Fatura alacağında teslim ispat yükü satıcıda; tanıkla ispat sınırı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1614 E. 2025/776 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan Fatura Alacağı ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım
Gerekçe özeti
Fatura alacağına dayalı itirazın iptali davasında, fatura konusu mal veya hizmetin teslim edildiğinin ispat yükü davacı satıcıya aittir; fatura ve davacının tek taraflı ticari defter kayıtları, yasal delillerle desteklenmedikçe teslimi kanıtlamaya yetmez. Teslim fişleri ile fatura içeriğinin örtüşmemesi, teslim fişlerinin fatura tarihinden uzun süre önce düzenlenmiş olması ve sevk irsaliyesinde teslim alan imzasının bulunmaması gibi hususlar teslimin ispatlanamadığı sonucunu doğurur. Ayrıca dava değeri kanuni sınırı aştığında, HMK 200 uyarınca teslim iddiasının tanıkla ispatı mümkün değildir.
Ele alınan sorunlar
Fatura konusu malların teslim edildiğinin ispat yükü ve ispat vasıtaları → ret
İddia: Davacı vekili, müvekkilinin usulüne uygun ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiğini, bilirkişi raporunda davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiğini, malların davalıya teslim edildiğini, teslim fişlerini imzalayan kişinin tanık olarak dinlenmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın kabulünü talep etmiştir.
Gerekçe: Fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya aittir; yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Davacı, fatura konusu malların davalıya teslim edildiğini uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamak zorundadır. Yapılan bilirkişi incelemesinde, dava konusu faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalıya tebliğine dair kayıt bulunmadığı, davalının BA bildirimlerinde yer almadığı, davacının kendi defterlerinde alacaklı görünmesine karşın davalı defterlerinde buna karşılık gelen bir borç bulunmadığı tespit edilmiştir. Sunulan sevk irsaliyesinde teslim alan imzası yoktur. Teslim fişlerinde imza bulunmakla birlikte bu fişler fatura tarihinden 3-4 ay önce düzenlenmiş olup bu durum olağan değildir; ayrıca fatura içeriği mallarla teslim fişi içerikleri (yara bandı dışındaki mallar) birbirini doğrulamamakta, yara bandı kalemlerinde de miktar ve bedel farklılığı bulunduğundan teslim fişlerindeki malların dava konusu fatura içeriğindeki mallarla aynı olduğu kabul edilememiştir. Bu nedenle davacının teslim iddiası kanıtlanamamıştır. Tanık deliline dayanılmış olsa da HMK'nın 200. maddesi uyarınca davanın değeri itibariyle iddianın tanıkla ispatı mümkün değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Fatura alacağına dayalı itirazın iptali davalarında, mal/hizmet tesliminin ispat yükünün satıcıda olduğu, faturanın ve tek taraflı ticari defter kaydının tek başına teslimi ispatlamayacağı, teslim belgeleri ile fatura içeriği arasındaki uyumsuzluğun ispatı engelleyeceği ve HMK 200 kapsamında dava değerinin üzerindeki iddianın tanıkla ispat edilemeyeceği yönünde bölgesel ikna edici bir emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ fatura alacağı↗ ispat yükü↗ ticari defter kaydı↗ sevk irsaliyesi↗ teslim fişi↗ tanıkla ispat sınırı (HMK 200)↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/1614
KARAR NO 2025/776
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 08/06/2022
NUMARASI 2020/826 Esas - 2022/641 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili tarafından davalı borçlu aleyhine 30.07.2019 tarihli 12.721,01-TL tutarındaki fatura için Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirket ile davalı arasında ticari ilişkiden kaynaklı bir borç mevcut olup, bu hususun fatura ile belgelendirilmiş olmasına rağmen davalının haksız ve dayanaksız olarak icra takibine itiraz ettiğini belirterek, davalının takibe itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; fatura ve fatura konusu malların müvekkiline teslim edilmediğini, faturanın müvekkilinin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını, bu sebeple dava konusu edilen faturadan kaynaklı olarak müvekkilinin davacıya bir borcunun olmadığını, faturanın tek başına ispata elverişli olmadığını, faturanın müvekkiline teslimi dahi kanıtlanmamışken fatura tarihinden itibaren faiz talep edilmesinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; icra takibine dayanak 30.07.2019 tarihli faturanın usulüne uygun düzenlendiği, fatura muhteviyatının ve faturanın teslimi hususunda fatura üzerinde imza veya bir belge bulunmadığı, davacının düzenlediği 30.07.2019 tarihli sevk irsaliyesinde teslim alan imzası bulunmadığı, faturanın davalının BA bildiriminde yer almadığı, davacının alacak iddiasını ispat yükü altında olduğu, ancak ticari defter incelemesinde davacının alacaklı olmadığının anlaşıldığı, davacının alacağına dair bunun dışında herhangi bir belge sunmadığı, yemin deliline başvurmadığı, dava dışı 3. kişiye yemin teklif edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine, şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; müvekkilinin usulüne uygun tutulmuş ticari defterleri lehine delil teşkil etmekte olup davanın kabulünün gerektiğini, bilirkişi raporunda müvekkili şirketin ticari defterlerinde davalıdan 12.720,33-TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, davalının faturayı kötü niyetli olarak tebliğ almadığını, ancak malların davalıya teslim edildiğini, faturaya konu malları davalı şirkete teslim eden müvekkili şirket çalışanlarının tanık olarak dinlenilmediğini, fatura konusu malların tesliminde davalı çalışanları tarafından mal teslim fişlerinin imzalandığını, teslim alanlardan ... isimli kişi çalışan olarak gözükse de borçlardan ötürü şirketi oğlu ... adına yaparak şirketi gayrı resmi olarak yönettiğini, bu nedenle teslim fişini imzalayan ...'ün tanık olarak beyanının alınmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, fatura alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Bu durumda fatura konusu malların davalıya teslim edildiğini ispat yükü davacıya aittir. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır. Mahkemece tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde; davacı tarafça takip konusu edilen 30.07.2019 tarihli ve 12.721,01-TL tutarlı faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, faturanın davalıya tebliğine dair bir kayıt bulunmadığı, faturanın davalının BA bildirimlerinde de yer almadığı, davacının kendi ticari defterlerinde davalıdan 12.720,33-TL alacaklı olduğu, davalının defterlerinde ise davacıya bir borç bulunmadığı tespit edilmiştir.
Davacı tarafça sunulan sevk irsaliyesinde teslim alan imzası bulunmamaktadır. Davacı tarafça malların teslimi hususunda sunulan 26.03.2019, 03.04.2019 ve 04.04.2019 tarihli teslim fişlerinde teslim alan imzaları bulunmaktadır. Malların teslim edilip faturanın sonradan düzenlenmesi mümkün olmakla birlikte, teslim fişlerinin fatura tarihinden 3-4 ay gibi uzun bir süre öncesinde düzenlenmiş olması olağan değildir. Fatura içeriği malların listesi ile teslim fişleri içeriklerinin karşılaştırılmasında da yara bandı dışındaki mallar bakımından fatura ile teslim fişlerinin birbirini doğrulamadığı, teslim fişlerindeki malların dava konusu fatura içeriğindeki mallar olmadığı görülmektedir. Yara bandı bakımından ise fatura ve teslim fişi arasında miktar ve bedel bakımından farklılık bulunmakta olup, taraflar arasında önceye dayalı ticari ilişki bulunduğu da gözetildiğinde, teslim fişi içeriği yara bantlarının dava konusu fatura içeriğindeki yara bantları olduğunun kabulü mümkün değildir.
Dolayısıyla davacının teslim iddiası kanıtlanamamıştır. Davacı tarafça her ne kadar tanık deliline dayanılmış ise de, HMK'nın 200. maddesi uyarınca davanın değeri itibariyle iddianın tanıkla ispatı da mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 235-TL harcın mahsubu ile kalan 380,40-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/05/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/73041 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi