Ortaklıktan Çıkma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/6449 E. 2021/6860 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirket yöneticisinin sorumluluğu↗ yönetici sorumluluğu↗ limited şirket↗ fatura↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
dava, limited şirket yöneticisinin sorumluluğu nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Karşı davada davacı, şirket deposunda bulunması gereken emtiaların yönetici tarafından alındığından, yöneticinin sorumluluğu nedeniyle tazminat istemine dayanmış olup, Bölge Adliye Mahkemesince davalı yöneticinin şirkete ait malları şirketten çıkardığına dair yazılı veya somut bir delil bulunmadığı, ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen beraat kararında da bu yönde delil bulunmadığının açıklandığı gerekçesiyle karşı davada şirketten çıkarıldığı ileri sürülen 187.574,00 TL'lik malın bedeli yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar, asliye ceza mahkemesinin kesinleşen beraat ilamında, davalı yöneticinin şirkete ait malları şirket deposundan çıkardığına dair yazılı veya somut bir delil bulunmadığı ya da depodan fiilen çıkarılmış olsa bile bu emtiaların şirket haricinde başka bir kişi hesabına kullanıldığının ispatlanamadığı tespit edilmişse de, şirket defterlerine fatura ile girişi yapılan emtiaların şirket deposunda bulunmadığı, hem dosyaya kazandırılmış bulunan 26.07.2016 tarihli bilirkişi heyeti raporunda hemde dosyaya sunulan vergi müfettişi raporu ile tespit edilmiştir. Bu durumda, şirket kayıtlarına faturalı girişi yapılan ve şirkete fiilen alınmadığı iddia ve ispat edilmeyen emtiaların bedellerinden dolayı müdürün şirkete karşı sorumlu olduğu kabul edilerek neticesine göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamış, bu nedenle bölge adliye mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3851 E. 2023/5992 K.
Ortak:fatura · e-defter
İncelediğiniz kararda… nmadığı ya da depodan fiilen çıkarılmış olsa bile bu emtiaların şirket haricinde başka bir kişi hesabına kullanıldığının ispatlanamadığı tespit edilmişse de, şirket «defterlerine» «fatura» ile girişi yapılan emtiaların şirket deposunda bulunmadığı, hem dosyaya kazandırılmış bulunan 26.07.2016 tarihli bilirkişi heyeti raporunda hemde dosyaya sunulan v …
Benzer bu kararda… nmadığı ya da depodan fiilen çıkarılmış olsa bile bu emtiaların şirket haricinde başka bir kişi hesabına kullanıldığının ispatlanamadığı tespit edilmişse de, şirket «defterlerine» «fatura» ile girişi yapılan emtiaların şirket deposunda bulunmadığının, 26.07.2016 tarihli bilirkişi heyeti raporu ve vergi müfettişi raporu ile tespit edildiğini, bu durum …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kâr payı alacağı · şirket müdürlüğü · keşif · usuli kazanılmış hak · ortaklar kurulu kararı · istinaf incelemesi · infaz · kazanılmış hak
Benzer bu kararda… makla sonra asıl dava yönünden yeniden hüküm kurulmamış olup, karşı dava yönünden, usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmakla davacı-karşı davalı yararına «usuli kazanılmış hak» doğduğundan, dosyada davalı yöneticinin şirkete ait malları şirketten çıkardığına dair yazılı veya somut bir delil bulunmayıp, ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen beraat kararında da bu yönde tespit bulunmadığı açıklanmış olmakla karşı davada şirketten çıkarıldığı ileri sürülen 187.574,00 TL'lik mal yönünden talebin reddi gerektiği gerekçesiyle karşı davanın kısmen kabulü ile 84.990,00 TL «çek» bedelinin karşı dava tarihi olan 06.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte ...'dan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı-karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; karşı davada «çek» bedeline ilişkin kısım kesinleşmiş olmasına rağmen bu taleple ilgili yeniden karar verildiğini, «harç» ve «vekalet ücretinin» de bu kısım dikkate alınarak yanlış hesaplandığını, Bölge Adliye Mahkemesince verilen ilk kararın Yargıtay tarafından müvekkili lehine bozulduğunu, bu bozma ilamı dikkate alınmaksızın temyizde dahi ileri sürülmeyen bir husus nazara alınarak bu kez müvekkili aleyhine bozma kararı verildiğini, usuli kazanılmış hakkın gözetilmediğini, müvekkilinin şirketin tek müdürü olmadığını, bilirkişi raporu ile vergi müfettişi raporunun eksik olduğunu, «keşif» ve teknik «bilirkişi incelemesi» yapılmadığını, somut olayda dava şartı olan «ortaklar kurulu» kararının sonradan tamamlanabilecek dava şartlarından olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, şirket ortaklığından haklı nedenle çıkarılma kararı verilmesi ile kâr «payı alacağı», «şirket müdürlüğü» görevi nedeniyle ödenmesi gereken ücretler ve şirkette sahip olunan pay bedelinin tahsili istemlerine; karşı dava ise 84.990,00 TL «çek» bedeli ile 223.619,40 TL mal bedelinin faiziyle tahsili istemine ilişkindir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.10.2017 tarihli ve 2017/70 E., 2017/155 K. sayılı kararıyla; asıl dava yönünden «istinaf incelemesi» sonucu istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, davacı-karşı davalı tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz yasa yoluna başvurulduğundan bu hususta bir karar verilmediği, karşı dava yönünden ise davanın kabulü ile 84.990,00 TL «çek» bedeli ve 223.619,40 TL mal bedelinin karşı dava tarihi olan 06.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte ...'dan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3851 E. 2023/5992 K.
Ortak:fatura · e-defter
İncelediğiniz kararda… nmadığı ya da depodan fiilen çıkarılmış olsa bile bu emtiaların şirket haricinde başka bir kişi hesabına kullanıldığının ispatlanamadığı tespit edilmişse de, şirket «defterlerine» «fatura» ile girişi yapılan emtiaların şirket deposunda bulunmadığı, hem dosyaya kazandırılmış bulunan 26.07.2016 tarihli bilirkişi heyeti raporunda hemde dosyaya sunulan v …
Benzer bu kararda… nmadığı ya da depodan fiilen çıkarılmış olsa bile bu emtiaların şirket haricinde başka bir kişi hesabına kullanıldığının ispatlanamadığı tespit edilmişse de, şirket «defterlerine» «fatura» ile girişi yapılan emtiaların şirket deposunda bulunmadığının, 26.07.2016 tarihli bilirkişi heyeti raporu ve vergi müfettişi raporu ile tespit edildiğini, bu durum …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kâr payı alacağı · şirket müdürlüğü · keşif · usuli kazanılmış hak · ortaklar kurulu kararı · istinaf incelemesi · infaz · kazanılmış hak
Benzer bu kararda… makla sonra asıl dava yönünden yeniden hüküm kurulmamış olup, karşı dava yönünden, usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmakla davacı-karşı davalı yararına «usuli kazanılmış hak» doğduğundan, dosyada davalı yöneticinin şirkete ait malları şirketten çıkardığına dair yazılı veya somut bir delil bulunmayıp, ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen beraat kararında da bu yönde tespit bulunmadığı açıklanmış olmakla karşı davada şirketten çıkarıldığı ileri sürülen 187.574,00 TL'lik mal yönünden talebin reddi gerektiği gerekçesiyle karşı davanın kısmen kabulü ile 84.990,00 TL «çek» bedelinin karşı dava tarihi olan 06.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte ...'dan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı-karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; karşı davada «çek» bedeline ilişkin kısım kesinleşmiş olmasına rağmen bu taleple ilgili yeniden karar verildiğini, «harç» ve «vekalet ücretinin» de bu kısım dikkate alınarak yanlış hesaplandığını, Bölge Adliye Mahkemesince verilen ilk kararın Yargıtay tarafından müvekkili lehine bozulduğunu, bu bozma ilamı dikkate alınmaksızın temyizde dahi ileri sürülmeyen bir husus nazara alınarak bu kez müvekkili aleyhine bozma kararı verildiğini, usuli kazanılmış hakkın gözetilmediğini, müvekkilinin şirketin tek müdürü olmadığını, bilirkişi raporu ile vergi müfettişi raporunun eksik olduğunu, «keşif» ve teknik «bilirkişi incelemesi» yapılmadığını, somut olayda dava şartı olan «ortaklar kurulu» kararının sonradan tamamlanabilecek dava şartlarından olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, şirket ortaklığından haklı nedenle çıkarılma kararı verilmesi ile kâr «payı alacağı», «şirket müdürlüğü» görevi nedeniyle ödenmesi gereken ücretler ve şirkette sahip olunan pay bedelinin tahsili istemlerine; karşı dava ise 84.990,00 TL «çek» bedeli ile 223.619,40 TL mal bedelinin faiziyle tahsili istemine ilişkindir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.10.2017 tarihli ve 2017/70 E., 2017/155 K. sayılı kararıyla; asıl dava yönünden «istinaf incelemesi» sonucu istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, davacı-karşı davalı tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz yasa yoluna başvurulduğundan bu hususta bir karar verilmediği, karşı dava yönünden ise davanın kabulü ile 84.990,00 TL «çek» bedeli ve 223.619,40 TL mal bedelinin karşı dava tarihi olan 06.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte ...'dan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/6449 E. , 2021/6860 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne dair verilen 17.06.2020 tarih ve 2020/880 E. - 2020/632 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada; müvekkilinin davalı şirkette % 40 pay sahibi ve şirket müdürü olarak uzun süre faaliyette bulunduğunu, şirketin diğer iki ortağının şirkete ait paraları muvazaalı ve usulsüz bir şekilde tamamen kendilerine ait İlke Makine San.ve Tic. Ltd. Şti. hesaplarına aktardıklarını, bu nedenle ortaklar arasındaki güven duygusunun zedelendiğini ileri sürerek, müvekkilinin davalı şirketten çıkarılmasını, pay bedeli ile müdürlük ücretleri toplamının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL'sinin davalıdan işlemiş ve işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiş; açtığı karşı davada ise, davacının şirkete ait kıymetli evraka, stokta bulunan mala ve şirket aracına el koyarak aynı iş kolunda ve faaliyet alanında davalı ile haksız rekabete giren bir başka şirketin işlerinde kullandığını 84.990,00 TL çek bedeli ile 223.619,40 TL mal bedelinin davacı-karşı davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili karşı davaya cevabında, iddiaların dayanaksız olduğunu, müvekkilin kurdurduğu ve gizli ortağı olduğu hiçbir şirketin de mevcut olmadığını savunarak, karşı davanın reddini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, Dairemizin bozma ilamına ve tüm dosya kapsamına göre; asıl davanın reddine dair karar kesinleşmiş olmakla sonra asıl dava yönünden yeniden hüküm kurulmamış olup, karşı dava yönünden, usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmakla davacı-karşı davalı yararına usuli kazanılmış hak doğduğundan, dosyada davalı yöneticinin şirkete ait malları şirketten çıkardığına dair yazılı veya somut bir delil bulunmayıp, ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen beraat kararında da bu yönde tespit bulunmadığı açıklanmış olmakla karşı davada şirketten çıkarıldığı ileri sürülen 187.574,00 TL'lik mal yönünden talebin reddi gerektiği gerekçesiyle karşı davanın kısmen kabulü ile 84.990,00 TL çek bedelinin karşı dava tarihi olan 06.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ...'dan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
Temyiz incelemesi yapılan karşı dava, limited şirket yöneticisinin sorumluluğu nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Karşı davada davacı, şirket deposunda bulunması gereken emtiaların yönetici tarafından alındığından, yöneticinin sorumluluğu nedeniyle tazminat istemine dayanmış olup, Bölge Adliye Mahkemesince davalı yöneticinin şirkete ait malları şirketten çıkardığına dair yazılı veya somut bir delil bulunmadığı, ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen beraat kararında da bu yönde delil bulunmadığının açıklandığı gerekçesiyle karşı davada şirketten çıkarıldığı ileri sürülen 187.574,00 TL'lik malın bedeli yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar, asliye ceza mahkemesinin kesinleşen beraat ilamında, davalı yöneticinin şirkete ait malları şirket deposundan çıkardığına dair yazılı veya somut bir delil bulunmadığı ya da depodan fiilen çıkarılmış olsa bile bu emtiaların şirket haricinde başka bir kişi hesabına kullanıldığının ispatlanamadığı tespit edilmişse de, şirket defterlerine fatura ile girişi yapılan emtiaların şirket deposunda bulunmadığı, hem dosyaya kazandırılmış bulunan 26.07.2016 tarihli bilirkişi heyeti raporunda hemde dosyaya sunulan vergi müfettişi raporu ile tespit edilmiştir. Bu durumda, şirket kayıtlarına faturalı girişi yapılan ve şirkete fiilen alınmadığı iddia ve ispat edilmeyen emtiaların bedellerinden dolayı müdürün şirkete karşı sorumlu olduğu kabul edilerek neticesine göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamış, bu nedenle bölge adliye mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, karşı davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile karşı dava yönünden verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı şirket yararına BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı-karşı davacıya iadesine, 06/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/729192000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz