6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sehven gönderilen ürünlerin iade edilmediğinin kabulü ile fatura bedelinden sorumluluk

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1181 E. 2025/826 K. · · İlk derece: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalZamanaşımı

Mahkemenin nitelemesi: Taşıma

Gerekçe özeti

Yetkili satıcılık ilişkisi içindeki taraflar arasında, sehven gönderilen ürünlerin teslim alınıp alınmadığı konusunda uyuşmazlık varsa; sevk irsaliyesinde alıcı kaşesinin bulunması, satıcının servis/satış kayıtlarında ürünlerin alıcı tarafından nihai müşteriye satıldığının veya alıcı adresinde kullanıldığının görülmesi ve alıcının kendi yazışmalarında ürünleri kaşeleyip teslim aldığını, iade ettiğini gösterir somut bir belge sunamaması hâlinde, ürünlerin iade edilmediği kabul edilerek alıcı fatura bedelinden sorumlu tutulur; bu tespit için faturanın alıcının ticari defterlerinde kayıtlı olmaması veya dava dışı bir firmaya hitaben düzenlenmiş olması tek başına sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

Ele alınan sorunlar

Fatura konusu ürünlerin davalıya teslim edilip edilmediği → ret

İddia: Davalı vekili; ürünlerin müvekkilince teslim alınmadığını, servis kayıtlarının tekelde olup ispata elverişli olmadığını, seri numaralarının davacı tarafından tek taraflı belirlenip değiştirilebildiğini, ticari defterlerinde bu ürünlerin bulunmadığını, gönderilen maillerin kabul beyanı içermediğini ve nakliyecinin ürünleri hiç indirmediğini ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: Taraflar arasında yetkili satıcılık sözleşmesi kapsamında süregelen ticari ilişki bulunduğu, fatura dava dışı bir firmaya hitaben düzenlenmiş olsa da sevk irsaliyesinde davalının kaşesinin bulunduğu, davacının hangi ürünün hangi satıcı tarafından kime satıldığını gösteren servis kayıtlarında fatura konusu 10 televizyondan 6 adedinin nihai müşteriye satışının davalı tarafından yapıldığı, 1 adedinin alıcısının davalı olduğunun görüldüğü, faturadaki ürün model numaraları ile teslim kayıtlarındaki model numaralarının aynı olduğu tespit edilmiştir. Davalının davacıya yazdığı 18.10.2018 tarihli e-postada ürünlerin geldiğinde indirilip kaşelendiği, sonra ...'a ait olduğu görülünce iade edildiği ancak kaşe iptalinin o anda hatırlanmadığı belirtilmiş; 28.12.2018 tarihli e-postada ise 11 adet değil 21 adet montaj yaptırılmışsa ürünlerin kendilerinde kalmış olabileceği bildirilmiştir. Bu beyanlar ve tespitler karşısında davalının adresine sehven gelen ürünlerden 7 adedini iade etmediğinin kabulü gerektiğinden, fatura bedeli ile sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Yetkili satıcılık ilişkisi içinde sehven gönderilen malların teslimi ve iade edilip edilmediği ihtilafında, servis/satış kayıtları ve tarafların yazışmalarının (e-posta) teslim ve iadeye ilişkin ispat değerinin nasıl değerlendirileceği hususunda emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Zamanaşımı
TBK 146. madde uyarınca genel zamanaşımı süresi olan 10 yıllık süre, takip tarihi itibariyle dolmamıştır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali yetkili satıcılık sözleşmesi sevk irsaliyesi ticari defter incelemesi ispat yükü teslim

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 146

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1181

KARAR NO 2025/826

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 16/03/2022

NUMARASI 2018/1191 Esas - 2022/172 Karar

DAVA

Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 22/05/2025

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin davalıdan olan alacağının tahsili için İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, uyuşmazlık konusu 10 adet televizyonun ... tarafından teslim alınmak üzere fatura ve sevk irsaliyesi düzenlenerek yola çıktığını, ancak 16.11.2012 tarihli sevk irsaliyesinde görüldüğü üzere davalının kaşe ve imzası ile teslim alındığını, cihazların seri numaralarının sorgulanmasında davalı tarafından satışın gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini, kayıtlarda bulunan verilerde görüldüğü üzere söz konusu ürünlerin davalı tarafından teslim alınarak tüketiciye satışının gerçekleştirildiği belirlenmiş ise de cihazların bedelinin davalı tarafından ödenmediğini, davalı şirket ile mutabakata varmak amacıyla yapılan görüşmelerde cihazların sevk irsaliyesine kaşe vurulmak suretiyle teslim alındığının ikrar edildiğini, ancak bunların yanlışlıkla alındığı fark edilerek iade edildiğinin iddia edildiğini, ancak kaşe iptali yapılmadığı gibi davalının iddialarını kanıtlayacak hiçbir belge sunulmadığını, davacı şirket kayıtlarının ortaya koyduğu üzere cihazların teslim alınması, satım ve faturalandırılmasının davalı tarafından gerçekleştirildiğini, servis kurulum ve seri numaraları bildirilen cihazlara ait bilgiler davalıya gönderilmesine rağmen aksini ispat edecek delil sunulmadığını belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; cihazların davacının sistem hatası sebebi ile müvekkili firmaya gönderilmesi sonrasında, müvekkili firma yetkilisinin davacıya mail yolu ile durumu bildirdiği, malların teslim işlemi yapılmadan sadece kaşe vurulduğunu, malların da tekrar kamyona yüklenerek gönderildiğini, taraflar arasında söz konusu cihazların alım satımına dair herhangi bir sözleşme mevcut olmadığına göre, sipariş edilmeyen malların yanlışlıkla kendisine getirilmesi sonrası teslim almayan davalı firmaya karşı sözleşmeden doğan para alacağının mevcut olduğu şeklindeki iddia ile başlatılan takip ve davada İstanbul icra daireleri ve mahkemeleri yetkili olmayıp, Kayseri icra daireleri ve mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın zaman aşımına uğradığını,davacının dava dilekçesinde gösterdiği sipariş tablosunun malların müvekkiline teslim edildiğini göstermediğini, söz konusu ürünlerin müvekkilince teslim alınmadığını, her hesap dönemi sonrasında tarafların birbirine bilgi verdiğini, 2013 yılı sonunda da borcun olmadığına dair anlaşılmasına rağmen yıllar sonra olmayan bir borç için takip başlatıldığını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; 20/11/2012 tarihli 26.044,25 -TL bedelli ... adına tanzim edilen fatura konusu 10 adet televizyonun ...'a teslim edilmek üzere sevk irsaliyesi düzenlenerek yola çıktığı, ancak sevk irsaliyesinde de açıkça görüldüğü üzere davalı tarafından kaşe basıldığı, davalının davacıya gönderdiği 18/10/2018 tarihli mailde ürünlerin geldiğinde indirildiğini,irsaliyenin kaşelendiğini, sonra ... başlığını görünce iade ettiğini beyan ettiği, TBK'nın 146. maddesi uyarınca takip tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığı,davalının defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, davalının davacıdan 2012 yılında 4 , 2013 yılında 9 adet olmak üzere 13 adet televizyon aldığı, tamamını sattığı, 7 adedinin davalı tarafça faturalı olarak alınan televizyonlardan yapılan satış olduğu, 2 adet televizyonun satıcısının ...

şirketi olduğu, 1 adet televizyonun ise alıcı ve satıcısının davalı gözüktüğünün tespit edildiği, davacı tarafça dava konusu televizyonlara ait seri numaralarının ıslah edildiği, takip talebinde seri numarası belirtilmediği, ayrıca servis kayıtlarının takip dayanağı olarak gösterildiği, seri numaraların yanlış yazılmasının maddi hata niteliğinde olduğu, bu nedenle davacının ıslaha gerek olmaksızın bunu düzeltebileceği, bilirkişi tarafından, davacı şirket yetkili servislerinin ortaklaşa kullandıkları ... sisteminin incelendiği,bildirilen cihazlardan birinin davalının iş yerinde kurulduğu, diğer 6 adedini davalının bayi olarak sattığı ve müşteri adreslerine kurulduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporunun ekinde bulunan servis kayıtları ve davacı tarafından sunulan servis kayıtlarının bilirkişinin tespitini doğruladığı,davalının sevk irsaliyesine kaşe basıldıktan sonra ürünleri iade ettiğini savunduğu, ancak iade edildiğini gösterir bir delil sunmadığı, servis kayıtlarından davalı tarafından teslim alınan 20 adet televizyondan 13 adedinin faturalı satışa ilişkin olduğu ve bu konuda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, 10 adet televizyonun 7 adedinin davalı şirket tarafından teslim alınarak 6 adedinin davalı tarafından bayi olarak satışının yapıldığı ve müşteri adreslerinde kurulumunun yapıldığı, 1 adedinin ise davalı şirketin adresinde kurulduğu, davalının toplamda aldığı 20 adet televizyonun 13 adedinin bedelini ödediği, kurulumu yapılan 7 adet televizyona ilişkin davalı tarafından bir açıklama getirilemediği gibi, başka bir yerden alındığını gösterir bir belge de sunulmadığı, davalı tarafından davacıya gönderilen 28/12/2018 tarihli mailde davalının "eğer 11 adet değil de 21 adet montaj yapıldı ise ürünler bizde kalmış olabilir" şeklinde beyanda bulunduğu, servis kayıtlarındaki televizyon modelleri ile faturadaki modelin aynı olduğu, servis kayıtlarının teknik olarak bilirkişi tarafından doğrulandığı ve dayanak belgelerle desteklendiği, davacının 7 adet televizyonun 20/11/2012 tarihli faturadaki fiyata göre hesaplanan 18.230,97-TL tutarında davalıdan alacaklı olduğu, alacağın likit ve belirli olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının 18.230,97-TL üzerinden iptaline, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; irsaliyede teslim alan olarak görünen ... isimli kişinin müvekkili çalışanı olmadığını, mahkemece müşterilerine 7 adet ürün satışı yapılıp yapılmadığı konusunda müvekkilinin ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmadığını, ürünlerin kurulum montajının davacının yetkili servisi tarafından yapılabilmesi için resmi bir satış yapılması ve fatura kesilmesinin zorunlu olduğunu, ancak bu ürünler müvekkilince teslim alınmadığından ve satılmadığından ticari kayıtlarında bulunmadığını, ürünlerin bir kısmının teslim alınıp bir kısmının teslim alınmamasının mahkemece dikkate alınmadığını, yine aynı sevkiyatta bulunan 2 ürünün Ankara'ya teslim edilmiş olmasının davacının kayıtlarının sağlıksız olduğunu gösterdiğini, davacının tekelinde bulunan servis kayıtlarının iddiayı ispata elverişli olmadığını, davacının, takip dayanağına eklediği seri numaraları ile sınırlı ve bağlı olduğunu, bu nedenle seri numaraları için ıslah ya da maddi hata gideriminin mümkün olmadığını, ...'de gösterilen seri numaralarının, tek taraflı olarak davacı tarafından atanıp belirlenen ve değişebilen numaralar olup, hangi model ürüne dair olduğunun dahi davacının kontrolünde olduğunu, müvekkilinin kayıtları fazladan hiçbir ürün teslim almadığını doğruladığını, müvekkilinin hiçbir mailinde "...'a ait ürünleri depomuza indirdik ve bizde" gibi ifadeler kullanmadığını, maillerde, ürünlerin sayı itibariyle Vatan'a ait olduğu fark edilerek bu durumun ürünler depoya indirilmeden nakliyeciye bildirildiğinin geçtiğini, müvekkilince gönderilen mailin hiç bir şekilde kabul içermediğini, faturanın imzalanmamasının, ürünlerin müvekkilinin deposuna hiçbir zaman girmediğini, durumun ilk anda fark edildiğini, nakliyecinin de ürünleri indirmediğini gösterdiğini, teslimin davacı tarafça kanıtlanamadığını, davacının müşteri imzalı servis fişi sunamadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davalıya hataen gönderildiği ileri sürülen televizyon bedellerinin davalıdan tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Somut olayda; davacıya ait ürünlerin son kullanıcılara satışına ilişkin olarak taraflar arasında akdedilmiş olan yetkili satıcılık sözleşmesi kapsamında taraflar arasında süregelen bir ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından 10 adet TV cihazı satışına ilişkin olarak dava dışı...firmasına hitaben düzenlenen 20.11.2012 tarihli 26.044,25-TL tutarlı faturaya istinaden davalı aleyhine ilamsız takip başlatıldığı, davalının süresinde borca itirazı üzerine de işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, fatura konusu ürünlerin davalıya teslim edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır Mahkemece tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemelerinde;

faturanın dava dışı ... firmasına hitaben düzenlenmesi nedeniyle davacının ticari defterlerinde yer alan davalıya ait cari hesapta bulunmadığı, takip dayanağı faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, faturanın dava dışı ...'ın ticari defterlerinde de kayıtlı olmadığı, faturaya ilişkin sevk irsaliyesinde teslim alan imzası bulunan kişinin davalının sigortalı çalışanı olmadığı, ancak irsaliyede davalının kaşesi bulunduğu tespit edilmiştir.Davacı tarafça sunulan ve hangi ürünün hangi satıcı tarafından kime satışının yapıldığını gösteren ... kayıtlarında, fatura konusu 10 adet televizyondan 6 adedinin nihai müşteriye satışının davalı tarafından yapıldığı, 1 adedinin alıcısının davalı olduğu, 3 adedinin satıcı bayilerinin ise farklı firmalar olduğu görülmektedir.Davacının düzenlediği faturadaki ürün model numaraları ile teslim kayıtlarındaki model numaraları aynıdır.

Taraflar arasından yazışmalarda davalının davacıya yazdığı 18.10.2018 tarihli e-postada, ürünler geldiğinde ürünü indirdikleri ve kaşeledikleri, sonra ...'a ait olduğunu görünce iade ettikleri, ancak kaşe iptalinin o anda hamalın aklına gelmediği, 28.12.2018 tarihli e-postada ise eğer kendilerinin 11 adet değil de 21 adet montaj yaptırdı iseler ürünlerin kendilerinde kalmış olabileceği bildirilmiştir. Açıklanan nedenlerle; davalının adresine sehven gelen ürünlerden 7 adedini iade etmediğinin kabulü gerektiğinden fatura bedeli ile sorumlu tutulmasında isabetsizlik görülmemiş,istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 1.245,36-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 392,04-TL harcın mahsubu ile kalan 853,32‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 17,22-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/05/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/72897 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.