6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Çekte ibrazdan sonra alacağın temliki ile yetkili hamillik

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/2275 E. 2025/883 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)Çek

Gerekçe özeti

Bir çekin bankaya ibrazından önceki son hamilin ibrazdan sonra çek üzerine ciro yapmamış olması halinde, ibrazdan sonra çek arkasında temlik hükmünde bir ciro bulunmasa da taraflar arasında ayrıca yapılmış bir alacağın temliki sözleşmesi varsa, temlik alan kişi çekten doğan haklara sahip olur ve çek borçlularına kambiyo senedine dayalı olarak başvurabilir. Alacağın temliki sözleşmesinde temlik edenin yazılı beyanı yeterli olup, temellük edenin kabulünün ayrıca yazılı olması zorunlu değildir; açık veya örtülü kabul yeterlidir. Çekin bedelsiz/avans olarak verildiği iddiasını ispat yükü bunu ileri süren tarafa aittir; yazılı delil ve ticari defter ibraz edilmemesi halinde bu iddia ispatlanmış sayılmaz.

Ele alınan sorunlar

Davalının çekte yetkili hamil sıfatının bulunup bulunmadığı → ret

İddia: Davacı vekili, davalının çeki usulüne uygun temlik almadığını, ciro silsilesinin bozulduğunu, davalının bankanın ibraz kaşesi ile son hamil arasına kendi adını sıkıştırarak yasal hamil gibi göründüğünü, bu nedenle davalının yetkili hamil olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 808/1-b uyarınca çekin süresinde ibrazı, ibraz tarihini gösteren bir beyanla ispatlanmalıdır. Çekin ibraz anındaki görüntüsünde davalının cirosu bulunmadığı, sonradan ilave edildiği anlaşıldığından davalı, çekin bankaya ibrazından önce ciro silsilesine katılmamıştır. TTK 790 uyarınca hamilin yetkili sayılması için müteselsil ve birbirine bağlı cirolar gerekir. Yargıtay HGK'nın 1996/12-136 E., 1996/288 K. sayılı kararı uyarınca, takip alacaklısı ciro silsilesinde yer almıyor ve ibraz için ciro eden kişi son hamil ise, alacaklının yetkili hamil olabilmesi için ibrazdan sonra kendisine (temlik hükmünde de olsa) bir cironun yapılmış olması zorunludur. İbrazdan sonra çekin ciro edilmesi mümkündür, ancak bunun için ibrazdan önceki son cirantanın ibrazdan sonra ciro yapmış olması gerekir; ibrazdan önceki son hamilin ibrazdan sonra yaptığı beyaz ciro, temlik cirosu hükmünde yeterli kabul edilir. Somut olayda çek arkasında ibrazdan önceki son hamilin ibrazdan sonra temlik hükmünde bir cirosu bulunmamakla birlikte, taraflar arasında alacağın temliki sözleşmesi yapılmıştır. İbrazdan sonra çek arkasında temlik hükmünde ciro olmadan alacağın temliki sözleşmesi ile devir söz konusu olduğunda, yerleşik uygulama uyarınca temlik alan alacaklının kambiyo senedine dayalı takip yapabileceği ve çek borçlularına başvurabileceği kabul edilmektedir. Bu nedenle alacağın temliki sözleşmesi bulunduğundan davalının yetkili hamil sıfatının bulunmadığına ilişkin itiraz yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Temlik sözleşmesinin (temliknamenin) geçerliliği → ret

İddia: Davacı vekili, temliknamede temlik alan davalının imzası bulunmadığından, alacağın temliki sözleşmesinin iki tarafın uygun irade beyanına ihtiyaç gösterdiği ve bu nedenle geçersiz olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Alacağın temliki sözleşmesinde temlik edenin beyanının yazılı olarak yapılması gerekmekte iken, temellük eden tarafın kabulünün açık veya örtülü olması yeterlidir; kabul beyanının yazılı yapılması zorunlu değildir. Ayrıca temlik eden, aynı takip dosyasının borçlusu olup takibe ve temliknameye herhangi bir itirazı bulunmamaktadır. Bu nedenle temliknamenin geçersizliğine ilişkin itiraz yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Çekin avans/bedelsiz olarak verildiği iddiasının ispatı → ret

İddia: Davacı, çekin bir borç karşılığı değil, sipariş/avans amacıyla verildiğini, siparişin iflas nedeniyle yerine getirilemediğini, bu nedenle karşılıksız çekin geri verilmesi gerekirken davalıya devredildiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Çek, kural olarak bir ödeme aracı olup mevcut bir borç karşılığında verildiğinin kabulü gerekir. Avans olarak verildiğini ispat yükü bunu iddia edene aittir. Davacı, ilgili şirkete verilen çeklerin avans olduğuna ilişkin yazılı bir delil sunmamış, ticari defterlerini de ibraz etmemiştir. Bu nedenle iddia ispatlanamamıştır. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Çekin ibrazından sonra ciro silsilesine katılmayan alacaklının, ayrıca yapılmış bir alacağın temliki sözleşmesi ile yetkili hamil sıfatı kazanabileceğine ve temlik sözleşmesinde temellük edenin yazılı kabul beyanının zorunlu olmadığına ilişkin değerlendirmeleri içermesi nedeniyle emsal niteliktedir; bölgesel ve ikna edici etkiye sahiptir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit kambiyo senedi çek yetkili hamil ciro silsilesi alacağın temliki beyaz ciro ispat yükü

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 808/1-bTTK 790 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 183

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/2275

KARAR NO 2025/883

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 14/06/2022

NUMARASI 2021/351 Esas - 2022/523 Karar

DAVA

Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalının ... Bankası Şirinyer Şubesinin 30/07/2016 tarih ve 75.000-TL bedelli çekine dayalı olarak müvekkili şirket hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, takibe konu çekin arkasında davalının çekin bankaya ibrazından sonra son ciranta ve bankaya ibraz eden ... AŞ ile banka ibraz kaşesi arasına kendi adını sıkıştırarak yazdığını böylelikle sanki son ciranta olarak bankaya ibraz etmiş gibi gösterdiğini,çekin ibrazından sonra yazıldığının açıkça belli olduğunu, ciro silsilesi bozulduğundan ibrazdan sonra alacaklı adının yazılmasının alacaklıyı yasal hamil konumuna sokmayacağını, çekin ibrazından sonra alacaklının çekte hak sahibi olabilmesi için yasa gereği ancak alacağın temliki sonucu doğuran bir ciro bulunması gerektiğini, çekte ciranta olarak görülen ...'ya takibe konu çekten dolayı bir borcu bulunmadığını,çekin sipariş nedeniyle verildiğini ancak şirketin o gün itibariyle iflası nedeniyle siparişi yerine getiremediğini, çekin iade edilmediğini,karşılıksız çeki davalıya verdiğini, alacaklının banka kaşesinin hemen üstüne imzasını sıkıştırarak yasal hamil konumuna gelmeye çalıştığını, müvekkili şirketin ...'ya borcu olmadığından iadesi gereken çekten dolayı davalıya borcu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

CEVAP

Davalı vekili; ibrazdan sonra çekin cirosunun hukuken mümkün olduğunu, alacaklı ... ile ... arasında 15/01/2019 tarihli temlik sözleşmesi imzalandığını, icra takibine konu çekin kambiyo senedine ilişkin tüm şartları taşıdığını, bundan dolayı davacı ile müracaat borçlusu arasında bulunan .....AŞ ile arasındaki hukuki ilişkin takip alacaklısını ilgilendirmediğini,Anadolu 15. İcra Hukuk Mahkemesinin 22/08/2019 tarihli 2019/420 esas, 2019/679 karar sayılı dosyada verilen gerekçeli kararda takip konusu senedin mücerret borç ikrarı niteliğinde olduğu, TTK'nın776 maddesinde sayılan tüm zorunlu unsurları taşıdığının belirlendiğini, davacının icra takibinde dayanak kambiyo senedi üzerinde imzalarına ilişkin herhangi bir itirazı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; bankadan gelen cevaba göre çeki ibraz edenin alacağı temlik eden ... şirketi olduğu, davalı tarafın cevap dilekçesi ile 15/01/2019 tarihli alacağın temliki sözleşmesini ibraz ettiği, çekten doğan tüm hakların ... tarafından davalıya temlik edildiği, ibrazdan sonra ciro yoluyla çekin devri mümkün olmayıp ancak alacağın temliki hükümlerine göre mümkün olduğu, Yargıtay 19. HD 2008/4827 E. 2008/11971 K. Sayılı ilamı benzer nitelikte olduğu, davacının temliknamede davalının imzası bulunmaması sebebiyle temlik sözleşmesinin geçersiz olduğunun ileri sürüldüğü, belgede devir iradesinde bulunan asıl kişi ...'in yani temlik edenin imzası ve kaşesinin olması temlik edenin iradesi olduğu, yine icra takibine konu çekin 2016 tarihli olmasına rağmen 2017 yazıldığı, çek 75.000-TL bedelli olmasına rağmen 70.000-TL olarak gösterilmiş ise de temliknamede çekin seri numarasının ...

olarak doğru yazıldığı, davacının da adının temliknamede açıkça geçtiği gözetildiğinde gelinen aşamada temliknamede belirtilen vade ve miktarda başkaca bir çekin olduğunun da iddia ve ispat edilmediği, temlik sözleşmesinde imzası bulunan ...'ın A grubu imza yetkilisi olduğu, ibrazdan sonra ... tarafından yapılan bir ciro olmadığından bu haliyle de temliğin geçersiz olduğunun ileri sürüldüğü, temlikname sunulduğundan davalının çekten kaynaklı hak sahibi olduğu ve yetkili hamil olduğu sonucuna varıldığı,davacı tarafça çekin bedelsiz olduğunu ileri sürülmüş ise de kural olarak çek bir ödeme aracı olup, mevcut bir borç karşılığında verildiğinin kabulü gerektiği, avans olarak verildiğini ispat yükü iddia edende olup,davacının, bu iddialarını yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini, ...'a verilen çeklerin avans olduğuna ilişkin yazılı bir delil sunulmadığı gibi davacı ticari defterlerini ibraz etmediğinden ispatlanamayan davanın reddine,ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, %20 oranda tazminatın davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; alacaklı tarafından 30.07.2016 tarih ve 75.000-TL kıymetindeki çekin tahsili için müvekkil şirket hakkında Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibinde bulunduğunu, çekin bankaya son ciranta .....AŞ tarafından ibraz edildiğini, davalı/alacaklı temlik hükümlerine aykırı olarak bankanın karşılıksız kaşesi ile son hamil arasındaki boşluğa kendi cirosunu koyarak yasal hamil olduğu iddiasıyla icra takibine başladığını, alacaklının çeki usulüne uygun temlik almadığı ve yasal hamil olmadığından dolayı müvekkil yönünden takibin iptali için dava açıldığını, davalı tarafından verilen cevapta takibe konu çekin ...'dan temlik alındığı belirtilmiş isede, temliknamenin yalnızca temlik eden tarafından imzalandığını, alacağın temliki iki taraflı bir sözleşme olduğundan, her iki tarafın birbirine uygun irade beyanlarına ihtiyaç bulunduğunu, ...

ile borç alacak ilişkisi olarak bir tek Bursa ... İcra Dairesinin ... ve ... sayılı dosyalar bulunmakta olup bu dosyalarda tarafımızdan haricen ödenmesi nedeniyle yapılan feragat edilerek dosyanın işlemden kaldırıldırıldığını davalının çekin ibrazdan önce ciro silsilesi içinde olmadığı açıkça belli olduğunu, çek arkasında yasaya uygun bir temlik cirosu da bulunmadığı belirlenmekle takibe konu çekten dolayı davalı alacaklıya karşı sorumlu tutulamayacağından, kararın kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava , davalı tarafça çeke dayalı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı tarafça davalının takibe konu çekte yetkili hamil olmadığı, davacının çek karşılığında herhangi bir mal teslim almadığı ileri sürülmüştür. 6102 sayılı TTK'nın 808/1-b maddesi gereğince; çekin süresinde muhatap bankaya ibraz edildiği (ibraz günü de gösterilmek suretiyle), çekin üzerine yazılmış olan tarihli bir beyanla tespit edilmelidir. Aksi takdirde alacaklı müracaat hakkını kaybeder. Davalı tarafından icra takibine konu edilen çekin lehdarın cirosundan sonra davacı, arkasında ... tarafından tahsil için bankaya ibraz edildiği ve davalının ibraz kaşesinin hemen üzerinde ad ve imzası bulunmaktadır.

Mahkemece bankadan getirtilen çekin ibrazı anında ki görüntüsünde davalının cirosu bulunmadığı sonradan ...'in imzasından evvel ilave edildiği anlaşılmaktadır. Buna göre davalı çekin bankaya ibrazından evvel ciro silsilesine katılmamıştır. TTK'nın 790. maddesi; "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır. " hükmünü haizdir. Yargıtay HGK nın 24.04.1996 tarihli 1996/12-136 esas 1996/288 karar sayılı kararında da açıklandığı gibi, takip alacaklısının ciro silsilesi içerisinde yer almaması halinde ve bankaya ibraz için ciro edenin de son hamil olduğunun belirlenmesi durumunda takip alacaklısının yetkili hamil olabilmesi için ibrazdan sonra adı geçene (temlik hükmünde de olsa) bir cironun varlığı zorunludur.

Öyleyse; ibrazdan sonra çekin ciro edilmesi mümkündür. Ancak bunun için ibrazdan önceki son cirantanın, ibrazdan sonra cirosunun bulunması zorunludur. İbrazdan önce ki son hamilin ibrazdan sonra ki yaptığı beyaz ciro temlik cirosu hükmünde olduğundan yargı uygulamasında yeterli kabul edilmektedir. Diğer bir incelenmesi gereken konu; ibrazdan sonra çek arkasında temlik hükmünde bir ciro olmadan alacağın temliki sözleşmesi ile devir edildiğinde; temlik alan alacaklının kambiyo senedine dayalı takip yapıp yapamayacağı noktasında olup; bu konuda da yerleşik kararlar temlik alacaklısının kambiyo takibi yapabileceği ve alacaklının çek borçlularına başvurabileceği noktasındadır.(Yargıtay 12 HD nin 2016/13938,2017/5268 karar sayılı ,2009/14069/22681 karar sayılı ilamları ) Yargıtay(kapatılan)19 HD bir kararında" Davaya konu çeklerin arkasındaki ciro silsilesi incelendiğinde, fotokopi çek belgeleri örneğinde davalının cirosu bulunmamaktadır.

Yine dosya içerisinde muhatap banka tarafından mahkemeye yazılan 07.12.2015 tarihli yazı içeriğinde de çeklerin firma tarafından teslim edildiği belirtilmiştir. Bu nedenle çeklerin ... Tic. Ltd. Şti. tarafından bankaya ibraz edildiği, ibrazdan sonra davalı bankaya devredildiği anlaşılmakla söz konusu devir TBK'nun 183. ve devamı maddelerinde yer alan alacağın temliki hükmünde olup hukuki uyuşmazlığın alacağın temliki hükümlerine göre çözümlenmesi gerekirken"denilmiştir. (2016/9078esas,2017/3642 karar sayılı ilamı) Çek arkasında ibrazdan önce ki son hamilin ibrazdan sonra temlik hükmünde cirosu bulunmamakta ise de; alacağın temliki sözleşmesi yapıldığından davacı vekili davalının yetkili hamil sıfatı olmadığına ilişkin itirazı yerinde değildir.

Temliknamenin şüpheli olduğu, davalı tarafın yani temlik alanın imzası bulunmadığından geçersiz olduğunu ileri sürülmüş ise de; alacağın temliki sözleşmesinin temlik edenin beyanı yazılı olarak yapması gerekmekte iken temellük eden tarafın kabulü açık veya örtülü olabilir. Bu nedenle kabul beyanının yazılı yapılma zorunluluğu olmadığından davacı vekilinin bu hususa yönelik itirazı yerinde değildir. Ayrıca ... aynı zamanda aynı takip dosyası borçlusu olup takibe, temliknameye itirazı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin gerek davalının yetkili hamil olmadığına gerekse temliknamenin geçersizliğine ilişkin istinaf nedenleri yerinde olmadığı,çekin avans olarak verildiği ispatlanamadığından davanın reddine ilişkin hükümde isabetsizlik olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 161,4‬0-TL harcın mahsubu ile kalan 454‬-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/06/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/73231 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.