Bonus-Malus şartındaki sürücü oranı tam tutturulamasa da hakkaniyet gereği bonusa hak kazanılması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/928 E. 2025/811 K. · · İlk derece: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Sözleşmede bonus-malus sisteminin uygulanması belirli bir sabit orana (aktif sürücü sayısının araç sayısına oranı) ulaşılması şartına bağlanmışsa ve mevcut araç/sürücü sayısı kombinasyonlarıyla bu oranın matematiksel olarak tam tutturulması mümkün değilse, tarafların sürücü sayısını artırma yönündeki fiili davranışları mutabakata işaret ettiğinden ve talep eden tarafın makul ölçüde şartı sağlamaya çalıştığı, karşı tarafın da bonus ödeneceğini kabul ettiği durumlarda, oranın tam tutturulamaması hakkaniyet gereği bonus hakkını ortadan kaldırmaz. Ancak taraflar arasında bonus miktarı konusunda ihtilaf varsa ve alacak kesin biçimde belirlenebilir/likit değilse, icra inkar tazminatına hükmedilemez.
Ele alınan sorunlar
Bonus-Malus şartındaki 1,4 sürücü/araç oranının sağlanıp sağlanmadığı → ret
İddia: Davalı vekili, sözleşmenin 1.1.5. maddesine göre bonus-malus sisteminin uygulanabilmesi için aktif sürücü sayısının araç sayısına oranının 1,4 olması gerektiğini, davacının bu oranı hiçbir zaman yakalayamadığını (Mayıs-Ekim 2017 için 1,38462, Kasım 2017 için 1,30769, Mayıs-Aralık 2017 için 1,3846 oranlarına ulaşıldığını), matematiksel olarak 1,4 oranının tutturulamayacağı kabul edilerek sözleşmenin davacı lehine yorumlanmasının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
Gerekçe: Davada talep edilen Mayıs-Aralık 2017 dönemi bonus hesabında 18 sürücü ve 13 araçla hizmet verildiği, buna göre sürücü oranının 18/13=1,38461 olduğu, sürücü ve araç sayısına göre 1,4 tam oranının tutturulması ihtimalinin bulunmadığı, bir sürücü daha alındığında ise 19/13=1,46 oranına ulaşılacağı anlaşılmaktadır. Sözleşme süresince araç sayısı sabit olduğu halde sürücü sayısının artırılması taraflar arasında mutabakata işaret etmektedir. Bonus ödeneceğini kabul eden davalının kendi hesapladığı miktarda fatura düzenlenmesini istediği anlaşılmaktadır. Davacının sözleşmedeki şartları taşıma mesafeleri bakımından sağladığı, operasyonel olarak gerekmediği halde davalının bonus maliyetinden kurtulması için davacıdan bir fazla şoför istihdamını beklemenin hakkaniyete uygun düşmeyeceği değerlendirilmiştir. Davalının eksik olduğunu ileri sürdüğü 0,1546 oranlık farkın bir adet sürücüyle tamamlanabileceği dikkate alınarak, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
İcra inkar tazminatı talebi → ret
İddia: Davacı vekili, alacağın likit olduğunu belirterek kararın reddedilen icra inkar tazminatı bakımından kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe: Alacak belirlenebilir ve likit olmadığından, davacı lehine icra inkar tazminatı talebi yerinde değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Sözleşmede öngörülen sabit bir oranın (sürücü/araç oranı) mevcut sayısal kombinasyonlarla matematiksel olarak tam tutturulamadığı durumlarda, tarafların fiili davranışlarının (sürücü sayısını artırma, bonus ödeneceğinin kabulü) mutabakat ve hakkaniyet ilkeleri çerçevesinde değerlendirilerek sözleşme şartının yerine getirilmiş sayılabileceği yönünde bölgesel ikna edici bir değerlendirme içermektedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bonus-malus sistemi↗ itirazın iptali↗ icra inkar tazminatı↗ likit alacak↗ sözleşmenin yorumu↗ mutabakat↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/928
KARAR NO 2025/811
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 08/02/2022
NUMARASI 2018/742 Esas - 2022/49 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 22/05/2025
Davanın kabulüne ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 01/01/2015 tarihli sıvı gaz taşımacılık sözleşmesiyle davalıya dağıtım hizmeti verdiğini, 2017 yılı Mart ayında yapılan görüşmede sürücü sayısının bir artırılması durumunda sözleşmedeki bonus hükümlerinin uygulanacağının söylendiğini, buna istinaden müvekkilinin 2017 yılı Nisan ayından itibaren 18 sürücüyle hizmet vermeye başladığını, ancak gerekli eğitimler sebebiyle yeni sürücünün Mayıs ayında araca çıktığını, bonus hesabının da Mayıs-Aralık 2017 ayları için yapıldığını; bonus tutarının toplamda 183.709,71-TL olması gerekirken davalının sözleşmeye aykırı bir hesapla sürücülerin dinlenme sürelerine denk gelen günlük 450 km düşülmek suretiyle, Mayıs-Kasım 2017 dönemi için 67.928,40-TL+KDV bonus hesapladığını;
müvekkili kabul etmediğinden bu ödemenin de yapılmadığını; bunun üzerine müvekkilinin bonus hak edişi için davalıya 16/02/2018 tarihli KDV hariç 183.709,71-TL bedelli e-faturayı düzenleyerek gönderdiğini, buna karşın davalının da 28/02/2018 tarihli aynı bedelli iade faturası düzenlediğini; müvekkilinin de 16/02/2018 tarihli faturaya istinaden 216.370,23-TL asıl alacak olmak üzere toplam 220.589,45-TL'nin tahsili için davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasıyla başlattığı icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, sözleşmede kararlaştırılan Bonus-Malus sistemi çerçevesinde davacının alacağa hak kazanabilmesi için aktif sürücü sayısının araç başına 1,4 olması gerektiğini, davacının hiçbir zaman bu oranı yakalayamadığını ve bu nedenle ek ödemeye hak kazanamadığını belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, bilirkişi raporuna göre, davacının araçlarının 1.232.000 km yol yapmasının planlandığı, 867.382 km yol yaptığı, kırkayak kamyon için de 224.000 km yapmasının planlandığı, 175.538 km yol yaptığının hesaplandığı, sözleşmeye göre yapılan planlamalarda eksik km yol yapıldığından davacının bonus faturası kesme hakkı elde ettiği, bu kapsamda davacının 197.366,14-TLlik bonus faturası kesebileceği,davacının davalıya 183.179,71-TL bedelli fatura kestiği; sözleşmedeki ... sisteminin uygulanması için aktif sürücü sayısının araç başına 1,4 olması gerektiği, ancak davacının istihdam ettiği sürücü sayısını 1 artırarak 18 sürücü çalıştırmaya başladığı ve araç başına sürücü oranının 1,3846'e yükseldiği, davacının 19 sürücü çalıştırması halinde ise oranın 1,461 olacağı, yani 1,4 oranını tam olarak yakalamanın mümkün olmadığı;
davacının 17 olan sürücü sayısını 1 artırmasının tarafların mutabakatını gösterdiği, bu nedenle davacının bonus ödemesine hak kazandığı, bu alacak için başlatılan takibe davalının itirazının da haksız olduğu ve alacağın likit olmadığı gerekçesiyle davalının icra takibine itirazının iptaline, takibin takip dosyasındaki miktar ve şartlarla aynen devamına ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1- Davalı vekili, sözleşmenin 1.1.5. maddesine göre aktif sürücü sayısının araç sayısına oranlandığında 1,4 oranına ulaşılması halinde bonus-malus sisteminin uygulanacağını, davacının bu oranı yakalayamadığından ek ödemeye hak kazanmadığını, Mayıs-Ekim 2017 döneminde davacının 18, Kasım 2017 döneminde ise 17 aktif sürücüyle, Mayıs-Ekim 2017 döneminde toplamda 13 araçla hizmet verdiğini; bilirkişinin kök raporunda bu oranın Mayıs-Ekim 2017 için 1,38462, Kasım 2017 için 1,30769; ek raporda ise Mayıs-Aralık 2017 için 1,3846 oranına ulaşıldığının belirlendiğini; 1,4 oranının matematiksel olarak tutturulamayacağı kabul edilerek sözleşmenin davacı lehine yorumlanmasının hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.2-Davacı vekili, alacağın likit olduğunu belirterek,kararın reddedilen icra inkar tazminatı bakımından kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki sıvı gaz taşımacılık sözleşmesi kapsamında davacı tarafça hak ettiği ileri sürülen bonus alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki 01/01/2015 tarihli sıvı gaz taşımacılığı "EK 2: Ödemeler" sözleşmesinin 1.1.5. maddesi, "Linde Yüklenici, ayda 14.000 km’den az mesafe kateden çekici ile kırkayak ve ayda 9000 km’den az mesafe kateden kamyon tipi araçları için Linde’ye fark faturası düzenler. Fark hesaplamasında aşağıdaki formül geçerlidir. (Fiyat Farkı= Birim işçilik maliyeti + Birim Amortisman maliyeti + Birim kasko, trafik sigortası ve bandrol maliyeti * yapılmayan km * %50) Fiyat farkı hesaplamasında son faturada geçerli olan km birim fiyatları baz alınacaktır.
Hesaplama şekli için dağıtım bölümü mail ortamında excel’den ayrıntılı döküm gönderecektir. Bonus-Malus sisteminin uygulanması, aktif sürücü sayısının araç başına 1.4 olması durumunda geçerlidir. Sürücü sayısı 1.4 oranına ulaşmadığı durumlarda Bonus-Malus sistemi uygulanmayacaktır." şeklinde düzenlenmiştir.Takip dayanağı fatura tarihinin 16/02/2018, KDV dahil 216.777,71-TL, açıklamasının "komple taşıma geliri", faturanın alt kısmında "2017 Mayıs-Aralık Bonus Bedeli" açıklaması ile düzenlenmiştir.Faturanın ekinde Mayıs-Aralık ayları bonus hesabına ilişkin hesaplama tablosu bulunduğu, tabloda toplam fiili km, araç adedi, araç başı ortalama km, araç adedi x14.000 km, bonus km (farkı) değerleri kullanılarak toplam 183.709,71-TL bonus hesabı yapılmıştır.
Hesaplamadaki araç adedi "13" olarak gösterilmiştir. Sunulan e-postalarda; 29/11/2017' tarihinde davalının davacıya gönderdiği e-postada, sözleşmedeki sürücü oranının yakalanmadığı,davacının sürücü oranının sözleşmedeki orana yakın olması nedeniyle iyiniyet göstergesi olarak bonus-malus tablolarını yeniden değerlemeye alacağını, yeniden değerlendirmenin Mayıs 2017' tarihinden başlayarak yapılacağını önceki dönemleri kapsamayacağı, hesaplamaların yeniden yapılacağı sonuçların davalının üst yönetimin onayına sunulacağı, sonuçların 08/12/2017' tarihine kadar paylaşılacağı; 08/12/2017' tarihinde davalının davacıya gönderdiği e-postada, davacının bonus talebiyle ilgili hesaplamanın tekrar gözden geçirildiği, araç başına 1,38 sürücü oranı üzerinden yapılan değerlendirme ile oluşan toplam bonus tutarının 67.928,40-TL olarak hesaplandığının bildirildiği;
davacının davalıya gönderdiği 15/01/2018 tarihli e-postada geçen hafta konuştukları üzere bonusla ilgili talebin görüşüleceği, bilgi talep edildiği ve ona göre nasıl ilerleneceğine karar verileceği; 16/01/2018' tarihinde davalının davacıya gönderdiği e-posta içeriğinin "Konuyla ilgili Linde üst yönetimi ile yapılan görüşme neticesinde bonus ödemenizin daha önce iletildiği üzere standart hesaplama üzerinden %100 ödenmesi kararlaştırılmıştır (67.928,40-TL) - İlgili faturanızı düzenleyerek tarafımıza iletebilirsiniz..."denilmiştir. Mahkemece alınan 01/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda, ... hizmet listelerine göre davacının davaya konu ettiği Mayıs-Aralık 2017 dönem aralığında 18 sürücü ve 13 araç ile nakliye hizmeti verildiği;
Mayıs-Aralık 2017 dönem aralığında prime esas oranın 1,38462 olduğu; bu rakamlar ve araçların yaptığı kilometreler üzerinden yapılan prim hesabında davacının davalıdan 197.366,14-TL bonus ödemesi talep edebileceği hesaplanmıştır. E-posta yazışmalarında, davalı sözleşmedeki 1,4 sürücü oranına yaklaşıldığından iyiniyet göstergesi olarak bonus tablolarının yeniden değerlemeye alacağını, yeniden değerlendirmenin Mayıs 2017'den itibaren yapılacağını,yapılacak hesaplamanın davacıya bildirileceği ve davalının davacıya 67.928,40-TL bonus ödemesi yapılmasının kabul edildiği, davacının isteği üzerine, davalının kararını değiştirmeyerek aynı miktar faturanın gönderilmesinin istenildiği, davacının ise davaya konu 16/02/2018 tarihli 216.777,46-TL bedelli faturayı davalıya gönderdiği anlaşılmaktadır.Davalı vekili cevap dilekçesinde, söz konusu e-postanın müvekkili tarafından davacıya gönderildiğini inkar etmemekte, e-postalarda davacıya 67.928,40-TL'nin ödeneceğini taahhüt etmediğini savunmaktadır.Ancak e-postalarda davalının davacıya bonus bedeli olarak 67.928,40-TLödeneceği kabul edilmiştir.Bu halde davacıya bonus ödeneceğinde anlaştıkları ,ancak miktarı konusunda uyuşmazlığa düştükleri sonucuna varılmaktadır.
Taraflar arasındaki sözleşmede davalının bonusa hak edebilmesi için sürücü sayısının 1,4 oranına ulaşması gerektiği düzenlenmiştir. Somut olayda davada talep edilen Mayıs-Aralık 2017 dönemi bonus hesabında 18 sürücü ve 13 araçla hizmet verildiği anlaşılmaktadır. Bu değerlere göre sürücü oranı 18/13=1,38461'dir.Sürücü ve araç sayısına göre 1,4 tam sürücü oranının tutturulması ihtimalinin bulunmadığı bir sürücü daha alındığında bu kez 19/13=1,46 orana ulaşılmaktadır.Sözleşme süresince araç sayısı sabit olduğu halde sürücü sayısının artırılması taraflar arasında mutabakata işaret etmektedir.Esasen bonus ödeneceğini kabul eden davalının kendi hesapladığı kadar bonus faturası düzenlenmesini istediği anlaşılmaktadır.Davacının sözleşmede ki şartları taşıma mesafeleri bakımından sağladığı , operasyonel olarak gerekmediği halde davalının bonus maliyetinden kurtulması için davacıdan bir fazla şöför istihdamını beklemek hakkaniyete de uygun düşmeyecektir.Davalının eksik olduğunu ileri sürdüğü oran 0,1546 orandır.Bu eksikliğin bir adet sürücü ile tamamlanabileceği dikkate alındığında verilen karara yönelik davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Alacak belirlenebilir ve likit olmadığından, davacı lehine icra inkar tazminatı talebi yerinde değildir.Açıklanan nedenlerle,taraf vekillerinin karara yönelik istinaf nedenleri yerinde olamdığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, Davacıdan alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalıdan alınması gereken 15.086,90-TL istinaf karar harcından 3.771,73-TL peşin harcın mahsubuyla 11.315,17-TL harcın davalıdan tahsiliyle hazineye ödenmesine,Taraflarca yapılan istinaf yargı giderinin üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/05/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/72914 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi