6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Bankanın mevduatı mahkemece belirlenen tevdi mahalline depo ederek borçtan kurtulması

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/6349 E. 2022/219 K. · · İlk derece: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Banka / kredi / finans

Gerekçe özeti

Ödemenin hangi hak sahibine yapılacağı konusunda haklı belirsizlik bulunduğunda banka, mevduatı mahkemece belirlenen tevdi mahalline depo ederek TBK 111 uyarınca borcundan kurtulur ve sorumluluğu sona erer; bu durumda zarar unsuru gerçekleşmez, hak sahibi ancak sahiplik belirlenmesine yönelik ayrı bir davadan sonra tevdi mahalinden alacağını alabilir.

Ele alınan sorunlar

Mevduatın tevdi mahalline depo edilmesiyle bankanın sorumluluğunun sona ermesi → ret

İddia: Davacı, atanmış mirasçı sıfatıyla müteveffanın banka mevduatlarının kendisine intikalini istemiş; davalı banka, ödemenin yasal mirasçılara mı atanmış mirasçıya mı yapılacağı belirsiz olduğundan mevduatı tevdi mahalline depo ederek borcundan kurtulduğunu savunmuştur.

Gerekçe: Davalı banka, müteveffaya ait mevduatları TBK 111 uyarınca mahkemece belirlenen tevdi mahalline depo etmek suretiyle borcundan kurtulmuş ve hukuki sorumluluğu sona ermiştir; mevduat tüm mirasçılar adına açılan hesaba depo edildiğinden zarar unsuru da gerçekleşmemiştir. Davacı, terekede bulunan dava konusu mevduatların sahibinin belirlenmesine yönelik bir dava açıp gerçek hak sahibi ve alacaklı olarak tayin edilmesi durumunda tevdi mahalinden alacağını alabilir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Hak sahibinin belirsiz olduğu hallerde bankanın mevduatı tevdi mahalline depo ederek borçtan kurtulması ve zarar unsurunun gerçekleşmemesi yönünden emsal niteliğindedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tevdi mahalli / depo ifa (TBK 111) atanmış mirasçı vasiyetname banka mevduatı

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 111

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/6349 E.  ,  2022/219 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12.HUKUK DAİRE

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 04.11.2019 tarih ve 2019/212 E- 2019/1104 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 19.06.2020 tarih ve 2020/248 E- 2020/609 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müteveffa ...'ün 14/04/2003 tarihli ve 01/09/2004 tarihli iki adet vasiyetname bıraktığını, 14/04/2003 tarihli vasiyetname ile birtakım gayrimenkullerin davacıya bırakıldığını, 01/09/2004 tarihli vasiyetnamesinde de önceki vasiyetnameye ek olarak Eminönü’nde bulunan daireyi davacıya bıraktığını, davacının mirasçı olarak atanmasına ilişkin mahkeme kararı da alındığını, buna istinaden murisin T.İş Bankası ... Şubesinden mevcut mevduatlarının tarafına aktarılmasını talep etmiş ise de, murisin hesaplarındaki paraların bankalarca açılan hesaplara aktarıldığından bahisle talebinin yerine getirilmediğini, ayrıca davalı tarafından vasiyetnamelerde banka hesaplarına yönelik tasarruf iradesini içeren açık bir beyan olmadığının ve mahkemenin oluru olmaksızın bu hesaplardan herhangi bir işlem yapılamayacağının bildirildiğini ileri sürerek davanın kabulünü ve müteveffa ...'ün davalı bankada bulunan mevduatlarının davacıya intikaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının beyanında yer alan vasiyetlerin bir takım gayrimenkulleri içerdiğini, bu nedenle banka mevduatlarının yasal mirasçılara mı yoksa atanmış mirasçı davacıya mı ödenmesi gerektiği hususunda da bir netlik olmadığını, bu karışıklığın giderilmesi bakımından İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/9 D.İş sayılı dosyasından tevdi mahalli tayini talep ettiklerini, anılan mahkemece ödeme ...'ün tüm yasal mirasçıları ile birlikte davacı adına bankalarının tevdi mahalli olarak tayinine karar verildiğini, müteveffanın hesaplarının depo edildiğini, böylece ödeme borcunun taraflarından ifa edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın müteveffaya ait mevduatları TBK m.111 uyarınca mahkemece belirlenen tevdii mahaline depo etmek suretiyle borcundan kurtulduğu, bu sebeple hukuken sorumluluğunun sona erdiği, müteveffaya ait mevduatların tüm mirasçılar adına açılan hesaba depo edilmesi sebebiyle zarar unsurunun da gerçekleşmediği, davacının müteveffanın terekesinde bulunan dava konusu mevduatların sahibinin belirlenmesine yönelik bir dava açması ve mahkemece yapılacak yargılama sonucunda davacının gerçek hak sahibi ve alacaklı olarak tayin edilmesi durumunda tevdii mahalinden alacağını alabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından davacı vekilinin hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 13/01/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/729484500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/248 E. 2020/609 K.

Vasiyetnameyle atanmış mirasçının banka mevduatı alacağı davası

Gerekçe özeti

Bir banka mevduatı üzerinde gerçek hak sahibinin (mirasçının) kim olduğu çekişmeli hale gelmiş ve banka bu çekişme nedeniyle hak sahibini kesin olarak tayin edemiyorsa, bankanın parayı mahkemece belirlenen tevdi mahaline depo etmesi TBK 111 kapsamında borcundan kurtulma sonucu doğurur. Bu durumda hak sahipliği iddiasında bulunan kişi, alacağını doğrudan bankaya karşı dava açarak değil, hak sahibi olabilecek diğer mirasçıları hasım göstererek açacağı bir dava ile ispatlamalı; hak sahibi olarak tayin edilmesi halinde alacağını tevdi mahalinden almalıdır.

Emsal değeri

Vasiyetnamede banka hesaplarına ilişkin açık tasarruf bulunmaması ve birden fazla mirasçı olması nedeniyle hak sahipliği çekişmeli hale gelen banka mevduatlarında, bankanın parayı tevdi mahaline depo etmesinin TBK 111 uyarınca borçtan kurtulma sonucu doğurduğu ve hak sahipliği ihtilafının bankaya karşı değil diğer mirasçılara karşı açılacak davada çözümlenmesi gerektiği yönündeki tespit, benzer uyuşmazlıklarda bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tevdi mahalli atanmış mirasçı vasiyetname borçtan kurtulma hak sahipliği çekişmesi

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/248

KARAR NO 2020/609

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 04/11/2019

NUMARASI 2019/212 Esas - 2019/1104 Karar

DAVA

Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 19/06/2020

Davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin müteveffa .... 14/04/2003 tarihli ve 01/09/2004 tarihli iki adet vasiyetname bıraktığını, 14/04/2003 tarihli vasiyetname ile birtakım gayrimenkullerin müvekkiline bırakıldığını, 01/09/2004 tarihli vasiyetnamesinde de önceki vasiyetnameye ek olarak Eminönünde bulunan daireyi müvekkiline bıraktığını, müvekkilinin mirasçı olarak atanmasına ilişkin mahkeme kararı da alındığını, buna istinaden murisin ... Bankası Aksaray Şubesinden mevcut mevduatlarının tarafına aktarılmasını talep etmiş ise de, murisin hesaplarındaki paraların bankalarca açılan hesaplara aktarıldığından bahisle talebinin yerine getirilmediğini, ayrıca vasiyetnamelerde banka hesaplarına yönelik tasarruf iradesini içeren açık bir beyan olmadığını, mahkemenin oluru olmaksızın bu hesaplardan herhangi bir işlem yapılamayacağının bildirildiğini beyan ile davanın kabulünü ve müteveffa ....

davalı bankada bulunan mevduatlarının davacıya intikaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının beyanında yer alan vasiyetlerin bir takım gayrimenkulleri içerdiğini, bu nedenle banka mevduatlarının yasal mirasçılara mı yoksa atanmış mirasçı davacıya mı ödenmesi gerektiği hususunda da bir netlik olmadığını, bu karışıklığın giderilmesi bakımından İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/9 D.İş sayılı dosyasından tevdi mahalli tayini talep ettiklerini, anılan mahkemece ödeme ... tüm yasal mirasçıları ile birlikte davacı adına bankalarının tevdi mahalli olarak tayinine karar verildiğini, müteveffanın hesaplarının depo edildiğini, böylece ödeme borcunun taraflarından ifa edildiğini beyan ile davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davalı bankanın müteveffaya ait mevduatları TBK m.111 uyarınca mahkemece belirlenen tevdii mahaline depo etmek suretiyle borcundan kurtulduğu, bu sebeple hukuken sorumluluğunun sona erdiği, müteveffaya ait mevduatların tüm mirasçılar adına açılan hesaba depo edilmesi sebebiyle zarar unsurunun da gerçekleşmediği, davacının müteveffanın terekesinde bulunan dava konusu mevduatların sahibinin belirlenmesine yönelik bir dava açması ve mahkemece yapılacak yargılama sonucunda davacının gerçek hak sahibi ve alacaklı olarak tayin edilmesi durumunda tevdii mahalinden alacağını alabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dosyasında bulunan vasiyetnamelerde yer alan muris iradesinin bütün mal varlığını kapsadığını, müteveffanın banka hesaplarında bulunan paraların da bu mahiyette olduğunu, bankalarda bulunan paralarla ilgili vasiyetnamelerde netlik bulunmadığından gerçek mirasçının veya alacaklının kim olduğu hususlarının çekişmeli hale geldiğini bu nedenle davalı bankanın gerçek hak sahibini ve alacaklıyı kesin olarak tayin edecek durumda bulunmadığını, bankanın hesaplarda yer alan paraları tevdi mahalline depo etmek şeklinde davranışının davalı bankanın sorumluluğunu ortadan kaldırdığına dair yerel mahkemenin kararının hukuka aykırı olduğunu, TBK 111.maddesinde yer alan şartların gerçekleşmediğini, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacı taraf, müteveffa ... vasiyetname ile atanmış mirasçısı olduğunu, müteveffa tarafından tanzim edilen vasiyetname içerisinde bulunan menkuller ifadesinin davalı bankada bulunan paraları da kapsadığını, müteveffanın davalı banka nezdinde bulunan mevduat hesaplarında bulunan paraların mirasçı olarak sahibi olduğunu ve kendisine ödenmesi gerektiğini, davalı tarafın söz konusu parayı intikal ettirmediğini,müteveffanın davalı bankada bulunan paralarının kendisine intikal ettirilmesini talep etmiştir. Davalı banka ise ;vasiyetnamede müteveffanın mevduat hesaplarındaki paralara ilişkin açık bir tasarrufu olmaması ve müteveffanın birden fazla mirasçısı olması sebebiyle hak sahibinin belirlenemediğini, bu sebeple hak kaybı yaşanmaması adına İstanbul 8.

Sulh Hukuk Mahkemesi 2019/9 D.İŞ dosyasından başvuruda bulunarak tevdii mahali talebinde bulunduklarını beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davacının atanmış mirasçı olduğu,uyuşmazlığın müteveffa tarafından tanzim edilen vasiyetnamelerde banka hesaplarına ilişkin olarak bir açık tasarruf bulunmaması ve atanmış mirasçı davacı dışında başkaca mirasçılar bulunması nedeniyle hesaplarda bulunan paranın tevdii mahalline depo edildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.Somut olayda, banka hesabında bulunan parada gerçek hak sahibinin kim olduğu hususunun çekişmeli hale geldiği, davalı bankanın gerçek hak sahibini ve alacaklıyı kesin olarak tayin edecek durumda bulunmadığı mahkemece belirlenen tevdii mahaline depo etmek suretiyle davalı bankanın sorumluluğunun sona erdiği sonucuna varılmaktadır.Bu durumda uyuşmazlığın bankaya dava açarak değil hak sahibi olabilecek diğer mirasçılar hasım gösterilmek suretiyle açılacak bir dava da çözümlenmesi gerekmektedir.

İlk derece mahkemesince , davacının terekede bulunan dava konusu mevduatların sahibinin belirlenmesine yönelik bir dava açması ve mahkemece yapılacak yargılama sonucunda davacının gerçek hak sahibi ve alacaklı olarak tayin edilmesi durumunda tevdii mahallinden alacağını alabileceği kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından davacı vekilinin hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsup edilmesine başkaca harç alınmasına yer olmadığına,İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 19/06/2020

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.