Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/5567 E. 2013/19808 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kamu alacağı↗ zeyilname↗ sigorta ettiren↗ temerrüt tarihi↗ teminat kapsamı↗ ticari faiz↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ ek prim↗ kamu düzeni↗ anonim şirket↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ dahili dava↗ temerrüt↗ teminat↗ husumet↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, meyve dökülmelerinin 14.04.2010 tarihindeki don olayına bağlı olarak gerçekleştiği, rizikonun teminat kapsamında bulunduğu, dosyada bulunan zeyilnameler göz önüne alınarak yapılan hesaplamada davacının zararının 11.112,88 TL olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 11.100 TL zarar bedelinin olay tarihi olan 14/04/2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Tarsim A.Ş. vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece, faiz başlangıcı olarak hasar tarihi kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesine uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde, kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, temerrüt tarihinin buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı Tarsim A.Ş. yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davalılar vekilinin Groupama Sigorta A.Ş. yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, 21.06.2005 tarih ve 25852 sayılı Resmi Gazete ile yayınlanarak yürürlüğe giren 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu ile üreticilerin bu kanunda belirtilen riskler nedeniyle uğrayacağı zararların tazmin edilmesi amacıyla tarım sigortaları uygulamasına geçilmiştir. Hangi risklerin teminat altına alınacağı anılan Kanun'un 12. maddesinde açıklanmıştır. Tarım sigortaları, Devlet desteğini zorunlu kılan çok yüksek riskli sigortalar olduğundan, ülkemiz koşulları itibariyle serbest piyasa şartlarında yapılmaları şu an itibariyle mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle tarım sigortalarının yapılabilmesi için kanun koyucu özel bir yapıya ihtiyaç duymuş, ‘Tarım Sigortaları Havuzu’ kurumunu oluşturmuştur. Bu yapının amacı 5363 sayılı Kanun'un 4. maddesinde etraflıca açıklanmış, devamı maddelerinde nasıl çalışacağı, görevleri ve hangi yetkilere sahip olacağı düzenlenmiştir. Kanun'un tamamı değerlendirildiğinde tarım sigortaları ile ilgili sistem, normal sigortalardan oldukça farklılıklar arz etmektedir. Özellikle yapılan tarım sigortaları karşılığında sigorta şirketi tarafından sigorta ettirenlerden tahsil edilen primlerin tamamı Tarım Sigortaları Havuzu'na aktarılmaktadır. Sigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı primler bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘kamu alacağı’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır. Tarım sigortaları düzenlemesinin asıl amacı, üreticilerin zararlarını karşılamak, uzun vadeli gelir istikrarına kavuşmalarını temin etmek, ekonomik ve sosyal bakımından toplumsal katkılar sağlamaktır. Bu yönüyle kamu düzenini ilgilendiren sigorta türü olduğunu söylemek mümkündür. Tarım sigortalarının işleyişinde temel unsur Tarım Sigortaları Havuzu'dur. 5363 sayılı Kanun’un 9. maddesinde bu Havuzun işletilmesine ilişkin iş ve işlemlerin, Havuza katılan ... şirketlerinin eşit oranda pay sahibi olacağı anonim şirket statüsünde kurulacak şirket tarafından yürütüleceği hükme bağlanmıştır. Aynı hükümde tazminat ödemeleri dahil olmak üzere şirketin görevleri sayılmıştır. Anılan Kanun'un 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım sigorta sözleşmelerini kendi adlarına akdedecekleri, prim ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
Bu Kanun çerçevesinde Havuzu işletmek üzere Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi A.Ş. (TARSİM) kurulmuştur. Somut olayda davacı bu havuzun ortağı olduğu anlaşılan davalı ...Ş. ile kayısı mahsulünü kapsayan “Groupama Sigorta Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortaları Poliçesi” düzenlemiştir. Anılan sigorta poliçesinden dolayı tazminat ödeme yükümlülüğü, TARSİM A.Ş.’ye aittir. Bu itibarla TARSİM adına poliçe tanzim eden davalı ... şirketine husumet yöneltilemeyeceği gözetilmeksizin işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
4- (3) nolu bentteki bozma sebeplerine göre davalı ...Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Sigorta 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5560 E. 2013/19810 K.
Ortak:kamu alacağı · zeyilname · sigorta ettiren · temerrüt tarihi · teminat kapsamı · ticari faiz · sigorta sözleşmesi · riziko · dava şartı · Sigorta
İncelediğiniz kararda… sonunda iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, meyve dökülmelerinin 14.04.2010 tarihindeki don olayına bağlı olarak gerçekleştiği, «rizikonun» «teminat kapsamında» bulunduğu, dosyada bulunan «zeyilnameler» göz önüne alınarak yapılan hesaplamada davacının zararının 11.112,88 TL olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 11.100 TL zarar bedelinin olay tarihi olan 14/04/2010 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak, mahkemece, faiz başlangıcı olarak «hasar» tarihi kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde, kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı Tarsim A.Ş. yararına bozulması gerekmişt …
Özellikle yapılan tarım sigortaları karşılığında sigorta şirketi tarafından «sigorta ettirenlerden» tahsil edilen primlerin tamamı Tarım Sigortaları Havuzu'na aktarılmaktadır.
Benzer bu kararda… sonunda iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, meyve dökülmelerinin 14.04.2010 tarihindeki don olayına bağlı olarak gerçekleştiği, «rizikonun» «teminat kapsamında» bulunduğu, dosyada bulunan «zeyilnameler» göz önüne alınarak yapılan hesaplamada davacının zararının 17.968,00 TL olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 17.968.00 TL zarar bedelinin olay tarihi olan 14/04/2010 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak, mahkemece, faiz başlangıcı olarak «hasar» tarihi kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde, kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı Tarsim A.Ş. yararına bozulması gerekmişt …
Özellikle yapılan tarım sigortaları karşılığında sigorta şirketi tarafından «sigorta ettirenlerden» tahsil edilen primlerin tamamı Tarım Sigortaları Havuzu'na aktarılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Sigorta 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5570 E. 2013/19809 K.
Ortak:kamu alacağı · zeyilname · sigorta ettiren · temerrüt tarihi · teminat kapsamı · ticari faiz · sigorta sözleşmesi · riziko · dava şartı · Sigorta
İncelediğiniz kararda… sonunda iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, meyve dökülmelerinin 14.04.2010 tarihindeki don olayına bağlı olarak gerçekleştiği, «rizikonun» «teminat kapsamında» bulunduğu, dosyada bulunan «zeyilnameler» göz önüne alınarak yapılan hesaplamada davacının zararının 11.112,88 TL olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 11.100 TL zarar bedelinin olay tarihi olan 14/04/2010 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak, mahkemece, faiz başlangıcı olarak «hasar» tarihi kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde, kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı Tarsim A.Ş. yararına bozulması gerekmişt …
Özellikle yapılan tarım sigortaları karşılığında sigorta şirketi tarafından «sigorta ettirenlerden» tahsil edilen primlerin tamamı Tarım Sigortaları Havuzu'na aktarılmaktadır.
Benzer bu kararda… sonunda iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, meyve dökülmelerinin 14.04.2010 tarihindeki don olayına bağlı olarak gerçekleştiği, «rizikonun» «teminat kapsamında» bulunduğu, dosyada bulunan «zeyilnameler» göz önüne alınarak yapılan hesaplamada davacının zararının 14519,40 TL olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 14500.00 TL zarar bedelinin olay tarihi olan 14/04/2010 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak, mahkemece, faiz başlangıcı olarak «hasar» tarihi kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7.
Maddesinde, kesinleşmiş «hasar» miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı Tarsim A.Ş. yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5573 E. 2013/20744 K.
Ortak:kamu alacağı · sigorta ettiren · temerrüt tarihi · teminat kapsamı · ticari faiz · sigorta sözleşmesi · ek prim · kamu düzeni · dava şartı · Sigorta
İncelediğiniz kararda… sonunda iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, meyve dökülmelerinin 14.04.2010 tarihindeki don olayına bağlı olarak gerçekleştiği, «rizikonun» «teminat kapsamında» bulunduğu, dosyada bulunan «zeyilnameler» göz önüne alınarak yapılan hesaplamada davacının zararının 11.112,88 TL olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 11.100 TL zarar bedelinin olay tarihi olan 14/04/2010 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak, mahkemece, faiz başlangıcı olarak «hasar» tarihi kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde, kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı Tarsim A.Ş. yararına bozulması gerekmişt …
Sigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘«kamu alacağı»’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, «hasarın» «teminat kapsamı» içerisinde bulunduğu gerekçesi ile 08/03/2012 tarihinde «ıslah» edilen davanın ıslah edildiği değer olan 18.445,00 TL üzerinden kabulüne, olay tarihi olan 14/04/2010'dan itibaren «ticari faiz» uygulanmasına, hükmedilen bu tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Sigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘«kamu alacağı»’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan Kanun 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feragat nedeniyle davanın reddi · davadan feragat · müteselsil sorumluluk · feragat · havale · ıslah · yetkisizlik kararı · kesin hüküm
Benzer bu kararda3-Davalılar vekilinin Groupama Sigorta A.Ş. yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacı vekili, vekaletnamesindeki «feragat» «yetkisine» dayanarak «havale» tarihli dilekçesi ve aynı tarihli duruşmada imzasıyla tevsik ettiği beyanları ile davalı Groupama Sigorta A.Ş'ye karşı talebinden feragat etmiştir.
Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Bu durumda mahkemece, davalı Groupama Sigorta A.Ş. yönünden «feragat nedeniyle davanın reddine» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde anılan davalının diğer davalı Tarsim A.Ş. ile birlikte hasardan «müteselsilen sorumlu» tutulması doğru olmamış, kararın Groupama Sigorta A.Ş. yönünden bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, «hasarın» «teminat kapsamı» içerisinde bulunduğu gerekçesi ile 08/03/2012 tarihinde «ıslah» edilen davanın ıslah edildiği değer olan 18.445,00 TL üzerinden kabulüne, olay tarihi olan 14/04/2010'dan itibaren «ticari faiz» uygulanmasına, hükmedilen bu tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5566 E. 2013/20943 K.
Ortak:kamu alacağı · sigorta ettiren · temerrüt tarihi · ticari faiz · sigorta sözleşmesi · ek prim · kamu düzeni · anonim şirket · dava şartı · Sigorta
İncelediğiniz kararda2- Ancak, mahkemece, faiz başlangıcı olarak «hasar» tarihi kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde, kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı Tarsim A.Ş. yararına bozulması gerekmişt …
Sigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘«kamu alacağı»’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan Kanun'un 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaSigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘«kamu alacağı»’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan Kanun 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
… layı olan zarar olduğu ve sigorta kapsamına girdiği, davacı vekili her ne kadar olay tarihini 13/04/2010 olarak belirterek davasını açmış ise de, 08/03/2012 tarihli «ıslah» dilekçesinde olay tarihini 14/04/2010 olarak düzeltiği ve bu hususun olgusal bir durum olduğu, davacının zararının 21.599,93 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle 08/03/2012 tarihinde ıslah edilen davanın, ıslah edildiği değer olan 18.350,00 TL üzerinden kabulü ile olay tarihi olan 14/04/2010 dan itibaren kabul edilen değere «ticari faiz» uygulanmasına, hükmedilen bu tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feragat nedeniyle davanın reddi · davadan feragat · müteselsil sorumluluk · feragat · havale · ıslah · kesin hüküm
Benzer bu karardaUyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Bu durumda mahkemece, davalı Groupama Sigorta A.Ş. yönünden «feragat nedeniyle davanın reddine» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde anılan davalının diğer davalı Tarsim A.Ş. ile birlikte hasardan «müteselsilen sorumlu» tutulması doğru olmamış, kararın bu nedenle Groupama Sigorta A.Ş. yönünden bozulması gerekmiştir.
3- Davalılar vekilinin Groupama Sigorta A.Ş. yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacı vekili, 10.03.2011 «havale» tarihli dilekçesi ve aynı tarihli duruşmada imzasıyla tevsik ettiği beyanları ile davalı Groupama Sigorta A.Ş.'ye karşı talebinden «feragat» etmiştir.
… layı olan zarar olduğu ve sigorta kapsamına girdiği, davacı vekili her ne kadar olay tarihini 13/04/2010 olarak belirterek davasını açmış ise de, 08/03/2012 tarihli «ıslah» dilekçesinde olay tarihini 14/04/2010 olarak düzeltiği ve bu hususun olgusal bir durum olduğu, davacının zararının 21.599,93 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle 08/03/2012 tarihinde ıslah edilen davanın, ıslah edildiği değer olan 18.350,00 TL üzerinden kabulü ile olay tarihi olan 14/04/2010 dan itibaren kabul edilen değere «ticari faiz» uygulanmasına, hükmedilen bu tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5574 E. 2013/20743 K.
Ortak:kamu alacağı · sigorta ettiren · temerrüt tarihi · teminat kapsamı · ticari faiz · sigorta sözleşmesi · ek prim · kamu düzeni · dava şartı · Sigorta
İncelediğiniz kararda… sonunda iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, meyve dökülmelerinin 14.04.2010 tarihindeki don olayına bağlı olarak gerçekleştiği, «rizikonun» «teminat kapsamında» bulunduğu, dosyada bulunan «zeyilnameler» göz önüne alınarak yapılan hesaplamada davacının zararının 11.112,88 TL olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 11.100 TL zarar bedelinin olay tarihi olan 14/04/2010 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak, mahkemece, faiz başlangıcı olarak «hasar» tarihi kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde, kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı Tarsim A.Ş. yararına bozulması gerekmişt …
Sigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘«kamu alacağı»’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, «hasarın» «teminat kapsamı» içerisinde bulunduğu gerekçesi ile 08/03/2012 tarihinde «ıslah» edilen davanın 9.893,66 TL yönünden kabulüne, 346,34 TL yönünden reddine, olay tarihi olan 14/04/2010 tarihinden itibaren kabul edilen değere «ticari faiz» uygulanmasına, hükmedilen bu tazminatın davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
2- Ancak, mahkemece, faiz başlangıcı olarak «hasar» tarihi kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde, kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı Tarsim A.Ş. yararına bozulması gerekmişt …
Sigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘«kamu alacağı»’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feragat nedeniyle davanın reddi · davadan feragat · müteselsil sorumluluk · feragat · havale · ıslah · yetkisizlik kararı · kesin hüküm
Benzer bu kararda3- Davalılar vekilinin Groupama Sigorta A.Ş. yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacı vekili, vekaletnamesindeki «feragat» «yetkisine» dayanarak «havale» tarihli dilekçesi ve aynı tarihli duruşmada imzasıyla tevsik ettiği beyanları ile davalı Groupama Sigorta A.Ş.'ye karşı talebinden feragat etmiştir.
Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Bu durumda mahkemece, davalı Groupama Sigorta A.Ş yönünden «feragat nedeniyle davanın reddine» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde anılan davalının diğer davalı Tarsim A.Ş. ile birlikte hasardan «müteselsilen sorumlu» tutulması doğru olmamış, kararın Groupama Sigorta A.Ş. yönünden bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, «hasarın» «teminat kapsamı» içerisinde bulunduğu gerekçesi ile 08/03/2012 tarihinde «ıslah» edilen davanın 9.893,66 TL yönünden kabulüne, 346,34 TL yönünden reddine, olay tarihi olan 14/04/2010 tarihinden itibaren kabul edilen değere «ticari faiz» uygulanmasına, hükmedilen bu tazminatın davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/622 E. 2013/17898 K.
Ortak:kamu alacağı · sigorta ettiren · temerrüt tarihi · sigorta sözleşmesi · ek prim · kamu düzeni · anonim şirket · sigorta poliçesi · dava şartı
İncelediğiniz kararda2- Ancak, mahkemece, faiz başlangıcı olarak «hasar» tarihi kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde, kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı Tarsim A.Ş. yararına bozulması gerekmişt …
Sigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘«kamu alacağı»’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan Kanun'un 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak, mahkemece, faiz başlangıcı olarak «hasar» tarihi kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde, kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı Tarsim yararına bozulması gerekmiştir.
Sigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘«kamu alacağı»’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan Kanun 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ıslah
Benzer bu kararda… 9/2011 ve 13/10/2011 tarihli bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu don olayının, ağaçların meyve döneminde gerçekleştiği ve meyvelerde oluşan «hasarın» «sigorta poliçesinin» kapsamı içinde bulunduğu gerekçesiyle, davanın «ıslah» edilen miktar olan 7.370,00 TL üzerinden kabulü ile olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilin …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/868 E. 2013/17897 K.
Ortak:kamu alacağı · sigorta ettiren · temerrüt tarihi · sigorta sözleşmesi · ek prim · kamu düzeni · anonim şirket · sigorta poliçesi · dava şartı
İncelediğiniz kararda2- Ancak, mahkemece, faiz başlangıcı olarak «hasar» tarihi kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde, kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı Tarsim A.Ş. yararına bozulması gerekmişt …
Sigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘«kamu alacağı»’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan Kanun'un 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaSigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘«kamu alacağı»’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan Kanun 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
… 9/2011 ve 13/10/2011 tarihli bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu don olayının, ağaçların meyve döneminde gerçekleştiği ve meyvelerde oluşan «hasarın» «sigorta poliçesinin» kapsamı içinde bulunduğu gerekçesiyle, davanın «ıslah» edilen miktar olan 4.800,00 TL üzerinden kabulü ile olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ıslah
Benzer bu kararda… 9/2011 ve 13/10/2011 tarihli bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu don olayının, ağaçların meyve döneminde gerçekleştiği ve meyvelerde oluşan «hasarın» «sigorta poliçesinin» kapsamı içinde bulunduğu gerekçesiyle, davanın «ıslah» edilen miktar olan 4.800,00 TL üzerinden kabulü ile olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilin …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18540 E. 2013/17899 K.
Ortak:kamu alacağı · sigorta ettiren · temerrüt tarihi · sigorta sözleşmesi · ek prim · kamu düzeni · anonim şirket · sigorta poliçesi · dava şartı
İncelediğiniz kararda2- Ancak, mahkemece, faiz başlangıcı olarak «hasar» tarihi kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde, kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı Tarsim A.Ş. yararına bozulması gerekmişt …
Sigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘«kamu alacağı»’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan Kanun'un 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaSigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘«kamu alacağı»’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan Kanun 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
… 9/2011 ve 13/10/2011 tarihli bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu don olayının, ağaçların meyve döneminde gerçekleştiği ve meyvelerde oluşan «hasarın» «sigorta poliçesinin» kapsamı içinde bulunduğu gerekçesiyle, davanın «ıslah» edilen miktar olan 4.020,00-TL üzerinden kabulü ile olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ıslah
Benzer bu kararda… 9/2011 ve 13/10/2011 tarihli bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu don olayının, ağaçların meyve döneminde gerçekleştiği ve meyvelerde oluşan «hasarın» «sigorta poliçesinin» kapsamı içinde bulunduğu gerekçesiyle, davanın «ıslah» edilen miktar olan 4.020,00-TL üzerinden kabulü ile olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilin …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/5567 E. , 2013/19808 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Tuzluca Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.09.2012 tarih ve 2011/32-2012/84 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı nezdinde bitkisel ürün sigorta poliçesi kapsamında sigortalı bulunan meyve bahçesinde 13.04.2010 tarihinde meydana gelen don olayı sebebiyle zarar meydana geldiğini, belirterek şimdilik 8.000,00 TL hasar bedelinin hasar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, hasarın çiçeklenme döneminde meydana gelmesi sebebiyle teminat kapsamı dışında bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, meyve dökülmelerinin 14.04.2010 tarihindeki don olayına bağlı olarak gerçekleştiği, rizikonun teminat kapsamında bulunduğu, dosyada bulunan zeyilnameler göz önüne alınarak yapılan hesaplamada davacının zararının 11.112,88 TL olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 11.100 TL zarar bedelinin olay tarihi olan 14/04/2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Tarsim A.Ş. vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece, faiz başlangıcı olarak hasar tarihi kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesine uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde, kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, temerrüt tarihinin buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı Tarsim A.Ş. yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davalılar vekilinin Groupama Sigorta A.Ş. yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, 21.06.2005 tarih ve 25852 sayılı Resmi Gazete ile yayınlanarak yürürlüğe giren 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu ile üreticilerin bu kanunda belirtilen riskler nedeniyle uğrayacağı zararların tazmin edilmesi amacıyla tarım sigortaları uygulamasına geçilmiştir. Hangi risklerin teminat altına alınacağı anılan Kanun'un 12. maddesinde açıklanmıştır. Tarım sigortaları, Devlet desteğini zorunlu kılan çok yüksek riskli sigortalar olduğundan, ülkemiz koşulları itibariyle serbest piyasa şartlarında yapılmaları şu an itibariyle mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle tarım sigortalarının yapılabilmesi için kanun koyucu özel bir yapıya ihtiyaç duymuş, ‘Tarım Sigortaları Havuzu’ kurumunu oluşturmuştur.
Bu yapının amacı 5363 sayılı Kanun'un 4. maddesinde etraflıca açıklanmış, devamı maddelerinde nasıl çalışacağı, görevleri ve hangi yetkilere sahip olacağı düzenlenmiştir. Kanun'un tamamı değerlendirildiğinde tarım sigortaları ile ilgili sistem, normal sigortalardan oldukça farklılıklar arz etmektedir. Özellikle yapılan tarım sigortaları karşılığında sigorta şirketi tarafından sigorta ettirenlerden tahsil edilen primlerin tamamı Tarım Sigortaları Havuzu'na aktarılmaktadır. Sigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı primler bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘kamu alacağı’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Tarım sigortaları düzenlemesinin asıl amacı, üreticilerin zararlarını karşılamak, uzun vadeli gelir istikrarına kavuşmalarını temin etmek, ekonomik ve sosyal bakımından toplumsal katkılar sağlamaktır. Bu yönüyle kamu düzenini ilgilendiren sigorta türü olduğunu söylemek mümkündür. Tarım sigortalarının işleyişinde temel unsur Tarım Sigortaları Havuzu'dur. 5363 sayılı Kanun’un 9. maddesinde bu Havuzun işletilmesine ilişkin iş ve işlemlerin, Havuza katılan ... şirketlerinin eşit oranda pay sahibi olacağı anonim şirket statüsünde kurulacak şirket tarafından yürütüleceği hükme bağlanmıştır. Aynı hükümde tazminat ödemeleri dahil olmak üzere şirketin görevleri sayılmıştır. Anılan Kanun'un 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım sigorta sözleşmelerini kendi adlarına akdedecekleri, prim ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
Bu Kanun çerçevesinde Havuzu işletmek üzere Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi A.Ş. (TARSİM) kurulmuştur. Somut olayda davacı bu havuzun ortağı olduğu anlaşılan davalı ...Ş. ile kayısı mahsulünü kapsayan “Groupama Sigorta Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortaları Poliçesi” düzenlemiştir. Anılan sigorta poliçesinden dolayı tazminat ödeme yükümlülüğü, TARSİM A.Ş.’ye aittir. Bu itibarla TARSİM adına poliçe tanzim eden davalı ... şirketine husumet yöneltilemeyeceği gözetilmeksizin işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
4- (3) nolu bentteki bozma sebeplerine göre davalı ...Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Tarsim A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Tarsim A.Ş. vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı Tarsim A.Ş. yararına bozulmasına, (3) nolu bentte açıklanan nedenle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı ...Ş. yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentteki bozma sebeplerine göre davalı ...Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 06.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/731113000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz