini, davalı tarafından keşide edilen ihtarnamelerde faturaların yetkisiz kişiye teslim edildiğine dair bir itirazın bulunmadığını, aynı kişi ya da farklı favalı çalışanına teslim edilen başka mallarla ilgili imzalı irsaliyelerin de sunulduğunu, davanın ispat edilemediğinin kabulünün hatalı olduğunu, müvekkili şirketin yapısı gereği hareketli stok envanteri sunmasının mümkün olmadığını, böyle bir envanter tutma zorunluluğunun bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satışa ilişkin fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı; taraflar arasındaki kumaş satışına ilişkin ticari ilişki kapsamında davalıya teslim ettiğini iddia ettiği ürünler için 16.11.2016 tarih 636.012-TL bedelli, 10.11.2016 tarih 562.876-TL bedelli, 03.11.2016 tarih 604.584-TL bedelli faturalar nedeniyle alacaklı olduğunu ileri sürmüş, davalı ise fatura konusu malların teslim edilmediğini, faturaları teslim alan kişinin şirket yetkilisi olmayıp, şirkette sekreter olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.Uyuşmazlık, fatura içeriği emtiaların davalıya satışına ilişkin akdi ilişki bulunup bulunmadığı, fatura konusu malların davalıya teslim edilip edilmediği noktasındadır.BS formu ile davacı tarafından vergi dairesine bildirilen faturaların davalı tarafından BA bildirimi yapılmadığı, tarafların defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesine göre davacının defterlerinde kayıtlı olan bu faturaların davalının defterlerinde yer almadığı, faturalarda teslim alan bölümünün davalı şirket sekreteri ...

imzası bulunduğu...in davalı çalışanı olmakla birlikte, şirket yetkilisi olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının çalışanı tarafından imzalanan irsaliyelerin teslim olgusunu ispata tek başına yeterli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir.Bilirkişi incelemesinde alış ve satış faturalarına göre davacının 2016 yılına devreden 2.203,76 mt kumaş stoku bulunduğu, davacının 2016 yılında mal alımı yapmadığı, dava konusu 222.700 mt stok çıkışının yapılması ile davacının 220.496,24 mt stok eksiği bulunduğu,faturada belirtilen ürünler için davacının stoklarının yeterli olmadığı tespit edilmiştir. Diğer taraftan HMK'nın 199. maddesi gereğince uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, ..

ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıların bu Kanuna göre belge olduğu düzenlenmiştir. Taraflarca ibraz edilen mesaj kayıtları dava konusu faturaların içeriğini oluşturan büyüklükte mal teslimini doğrulamadığı gibi aksine tarafların faturaların iadesi ile ilgili yazışmalar yaptığı, davacının faturaları iade almayı kabul ettiği, taraflar arasındaki ilişkinin bu şekilde sonlandığı görülmektedir. Bu durumda irsaliyeli faturaların davalı çalışanı tarafından imzalandığı anlaşılmakta ise de fatura tarihi itibariyle yeterli stoku bulunmayan davacının, fatura içeriği malların teslimini ispatlayamadığı sonucuna varılmaktadır.

Açıklanan nedenlerle; davanın reddine dair kararda isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 09/10/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/73267 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.