6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Çekin borçlu elinde bulunması bedelin ödendiğine karine oluşturur

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/891 E. 2025/914 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)Çek

Davacının nitelemesi: Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacağın Teminatı İçin Verilen İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yoluyla Takip ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

İtirazın iptali davasında, alacaklının dayandığı çekin borçlunun (veya borçlu tarafın) elinde bulunması, çek bedelinin ödendiğine karine oluşturur. Bu karinenin aksini, yani ödemenin gerçekleşmediğini ispat yükü alacaklıya aittir; borçlunun ödemeyi başka delillerle (örn. yazılı beyan, banka havalesi açıklaması) desteklemesi hâlinde ve alacaklının bu karineyi çürütecek yazılı delil sunamaması durumunda, çek bedelinin ödendiği kabul edilir ve alacaklının bu kapsamdaki talebi reddedilir.

Ele alınan sorunlar

240.000-TL bedelli çekin borçlu elinde bulunmasının ödeme karinesi teşkil edip etmediği ve ispat yükünün kime ait olduğu → ret

İddia: Davacı vekili, davalının elinde bulunan 240.000-TL bedelli çek için ödeme def'i ileri sürdüğünden ispat yükünün yer değiştirdiğini, davalının 237.500-TL ödemeyi ispat etmesi gerektiğini, ödeme belgesi sunulmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Çekin borçlunun elinde olması, bedelinin ödendiğine karine teşkil eder. Bu karinenin aksinin ise alacaklı tarafından ispatlanması gerekir. Somut olayda, dava dışı borçlu şirketin 13/10/2015 tarihinde 08/10/2015 vadeli çeke istinaden açıklamalı olarak davacıya 77.500-TL banka havalesi yaptığı, kalan miktar için de 05/11/2015 vadeli 240.000-TL bedelli çekin verildiği, bu hususun davacı tarafından inkar edilmeyen belgeyle davalı tarafça ispat edildiği ve söz konusu çekin davalı tarafın elinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda çekin davalı borçlunun elinde olması nedeniyle bedelinin ödendiğine dair karinenin aksinin davacı alacaklı tarafından ispatlanması gerekmektedir; davacı, çek bedeli ödenmeden iade edildiğine ilişkin yazılı bir delil sunmamıştır. Karinenin aksi davacı tarafça ispatlanamadığından, ispat yükünün davalıya ait olduğu yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

08/10/2015 tarihli 315.000-TL bedelli çekin davacının elinde bulunmasının alacağın varlığını gösterip göstermediği ve diğer istinaf sebeplerinin sonuca etkisi → ret

İddia: Davacı vekili, 08/10/2015 tarihli 315.000-TL bedelli çekin kendi elinde olmasının alacağının devam ettiğini göstermediğine ilişkin ilk derece tespitine karşı, dayanılan Yargıtay kararının somut olaya uygulanamayacağını, temel ilişki kapsamında alınan çekin ödenmediğini ve borçlu şirketin defterlerinin incelenmediğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: 240.000-TL bedelli çekin davalı elinde olması nedeniyle ödeme karinesinin oluştuğu ve davacı tarafça çürütülemediği yönündeki tespitler karşısında, davacı vekilinin diğer istinaf sebepleri de sonuca etkili görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Çekin borçlu (veya ödemeyi savunan tarafın) elinde bulunmasının bedelin ödendiğine karine oluşturduğu ve bu karinenin aksini ispat yükünün alacaklıya ait olduğu yönündeki tespit, bölgesel ve ikna edici nitelikte bir emsal değer taşımaktadır; benzer çek/ödeme ihtilaflarında ispat yükünün belirlenmesi açısından yol göstericidir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip çekin borçlu elinde bulunması karinesi ödeme karinesi ispat yükü mahsup cari hesap

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 101

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/891

KARAR NO 2025/914

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 01/03/2022

NUMARASI 2018/818 Esas - 2022/148 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 04/06/2025

Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasıyla borçlu ... A.Ş. ile ipotek maliki ... aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip başlatıldığını, takibin ... A.Ş. bakımından itirazsız kesinleştiğini, taşınmaz maliki tarafından takibe haksız itiraz edildiğini; müvekkili ile ... A.Ş. arasındaki 04/06/2015 tarihli sözleşmeye istinaden adı geçen şirkete 454.000-USD (1.225.800-TL) bedelle su borusu satıldığını; şirketin müvekkiline keşidecisi dava dışı... A.Ş. olan 04/08/2015 tarihli 315.000TL, 08/09/2015 tarihli 315.000-TL, 08/10/2015 tarihli 315.000-TL ve 10/11/2015 tarihli 315.000-TL bedelli 4 adet çek verdiğini; ... AŞ ortakları..., ...

ve ...’nun da müteselsil kefil sıfatıyla sözleşme imzaladığını; sözleşmeye uygun bir şekilde malların teslimine rağmen müvekkilinin cari hesaptan kaynaklanan alacağının bulunduğunu; ... A.Ş.'nin ortağı ve sözleşmenin de kefili ...'ın babası davalı ...’ın, Kocaeli Derince ilçesindeki iki adet taşınmazın... A.Ş.'nin müvekkiline olan borçları, faiz, mahkeme-icra masrafları, vekalet ücreti ve diğer masrafların temini için 1.000.000-TL bedelli, faizsiz, birinci derece, FBK süreli ipotek ettiğini; 04/08/2015 ve 08/09/2015 tarihli 2 çekin bankadan ödendiğini; 10/11/2015 tarihli 315.000-TL bedelli çek ödenmediği için 20/10/2015 tarihli çıkış bordrosu yapıldığını, bu çek yerine 28/10/2015 tarihli giriş bordrosu ile 315.000-TL bedelli çekin davacıya verildiğini, ancak bu çekin de 04/11/2015 tarihinde iade edilip...

A.Ş.'nin aynı tarihte 52.000-TL ve 200.000-TL olmak üzere toplam 252.000-TL tutarında ödeme yaptığını, kalan 63.000-TL ödenmemiş tutarın cari hesap alacağı kayıtlarında yer aldığını; 08/10/2015 tarihli çekin de ödenmediğini, bu çek için borçlu şirketin 13/10/2015 tarihinde 77.500-TL banka havalesi yaptığını, 09/10/2015 tarihli giriş bordrosuyla verdiği keşideci... Ltd. Şti. olan 05/11/2015 tarihli 240.000-TL bedelli çekin de karşılıksız çıktığını, 11/11/2015 tarihli karşılıksız bordrosu ile ticari defterlere kaydedildiğini; 315.000-TL bedelli 08/10/2015 tarihli çekin halen müvekkilinde olmasının çekin ödenmediğini gösterdiğini; tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 08/10/2015 tarihli 315.000-TL bedelli çek için Tarsus ...

İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını; davalının sadece 240.000-TL bedelli çekin iade edilmesine ve üzerinde iptal yazılı olduğuna dayandığını, ancak elinde bir belge mevcut olmadığını; hesap özetinin taşınmaz maliki 3. kişiye gönderilmesi zorunlu olmadığından bu itirazın da haksız olduğunu, ancak davalıya Tarsus ... Noterliği'nden 03/03/2016 tarihli muacceliyet ihtarının 08/03/2016' tarihinde tebliğ edildiğini, borcun kaynak ve miktarının belirtilerek ödeme için süre verildiğini, davalının kesin hüküm itirazında bulunduğunu; Tarsus ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında başlatılan ilamlı ipotek takibinin Tarsus İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2016/197 esas sayılı dosyasında iptalinin alacağa etkisinin bulunmadığını ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, dava dışı... A.Ş.'nin davacıya verdiği 4 adet çekin ödendiğini, 08/10/2015 tarihli çek ödenmemiş gibi icra takibine girişildiğini, aynı borç nedeniyle evvelce açılan Tarsus 1. İcra Dairesi'nin ... sayılı ilamsız takibe de ödeme nedeniyle itiraz edildiğini; Tarsus ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasıyla yapılan ilamlı takibin Tarsus İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2016/197 esas sayılı dosyasında iptaline dair kararın kesinleştiğini, kesin hüküm itirazında bulunduklarını; Tarsus İcra Hukuk Mahkemesi'ne karşı tarafın sunduğu cevap dilekçesinde; “4 adet çek verildiği, ipoteğin bu nedenle tesis edildiği, Tarsus ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile ödenmeyen çek tutarının tahsili için ilamsız takip yapıldığının” belirtildiğini;

takip talebinde noterden gönderilen ihtardan itibaren faiz işletilmiş ise de, borcun muaccel hale gelmediğini, hesap özeti gönderilmediğini, borcun ve ferilerinin bildirilmediğini, ne kadar ödeme yapıldığının açıklanmadığını, ihtar tarihinden itibaren faiz talebinin yersiz ve fahiş olduğunu; müvekkilinden takip sonrası için faiz talep edilemeyeceğini;... A.Ş. tarafından ... Bankası'ndan 13/10/2015'tarihinde davacıya 08/10/2015 vadeli çeke istinaden açıklamalı 77.500-TL'nin havaleyle ödendiğini, kalan (315.000-TL-77.500-TL==237.000-TL borç nedeniyle 05/11/2015 ödeme tarihli keşidecisi... Ltd. Şti, alacaklısı dava dışı... A.Ş olan 240.000-TL çekin, ... tarafından ciro edilerek davacıya verildiğini;

10/11/2015'tarihinde karşılıksız çıkması üzerine kalan 237.000-TL’nin ödendiğini ve...’e ait... nolu çek aslının iptal yazılarak iade alındığını, ödemenin 240.000-TL olmasının nedeninin vade farkı için eklenen faiz olduğunu, 77.500-TL (banka dekontu ile) + 237.500-TL ...’e ait ... nolu çek verilip iptal iade edilerek karşılığı nakden ödenmek suretiyle takip konusu borcun tamamının ödendiğini; davacının ...çekini aldığında 08/10/2015 tarihli ... çekini iade etmediğini ve şimdi de hukuka aykırı olarak kullanmaya çalıştığını belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, ipotekli taşınmaz maliki davalıya noterden ihtarnamenin gönderildiği, ipotek akit tablosuna göre teminatın satış sözleşmesi, cari hesap borçları ve kambiyo alacaklarına ilişkin olduğu, fakat ilgili ihtarnamede talep edilen alacağın sadece Tarsus ... İcra Dairesi'nin... sayılı dosyasından kaynaklanan alacaklar ve bu alacağın ferileriyle sınırlandırıldığı, Tarsus ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında ise takip sebebinin, ... nolu 08/10/2015 tarihli 315.000-TL bedelli çek olduğu; bu nedenle ihtarnameye binaen, davalı malik açısından sadece, davacının ...21 nolu 08/10/2015 tarihli 315.000-TL bedelli çek kaynaklı alacakların muaccel hale geldiği, bu çeke ilişkin alacak için takip yapılabileceği;

ihtarnamede, satış sözleşmesinden, cari hesaptan veya ilgili çek haricindeki çeklerden kaynaklanan alacaklarla ilgili bir ihtar yapılmadığından, bunlardan kaynaklanan alacakların muaccel hale gelmediği ve takibe konu olamayacakları, bu sebeple itirazın iptaline konu İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasındaki takip konusu alacağın ... nolu 08/10/2015 tarihli 315.000-TL bedelli çekle sınırlı olduğu; tarafların bu çek için, asıl borçlu tarafından 77.500-TL ödendiğini beyan ettikleri, 13/10/2015 tarihli 77.500-TL bedelli banka dekontun açıklamasında "08.10.2015 vadeli çeke istinaden" yazıldığı, borçlunun beyanı dikkate alındığında,TBK 101'e göre bu ödemenin 08/10/2015 tarihli 315.000-TL bedelli borçtan mahsubunun gerektiği;

davacının çek için kalan tutarın ödenmesi için verilen 240.000-TL'lik çekin karşılıksız çıkması üzerine, karşılıksız bordrosu düzenlendiğini beyan ettiği, davalının da karşılıksız çıkan çek bedelinin 237.500-TL olarak ödendiğini ve çekin teslim alındığını beyan ettiği, ...'in 24/04/2019 tarihli müzekkere cevabında ... nolu 05/11/2015 tarihli çeke 10/11/2015'te karşılıksız şerhinin yazıldığının bildirildiği, çekin ekteki suretinde çeki takasa sunan son hamilin davacı olduğunun görüldüğü, dosyada karşılıksız çekin, borçlusuna iade edildiği veya karşılıksız çıkan çekle ilgili davacının tuttuğu bordronun çek borçlusunun imzasını içerdiğini gösterir bir delil bulunmadığı; çekin veya karşılıksız çekin, meşru hamil tarafından borçluya iade edilmesi durumunda karine olarak bedelinin ödenmiş olduğuna delalet ettiği elinde ödenmemiş başkaca çeklerin bulunmasının da bu karineyi terse çevirmediği kabul edildiği (Yargıtay 19.

HD'nin 2014/14338 E., 2014/16785 K. sayılı ve 24/11/2014 tarihli ilamı); mevcut durumda, ...nolu 05/11/2015 tarihli 240.000TL bedelli çekin borçluya iade edildiğini gösteren çek aslının borçluda bulunması ve bu çek aslına karşılık, davacının düzenlediği karşılıksız bordrosu veya sair bir belgede, çekin karşılıksız çıkması sebebiyle borçluya iade edildiğini gösteren, borçlular veya borçlular adına hareket eden temsilcileri iradesine havi belge olmadığı, yani davacının karinenin tersini, 240.000-TL bedelli çekin ödenmediğini ispat eden delil sunmadığı dikkate alındığında, davalının ödendiğini beyan ettiği 237.500-TL'nin de, 08/10/2015 tarihli 315.000-TL bedelli çek borcundan mahsubunun gerekeceği;

bilirkişi raporunda 2.089,42-TL asıl alacak ve 2.525,79-TL işlemiş faiz olmak üzere takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 4.616,22-TL alacaklı olduğunun belirlendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının itirazın iptaline, takibin 4.615,22-TL üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına ve 923,04-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek, kararda 240.000-TL bedelli çekin borçlunun elinde bulunmasının ödemeye karine teşkil ettiğinden bahisle müvekkili aleyhine hüküm verildiğini, Yargıtay İçtihatlarının bunun tersi yönde olduğunu; müvekkilinin usulüne uygun tutulmuş defterlerinde 315.000-TL ve 240.000-TL bedelli çeklerin karşılıksız çıktığının anlaşıldığını, davalının defter-belge sunmadığını; davalı elinde olan 240.000-TL çek için ödeme def'i ileri sürdüğünü, bu durumda ispat yükü yer değiştirdiğinden 237.500-TL ödemenin ispat edilmesi gerektiğini, davalının ödeme belgesi sunmadığını; kararda 08/10/2015 tarihli 315.000-TL bedelli çektin müvekkilinin elinde olmasının alacağının devam ettiğini göstermeyeceğinin belirtildiği,fakat dayanılan Yargıtay kararının somut olaya uygulanamayacağını, temel ilişki kapsamında alınmış çekin ödenmediğini ve borçlu şirketin defterlerinin incelenmediğini ileri sürerek, kararın reddedilen kısmının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın teminatı için verilen ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Bilindiği üzere, çekin borçlunun elinde olması, bedelinin ödendiğine karine teşkil eder (Yargıtay 19. HD'nin 2016/15163 E., 2018/1172 K. sayılı ve 13/03/2018 tarihli ilamı). Bu karinenin aksinin ise alacaklı tarafından ispatlanması gerekir. Somut olayda davacı, dava dışı ipotek borçlusu şirketle aralarındaki sözleşmeye istinaden boru sattığını, mal bedeli olarak kendisine 454.000-USD (1.225.800-TL) ödeneceğini, bu kapsamda müvekkiline 04/08/2015 tarihli 315.000-TL, 08/09/2015 tarihli 315.000-TL, 08/10/2015 tarihli 315.000-TL ve 10/11/2015 tarihli 315.000-TL bedelli çeklerin verildiğini;

davalının da iki adet taşınmazını 1.000.000-TL bedelle dava dışı şirketin sözleşmeden kaynaklanan borçları için ipotek verdiğini; ilk iki çekin gününde ödendiğini; 10/11/2015 tarihli çek ödenmediğinden 20/10/2015 tarihli çıkış bordrosu yapıldığını, 28/10/2015 giriş bordrosuyla 315.000-TL bedelli çekin verildiğini, ancak bu çekin de 04/11/2015 tarihinde iade edildiğini, dava dışı borçlu şirketin aynı tarihte 52.000-TL ve 200.000-TL olmak üzere toplam 252.000-TL ödediğini, kalan 63.000-TL'yi ödemediğini; 08/10/2015 tarihli çek ödenmediğinden ipotekli takiple tahsilinin amaçlandığını; bu çek için borçlu şirketin 13/10/2015 tarihinde 77.500-TL'yi bankadan ödediğini ve 09/10/2015 tarihli giriş bordrosuyla 240.000-TL bedelli 05/11/2015 tarihli çeki verdiğini, bu çek de karşılıksız çıkınca 11/11/205 tarihli karşılıksız bordrosuyla defterlere karşılıksız olarak kaydedildiğini;

davalının takibe itirazında bu çeki ödeme yaparak aldığını beyan etmekte ise de nasıl ödediğini ispat edemediğini; ... nolu 08/10/2015 tarihli çekin kendi elinde olduğunu, bu çek için Tarsus ... İcra Dairesi'nin ... sayılı 03/03/2016 tarihli dava dışı şirket ve çek ilgililerine karşı başlatılmış ilamsız takibin de mevcut olduğunu ileri sürmüştür.Buna karşın davalı ise ihtilafın 08/10/2015 tarihli çekten kaynaklandığını, diğer 3 çekin ödendiğinde ihtilaf olmadığını,bu çek için dava dışı şirketin 13/10/2015 tarihinde 08/10/2015 tarihli çek karşılığı açıklamasıyla 77.500-TL ödediğini, 237.000-TL borç kaldığını, bunun için de 240.000-TL bedelli ... nolu 05/11/2015 tarihli ...çeki verildiğini, bu hususta davacı yetkilisi ...

imzalı belge olduğunu, çekin 10/11/2015 tarihinde bankaya ibraz edildiği ve karşılıksız çıktığını, bunu üzerine davacıya ödeme yapılarak çek aslının iptal-iade edildiğini ve şu anda kendi elinde bulunduğunu; davacının, oyalama yaparak 08/10/2015 tarihli çeki iade etmediğini, dolayısıyla davacıya borcu olmadığını savunmuştur.Buna göre davacının eldeki davaya dayanak teşkil eden 08/10/2015 tarihli çek için, dava dışı borçlu şirketin 13/10/2015 tarihinde "08 /10/ 2015 vadeli çeke istinaden" açıklamalı banka havalesiyle davacıya 77.500-TL gönderdiği, kalan miktar için de 05/11/2015 vadeli 240.000-TL bedelli çeki verdiği ve dosyaya sunduğu davacı tarafından inkar edilmeyen belgeyle davalı tarafından ispat edildiği ve çekin davalı tarafın elinde olduğu anlaşılmaktadır....

Bank'tan mahkemeye gönderilmiş müzekkere cevabında, sözleşme kapsamında davacıya verilmiş davacının da kabulünde olan ilk iki çekin ve 10/11/2015 tarihli 315.000-TL bedelli yani diğer 3 çekin ödendiği bildirilmiştir.Bu durumda 05/11/2015 vadeli 240.000-TL bedelli çekin davalı borçlunun elinde olması nedeniyle bedelinin ödendiğine dair oluşan karinenin aksinin davacı alacaklı tarafından ispatlanması gerekmektedir. Davacı, çek bedeli ödenmeden iade edildiğine ilişkin yazılı bir delil sunmamıştır. Karinenin aksinin davacı tarafça ispatlanamadığı anlaşıldığından, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Davacı vekilinin söz konusu ödemenin davalı tarafından yapıldığının ispatının gerektiği yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Bu tespitler karşısında, davacı vekilinin diğer istinaf sebepleri de sonuca etkili görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,7‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.04/06/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/73174 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.