Kısmen deniz kısmen karayolu taşımasında CMR'nin bütün olarak uygulanması ve görev
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1850 E. 2025/1123 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali
Davacının nitelemesi: Taşıma hukuku (CMR) ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Taşıma
Gerekçe özeti
Bir taşımada, yük boşaltılmadan yolun bir kısmında deniz veya başka bir taşıtla taşınması hâlinde, CMR'nin 2. maddesindeki ayrık hâller (hasarın taşıyıcının fiil/ihmalinden doğmadığının kanıtlanması) ispat edilmedikçe, taşımanın tümüne CMR anlaşması bütün olarak uygulanır; bu durumda deniz taşımasına özgü TTK hükümleri (m. 1188 dahil) uygulama alanı bulmaz. CMR uygulanan taşımalarda TTK'nın beşinci kitabı hükümleri uygulanamayacağından, davaya bakma görevi denizcilik ihtisas mahkemesine ait değildir; mahkemenin bu hususu gözetmeden esasa girmesi ve hak düşürücü süre değerlendirmesi yapması hatalıdır, önce görev dava şartı incelenmelidir.
Ele alınan sorunlar
Kısmen deniz kısmen karayoluyla yük boşaltılmadan yapılan taşımada uygulanacak hukukun (CMR mi, TTK mi) belirlenmesi → kabul
İddia: Davacı vekili, davadan önce arabuluculuğa başvurulduğunu, bu süreçte hak düşürücü sürenin kesildiğini, davanın süresinde açıldığını ileri sürerek ilk derece kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: CMR'nin 2. maddesi uyarınca, mal yüklü taşıt yolun bir kısmında deniz, demiryolu, nehir, kanal veya havayoluyla yük boşaltılmadan taşınıyorsa, anlaşma taşımanın tümü için uygulanır; ancak kayıp/hasar/gecikmenin karayolu taşıyıcısının fiil veya ihmalinden doğmayıp diğer taşıtlarda taşınma sırasında oluştuğu kanıtlanırsa ayrı kurallar uygulanabilir. Somut olayda hasarlı emtianın taşındığı araç, feribotla Mersin-Trieste arasında yükler boşaltılmadan taşınmış, İtalya'dan Avusturya'ya kadar da karayoluyla nakledilmiştir. Taşımanın sadece bir bölümünün deniz yoluyla yapıldığı, yükün kamyon üzerinde ve boşaltılmadan taşındığı taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı gibi dosya kapsamıyla da sabittir. CMR'nin 2. maddesinde belirtilen ayrık hallerin varlığı iddia ve ispat edilmemiştir. Bu durumda taşımaya bütün olarak CMR uygulanacak, TTK'nın 1188. maddesinin uygulanması söz konusu olmayacaktır.
Gerekçe kaynağı: özgün
CMR uygulanan taşımada görevli mahkemenin denizcilik ihtisas mahkemesi olmaması ve görev dava şartı yokluğu → kabul
Gerekçe: Davanın çözümünde 6102 sayılı TTK'nın beşinci kitabında yer alan hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığından, davaya bakma görevi denizcilik ihtisas mahkemesinin görev alanında değildir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esasının karara bağlanması doğru görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Sigortalıya yapılan tazminat ödemesi nedeniyle davacı sigorta şirketinin halefiyet yoluyla aktif husumet ehliyeti ve davalının pasif husumet ehliyeti → kabul
Gerekçe: Dosyalarda mevcut ödeme belgelerine göre davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya hasar tazminatlarının ödendiği, bu nedenle davacının halefiyet kazanarak aktif husumet ehliyetini haiz olduğu; dosyada mevcut konişmentoların davalı tarafından tanzim edildiğinden davalının da pasif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmaktadır. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Yük boşaltılmadan kısmen deniz kısmen karayoluyla yapılan taşımalarda, CMR'nin 2. maddesindeki ayrık hallerin ispatlanmadığı hâllerde taşımanın tümüne CMR'nin uygulanacağı ve bu durumda görevli mahkemenin denizcilik ihtisas mahkemesi olamayacağı yönündeki tespit bakımından emsal niteliktedir.
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- Kısmen deniz kısmen karayoluyla yük boşaltılmadan yapılan ve CMR'nin bütün olarak uygulandığı taşımalardan doğan tazminat davalarında, TTK'nın beşinci kitabı hükümleri uygulanamayacağından denizcilik ihtisas mahkemesi görevli değildir; görevli mahkeme genel asliye ticaret mahkemeleridir.
- Dava şartı
- Mahkemenin görevli olması (HMK 114/1-c)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
CMR↗ hak düşürücü süre↗ görev↗ denizcilik ihtisas mahkemesi↗ halefiyet↗ husumet ehliyeti↗ rücuen tazminat↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/1850
KARAR NO 2025/1123
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 21/04/2022
NUMARASI 2022/83 Esas 2022/246 Karar
ASIL VE BİRLEŞEN DAVALARDA
ASIL VE BİRLEŞEN DAVA Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ 21/02/2022
Asıl ve birleşen davaların hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine ilişkin kararın asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü
DAVA
Asıl davada davacı vekili; müvekkili şirkete ... no'lu Nakliyat Emtea Blok Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... A.Ş ye ait ait cam emtiasının, taşıyıcısı davalı şirket tarafından deniz yolu ile Türkiye'den Avusturya'ya nakliyesi esnasında hasara uğradığının tespit edildiğini, meydana gelen hasar sebebiyle müvekkili sigorta şirketi tarafından yaptırılan ekspertiz sonucu sigortalı emtiada 933,28-euro hasar tespit edildiğini, bu nedenle müvekkili tarafından 30/12/2021 tarihinde 933,28-Avro hasar tazminatı ödendiğini, yapılan bu ödeme ile halef sıfatıyla davalı şirkete karşı rücu hakkının doğduğunu ileri sürerek, tazminatın ödenme tarihi olan 30/12/2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4.a maddesi uyarınca faiz işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen 2022/85 Esas sayılı dava; müvekkili şirkete ...'a ait cam emtiasının, taşıyıcısı olan davalı şirket tarafından deniz yolu ile Türkiye'den Avusturya'ya nakliyesi esnasında hasara uğradığının tespit edildiğini, meydana gelen hasar sebebiyle sigortalı emtiada 692,67-Avro hasar tazminatının tespit edildiğini, bu nedenle müvekkili tarafından 24/09/2021 tarihinde 692,67-Avro hasar tazminatı ödendiğini, 692,67-Euro tazminatın ödenme tarihi olan 24/09/2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4.a maddesi uyarınca faiz işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen 2022/86 Esas sayılı dava; müvekkili şirkete sigortalı emtiada 488,78-Avro hasar tazminatı tespit edildiğini, bu nedenle müvekkili tarafından 30/12/2021 tarihinde 488,78-Avro hasar tazminatı ödendiğini, yapılan bu ödeme ile halef sıfatıyla davalı şirkete karşı rücu hakkının doğduğunu ileri sürerek, 488,78-Avro tazminatın ödenme tarihi olan 30/12/2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4 .a maddesi uyarınca faiz işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ASIL VE BİRLEŞEN DAVALARA CEVAP
Davalı vekili, asıl ve birleşen davaların zamanaşımına uğradığını, CMR Konvansiyonuna göre 1 yıllık zamanaşamı süresine tabi olduğunu, asıl davada davanın 14/02/2022 tarihinde; birleşen 2022/85 Esas sayılı davada 09/02/2022 tarihinde ve birleşen 2022/86 Esas sayılı davanın da 17/02/2022 tarihinde zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, davaların esasına ilişkin olarak emtianın hasara uğramasında taşıyıcının sorumluluğunun bulunmadığını, söz konusu hasarın taşıtanın yükleme, istifleme ve yetersiz ambalajlama hatasından ileri gelmesine rağmen davacının yeterli inceleme ve ekspertiz raporu almadan sigorta bedelini ödediğini belirterek, asıl ve birleşen davaların öncelikle zamanaşımı nedeni ile aksi halde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, dosyalarda mevcut ödeme belgelerine göre davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya hasar tazminatlarının ödendiğinden davacının halefiyeti kazanılarak aktif husumet ehliyetini haiz olduğu, dosyada mevcut konişmentoların davalı tarafından tanzim edildiğinden davalının da pasif husumet ehliyetinin bulunduğu; asıl ve birleşen davalarının TTK nın 1188 maddesi gereği hak düşürücü sürelerin dolduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların hakdüşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili; her üç davada açılmadan önce arabuluculuğa başvurulduğunu arabuluculuk süresince hak düşürücü sürenin kesildiğini, davanın süresinde açıldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
... taşıma sırasında hasarlanan emtia nedeniyle sigortalıya ödenen hasar tazminatının davalı taşıyıcıdan tahsili istemine ilişkindir. Asıl ve birleşen davalara konu taşımaların üç ayrı taşıma olduğu; her üç davanın 21/02/2022 tarihinde açıldığı, asıl davaya konu taşımada teslimin 04/02/2021, Birleşen 2022/85 E. sayılı davaya konu taşımada teslim tarihinin 14/01/2021 tarihi olduğu, Birleşen 2022/86 E. sayılı davada teslim tarihinin 20/01/2021 tarihi olduğu; taşıma güzergahının Mersin Limanı-Trieste arası ... + .../Avusturya olduğu belirlenmektedir.CMR nin 2 maddesi:
1- Mal yüklü taşıt, 14 üncü madde hükümlerinin uygulandığı haller dışında yolun bir kısmında deniz, demiryolu, nehir, kanal veya havayoluyla yük boşaltılmadan taşındığı hallerinde de bu anlaşma taşımanın tümü için uygulanır. Ancak diğer taşıtlarla yapılan taşımalarda ortaya çıkan kayıp, hasar veya gecikmelerin, karayolu taşımacısının bir fiil veya ihmalinden doğmayıp yüklerin diğer taşıtlarda taşınması sırasında ve nedeniyle oluşabileceği kanıtlanır ise, Karayolu taşıyıcısının sorumluluğu bu anlaşmaya göre, eğer söz konusu diğer taşıtlar ile yükün taşınması için yasal koşullara uygun olarak o taşıt taşıyıcısı ile gönderen arasında bir sözleşme yapılmış sayılır ve o sözleşmeye konulması gelenekleşmiş hükümlere göre tayin edilir.
Ancak, konulmuş bu gibi koşulların bulunmaması hallerinde, karayolu taşıyıcısının sorumluluğu bu anlaşmaya göre tayin edilir."şeklinde düzenlenmiştir. CMR 32.1.Bu anlaşma gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir.
32. 3 maddesi "Yazılı bir istem, taşımacı bunu yazılı bildiri ile geri çevirip, ona ilişik belgeleri de iade edinceye kadar zaman süresini erteler. Talebin bir kısmı kabul edildiği takdirde zaman süresi anlaşmazlık konusu olan istek için tekrar devam etmeye başlar. İstemin alındığını, cevap verildiğini ve belgelerin gönderildiğini kanıtlamak, bu durumlara güvenen tarafa aittir...denilmektedir. Somut olayda; hasarlı emtianın taşındığı aracın ... aşıması ile Mersin-Trieste arasında taşındığı anlaşılmaktadır. Ancak CMR'nin 2 madde uyarınca araçtaki yükler hiç indirilmeden taşıma söz konusu olduğu ve İtalya'dan teslim yeri Avusturya'ya kadar yükler karayolu ile de taşındığından somut olaya bütün olarak CMR uygulanacaktır.Bu halde;
TTK'nın 1188 maddesinin uygulanması söz konusu olmayacaktır. Davacı delilleri arasında her dosyaya ilişkin olarak sigortalıya ödeme yapıldığı bilgisi verilen ödeme istekli mektup suretleri sunulmuştur. Ancak bu mektupların tebliğine ilişkin bir evrak sunulmamıştır. CMR'nin 32.3 maddesi gereğince tazminat talebini alan taşıyıcıya yazılı bir istem yöneltildiği anlaşılmaktadır. CMR'nin 32.3 maddesi uyarınca davacı vekiline bu mektupların tebliğine ilişkin belgeler sunulması için mehil verilerek zamanaşımının durup durmadığı belirlenerek bir karar verilmesi gerekirken ;deniz taşımasında uygulanacak TTK'nın 1188 maddesi uyarınca davanın hakdüşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; taşımanın sadece bir bölümünün deniz yolu ile yapıldığı ayrıca yükün kamyon üzerinde ve boşaltılmadan taşındığı, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı gibi dosya kapsamıyla da sabittir. Bu durumda ve CMR’nin 2. maddesinde belirtilen ayrık hallerin varlığı iddia ve ispat edilmemiş bulunmasına göre davanın çözümünde 6102 sayılı TTK’nın beşinci kitabında yer alan hükümlerin uygulama olanağı bulunmadığından davaya bakma görevi denizcilik ihtisas mahkemesinin görev alanında değildir. Mahkemece; görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esasının karara bağlanması doğru görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, dava dosyasının görevli bulunan (İstanbul 17.ATM dışındaki) Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/04/2022 Tarih 2022/83 Esas 2022/246 Karar sayılı asıl ve birleşen davalara ilişkin kararın HMK'nun 353(1)a-3 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın, 6100 sayılı HMK nın 114/1-c bendinde düzenlenen mahkemenin görevli olması ile ilgili dava şartı yokluğu nedeniyle aynı yasanın 115/2 fıkrası gereğince usulden reddine, 6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde taraflardan birinin başvurusu halinde dosyanın görevli bulunan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri(İstanbul 17.ATM dışındaki)'ne gönderilmesine, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içinde, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına" Dairemiz gerekçeli kararının taraflara tebliği sağlanmak üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine," Asıl ve birleşen davalarda davacı tarafından yatırılan 242,10-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
07/07/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/72856 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi