6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticari kredi temerrüt faizi oranı ve gayri nakit alacak talebine ilişkin eksik inceleme

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/933 E. 2025/774 K. · · İlk derece: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalusul emsali

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)Çek

Davacının nitelemesi: Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Genel kredi sözleşmesine dayanan ticari kredi alacaklarında temerrüt faizi oranı, sözleşmenin ilgili maddesinde belirlenen hesaplama yöntemine (TCMB'ye bildirilen en yüksek kredi faiz oranı + belirlenen yüzde ilavesi) göre tespit edilmeli; mahkemenin bu orandan daha yüksek bir orana hükmetmesi davacı aleyhine olamayacağından bu yöndeki istinaf sebebi (daha yüksek oran talebi) reddedilir. Gayri nakit alacak (çek garanti/depo) talebi harca esas değere dahil edilmemişse ayrıca maktu harca tabidir; mahkemenin bu harç eksikliğini resen gözeterek tamamlatma için süre vermeden gayri nakit alacak talebi hakkında hiçbir hüküm kurmaması, uyuşmazlığın çözümünde etkili delillerin toplanıp değerlendirilmemesi niteliğinde olup kararın kaldırılmasını ve dosyanın yeniden inceleme için ilk derece mahkemesine gönderilmesini gerektirir.

Ele alınan sorunlar

Ticari kredi temerrüt faizi oranının sözleşmeye göre tespiti → ret

İddia: Davacı vekili, sözleşmenin 11. maddesi gereği temerrüt faiz oranının TCMB'ye bildirilen en yüksek kredi faiz oranının %50 fazlası olarak %46,80 olması gerektiğini, bilirkişinin ve mahkemenin bu oranı %39 olarak hatalı ve eksik belirlediğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dava konusu ticari kredi borçlarının büyük kısmı 31.01.2017 tarihli sözleşme kapsamında kullandırıldığından, temerrüt faizi oranının tespitinde bu sözleşme esas alınmalıdır. Sözleşmenin 11.b maddesinde, bankanın TCMB'ye bildirdiği kredi faiz oranlarından muacceliyet tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına bu oranın %30 ilavesiyle bulunacak oranda temerrüt faizi uygulanacağı düzenlenmiştir. Davacı tarafça sunulan faiz bildirim yazısına göre ticari krediler için TCMB'ye bildirilen en yüksek faiz oranı %27,95 olup, buna göre uygulanabilecek temerrüt faizi oranı %36,335'tir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve ilk derece kararında ise %39 oranı esas alınarak hesaplama yapılmıştır. Bu haliyle mahkemece davacının sözleşmeye göre talep edebileceği orandan daha fazla bir orana hükmedilmiş olduğundan, davacının bu yöndeki istinaf sebebi (oranın daha da yüksek olması gerektiği iddiası) yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Gayri nakit alacak talebi yönünden hüküm kurulmaması → kabul

İddia: Davacı vekili, ilk derece mahkemesinin gayri nakit alacak (çek garanti/depo) talebi hakkında hiçbir karar vermediğini, harç eksikliğinin tamamlatılması için kendisine süre verilmediğini ve bu hususun usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacı tarafça takip talebinde ve dava dilekçesinde gayri nakit alacağın (çek garanti tutarının) depo edilmesi talep edilmiş, ancak harca esas değer olarak yalnızca nakit alacak toplamı gösterilmiş ve peşin harç bu tutar üzerinden yatırılmıştır. Gayri nakit alacak talebi için ayrıca maktu harç yatırılması gerekmekte olup, bu talebin harca esas değere dahil edilmesi gerekmez. Mahkemenin harç eksikliğini resen gözeterek davacıya tamamlama için süre vermesi gerekirken bu hususu ihmal ederek gayri nakit alacak hakkında hiçbir hüküm kurmaması hatalıdır. Davacı, karar sonrası verdiği dilekçeyle kararın tamamlanmasını talep ederek başvuru harcını da yatırmıştır; bu nedenle mahkemece gayri nakit alacak talebi yönünden de hüküm kurulması gerekir. Kredi sözleşmelerinin ilgili maddeleri uyarınca kefiller de çek garanti tutarlarından asıl borçluyla birlikte sorumludur. Ayrıca, sorumluluk bedeli talep edilen çeklerden bir kısmının icra takibi sonrasında bankaya ibrazında karşılıksız çıkması nedeniyle bankaca ibraz edenlere zorunlu karşılık ödemesi yapıldığı görülmekte olup, takip talebinde gayri nakit borcun nakde dönüşmesi halinde bu tutarın temerrüt faizi ve gider vergisiyle birlikte tahsili talep edilmiştir. Bu itibarla icra takibi sonrası nakde dönüşen çek sorumluluk bedelleri bakımından ek bilirkişi incelemesi yapılarak nakde dönüşenlerin nakit alacak olarak karara bağlanması gerekirken bu hususta hiçbir karar verilmemesi doğru olmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Ticari kredi sözleşmelerinde temerrüt faizi oranının sözleşme hükmüne göre tespiti ile gayri nakit alacak taleplerinde harç eksikliğinin resen gözetilmesi gerektiği ve bu eksikliğin giderilmeden hüküm kurulmamasının usule aykırılık oluşturduğu yönündeki tespitler bakımından emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali genel kredi sözleşmesi müteselsil kefalet temerrüt faizi gayri nakit alacak çek garanti bedeli harca esas değer maktu harç eksik harcın tamamlatılması icra inkar tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 68/b-1 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-6HMK 362(1)-g

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/933

KARAR NO 2025/774

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 09/12/2021

NUMARASI 2019/524 Esas - 2021/770 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili banka tarafından kredi borçlusu ... Ltd. Şti'ne diğer davalıların kefaletiyle akdedilen genel kredi sözleşmesine istinaden krediler kullandırıldığını, borçlunun kredi hesaplarının 01.04.2019 tarihinde kat edilerek Gebze ... Noterliğinin 03/04/2019 tarihli ihtarnamesi gönderildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle davalılar hakkında İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların borca haksız olarak itiraz ettiklerini, alacak muaccel olup banka defter ve kayıtlarıyla sabit olduğunu, talep edilen temerrüt faizinin sözleşmenin 11.b maddesine ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davalıların itirazının iptali ile davalılar aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili; müvekkillerinin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, genel kredi sözleşmesinin 13.2.b maddesi genel işlem şartı niteliğinde olduğundan geçersiz olduğunu, bu nedenle müvekkillerinin borçlarının olmadığını her türlü delille ispatlayabileceğini, müvekkilleri borca itirazında haklı olduğundan müvekkilleri aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davacı banka ve davalı ... Tekstil arasında 31.07.2017 tarihli 1.500.000-TL limitli genel kredi ve teminat sözleşmesi akdedildiği, davalı gerçek kişilerin söz konusu genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, kefalet sözleşmesi geçerli olup, davalı kefillerin anılan sözleşmenin akdedildiği tarihlerde borçlu şirketin ortağı oldukları, bu durumda TBK'nın 584 maddesi uyarınca eş muvafakatinin aranmayacağı, davacı banka tarafından hesap kat edilerek Gebze ... Noterliğinin 03.04.2019 tarihli ihtarnamesinin keşide edildiği, davalı asıl borçlu şirkete gönderilen ihtarnamenin 05/04/2019 tarihinde iade edildiği, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 13.2 maddesi uyarınca tebliğ edilmiş sayılabileceği, ihtarname ile verilen 1 günlük sürenin sonunda davalı asıl borçlu şirketin temerrüdünün 07/04/2019 tarihi itibari ile gerçekleştiği, davalı kefillere gönderilen ihtarnamelerin 05/04/2019 tarihinde iade edildiği, bu durumda temerrütlerinin 17/04/2019 takip tarihi itibari ile gerçekleştiği anlaşılmış olup, bilirkişi heyeti raporuna göre davacı bankanın takip tarihi itibari ile davalı şirketten toplam 604.584,06-TL asıl alacak, 6.306,66-TL işlemiş faiz, 315,33-TL BSMV talebinde haklı olduğu, davalı kefiller ...

ve ...'dan 602.395,03-TL asıl alacak, 5.559,43-TL işlemiş faiz, 277,97-TL BSMV talebinde haklı olduğu, alacağın likit ve davalı borçluların itirazlarında haksız olduğunun anlaşılması karşısında icra inkar tazminatına hükmedildiği, davacı alacaklının kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davalıların kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verildiği, diğer yandan dava dilekçesinde harca esas değer olarak takibe konu nakit toplamı olan 625.493,16-TL yazılmış olup, harç bu tutar üzerinden yatırıldığından, takibe konu gayri nakit alacak talebi yönünden hüküm kurulmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalıların itirazının kısmen iptali ile, davalı ... Tekstil yönünden (tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile) takibin 604.584,06-TL asıl alacak, 6.306,66-TL işlemiş faiz, 315,33-TL BSMV üzerinden ve asıl alacağın 121.503,13-TL'sine takip tarihinden itibaren yıllık %31,80 oranında, asıl alacağın 481.438,02-TL'sine takip tarihinden itibaren yıllık %39 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 gider vergisi uygulanmak sureti ile takibin devamına, davalı kefiller ...

ve ... yönünden (tahsilde tekerrür olmamak ve kefâlet limiti ile sorumlu olması kaydı ile) takibin 602.395,03-TL asıl alacak, 5.559,43-TL işlemiş faiz, 277,97-TL BSMV üzerinden ve asıl alacağın 120.957,01-TL'sine takip tarihinden itibaren yıllık %31,80 oranında, asıl alacağın 481.438,02-TL'sine takip tarihinden itibaren yıllık %39 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 gider vergisi işletilerek takibin devamına, fazla talebin reddine, hüküm altına alınan alacağın (610.890,72-TL) %20'si üzerinden hesaplanan 122.178,14-TL icra inkar tazminatının (davalı kefiller ... ve ...'nın 121.590,89-TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, yasal koşulları oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; mahkemece gayri nakit alacak talepleri açısından herhangi bir karar verilmediğini, sözleşmenin 11. maddesi gereği temerrüt faiz oranının, temerrüt tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın %50 ilavesi suretiyle bulunacak oran üzerinden belirlenmesi gerektiğini, müvekkili tarafından TCMB'ye bildirilen azami faiz oranlarına ilişkin genelgesindeki oranın %50 ilavesi suretiyle bulunan ve uygulanması gereken temerrüt faiz oranının %46,80 olduğunu, mahkemece temerrüt faizi oranı tespiti hatalı yapıldığından işlemiş temerrüt faizi ve BSMV'nin eksik hesaplandığını, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada, sözleşme hükümlerinin yok sayılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ticari krediler için akit serbestisi ve sözleşme hükmü gereği yıllık %46,80 faiz talep edildiğini, ancak mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde belirlenen %39 oranın eksik ve hatalı olduğunu, ayrıca gayri nakit alacak talepleri yönünden hüküm kurulmadığı ,yargılama süresince müvekkiline eksik harcın tamamlanması için süre verilmediğini, bu sebeple gayri nakit risk depo bedeli yönünden hüküm verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 08.03.2022 tarihinde HMK 305/a maddesi uyarınca hükmün tamamlanmasını talep ettiklerini, ancak mahkemece henüz karar verilmediğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı banka ile asıl borçlu davalı ... arasında 27.01.2016 ve 31.01.2017 tarihli genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, diğer davalıların da sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, kredi geri ödemesinin yapılmaması nedeniyle kredi hesabının 01.04.2019 tarihi itibariyle kat edildiği, 03.04.2019 tarihli kat ihtarının 05.04.2019 tarihi itibariyle her üç davalıya da tebliğ edilemeyerek iade edildiği, bu durumda asıl borçlunun İİK'nın 68/b-1. maddesi hükmü gereğince temerrüte düştüğü, ancak davalı kefillere tebligat yapılamaması nedeniyle ancak takip tarihi itibariyle temerrüte düştükleri, davacı tarafından dava ve takip talebinde 612.910,02-TL asıl alacak, 11.984,13-TL işlemiş faiz, 599,01-TL BSMV olmak üzere toplam 625.493,16-TL nakit alacak ve asıl alacağa takip tarihinden %46,80 oranında temerrüt faizi işletilmesi ve ayrıca 58.435-TL gayri nakit alacağın depo edilmesinin talep edildiği, davalıların borca itirazı üzerine açılan işbu davada ise mahkemece bilirkişi tarafından ticari kredi borçları yönünden akdi faiz olarak %19,50 oranında avans üzerinden %100 fazlası oranında bulunan %39 temerrüt faiz oranı esas alınarak yapılan hesaplama sonucunda tespit edilen alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verildiği, gayri nakit alacak talebi yönünden ise dava dilekçesinde harca esas değer olarak takibe konu nakit alacak miktarının gösterildiği, ve harcın da bu tutar üzerinden yatırıldığı gerekçesiyle bir karar verilmediği anlaşılmaktadır.

Kredi kartı borçlarından kaynaklanan alacak bakımından herhangi bir istinaf nedeni ileri sürülmemiş olup, davacı vekilince ticari kredilerden kaynaklanan alacak bakımından temerrüt faizi oranının hatalı belirlendiği ve bu nedenle eksik alacağa hükmedildiği ileri sürülmüştür. Davacı tarafça sunulan hesap ekstreleri ve kredi kullandırım belgelerine göre, dava konusu ticari kredi borçlarını oluşturan kredi hesaplarının ikisi dışında tümünün sonraki sözleşme olan 31.01.2017 tarihli sözleşme sonrasında kullandırıldığı, ilk sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin tamamının ödenerek kapatıldığı görülmektedir. Bu durumda temerrüt faiz oranının tespiti bakımından 31.01.2017 tarihli sözleşme hükmünün esas alınması gerekir.

Sözleşmenin11.b maddesinde; ''... bankanın mevzuat gereğince TCMB'ye bildirdiği kredi faiz oranlarından muacceliyet tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın %30 ilavesi ile bulunacak oranda temerrüt faizi tatbik edileceği ..." düzenlenmiş olup, davacı tarafça sunulan faiz bildirim yazısında ise ticari krediler bakımından TCMB bildirilen en yüksek faiz oranının %27,95 olduğu görülmektedir. Bu durumda sözleşmenin 11.b maddesi hükmüne göre davacının işbu dava konusu ticari krediler bakımından talep edebileceği temerrüt faizi oranı, %27,95 oranının %30 fazlası olarak %36,335 olarak tespit edilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise ticari krediler bakımından %39 temerrüt faizi üzerinden hesaplama yapılmış, mahkemece de bu orana göre hesaplanan alacağa hükmedilerek asıl alacağa takip tarihinden itibaren de bu oran üzerinden temerrüt faizi işletilmesine hükmedilmiştir.

Bu haliyle mahkemece davacının talep edebileceği faiz oranından daha fazlasına hükmedilmiş olup, davacı vekilinin temerrüt faizi oranına ilişkin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Davacı tarafça takip talebinde 58.435-TL gayrı nakit alacağın depo edilmesi talep edilmiş olup, dava dilekçesinde de aynı talep ileri sürülmüş ancak harca esas değer nakit alacak toplamı olarak gösterilmiş olup, peşin harç da bu tutar üzerinden yatırılmıştır. Oysa gayri nakit alacak talebi yönünden de ayrıca maktu harç yatırılması gerekmektedir. Bu durumda maktu harca tabi gayrı nakit alacağın harca esas değer olarak gösterilmesi gerekmemektedir. Mahkemece bu durumda harç eksikliğinin resen gözetilerek eksik harcın tamamlatılması için davacı tarafa süre verilmesi gerekirken, mahkemece bu husus ihmal edilerek herhangi bir işlem yapılmamıştır.

Davacı tarafça karar sonrası sunulan 08.03.2022 tarihli dilekçe ile kararın tamamlanması talep edilerek başvuru harcı da yatırılmıştır. Bu nedenle mahkemece davacının gayrı nakit alacak talebi yönünden de bir hüküm verilmesi gerekmektedir. Taraflarca imzalanan genel kredi sözleşmelerinin 10.9 ve 10.13 maddelerinde kefillerin çek garanti tutarlarından sorumlu olduğu açıkça düzenlenmiş olmakla, gayrı nakit alacaktan asıl borçlu ile birlikte davalı müteselsil kefiller de sorumludur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda da 29 adet çek için davacının 58.870-TL depo talep edebileceği belirlenmiştir. Somut olayda sunulan delillerden; sorumluluk bedelinin depo edilmesi talep edilen çeklerin bir kısmının icra takip tarihi sonrasında bankaya ibrazında karşılıksız çıkması nedeniyle davacı bankaca ibraz edenlere çek zorunlu karşılık tutarlarının ödendiği sunulan çek görüntü ve makbuzlardan anlaşılmaktadır.Davacı tarafça takip talebinde, gayrı nakit borcun takip sırasında nakde dönüşmesi halinde temerrüt faizi ve faizin gider vergisi ile birlikte tahsili talep edilmiştir.

Bu durumda icra takibi sonrası nakde dönüşen çek sorumluluk bedelleri bakımından da inceleme yapılarak, bu hususta ek bilirkişi raporu alınarak nakde dönüşenlerin nakit alacak olarak karara bağlanması gerekirken, yazılı gerekçeyle bir karar verilmemiş olması doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanıp değerlendirilmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/12/2021 Tarih 2019/524 Esas - 2021/770 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/05/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/73043 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.