Yönetim kurulu ibrası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/3546 E. 2013/19573 K. ·
OnandıKesinlik belirsiz
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kurulu ibrası↗ yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu↗ ttk 309/4↗ tasdik kararı↗ ibra↗ mirasçılık↗ kâr payı↗ yönetim kurulu kararı↗ zamanaşımı↗
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 5 yıllık
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yönetim kurulu hakkında ibra kararı alındığı, bilançolar ve gelir tablosunun okunup tasdik edildiği, genel ibra kararının sorumlu organ üyelerinin tamamını, bütün hesap ve faaliyet dönemini kapsadığını, geçerli ibra nedeniyle yönetim kurulu üyelerinin bir sorumluluğunun bulunmadığını, payı devralan mirasçıları da bağlayacağını, taşınmaz satışlarının bilanço ve faaliyet raporunda gösterildiği, satıştan elde edilen gelirin sermayeye eklenmesi hususunda 30.03.2005 tarihi itibariyle genel kurul kararı alındığı, bu itibarla ortakların satış fiyatından satıldığı yıl itibariyle haber aldıkları, genel kurul tarihinde zamanaşımı süresinin işlemeye başlayıp dava tarihi itibariyle TTK 309'uncu maddesi uyarınca 5 yıllık sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7656 E. 2014/19282 K.
Ortak:yönetim kurulu kararı · zamanaşımı · zamanaşımı 5 yıllık
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «yönetim kurulu» hakkında «ibra» kararı alındığı, bilançolar ve gelir tablosunun okunup «tasdik» edildiği, genel ibra kararının sorumlu organ üyelerinin tamamını, bütün hesap ve faaliyet dönemini kapsadığını, geçerli ibra nedeniyle yönetim kurulu üyelerinin bir sorumluluğunun bulunmadığını, «payı» devralan «mirasçıları» da bağlayacağını, taşınmaz satışlarının bilanço ve faaliyet raporunda gösterildiği, satıştan elde edilen gelirin sermayeye eklenmesi hususunda 30.03.2005 tarihi itibariyle genel kurul kararı alındığı, bu itibarla ortakların satış fiyatından satıldığı yıl itibariyle haber aldıkları, genel kurul tarihinde «zamanaşımı» süresinin işlemeye başlayıp dava tarihi itibariyle TTK 309'uncu maddesi uyarınca 5 yıllık sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… dia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 20.07.2007 tarihine kadar yapılan eylem ve işlemler bakımından TTK’nun 309. maddesindeki 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğundan davalı «yönetim kurulu» üyelerinin bu tarihten sonraki eylem ve işlemleri bakımından değerlendirilmesi gerektiği, davacının yönetim kurulu üyeleri olan davalıların şirket yönetimindeki ku …
Farklı:doğrudan zarar · şirket zararı
Benzer bu karardaDava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının iddia ettiği zararların «şirketin zararı» olması nedeniyle ancak şirkete verilmesini isteyebilmesine ve davacının «doğrudan zararını» da ispatlayamamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/3546 E. , 2013/19573 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.12.2012 tarih ve 2011/163-2012/270 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların Selnikel Isıtma ve Klima Cihazları A.Ş.'nin yönetim kurulu üyesi olduklarını, şirkete ait bir kısım taşınmazı değerinin altında sattıklarını, bu itibarla şirket malvarlığının ve ortakların kar payı alacağının haksız bir şekilde azaltıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 25.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile şirkete ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının ve diğer mirasçıların ortaklık hakkına miras şirketi olarak sahip bulunduklarını, davanın bu miras şirketi tarafından birlikte açılabileceğini, söz konusu taşınmazın üzerinde satış tarihinde İl İdare Kurulu'nca verilmiş kamu yararı kararı ve belediye imar planında "mesleki ve teknik öğretim tesisleri alanı" şerhinin bulunduğunu, yönetim kurulunun 2005 yılında murisin itirazı olmaksızın ibra edildiğini, şirkette sadece yüzbinde beş hisse sahibi davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, hakkın suistimali niteliği taşıdığını, davacının doğrudan bu davayı açamayacağını zira öncelikle genel kurul kararı alıp denetçi tarafından davanın açılmasını sağlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yönetim kurulu hakkında ibra kararı alındığı, bilançolar ve gelir tablosunun okunup tasdik edildiği, genel ibra kararının sorumlu organ üyelerinin tamamını, bütün hesap ve faaliyet dönemini kapsadığını, geçerli ibra nedeniyle yönetim kurulu üyelerinin bir sorumluluğunun bulunmadığını, payı devralan mirasçıları da bağlayacağını, taşınmaz satışlarının bilanço ve faaliyet raporunda gösterildiği, satıştan elde edilen gelirin sermayeye eklenmesi hususunda 30.03.2005 tarihi itibariyle genel kurul kararı alındığı, bu itibarla ortakların satış fiyatından satıldığı yıl itibariyle haber aldıkları, genel kurul tarihinde zamanaşımı süresinin işlemeye başlayıp dava tarihi itibariyle TTK 309'uncu maddesi uyarınca 5 yıllık sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/730201400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz