6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Çeki iyiniyetle devralan son hamile karşı menfi tespit talebinin reddi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/4532 E. 2022/322 K. · · İlk derece: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Gerekçe özeti

Lehtar, kendisine ödeme yapılması üzerine çeki iade ederken cirosunu çizmezse ciro silsilesi devam eder; keşide tarihinin paraf edilerek değiştirilmesi tek başına tahrifat/sahtecilik sayılmaz. Çeki ciro ile devralan son hamilin kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğu usulüne uygun ispatlanamadıkça, hamil iyiniyetli meşru hamil olup ona karşı menfi tespit talebi reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Son hamilin çeki kötüniyetli/ağır kusurlu iktisap ettiğinin ispatlanamaması → ret

İddia: Davacı, çek bedelini keşideciye ödeyerek çeki ciro ile iade ettiğini, keşidecinin ibraz süresi geçen çekin keşide tarihini değiştirip son hamile ciro ettiğini, her iki davalının da iyiniyetli olmadığını ileri sürerek çekin borçlusu olmadığının tespitini istemiştir.

Gerekçe: Davacı lehtar, kendisine yapılan ödeme nedeniyle çeki iade ederken cirosunu çizmesi gerekirken bunu yapmadan teslim etmiştir; keşideci şirket yetkilisinin paraf ederek keşide tarihini değiştirmesi tahrifat ve sahtecilik değildir. Cironun çizilmesi halinde ciro silsilesinde kopukluk oluşacağını basiretli tacir olarak bilmesi gereken davacının cirosu çizilmediğinden ciro silsilesi devam etmektedir. Son hamilin, düzeltilmiş keşide tarihi itibarıyla çekin daha önce ibraz edildiğini ve işlemin geri alındığını bilmesi mümkün değildir; son hamilin çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu iktisap ettiği usulüne uygun delillerle ispatlanamadığından dava, son hamil yönünden reddedilir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Lehtarın cirosunu çizmeden çeki iade etmesinin ciro silsilesini sürdürmesi ve iyiniyetli son hamile karşı menfi tespit talebinin ancak hamilin kötüniyet/ağır kusuru ispatlandığında kabul edilebileceği yönünden emsal niteliğindedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit çek / kambiyo senedi iyiniyetli meşru hamil ciro silsilesi kötüniyet / ağır kusur keşide tarihinin değiştirilmesi

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/4532 E.  ,  2022/322 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 19.12.2017 tarih ve 2014/1066 E. - 2017/1254 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 16.01.2020 tarih ve 2018/1028 E. - 2020/32 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, Akdes Hafriyat .... Ltd. Şti.’ne ait 30/08/2012 keşide tarihli 80.000 TL bedelli çekin davacıya ciro yoluyla intikal ettiğini, davacının hamili olduğu bu çeki, ticari kredisi olan ve ticari işlemlerini yürüttüğü İş Bankası Kabataş Şubesi’ne verdiğini, davacının kredide kullandığı çekin karşılığı olan 80.000 TL’yi 31/08/2012 tarihinde hesaba yatırdığını ve bedeli ödenmek suretiyle çekin açığa çıktığını, daha sonra keşideci Akdes .... Ltd. Şti. yetkilisi ...’ın çalışanı ... tarafından çekin alınarak keşideci şirkete iade edildiğini, keşideci şirket yetkilisi davalı ..., ibraz süresi geçen çekin, 30/08/2012 olan keşide tarihini 30/11/2012 olarak değiştirerek, davacının cirosundan sonra kendi cirosunu attığını, daha sonra da çeki davalı Nursel Petrol ....

Ltd. Şti. yetkilisine ciro etmek suretiyle davacıyı borçlandırdığını, davalı Nursel Petrol ... Ltd. Şti.'nin davacı hakkında İstanbul 5. İcra Müdürlüğü’nün 2012/27563 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davacının Nursel Petrol .... Ltd. Şti. ile hiçbir ilişkisi bulunmadığını, her iki davalının da iyiniyetli olmadığını belirterek, davacının söz konusu çekin borçlusu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı Nursel Petrol ... Ltd. Şti. vekili, davaya konu çekin diğer davalı tarafından müvekkili şirkete borçlarına mahsuben cirolanarak teslim edildiğini, çekin keşide tarihinde paraf olduğunu, müvekkilinin çeki bu şekilde aldığını, karşılığının çıkmaması üzerine icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin dava konusu çeki ciro yolu alan iyiniyetli meşru hamil olduğunu belirterek, davanın reddine ve davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı, ... davaya cevap vermemiştir.

İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davalı ...’ın, İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/281 Esas sayılı dosyasının yapılan yargılaması sırasında alınan savunmasında, davaya konu çekin keşideci Akdes Hafriyat .... Ltd. Şti. yetkilisi ... tarafından imzalanarak lehdar olan davacı ...'e verildiği, daha sonra davalı ...'ın davacıya çek bedelini ödediği ve davacı ...'in de çeki cirolayarak ...'a iade ettiği, bunun üzerine davalı ...'ın çekin keşide tarihini değiştirerek aralarındaki ticari ilişki nedeniyle diğer davalı Nursel Petrol .... Ltd. Şti.'ne ciro ettiği yönünde beyanda bulunduğu, davalı şirket vekilinin kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı ve çekin yasal hamili olduğundan, davalı Nursel Petrol ...

Ltd. Şti’ne yönelik açılan davanın reddine, davacının davalı ...’a yönelik açtığı davanın kabulüne, davacının İstanbul 5. İcra Müdürlüğü’nün 2012/27563 esas sayılı icra takibine dayanak çekten dolayı davalı ...’a borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyeti ve ağır kusuru tespit edilemediğinden davalı şirket vekilinin kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, davaya konu 30/11/2012 keşide tarihli 80.000 TL tutarlı çekin keşideci Akdes Hafriyat ... Ltd. Şti. yetkilisi ... tarafından imzalanarak lehdar olan davacıya verildiği, davalı ...'ın davacıya çek bedelini ödemesi üzerine davacı lehdarın da çeki bankadan işlem yapmadan alarak teslim ettiği, çeki ciro yoluyla devralan davalı ...’ın çekin keşide tarihini değiştirerek, aralarındaki ticari ilişki nedeniyle diğer davalı şirkete ciro ettiği, davacının lehdarı olduğu çeki kendisine yapılan ödeme nedeniyle iade ederken cirosunu çizmesi gerektiği halde bu hususu yerine getirmeden çeki teslim ettiği, keşideci şirket yetkilisinin paraf etmek suretiyle çekin keşide tarihini değiştirmesinin tahrifat ve sahtecilik olmadığı, davalı ...

diğer davalı Nursel Petrol .... Ltd. Şti.'nin taraf olmadığı ceza dosyasında son hamile davacı lehtar imzasını çizmesini söylediğini beyan etmiş ise de, lehdar imzasını kendisinin çizmesine herhangi bir engel bulunmadığı, amacının çeki tedavüle sokmak olduğu gözetildiğinde, davacının lehdar olduğu çekte cirosunun çizilmesi halinde çekin ciro silsilesinde kopukluk oluşacağı ve ticari ilişkiye istinaden çekin ciro edilemeyeceğini, basiretli bir tacir olarak bildiği de düşünüldüğünde davalı Nursel Petrol .... Ltd. Şti'nin kabulünde olmayan davalının sanık olarak yargılandığı davadaki suçtan kurtulmaya yönelik bu beyanına itibar edilmediği, davalı Nursel Petrol .... Ltd. Şti.’nin son hamil olan davalı keşideci tarafından düzeltilmiş keşide tarihi itibariyle çekin daha önce ibraza sunulduğu ve işlemin geri alındığını bilmesinin mümkün olmadığı, son hamilin çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiği hususu dosya kapsamında usulüne uygun delillerle ispatlanamadığından davalı Nursel Petrol ...

Ltd. Şti yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 17/01/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/729455800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1028 E. 2020/32 K.

Çekte keşide tarihi değişikliği ve hamilin kötüniyeti ile menfi tespit

Gerekçe özeti

Çekten dolayı kendisine başvurulan borçlu, düzenleyen veya önceki hamillerle arasındaki kişisel ilişkilere dayalı defileri sonraki hamile karşı ileri süremez; ancak hamilin senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğinin ispatı halinde bu defiler ileri sürülebilir. Keşideci tarafından çek üzerinde yapılan ve keşideci tarafça paraflanan keşide tarihi değişikliği tahrifat/sahtecilik niteliğinde olmayıp herkese karşı ileri sürülebilecek mutlak bir defi oluşturmaz; ayrıca lehdarın da parafının bulunması şart değildir. Çeki ciro yoluyla devralan hamil, kötüniyeti veya ağır kusuru ispatlanmadıkça yetkili hamil sayılır ve önceki hamiller arasındaki ilişkilerden kaynaklanan defilere karşı korunur.

Emsal değeri

Kararda, çek üzerindeki keşide tarihinin keşideci tarafından paraflanarak değiştirilmesinin tahrifat/sahtecilik oluşturmadığı ve mutlak defi niteliğinde olmadığı, bu değişiklik için lehdarın parafının şart olmadığı yönündeki tespit; ayrıca kötüniyet/ağır kusur ispatı bulunmayan hamilin yetkili hamil sayılacağına ilişkin değerlendirme, benzer çek uyuşmazlıklarında bölgesel emsal değeri taşımaktadır.

Kavramlar: menfi tespit kambiyo senedi (çek) hamil ciro keşide tarihi mutlak defi nispi defi kötüniyet ağır kusur bekletici mesele

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1028

KARAR NO 2020/32

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 19/12/2017

NUMARASI 2014/1066 Esas 2017/1254 Karar

DAVA

Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/01/2020

Davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı ....ltd Şti'nin müvekkili hakkında İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, müvekkilinin takibe konu çekin bedelini ödemiş olması sebebiyle iade ettiği çekten dolayı, çekin tarihinde tahrifat yapılarak çekin tarihi 30/08/2012 iken 30/11/2012 olarak değiştirildiğini ve kendisinden sonra gelmek üzere ciro konularak borçlandırıldığını, müvekkilinin davaya konu çekin bedelini ... Bankası Kabataş şubesine verdiğini ve çekin karşılığı olan 80.000-TL yi 31/08/2012 tarihinde ödenmesi suretiyle çekin açığa çıktığını, daha sonra ...Şirket yetkilisi tarafından çekin teslim alındığını, çek iade olduktan sonra şirket yetkilisi ...'ın ibraz tarihi geçen çek üzerinde yeni bir çek tarihi yazarak müvekkilinden sonra, önce kendisine ciro etmek sureti ile daha sonra çeki ...

şirket yetkilisine ciro ettiğini, ancak karşılığı olmadığından bu şirketin icra takibine başladığını ve müvekkilinin bu çekten dolayı borçlu olmadığı halde tahrifat yapılarak müvekkili imzası altına ciro yapılarak borçlu duruma düşürüldüğünü, müvekkilinin sonradan ciranta olan ... şirketi ile hiçbir ilişkisinin bulunmadığını, müvekkilinden sonra çeki cirolayan ...şirket yetkilisi ... ve yetkilisi olarak ... adına çeki düzenlediğini sonradan kendi adına bu çeki tekrar nasıl ve neden ciro edip daha sonra ... adına ciro yapabildiğini anlayamadıklarını, bu olayın iki davalının da iyi niyetli olmadığı ve bedelsiz olarak müvekkilini dolandırmak maksadıyla hareket ettiklerini, ayrıca çekte yapılan tahrifata müvekkilinin muvafakati ve parafı olmadığından çekin 31/11/2012 keşide tarihinde sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin ancak kendisine keşide edilen tarihten sorumlu tutulabileceğini, bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilerek müvekkilinin söz konusu çekin borçlusu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

1- Davalı .... Ltd Şti vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin dava konusu çekte iyiniyetli meşru hamil olduğunu, müvekkilinin diğer davalı ... ve yetkilisi olduğu ... Şti'nden alacağının sadece dava konusu çekle ilgili olmadığını, bu icra dosyası dışında diğer davalı şirket yetkilisi ve şirket aleyhine başlatılan ve halen devam eden alacağının da olduğunu, diğer davalı tarafından müvekkili şirkete borçlarına mahsuben cirolanarak teslim edilen çekin karşılığının çıkmaması üzerine icra takibine konulduğunu,müvekkili şirketin dava konusu çeki ciro yolu ile almış iyiniyetli meşru hamil olduğunu, davacı tarafında beyan ettiği üzere çek üzerinde keşide tarihinde paraf olduğunu, müvekkilinin çeki bu şekilde aldığını, banka tarafından karşılıksız kaydının vurulduğunu, bütün bunlara rağmen davacı tarafın mesnetsiz iddialarına itibar edilmeyeceğini, bu nedenle her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak üzere açılmış davanın reddine, %20 den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davalı ...'a dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmesine rağmen davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; Dosya kapsamı itibariyle davalı .... Ltd. ...nin çeki aralarındaki ticari ilişki nedeniyle diğer davalı ...'dan aldığı, davalı şirket vekilinin savunması da aynı yönde olup kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı ve çekin yasal hamili olduğu, icra takibine dayanak çekten dolayı davalı ...'a borçlu olmadığı gerekçesiyle, Davalılardan ...’a yönelik açılan davanın kabulüne, davacının İstanbul ...İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine dayanak çekten dolayı davalı ...’a borçlu olmadığının tespitine, davalı ... Ltd Şti’ne yönelik açılan davanın reddine, davacının kötü niyeti ve ağır kusuru tespit edilemediğinden kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, mahkeme kararı gerekçesindeki değerlendirme ile ...’ın ceza dosyasındaki beyanının farklı olduğunu, davalı cirantanın ceza soruşturması ile ceza yargılaması sırasında verdiği iki ayrı ifadede ve dava dilekçesinde belirtildiği üzere, ticari ilişki sonucu ...’ın şirketi adına ... Serik Şubesine ait 30/11/2012 keşide tarihli 80.000-TL tutarındaki çeki keşide ederek müvekkili davacıya verdiğini, müvekkilinin hamili olduğu işbu çeki hamil sıfatıyla ciro ederek ... Bankası Kabataş Şubesi’ne verdiğini, akabinde çek bedelinin ... tarafından müvekkiline ödendiğini, müvekkilinin de 31/08/2012 tarihinde hesaba yatırdığını ve çek, bedeli ödenmek suretiyle açığa alındığını, daha sonra ...’ın çalışanı olan ...

çek teslim edilerek çekin keşideciye iade edildiğini, ...’ın beyanında da belirtildiği gibi, vade tarihini 30/11/2012 olarak değiştirerek davacının cirosunu iptal etmeden şahsen ciro ederek diğer davalı şirkete verdiğini, davalı ... aslında müvekkili ile keşideci arasındaki ilişkiyi ve çekin akıbetini başından beri bildiğini, buna rağmen müvekkiline ait ciroyu silmeyerek/iptal etmeyerek kötü niyetli olarak kendini garantiye almak için hareket ettiğinin keşidecinin ifadeleriyle sabit olduğunu, vade tarihi üzerinde tarhrifat yapılmasının da kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, TTK 748.maddesi gereği müvekkili davacının ... karşı sorumlu olamayacağını, Yargıtay 19.HD’nin 16/02/1998 Tarih 1997/8503 Esas 1998/921 Karar sayılı kararına göre;

keşide tarihinin tek imzayla değil, iki imzayla yani keşideci ve lehdar tarafından paraf edilerek değişiklik yapılması gerektiğini, bu nedenlerle kararın davalı şirket yönünden de kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava İİK 72/3 maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan Menfi tespit davasıdır. Çekten dolayı kendisine başvurulan kişi düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayalı defileri hamile karşı ileri süremeyecek, ancak hamilin senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmesi halinde ileri sürebilecektir.Dava konusu ... Serik Şubesine ait 30/11/2012 keşide tarihli 80.000-TL tutarındaki çekin keşideci ....Ltd. ...yetkilisi ... tarafından imzalanarak lehdar olan davacıya verilmiş, davalı ...'ın davacıya çek bedelini ödemesi üzerine davacı lehdar da çeki bankadan işlem yapmadan alarak teslim etmiştir. Çeki ciro yoluyla devralan davalı ...

çekin keşide tarihini değiştirerek aralarındaki ticari ilişki nedeniyle diğer davalı şirkete ciro etmiştir. Davacının lehdar olduğu çeki kendisine yapılan ödeme nedeniyle iade ederken çirosunu çizmesi gerektiği halde bu husus yerine getirilmeden çeki teslim etmiş olup, dava konusu çekin keşidecisi .... Şti'dir. Çek arkasında 2. ciranta olarak bu şirket yetkilisi ...'nın ciro imzasının bulunması,çekin ayrı tüzel kişiliği olan keşideci şirkete geriye ciro edildiği veya keşideci yönünden alacaklı – borçlu sıfatının birleştiği anlamına gelmez.(Y19 .H.D nin 17.12.2013tarih ve 2013/3215 E-2013/19938 K ilamı ) HMK'nun 207. maddesi hükmü gereğince senetteki düzeltmelerin borçlu (keşideci) tarafından paraf edilmesi gereklidir.

Keşideci tarafından düzenlenen çek üzerindeki çıkıntı ve değişikliklerin keşideci tarafından paraf edilmesi gerekli olup ayrıca lehdarın paraf etmesi gerekli değildir. Keşideci şirket yetkilisinin paraf etmek suretiyle keşide tarihinin değiştirmesi tahrifat ve sahtecilik olmayıp,bu husus herkese karşı ileri sürülebilecek mutlak defii niteliğinde değildir. Davalı ....Ltd.Şti diğer davalı ile arasındaki ticari ilişki uyarınca çeki ciro yoluyla devralarak hamil olmuştur. Çeki elinde bulunduran hamil kötüniyeti kanıtlanmadığı sürece yetkili hamil sayılacaktır. Davalı ... diğer davalı ....Ltd.Şti'nin taraf olmadığı ve tanık sıfatıyla dinlendiği ceza dosyasında son hamile davacı lehtar imzasını çizmesini söylediğini beyan etmiş ise de, lehdar imzasını kendisinin çizmesine herhangi bir engel bulunmadığı ,amacının çeki tedavüle sokmak olduğu gözetildiğinde ;

davacının lehdar olduğu çekde cirosunun çizilmesi halinde 1. cironun lehdara ait olmaması nedeniyle çekin ciro silsilesinde kopukluk oluşacağı ve ticari ilişkiye istinaden çekin çiro edilemeyeceğini, basiretli bir tacir olarak bildiği de düşünüldüğünde davalı ....Ltd.Şti'nin kabulünde olmayan davalının sanık olarak yargılandığı davadaki suçtan kurtulmaya yönelik bu beyanına itibar edilmemiş ve davalı ....Ltd.Şti'nin çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak çeki iktisap ettiği anlamına gelmeyeceği kabul edilmiştir.Davalı ... hakkında İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/281 Esas-2017/34 Karar Sayılı ilamı ile resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet kararının İstanbul BAM 22.Ceza Dairesinin 2017/693E-2017/680 kararı ile istinaf yolu kapalı olan itiraza tabii sahtecilik suçu yönünden itirazın değerlendirilmesi ,dolandırıcılık suçu yönüden uzlaşma hükümlerinin uygulanması yönünden kaldırılmıştır.Davacı vekili derdest ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasını ileri sürmektedir.

TBK.'nun 74. maddesi gereğince hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de, mahkumiyet kararı ve tespit edilen maddi olgularlarla bağlıdır. Buna göre ceza yargılamasının geldiği aşama itibarıyla davalı .... çeki kötüniyetli olarak iktisabını ispata elverişli maddi vaka tespit edilmiş olmamasına, hakkında açılmış bir ceza davası bulunmamasına göre ceza dosyasının beklenmesinin eldeki davanın sonucuna bir etkisi olmayacaktır. Çekin üzerinde bankaca hiçbir işlem yapılmadan geri alınmıştır. Son hamil olan davalı keşideci tarafından düzeltilmiş keşide tarihi itibariyle çekin daha önce ibraza sunulduğu ve işlemin geri alındığını bilmesi mümkün değildir. (Y19.H.D nin 29.03.2017 tarih ve 2016/7178 E- 2017/2551 K).

Davacı ,keşidecinin keşide tarihini son hamilin bilgisi dahilinde değiştirdiği ve son hamilin çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu iktisabı edildiği hususunu dosya kapsamında usulüne uygun delliler ile ispatlayamamıştır.Bu durumda mahkemece son hamil davalı ....Ltd.Şti yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle istinaf sebepleri yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 54,40- TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 35,90- TL harcın mahsubu ile bakiye 18,50- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 16/01/2020

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.