Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/9381 E. 2013/15119 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
maktu ücret↗ internet bankacılığı↗ sahtecilik↗ ifa↗ yetkisizlik kararı↗ yasal faiz↗ vekalet ücreti↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalı bankanın internet bankacılığında kendisinin ve müşterilerinin güvenliğini sağlayacak güvenlik enstrümanlarının kullanılmasını zorunlu kılmamasının zararın doğmasında başlıca etken olduğu, davacıya bu enstrümanları kullanmadan işlem yapma yetkisinin davalı tarafından verilmiş olması karşısında, bunları kullanmadan işlem yapan davacının meydana gelen zararda müterafik kusurunun bulunduğunun kabul edilemeyeceği, ayrıca davacı ile davalı banka ve diğer operatör şirket arasında internet bankacılığında SMS ile şifre tayini konusunda sözleşme ilişkisi bulunmadığı, adı geçen şirketin sadece üstlendiği hizmeti ifa ettiği ve bu itibarla zararla ilgili olarak illiyet bulunmadığı gerekçesiyle, davanın davalı banka yönünden kabulü ile, 52.000,00 YTL tutarın 15.04.2008 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline, davalı ...Ş yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ve davalı banka vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
(2) Ancak, sahtecilik işleminin davalı bankaya karşı işlenmiş olması nedeniyle, davacının davalılardan Turkcell A.ş'ye husumet yöneltmesi mümkün bulunmadığından, mahkemece davalı ...Ş yönünden davanın husumet yönünden reddine karar verilip, buna göre de maktu ücreti vekalete hükmedilmesi gerekirken, bu husus nazara alınmadan nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamaış ve kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın HUMK'nın 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanamasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2168 E. 2013/2909 K.
Ortak:internet bankacılığı · sahtecilik · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalı bankanın «internet bankacılığında» kendisinin ve müşterilerinin güvenliğini sağlayacak güvenlik enstrümanlarının kullanılmasını zorunlu kılmamasının zararın doğmasında başlıca etken olduğu, davacıya bu enstrümanları kullanmadan işlem yapma «yetkisinin» davalı tarafından verilmiş olması karşısında, bunları kullanmadan işlem yapan davacının meydana gelen zararda müterafik kusurunun bulunduğunun kabul edilemeyeceği, ayrıca davacı ile davalı banka ve diğer operatör şirket arasında internet bankacılığında SMS ile şifre tayini konusunda sözleşme ilişkisi bulunmadığı, adı geçen şirketin sadece üstlendiği hizmeti «ifa» ettiği ve bu itibarla zararla ilgili olarak illiyet bulunmadığı gerekçesiyle, davanın davalı banka yönünden kabulü ile, 52.000,00 YTL tutarın 15.04.2008 olay tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı bankadan tahsiline, davalı ...Ş yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
… aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. (2) Ancak, «sahtecilik» işleminin davalı bankaya karşı işlenmiş olması nedeniyle, davacının davalılardan Turkcell A.ş'ye «husumet» yöneltmesi mümkün bulunmadığından, mahkemece davalı ...Ş yönünden davanın husumet yönünden reddine karar verilip, buna göre de «maktu ücreti» vekalete hükmedilmesi gerekirken, bu husus nazara alınmadan nisbi «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamaış ve kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinde …
Benzer bu kararda… davacının ise %20 kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce “davacıya ait paranın, davalı bankaya karşı gerçekleştirilen «sahtecilik» işlemi ile hesaptan bir başka hesaba «havale» edildiği, bu durumun davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacağı gibi, «ispat yükü» kendisinde olan davalı bankanın davacıya vermiş olduğu şifrenin davacının «kusuru» ile ele geçirildiğini ispatlayamadığı, bankanın «internet bankacılığında» kendisinin ve müşterilerinin güvenliğini sağlayacak güvenlik enstrümanlarının kullanılmasını zorunlu kılmayıp, müşterinin insiyatifine bırakması zararın doğmasında …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ispat yükü · havale · kusur
Benzer bu kararda… davacının ise %20 kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce “davacıya ait paranın, davalı bankaya karşı gerçekleştirilen «sahtecilik» işlemi ile hesaptan bir başka hesaba «havale» edildiği, bu durumun davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacağı gibi, «ispat yükü» kendisinde olan davalı bankanın davacıya vermiş olduğu şifrenin davacının «kusuru» ile ele geçirildiğini ispatlayamadığı, bankanın «internet bankacılığında» kendisinin ve müşterilerinin güvenliğini sağlayacak güvenlik enstrümanlarının kullanılmasını zorunlu kılmayıp, müşterinin insiyatifine bırakması zararın doğmasında …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/9381 E. , 2013/15119 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 36. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/12/2011 tarih ve 2011/53-2011/106 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan internet bankacılığı hesabından, 15.04.2008 günü saat 15:00 civarında rızası ve bilgisi dışında 52.000,00 YTL'nin bir başka bankada bulunan üçüncü şahıs hesabına aktarıldığını, ayrıca müvekkilinin sim kartının konuşmaya kapatıldığını, oysa müvekkilinin Turkcell abone merkezine bu konuda herhangi bir başvuru yapmadığını, sahte kimlikle başvuran şahsa yeni bir sim kart verildiğini, müvekkilinin zararında her iki davalının da kusurunun bulunduğunu ileri sürerek, 52.000,00 YTL tutarın 15.04.2008 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı banka vekili, davanın niteliği itibarîyle sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası olması nedeniyle müvekkili bankaya yönlendirilmesinin mümkün olmadığını, davacının uğradığını iddia ettiği zarara kendi kusurlu davranışı ile sebebiyet verdiğini, müvekkili bankanın kusuru bulunmadığını, ayrıca havalenin yapılmasında davacının cep telefonuna ait sim kartının yanlış ellere geçmesine neden olunmakla, Turkcell A.Ş. ve müvekkili bankayı bu konuda uyarmayan davacının davaya konu olayda asıl kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Türkcell İletişim AŞ vekili, davanın HUMK.
49. ve 52. maddeleri gereğince sim kartı değiştiren müvekkili şirket bayiine ihbarını talep ettiğini, cep telefonu operatörü olmak dışında her hangi bir fonksiyonu bulunmayan müvekkili şirketin, bu tür dolandırıcılıktan sorumlu tutulmasının hukuken ve mantıken mümkün olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı bankanın internet bankacılığında kendisinin ve müşterilerinin güvenliğini sağlayacak güvenlik enstrümanlarının kullanılmasını zorunlu kılmamasının zararın doğmasında başlıca etken olduğu, davacıya bu enstrümanları kullanmadan işlem yapma yetkisinin davalı tarafından verilmiş olması karşısında, bunları kullanmadan işlem yapan davacının meydana gelen zararda müterafik kusurunun bulunduğunun kabul edilemeyeceği, ayrıca davacı ile davalı banka ve diğer operatör şirket arasında internet bankacılığında SMS ile şifre tayini konusunda sözleşme ilişkisi bulunmadığı, adı geçen şirketin sadece üstlendiği hizmeti ifa ettiği ve bu itibarla zararla ilgili olarak illiyet bulunmadığı gerekçesiyle, davanın davalı banka yönünden kabulü ile, 52.000,00 YTL tutarın 15.04.2008 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline, davalı ...Ş yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ve davalı banka vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
(2) Ancak, sahtecilik işleminin davalı bankaya karşı işlenmiş olması nedeniyle, davacının davalılardan Turkcell A.ş'ye husumet yöneltmesi mümkün bulunmadığından, mahkemece davalı ...Ş yönünden davanın husumet yönünden reddine karar verilip, buna göre de maktu ücreti vekalete hükmedilmesi gerekirken, bu husus nazara alınmadan nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamaış ve kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın HUMK'nın 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanamasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı banka vekilinin tüm davacı vekilinin ise sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, mahkeme kararının (Hükmün) 9. bendinde yer alan ''5.970,00 TL'' kısmının çıkartılarak, yerine ''1.100,00 TL maktu'' ibaresinin eklenmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.779,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı bankadan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/731182300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz