Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/15861 E. 2013/19763 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
marka hakkına tecavüz↗ haksız fiil↗ yetki↗ maddi tazminat↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava 5846 sayılı Kanun'dan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekilince mahkemeye sunulan 22.05.2013 tarihli dilekçe ile davanın dayanağının 556 sayılı KHK’nın 66/a ve 68. maddeleri ile 5846 sayılı FSEK’nın 68. maddesi olduğu belirtilmiştir. Mahkemece davanın, FSEK’ya dayandığı vurgulanmış ve yukarıda yazılı gerekçeyle davanın yetki yönünden reddine karar verilmiştir. Ancak, 556 sayılı KHK'ya göre marka hakkına tecavüz davasının marka sahibinin ikametgahında açılabileceği gibi 5846 sayılı FSEK’nın 66/son maddesine göre eser sahibinin dolayısıyla eser sahibinden mali hakları devralanın ikametgahında tecavüz davasının açılabileceği; haksız fiil olarak düşünüldüğünde de, 6100 sayılı HMK’nın 16. maddesine göre zarar gören davacının ikametgahında bu davanın görülebileceği gözden kaçırılarak, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/193 E. 2018/5752 K.
Ortak:yetki
İncelediğiniz karardaMahkemece davanın, FSEK’ya dayandığı vurgulanmış ve yukarıda yazılı gerekçeyle davanın «yetki» yönünden reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece davalının «yerleşim yerinin» ... olduğu, davalının takibe dayanak yapılan «ihtiyati haciz» kararının tarafı olmadığı, davalı yönünden alacağın varlığını kanıtlayan bir belge de sunulmadığı, «genel yetki kuralı» gereği takibin borçlunun ikametgah mahkemesinde başlatılması gerektiği, yetkili icra dairesinin ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:genel yetki kuralı · genel yetki · yerleşim yeri · ihtiyati haciz · usulden reddi · haciz · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu karardaMahkemece davalının «yerleşim yerinin» ... olduğu, davalının takibe dayanak yapılan «ihtiyati haciz» kararının tarafı olmadığı, davalı yönünden alacağın varlığını kanıtlayan bir belge de sunulmadığı, «genel yetki kuralı» gereği takibin borçlunun ikametgah mahkemesinde başlatılması gerektiği, yetkili icra dairesinin ...
Mahkemece davalı davada bir vekil ile «temsil» edilmemiş olmasına rağmen lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün aşağıda yazılı olduğu şekilde davacı yararına düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
İcra Müdürlüğü olduğu, yetkili icra dairesinde başlatılmış takip bulunmadığı gerekçeleriyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… kmiştir. ...- Dava icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup mahkemece yetkili icra dairesinde başlatılmış bir takip olmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/15861 E. , 2013/19763 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.06.2013 tarih ve 2012/72-2013/317 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin yayın ve satış hakkına sahip olduğu kitapların, davalılar tarafından müvekkilinin izini bulunmadan, fotokopi yoluyla çoğaltılıp kitap haline getirilip satılarak haksız kazanç elde edildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.000,00 TL maddi tazminatın 27.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, yetki itirazında bulunarak davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın FSEK'den kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olup, tecavüzün ref'i davalarında yetkili mahkemenin, HMK'nın 6. maddesi uyarınca genel yetkili mahkeme sıfatıyla davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu, ayrıca, fikri haklara yapılan tecavüzün haksız fiil niteliği taşıdığı hallerde, davanın HMK'nın 16. maddesi uyarınca haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu, FSEK’nın 66/5. maddesi ile ayrıca eser sahibine, ikamet ettiği yerde de tecavüzün ref'i ve men davası açma yetkisinin verildiğini, tazminat davalarının FSEK’nın 66/son maddesindeki yetkili mahkemelerde açılmasının imkansız olduğu, davalılardan ...
ve ...’ın Kırşehir'de, ...’ın ise Ergani/Diyarbakır'da ikamet ettiği, haksız fiilin işlendiği yerin Kırşehir olduğu, buna göre haksız fiilin gerçekleştiği ve ortak yetkili yer olan Kırşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin yetkili bulunduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Kırşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne (FSHHM sıfatıyla) gönderilmesine, süresi içinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmez ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava 5846 sayılı Kanun'dan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekilince mahkemeye sunulan 22.05.2013 tarihli dilekçe ile davanın dayanağının 556 sayılı KHK’nın 66/a ve 68. maddeleri ile 5846 sayılı FSEK’nın 68. maddesi olduğu belirtilmiştir. Mahkemece davanın, FSEK’ya dayandığı vurgulanmış ve yukarıda yazılı gerekçeyle davanın yetki yönünden reddine karar verilmiştir. Ancak, 556 sayılı KHK'ya göre marka hakkına tecavüz davasının marka sahibinin ikametgahında açılabileceği gibi 5846 sayılı FSEK’nın 66/son maddesine göre eser sahibinin dolayısıyla eser sahibinden mali hakları devralanın ikametgahında tecavüz davasının açılabileceği; haksız fiil olarak düşünüldüğünde de, 6100 sayılı HMK’nın 16. maddesine göre zarar gören davacının ikametgahında bu davanın görülebileceği gözden kaçırılarak, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/731088200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz