Genel kurulun ortaklık paylarını iptal/tespit yetkisi ve YK kararının butlanı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/7422 E. 2022/371 K. ·
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Yönetim kuruluna şirketi en geniş şekilde temsil ve tasarruf yetkisi veren genel kurul kararı, tek başına iptal koşullarını doğurmaz. Buna karşılık ortağın paylarının iptali ile başka ortak adına tesciline ilişkin genel kurul kararı iptale tabidir; bu tasarrufun dayanağı olan, ibraz edilen bir sözleşme bulunmadan hisse devirlerini iptal eden yönetim kurulu kararı butlanla maluldür.
Ele alınan sorunlar
Yönetim kuruluna en geniş temsil/tasarruf yetkisi veren genel kurul kararının iptali → ret
İddia: Davacı, yönetim kurulu üyelerine şirketi taşınır-taşınmaz tasarrufu, ahzu kabz, sulh ve ibrada en geniş şekilde temsil için yetki verilmesine ilişkin kararın, şirket varlığının bütünüyle satılmasının ancak genel kurul kararıyla yapılabileceğine dair TTK 408/f bendine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Bu karar yönünden iptal koşulları bulunmadığından iptal isteminin reddi gerekir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Ortağın paylarının iptali/tescili kararı ile dayanağı yönetim kurulu kararının geçersizliği → kabul
İddia: Davacı, herhangi bir sözleşme ibraz edilmeden yapılan hisse devirlerinin iptaline ve payların pay defterine işlenmesine ilişkin kararların usul ve yasaya aykırı olduğunu, genel kurulun/yönetim kurulunun ortakların ortaklık paylarını tek taraflı tespit etme yetkisinin bulunmadığını, pay uyuşmazlıklarının yargı organınca çözüleceğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacının paylarının iptali ile diğer ortak adına tesciline ilişkin genel kurul kararının iptali gerekir; bu kararın dayanağı olan yönetim kurulunun hisse devirlerini iptal eden kararı ise butlanla maluldür ve bu husus gerekçesi değiştirilerek tespit edilir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Ortakların paylarını iptal eden yönetim kurulu kararının butlanı ve buna dayanan genel kurul kararının iptali yönünden Yargıtay'ca onanmış istinaf uygulaması olarak emsal değeri taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali↗ yönetim kurulu kararının butlanı↗ pay devri↗ temsil yetkisi↗ pay defteri↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/7422 E. , 2022/371 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne dair verilen 16.09.2020 tarih ve 2020/573 E. - 2020/818 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 11/01/2017 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı gündemin 4.maddesi ile YK üyelerine şirketi resmi ve özel kurumlarda taşınır ve taşınmaz tasarrufunda bulunmaya, ahzu kabza, sulh ve ibraya vs. konularda en geniş şekilde temsil için yetki verildiğini, kararın TTK 408/f bendine açıkça aykırı olduğunu, şirket varlığının bütünüyle satılmasının genel kurul kararı ile yapılabileceğini, 5. maddede ise şirket hissedarları ...'ın şirkete sunduğu 17/10/2016 tarihli dilekçe ile şirket ortaklarından kimseye hisse devri yapmadığını bildirmesi üzerine şirketin 25/10/2016 gün, 2016/6 sayılı YK kararı ile herhangi bir sözleşme ibraz edilmeden yapılan hisse devirlerinin iptaline karar verildiğini, bu karar uyarınca davacıya ait hisse sayısının 871, diğer ortak ...'a ait hisse sayısının ise 7.403 olarak kabul edildiğini, ortaklık payı ve oranının bu şekilde pay defterine işlenmesine dair genel kurulda alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, şirket genel kurulunun şirket ortaklarının ortaklık paylarını tespit etme yetkisi bulunmadığını, ortaklar arasındaki pay uyuşmazlıkları, YK'ye intikal etmiş ise bu konuda YK'ca karar verileceğini, karara karşı çıkılması durumunda uyuşmazlığın yargı organlarınca halli gerektiğini, bu yüzden karara muhalif kaldığını, davacının ...' dan hisse devraldığını, bu devrin ...'ın şirkete verdiği 20/08/2007 tarihli muvafakatnamede yer aldığını, bu muvafakatname ile şirketin diğer hissedarlarına da hisse devri yapıldığını, ancak sadece davacıya ait hisse devrinin iptal edildiğini ileri sürerek dava konusu genel kurul kararlarının iptaline ve YK'nın 25/10/2016 tarih 2016/6 sayılı kararının batıl olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davaya konu genel kurulda alınan 4 nolu karar yönünden iptal koşulları bulunmadığı, iptal isteminin reddi gerektiği, aynı genel kurulda alınan, davacının paylarının iptali ile ortak ... adına tesciline ilişkin 5 nolu kararın iptali ile gerekçesi değiştirilerek yönetim kurulu kararının butlanına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulune, İstanbul Anadolu 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/01/2018 Tarih 2017/401 Esas 2018/29 Karar sayılı hükmün HMK 353(1)b-2 gereği kaldırılmasına; kararın kesinleşen kısımlarının tekrarı ile; davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 11/01/2017 tarihli genel kurulda alınan 5 nolu kararın iptaline, 4 nolu kararın iptali isteminin reddine, davalı şirket yönetim kurulunun 25/10/2016 tarihli 2016/6 sayılı kararın butlanla malul olduğunun tespitine karar verilmiştir
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 18/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/730096300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz