Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/7138 E. 2022/212 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
i̇i̇k 167↗ teminat mektubu↗ satış sözleşmesi↗ sözleşmenin feshi↗ hakkaniyet↗ alacak davası↗ protokol↗ yasal faiz↗ haksız rekabet↗ dahili dava↗ avans faizi↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, asıl davaya yönelik bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, rating sisteminin taraflar arasındaki sözleşmenin esaslı unsuru olduğu, sistemden çıkış ile davacının tüm satış ve pazarlama sisteminin değişmesine, rating esasına göre yapılan sözleşmelerin feshine sebep olacağı, davacının ciddi zararlara uğrayacağı, bu durumun nazara alındığında ek protokolü de imzalamak durumunda kaldığı, TRT'nin rating sisteminden çıkması dikkate alınarak hakkaniyet ve nesafete uygun olarak sözleşme bedelinden %30 indirim yapılarak sözleşme bedelinin 172.727.711,00 TL olarak kabulü gerektiği, davacısı yüklenicinin TRT'ye 167.016.360,65 TL ödeme yaptığı nazara alındığında davacının davalıya 5.711.351,10 TL borçlu olacağı, davacı TRT’nin sözleşmeyi haksız olarak feshettiği, bu nedenle teminat mektubunu irat kaydedemeyeceği, davacı tarafın teminat mektubu bedeli için 30.000,00 TL'lik alacak davası açtığı, miktar itibariyle talebin arttırdığı ancak artırılan kısım için faiz talep edilmediği gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulü ile 05/06/2009 tarihli ''TRT Reklam Ortamları Satış Sözleşmesi''nin bedele ilişkin hükmünün uyarlanması ile sözleşme bedelinin KDV dahil 172.727.711TL olarak tespitine, 3.650.000 TL alacağın 30.000 TL yönünden dava tarihi olan 19/10/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, davacının haksız rekabetten kaynaklanan tazminat talebinin reddine, birleşen Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/229 E. sayılı dosyasında davasının kısmen kabulü ile 5.711.351,10 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin kısmın reddine, birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/250 E. sayılı davanın reddine dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine bozulmuştur.
Asıl davada davacı, birleşen davalarda davalı vekili bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl davada davacı-birleşen davalarda davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabet 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5557 E. 2019/7820 K.
Ortak:i̇i̇k 167 · teminat mektubu · satış sözleşmesi · sözleşmenin feshi · hakkaniyet · alacak davası · protokol · yasal faiz
İncelediğiniz kararda… minin taraflar arasındaki sözleşmenin esaslı unsuru olduğu, sistemden çıkış ile davacının tüm satış ve pazarlama sisteminin değişmesine, rating esasına göre yapılan «sözleşmelerin feshine» sebep olacağı, davacının ciddi zararlara uğrayacağı, bu durumun nazara alındığında ek «protokolü» de imzalamak durumunda kaldığı, TRT'nin rating sisteminden çıkması dikkate alınarak «hakkaniyet» ve nesafete uygun olarak sözleşme bedelinden %30 indirim yapılarak sözleşme bedelinin 172.727.711,00 TL olarak kabulü gerektiği, davacısı yüklenicinin TRT'ye «167».016.360,65 TL ödeme yaptığı nazara alındığında davacının davalıya 5.711.351,10 TL borçlu olacağı, davacı TRT’nin sözleşmeyi haksız olarak feshettiği, bu nedenle «teminat mektubunu» irat kaydedemeyeceği, davacı tarafın teminat mektubu bedeli için 30.000,00 TL'lik «alacak davası» açtığı, miktar itibariyle talebin arttırdığı ancak artırılan kısım için faiz talep edilmediği gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulü ile 05/06/2009 tarihli ''TRT Reklam Ortamları Satış Sözleşmesi''nin bedele ilişkin hükmünün uyarlanması ile sözleşme bedelinin KDV «dahil» 172.727.711TL olarak tespitine, 3.650.000 TL alacağın 30.000 TL yönünden dava tarihi olan 19/10/2012 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte tahsiline, davacının «haksız rekabetten» kaynaklanan tazminat talebinin reddine, birleşen Ankara 8.
Benzer bu kararda… minin taraflar arasındaki sözleşmenin esaslı unsuru olduğu, sistemden çıkış ile davacının tüm satış ve pazarlama sisteminin değişmesine, rating esasına göre yapılan «sözleşmelerin feshine» sebep olacağı, davacının ciddi zararlara uğrayacağı, bu durumun nazara alındığında ek «protokolü» de imzalamak durumunda kaldığı, TRT'nin rating sisteminden çıkması dikkate alınarak «hakkaniyet» ve nesafete uygun olarak sözleşme bedelinden %30 indirim yapılarak sözleşme bedelinin 172.727.711,00 TL olarak kabulü gerektiği, davacısı yüklenicinin TRT'ye «167».016.360,65 TL ödeme yaptığı nazara alındığında davacının davalıya 5.711.351,10 TL borçlu olacağı, davacı TRT’nin sözleşmeyi haksız olarak feshettiği, bu nedenle «teminat mektubunu» irat kaydedemeyeceği, davacı tarafın teminat mektubu bedeli için 30.000,00 TL'lik «alacak davası» açtığı, miktar itibariyle talebin arttırdığı ancak artırılan kısım için faiz talep edilmediği gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulü ile 05/06/2009 tarihli ''TRT Reklam Ortamları Satış Sözleşmesi''nin bedele ilişkin hükmünün uyarlanması ile sözleşme bedelinin KDV «dahil» 172.727.711TL olarak tespitine, 3.650.000TL alacağın 30.000TL yönünden dava tarihi olan 19/10/2012 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte tahsiline, davacının «haksız rekabetten» kaynaklanan tazminat talebinin reddine, birleşen Ankara 8.
2-Asıl dava, taraflar arasında imzalanan reklam «satış sözleşmesinin» bedelinde indirim yapılması suretiyle uyarlanması, ek «protokolün» «gabin» nedeniyle «geçersizliği», asıl sözleşme kapsamında «borçlu olunmadığının tespiti», «haksız rekabet» nedeniyle uğranılan zararlara karşılık «maddi tazminat» ve sözleşme kapsamında fazladan ödenen bedellere ve sözleşme kapsamında verilen davalı tarafça haksız olarak nakde çevrildiği iddia edilen «teminat mektubu» bedeline karşılık maddi tazminat istemine ilişkindir.
Ancak, taraflar arasında 05.06.2009 tarihli reklam «satış sözleşmesinin» imzalanması sonra davalı TRT’nin rating sisteminden çıkış yaptığı, bunu davacıya bildirdiği, davalı şirketin talebi üzerine 17.12.2009 tarihli ek «protokolün» yapıldığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin uyarlanması · gabin · borçlunun temerrüdü · borçlu olunmadığının tespiti · sözleşmeden doğan dava · cezai şart · ihtar · geçersizlik
Benzer bu kararda2-Asıl dava, taraflar arasında imzalanan reklam «satış sözleşmesinin» bedelinde indirim yapılması suretiyle uyarlanması, ek «protokolün» «gabin» nedeniyle «geçersizliği», asıl sözleşme kapsamında «borçlu olunmadığının tespiti», «haksız rekabet» nedeniyle uğranılan zararlara karşılık «maddi tazminat» ve sözleşme kapsamında fazladan ödenen bedellere ve sözleşme kapsamında verilen davalı tarafça haksız olarak nakde çevrildiği iddia edilen «teminat mektubu» bedeline karşılık maddi tazminat istemine ilişkindir.
… TRT rating isteminden çıkılacağını asıl davacıya bildirmesi sonrasında asıl davacının talebi üzerine yeni şartlara uygun olarak asıl sözleşmede değişiklik yapan ek «protokol» akdedildiğine göre öngörülemeyen bir durumdan söz edilemeyeceği gibi davacı tarafça «sözleşmeden doğan» hakların kullanılmasına uzun süre devam edilmesi ve asıl davada davalı TRT tarafından sözleşmeden kaynaklı alacakların tahsili için «ihtar» çekilerek asıl davacının «temerrüde» düşürülmesi karşısında «sözleşmenin uyarlanması» şartları da oluşmamıştır.
Asıl davada davacı vekili, ek «protokolün» «gabin» nedeniyle «geçersiz» olduğu, asıl sözleşmenin de rating sisteminden çıkış nedeniyle edimler arası dengesizlik oluştuğu, buna dayalı olarak da asıl sözleşme bedelinin uyarlanması isteminde bulunmuştur.
Yine ek «protokolün» imzalandığı tarih itibariyle sözleşme hükümlerine uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca sözleşmenin kurulmasından itibaren 1 yıl içerisinde «gabin» nedeniyle «geçersizliğin» ileri sürülmesi gerekmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/7138 E. , 2022/212 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.06.2018 gün ve 2013/721 - 2018/508 sayılı kararı bozan Daire'nin 04.12.2019 gün ve 2018/5557 - 2019/7820 sayılı kararı aleyhinde asıl davada davacı-birleşen davalarda davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Asıl davada davacı birleşen davalarda davalı vekili asıl davada, müvekkili ile davalı arasında TRT Reklam Ortamları Satış Sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşmeden doğan edimindeki eksiklik ve kanalın kimliği ile durumunun değişmesi nedeniyle oluşan yeni durum sebebiyle sözleşmeyle belirlenen satış bedelinin indirilmesini, fazladan ödemiş oldukları bedeller kadar davalıdan olan alacaklarından şimdilik 30.000.-TL'nin tahsilini, müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespitini ve davalının haksız rekabeti sonucunda müvekkili şirket uhdesinde meydana gelen tüm zararlar ile elde ettiği ve etmesi mümkün görülen karşılıktan şimdilik 25.000.-TL'nin tahsilini istemiş; birleşen davalarda, asıl davaya konu sözleşme bedelinin tenzili neticesinde borcun oluşmayacağını savunarak birleşen davaların reddine karar verilmesini istemiştir.
Asıl davada davalı birleşen davalarda davacı vekili asıl davada, rating sistem değişikliğinin davacıya bildirilmesi nedeniyle ek protokol yapıldığını, bu nedenle edimlerin dengeli olduğunu, haksız rekabete konu bir fiilin olmadığını savunarak davanın reddini istemiş; birleşen davalarda, davalı ile imzalanan sözleşmeden kaynaklı alacakları bulunduğunu ileri sürerek birleşen Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/229 E. sayılı davada 155.819.694,26 TL’nin tahsilini, birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/250 E. sayılı davada 5.393.005,91 TL’nin tahsilini istemiştir.
Mahkemece, asıl davaya yönelik bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, rating sisteminin taraflar arasındaki sözleşmenin esaslı unsuru olduğu, sistemden çıkış ile davacının tüm satış ve pazarlama sisteminin değişmesine, rating esasına göre yapılan sözleşmelerin feshine sebep olacağı, davacının ciddi zararlara uğrayacağı, bu durumun nazara alındığında ek protokolü de imzalamak durumunda kaldığı, TRT'nin rating sisteminden çıkması dikkate alınarak hakkaniyet ve nesafete uygun olarak sözleşme bedelinden %30 indirim yapılarak sözleşme bedelinin 172.727.711,00 TL olarak kabulü gerektiği, davacısı yüklenicinin TRT'ye 167.016.360,65 TL ödeme yaptığı nazara alındığında davacının davalıya 5.711.351,10 TL borçlu olacağı, davacı TRT’nin sözleşmeyi haksız olarak feshettiği, bu nedenle teminat mektubunu irat kaydedemeyeceği, davacı tarafın teminat mektubu bedeli için 30.000,00 TL'lik alacak davası açtığı, miktar itibariyle talebin arttırdığı ancak artırılan kısım için faiz talep edilmediği gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulü ile 05/06/2009 tarihli ''TRT Reklam Ortamları Satış Sözleşmesi''nin bedele ilişkin hükmünün uyarlanması ile sözleşme bedelinin KDV dahil 172.727.711TL olarak tespitine, 3.650.000 TL alacağın 30.000 TL yönünden dava tarihi olan 19/10/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, davacının haksız rekabetten kaynaklanan tazminat talebinin reddine, birleşen Ankara 8.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/229 E. sayılı dosyasında davasının kısmen kabulü ile 5.711.351,10 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin kısmın reddine, birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/250 E. sayılı davanın reddine dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine bozulmuştur.
Asıl davada davacı, birleşen davalarda davalı vekili bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl davada davacı-birleşen davalarda davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl davada davacı-birleşen davalarda davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 391,60 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 2.128,50 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen asıl davada davacı-birleşen davalarda davalı'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 13/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/729466600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz