6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticari defter ibrazından kaçınma ve BA/BS beyanı ile fatura ispatı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1862 E. 2025/919 K. · · İlk derece: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Ticari davada, mahkemenin usulüne uygun ara kararına rağmen taraflardan biri ticari defterlerini ibraz etmezse, HMK 222 uyarınca diğer tarafın kanuna uygun tutulmuş ticari defter kayıtları -aksi senet veya kesin delille ispatlanmadığı sürece- sahibi lehine delil olarak kabul edilir ve bu kayıtlara göre karar verilir. Ayrıca, faturaya konu malın teslim edildiği hususu, faturaların karşı tarafça BA bildirimiyle vergi dairesine beyan edilmiş olması ve bu beyanların davacının satış beyanlarıyla örtüşmesi ile de kanıtlanmış sayılır; faturalar üzerinde teslim alan imzası bulunmaması bu ispatı ortadan kaldırmaz.

Ele alınan sorunlar

Faturaya konu malın teslim edilip edilmediğinin ispatı → ret

İddia: Davalı vekili, faturalar üzerinde teslim alan imzası bulunmadığından malın teslim edildiğinin ispatlanması gerektiğini, tek taraflı düzenlenen faturalara dayalı karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, fatura düzenlemenin tek başına alacağın varlığını göstermeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: Mahkemece verilen usulüne uygun ara kararına rağmen davalı taraf ticari defterlerini ibraz etmemiştir. HMK 222. maddesine göre, kanuna uygun tutulan ticari defter kayıtları, diğer tarafın aynı şartlara uygun defterlerinin bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın defterlerini ibraz etmemesi ya da defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması hâlinde sahibi lehine delil olarak kabul edilir. Davacının ticari defterleri usulüne uygun tutulduğundan sahibi lehine delil niteliği taşımaktadır ve bu defterlere göre davacı, davalıdan takip tarihi itibariyle 11.008,56-TL alacaklıdır. Davalı usulen yapılan ihtara rağmen defterlerini ibrazdan kaçındığından, davacı lehine delil vasfında olan defter kayıtlarının davalı aleyhine olacak şekilde dikkate alınması ve buna göre karar verilmesi gerekir. Ayrıca davacının takibe dayanak faturaları davalı tarafça BA bildirimiyle vergi dairesine beyan edilmiş olup, davalının alış beyanları davacının satış beyanları ile örtüşmektedir; bu suretle fatura konusu malların davalıya teslim edildiği BA bildirimleriyle de kanıtlanmıştır. Bu durumda davaya konu alacağın varlığının ispatlandığı sonucuna varılarak davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Ticari defterlerini ibraz etmeyen tarafın aleyhine, karşı tarafın usulüne uygun defter kayıtlarının delil olarak kabul edilmesi ve fatura konusu malın tesliminin BA/BS vergi dairesi bildirimleriyle de ispatlanabileceği yönündeki değerlendirme, benzer ticari alacak/itirazın iptali davalarında ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari defter delili defter ibrazından kaçınma BA/BS bildirimi itirazın iptali cari hesap alacağı irsaliyeli fatura

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 222

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1862

KARAR NO 2025/919

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 19/10/2021

NUMARASI 2020/648 Esas 2021/688 Karar

DAVA

Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişki kapsamında müvekkili şirketin davalıya birçok defa suni deri satarak teslim ettiğini, ancak davalının bedelini ödemediğini, söz konusu satışlara ilişkin irsaliyeli faturalar düzenlenerek davalıya iletildiğini, müvekkilinin davaya konu satışlara ilişkin 5.000-TL üzerine isabet eden Ekim ayı faturalarını BS formu ile vergi dairesine bildirdiğini,faturaların davalı borçlu şirkete tebliğ edildiğini, ilgili faturalara davalının süresinde itiraz etmediğini,başlattıkları icra takibine itiraz ederek durdurduğunu belirterek davalının İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı davaya cevap vermemiş, yargılama sırasında davalı vekili davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davalı şirketin ticari defterlerini ibraz etmediği,davacı tarafın ibraz edilen ticari defterlerin davacı lehine delil vasfını haiz olduğu, faturaların üzerinde karşı tarafa tebliğ edildiğine dair imza ve malların teslim edildiğine dair imzalı irsaliyeler bulunmadığından, ilgili vergi dairesinden tarafların BA ve BS kayıtlarının celbedildiği, davalının tarafın BA formlarında davacıdan 2017 yılında KDV hariç 57.937-TL alım yaptığını beyan ettiği, bu durumda faturaya konu hizmetin verildiği/malın teslim edildiği hususlarının karine olarak kabul edildiği, davalı tarafça cevap dilekçesi verilmediği gibi bu karinenin aksini ispat eder bir husus da ileri sürülmediği, böylece davacı tarafın defter kayıtları ve vergi dairesi kayıtları uyarınca davalı taraftan 11.008,56-TL alacaklı olduğu gerekçesiyle,davalının takibe itirazının iptaline, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı vekili; bilirkişi raporunun hüküm vermeye elverişli olmadığını, faturalar üzerinde teslim alan imzası bulunmadığından faturaların teslim ve tebliğinin ispata muhtaç olduğunu, davacı tarafça tek taraflı olarak düzenlenen ve teslim belgesi olmayan faturalara dayalı karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, fatura düzenlemenin tek başına davacının alacağı olduğunu göstermediğni, tesliminin kanıtlanması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, cari(açık) hesap alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafça, ticari satımdan kaynaklanan 11.008,56-TL açık hesap alacağı ve işlemiş faizinin tahsili istemiyle davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığı, davalının borca itirazı üzerine 11.008,56-TL asıl alacak bakımından itirazın iptali istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece verilen usulüne uygun ara kararına rağmen davalı tarafça ticari defterleri inceleme için ibraz edilmemiş olup, davacının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesi düzenlenen bilirkişi raporunda;

davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu sahibi lehine delil teşkil ettiği, davacının davalıya 4 adet toplam 66.890,12-TL tutarında irsaliyeli fatura düzenlediği, faturalar üzerinde teslim alan imzası bulunmadığı, faturalar davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup davalının kısmi ödemeleri sonrasında davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 11.008,56-TL alacaklı olduğu, davacının 5.000-TL üzeri 3 faturasının davalı tarafça BA bildirimiyle vergi dairesine beyan edildiği, davalının alış beyanlarının davacının satış beyanları ile örtüştüğü bildirilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesine göre; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.

Yapılan incelemede davacının ticari defterleri kanuna uygun tutulduğundan sahibi lehine delil niteliği taşıdığı belirlenmiştir. Davacının delil niteliğinde bulunan ticari defterlerinde davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 11.008,56-TL alacaklı olduğu belirlenmiştir. Davalı ise yapılan ihtarata rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Davalıya usulen yapılan ihtara rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçındığından, davacının lehine delil vasfında olan ticari defterleri kapsamının davalı aleyhine olmak üzere dikkate alınması ve bu defter kayıtlarına göre karar verilmesi gerekir. Bu durumda mahkemece davaya konu alacağın varlığının ispatlandığı sonucuna varılarak davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle,davacının takibe dayanak faturaları davalı tarafça BA bildirimiyle vergi dairesine beyan edilmiş olmakla, fatura konusu malların davalıya teslim edildiği BA bildirimleriyle de kanıtlandığından istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 751,99-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 187,99-TL harcın mahsubu ile kalan 564‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 27-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/06/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/73176 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.