Avans olarak verilen çekte ispat yükü peşin satış karinesiyle davacıdadır
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1685 E. 2025/866 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Çek bedeli ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Kıymetli evrak (kambiyo)
Gerekçe özeti
Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmayan ve çekin mal teslimine karşılık avans olarak verildiği ileri sürülen uyuşmazlıklarda, TBK 207'deki peşin satış karinesi ve çekin kural olarak bir ödeme aracı olması nedeniyle, çekin avans niteliğinde verildiğini ve karşılığında mal teslim edilmediğini ispat yükü, karinenin aksini ileri süren davacıya aittir. Davalının çeki aldığını kabul etmesi veya yemin sırasında karinenin aksini gösteren bir olgu ileri sürmemiş olması, ispat yükünü davalıya devretmez; bu durumda davacı, avans iddiasını yazılı delille kanıtlayamamışsa dava reddedilir.
Ele alınan sorunlar
İstinaf dilekçesinin kapsamının belirlenmesi → kabul
Gerekçe: İstinaf dilekçesinin başlığında sadece davalı şirket unvanına yer verilmiş ise de anlatım kısmında yemine ilişkin istinaf nedenlerine de yer verildiği ve yeminin diğer davalı tarafından kendi adına eda edildiği dikkate alınarak, istinaf dilekçesinin her iki davalıyı da kapsadığı kabul edilmiş ve istinaf incelemesi her iki davalı yönünden yapılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Çekin avans olarak verildiğinin ispatı ve ispat yükünün tayini → kabul
İddia: Davalılar vekili, çekin avans olarak verildiğinin davacı tarafça ispatlanması gerektiğini, bu ispatlanamadığı sürece çekin teslim alınan mallar karşılığında verildiğinin kabul edilmesi gerektiğini, ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: TBK 207 uyarınca satış sözleşmelerinde aksi kararlaştırılmadıkça taraflar edimlerini aynı anda ifa etmekle yükümlüdür; bu nedenle peşin satış karinesi geçerlidir. Malı teslim almadan satıcıya avans ödediğini iddia eden davacı, aslın hilafını iddia ettiğinden bu iddiasını ispat yükü altındadır. Çek kural olarak bir ödeme aracı olup mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilir; çekin ödeme dışında başka bir amaçla (avans olarak) verildiği iddiasının davacı tarafça (HMK 200 gözetilerek) ispatlanması gerekir. Somut olayda taraflar arasında yazılı sözleşme yoktur, davacı tarafından sipariş verildiğine ilişkin belge sunulmamıştır. Davalının yeminli beyanında çeki aldığını kabul etmesi, peşin satış karinesine aykırı bir ifade içermemektedir; çekin alındığının kabulü, çekin ödeme aracı olduğu ve peşin satış karinesi gereği avans olarak verildiğini kabule yeterli değildir. Davalıya teklif edilen yemin metninde de karinenin aksini ispat edebilecek bir olgu ileri sürülmemiştir; davacı tarafça sunulan yemin metni çekin avans olarak verildiğini kanıtlamaya elverişli değildir. Davacı, çekin avans olarak verildiğini ve malların teslim edilmediğini ispat yükü altında olup bu yönde delil ibraz etmemiştir. Karinenin aksini ileri süren davacı olduğu halde ispat yükünün davalıya yüklenerek davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Çekin avans olarak verildiği iddiasında ispat yükünün, çekin ödeme aracı niteliği ve peşin satış karinesi gereği davacıda olduğuna, davalının çeki aldığını kabul etmesinin bu yükü davalıya devretmeyeceğine ilişkin tespit yönünden bölgesel emsal değeri taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
peşin satış karinesi↗ ispat yükü↗ istirdat↗ yemin↗ TBK 207↗ sebepsiz zenginleşme↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/1685
KARAR NO 2025/866
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 15/03/2022
NUMARASI 2021/187 Esas 2022/266 Karar
DAVA
İstirdat
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkilinin davalılara ... Bankası A.Ş., 30.09.2019 tarihli, ... nolu 81.676,67-TL bedelli çeki cirolandığı, ancak davalılar tarafından müvekkiline mal teslimi yapılmadığını, çekin vade tarihinde keşideci tarafından ödendiğini, müvekkili şirketin yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalı tarafın mal teslim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, fatura kesilmeden ödenen çekin bedelini de müvekkiline iade etmediklerini belirterek 81.676,67-TL çek bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davalının yeminli beyanına göre davacının çeki davalılara teslim ettiğini ispatladığı, her ne kadar davacının ticari defterlerinde çekin davalılara verildiğine dair kayıt bulunmasa da davalı şirket yetkilisi ve diğer davalı olan ...'nın beyanında çekin kendilerince teslim alındığının kabul edildiği, kesin delillerden olan yeminin eda edilmemesi nedeniyle bu çek karşılığı davalılarca davacıya mal teslimi yapılmadığının kabul edildiği, davalıların bilirkişi incelemesine usulüne uygun ihtar yapılmasına rağmen katılmadığı ve delillerini sunmadığı, davacının sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında davalılardan alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile;
81. 676,67- TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Mahkemece 14/06/2022 tarihli ek kararla davalı tarafın istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş olup, ek kararın istinafı üzerine Dairemizin 03/10/2022 tarihli ara kararıyla davalı tarafın ek karara yönelik istinaf başvurusu kabul edilerek ek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalılar vekili; çekin avans olarak verildiği hususunu davacının ispatlaması gerektiğini, çekin avans olarak verildiği ispatlanamadığı sürece teslim alınan mallar karşılığında verildiğini kabul etmek gerektiğini, müvekkili tarafından emtia teslim edilmiş olmasına rağmen müvekkilinin bilirkişi tarafından borçlu gösterildiğini, müvekkilinin ticari defterlerinin incelenmediğini, davacının defterlerinin kapanış tasdikinin bulunmadığını, bilirkişi raporunun hakim bakımından bağlayıcı olmadığını, müvekkili ile davacı arasında birçok ilişki bulunmuş ise de bilirkişi tarafından bu hususlara değinilmediğini, hatta davacının defterlerinde çekin ... Tekstil isimi firmaya verildiğinin tespit edilmesine ve müvekkile verildiğine dair bir kayıt olmamasına rağmen müvekkilinin aleyhine hüküm verildiğini, Müvekkiline teklif edilen yeminin kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin çeki alıp almadığına dair yemin teklif edilmiş ise de takibi müvekkilinin başlatması nedeniyle çekin müvekkilinin elinde olduğunun zaten belli olduğunu, ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, çekin bir ödeme vasıtası olduğunun bilirkişiler tarafından dikkat edilmediğini, ticari defterlerle ilgili defter kayıtlarının aksinin senet ve diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiğinin düzenlendiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında teslim edilecek malın avansı olarak verildiği ileri sürülen çeke karşılık mal teslimi yapılmadığı halde tahsil edilen çek bedelinin istirdatı istemine ilişkindir.İstinaf dilekçesinin başlığında davalı olarak sadece davalı şirketin unvanına yer verilmiş ise de anlatım kısmında yemine ilişkin istinaf nedenlerine de yer verildiği, yeminin davalı Hüseyin tarafından kendi adına eda edildiği dikkate alındığında davalılar vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinin her iki müvekkilini de kapsadığı kabul edilmiş, istinaf incelemesi her iki davalı yönünden yapılmıştır. TBK'nın 207. maddesi, “Satış sözleşmesi, ... sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler." hükmünü haizdir.
Hükümden anlaşılacağı üzere, aksi kararlaştırılmadıkça satış sözleşmelerinde alıcı ile satıcının edimlerini aynı anda eda etmeleri esastır. O halde, alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya avans ödemesi yaptığını iddia eden davacı, bu iddiasını ispat yükü altındadır. Satış sözleşmesinde aksine bir anlaşma olmadığı takdirde, tarafların edimlerini aynı anda ifa etmeleri kural olduğundan, peşin satış karinesi uyarınca davacının davalıya avans niteliğinde ödeme yaptığını ve karşılığında mal teslim edilmediğini yazılı delillerle kanıtlaması gerekir. Alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya çeki verdiğini iddia eden davacı, aslın hilafını iddia ettiğinden bu iddiasını ispat yükü altındadır.
Kural olarak çek bir ödeme aracı olup, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilmektedir. Çekin ödeme dışında başka bir amaçla (örneğin avans olarak) verildiğini iddiasının davacı tarafça (HMK’nın 200. maddesi gözetilerek) ispatlanması gerekmektedir. Somut olayda; taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Davacı tarafından davalılara sipariş verildiğine ilişkin bir belge sunulmamıştır. Mahkemece davalı Hüseyin'in yeminli beyanlarında çeki aldığını kabul ettiğinden hareketle ispat yükünün davalıların üzerinde olduğu değerlendirilmiş ise de davalı Hüseyin'in yemin sırasında verdiği beyanlarda peşin satış karinesine aykırı bir ifade bulunmamaktadır. Davaya konu çekte davacının cirosundan sonra ...
cirosu olup ,davacıdan sonra davalılar ciro silsilesinde hiç görünmemektedir.Ancak davalılar çekin alındığı kabul etmişlerdir.Ancak çekin alındığının kabul edilmesi çekin ödeme aracı olduğu ,peşin satış karinesi gereği çekin avans olarak verildiğini kabule yeterli değildir.Yine davalı tarafa teklif edilen yemin metninde de peşin satış karinesinin aksini ispat edebilecek bir olgu ileri sürülmemiştir. Davacı tarafça sunulan yemin metni, çekin davalılara avans olarak verildiğini kanıtlamaya elverişli değildir. Davacı çekin avans olarak verildiğini ispat yükü altında olup bahsi geçen çeki davalılara avans olarak verdiğine ve malların davacıya teslim edilmediğine ilişkin bir delil ibraz etmemiştir.Bu halde;
karinenin aksini ileri süren davacı olduğu halde ispat yükü davalıya yüklenerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle ;mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde karar verilmesi doğru olmadığından, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından yeniden karar verilerek davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/03/2022 Tarih 2021/187 Esas 2022/266 Karar sayılı kararının HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın reddine" İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 1.394,84-TL peşin harçtan mahsubu ile kalan 779,44-TL fazla harcın talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalılar lehine AAÜT uyarınca takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, Maliye Hazinesinden karşılanan 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye ödenmesine,"Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Yatırılan 1.475,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalılara iadesine, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Davalılar tarafından yapılan 181,90-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
29/05/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/73264 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi