Sözleşmeye aykırılık nedeniyle haklı fesih ve teminat mektubunun tazmini
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1548 E. 2025/1508 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Bir işletmecinin, sözleşmede öngörülen faaliyet sürdürme ve devir/temlik/faaliyet değişikliği yasağına ilişkin yükümlülüklerini ihlal ederek işletmeciliğini karşı tarafa bildirimde bulunmaksızın sona erdirmesi, sözleşmeye aykırı ürünleri satışa sunması ve karşı tarafa ait teçhizatı sözleşme amacı dışında kullanması hâlinde, ihtarnameyle verilen düzeltme süresinin sonuçsuz kalması üzerine yapılan fesih haklı fesih niteliğindedir. Sözleşmede, sözleşme yükümlülüklerine aykırılık nedeniyle sona erme hâlinde banka teminat mektubunun hiçbir ihtara gerek olmaksızın nakde çevrilebileceği öngörülmüşse, haklı fesih hakkına sahip taraf teminat mektubunu tazmin ederek alacağını tahsil edebilir. Kıstelyevm usulü ile hesaplanacak katkı payı, iskonto ve ariyet mal bedeli alacaklarının varlığı ve miktarı bilirkişi incelemesiyle belirlenir; bilirkişi kurulu raporunun doğruladığı alacak tutarları, davacının talep ettiği kısmi dava tutarlarını karşılıyorsa davanın kabulü isabetlidir.
Ele alınan sorunlar
Sözleşmelerin ayrı ayrı değerlendirilmeden kabul kararı verilmesi → ret
İddia: Davalı vekili, davacının iki ayrı sözleşmeye dayalı olarak dava açtığını, her bir sözleşme için ayrı talepler ileri sürüldüğünü, ancak mahkemece sözleşmelerin ayrı ayrı değerlendirilmediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: 01.09.2011 tarihli direkt satış noktası sözleşmesi ve 29.08.2012 tarihli miktar satış sözleşmesi ayrı ayrı incelenmiş; her iki sözleşmenin ihlal edildiği, davalının Çağlayan ve Anadolu Adliyelerindeki işletmeciliğini davacıya bildirimde bulunmadan sona erdirdiği, davacıya ait olmayan ürünleri satışa sunduğu, su sebillerinin ve soğutucularda davacı ürünlerinin bulunmadığı keşif tespitleriyle sabit olduğundan her iki sözleşme yönünden de davalının sözleşme hükümlerini ihlal ettiği ve davacının haklı fesih hakkına sahip olduğu sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Sözleşmenin haklı nedenle feshedilip feshedilmediği → ret
İddia: Davalı vekili, davacının sözleşme ilişkisi devam ederken hiçbir neden olmaksızın teminat mektubunun paraya çevrilmesi talebinde bulunduğunu, bu talebin haklı bir gerekçeye dayanmadığını, sözleşmeye aykırılığın davalı tarafından değil, davacı tarafından gerçekleştirildiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalının, 01.09.2011 tarihli sözleşmenin 7. maddesini ve 29.08.2012 tarihli sözleşmenin 5. maddesini ihlal ederek işletmeciliğini davacıya bildirimde bulunmadan sona erdirdiği, davacıya ait olmayan ürünleri satışa sunduğu, davacıya ait su sebillerinin ve soğutucularda davacı ürünlerinin bulunmadığı mahkemece yapılan tespitlerle sabittir. Davacı, davalıya gönderdiği 04.02.2015 tarihli ihtarname ile sözleşmede öngörülen 7 günlük süreyi vermiş, ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine sözleşmeyi haklı olarak feshetmiştir. Davalının her iki sözleşme hükmünü ihlal etmesi, davacının sözleşmeleri haklı nedenle feshetmesine neden olmuştur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Teminat mektubunun nakde çevrilmesinin hukuka uygunluğu → ret
İddia: Davalı vekili, teminat mektubunun paraya çevrilmesi talebinin haksız olduğunu, sözleşme ilişkisi devam ederken hiçbir neden olmaksızın bu talepte bulunulduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: 29.08.2012 tarihli miktar satış sözleşmesinin 5. maddesi ile sözleşmenin yerine getirilmemesi halinde banka teminat mektubunun hiçbir ihtara gerek olmaksızın nakde çevrilebileceği öngörülmüştür. Davacının sözleşmeyi feshinin haklı olması nedeniyle, davacının alacaklarını teminat mektubunu paraya çevirerek tahsil etme hakkı bulunmaktadır. Ayrıca İstanbul Anadolu 10. ATM'nin teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespiti talepli davasında hukuki yarar bulunmadığından reddine karar verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Kıstelyevm katkı payı, iskonto ve ariyet mal bedeli alacaklarının ispatı ve miktarı → ret
İddia: Davalı vekili, bilirkişi raporlarında davacının 29.08.2012 tarihli sözleşmeyi haksız feshettiğinin tespit edildiğini, buna rağmen mahkemenin talebin bu kısmını da kabul ettiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Bilirkişi kurulu raporunda, 01.09.2011 tarihli sözleşmeden kıstelyevm iade edilecek tutarın KDV dahil 500.251,17-TL, 29.08.2012 tarihli sözleşme nedeniyle 219.164,94-TL, fatura iskonto altı tutarın KDV dahil 77.069,36-TL olarak hesaplandığı; davacının açık hesap borcunun kapatıldıktan sonra teminat mektubunu 17.03.2016 tarihinde tazmin ederek 250.000-TL bedeli tahsil ettiği, dava tarihinde bedelini tahsil etmediği 16 adet su sebili ve 51 adet soğutucu dolabın kaldığı belirlenmiştir. Davalının elinde kalan su sebili ve soğutucuların fatura bedellerinin kısmi davada talep olunan 5.000-TL'yi aşması nedeniyle ariyet bedeli için açılan kısmi davanın kabulü yerinde bulunmuştur. Dava açılmadan önce teminat mektubundan kalan 190.673,73-TL'nin kıstelyevm katkı payları hesabına mahsup edildiği, kalan kıstelyevm katkı payı tutarının 528.742,27-TL olduğu belirlenmiştir. Bilirkişi kurulunun doğruladığı davacı alacağının kısmi davada talep edilen tutarlar bakımından ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Sözleşmede öngörülen düzeltme süresi verilerek çekilen ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine yapılan feshin haklılığı ve sözleşmede öngörülen şartlar altında teminat mektubunun ihtara gerek olmaksızın nakde çevrilebilmesi hususlarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kıstelyevm↗ ariyet↗ haklı fesih↗ teminat mektubunun nakde çevrilmesi↗ kısmi dava↗ iskonto↗ sözleşmeye aykırılık↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO 2022/1548
KARAR NO 2025/1508
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 27/04/2022
NUMARASI 2016/589 Esas - 2022/325 Karar
DAVANIN KONUSU Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 02/10/2025
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davacı şirketin, sözleşmenin diğer tarafı olan satış noktasına soğutucu ve su sebilini ariyeten verdiğini, bunun yanı sıra birtakım nakit yatırımlar ve kolaylıklar temin ettiğini, bunların karşılığının banka teminat mektubu ile garanti altına alındığını, davacı şirket ile davalı arasında 01.09.2011 başlangıç tarihli konusu gazlı ve gazsız meşrubat satışı olan “Direkt Satış Noktası Sözleşmesi” ve 29.08.2012 başlangıç tarihli konusu “Damla” markalı ambalajlı su satış olan “Miktar Satış Sözleşmesi” akdedildiğini, davalının işbu sözleşme hükümlerine aykırı hareket ettiğini, İstanbul 16. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/3 D.İş dosyası üzerinden yapılan keşifte; her iki sözleşme ile sözleşmenin ifa adresi olarak tespit edilmiş olan “İstanbul Adalet Sarayı (Çağlayan)” adresinde bulunan işyerini davacı şirkete herhangi bir yazılı bildirimde bulunmaksızın terk ettiğinin ve bu adreste “...
..AŞ” nin faaliyet gösterdiğini, davalıya ariyeten teslim edilen soğutucu dolapların ve su sebillerinin yerlerinde bulunmadığının tespit edildiğini, yine İstanbul Anadolu 17. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/3 D.İş dosyası üzerinden yapılan keşifte; İstanbul Anadolu Adalet Sarayı (Kartal) adresindeki çay ocağı ve restoranların tümünde davalının ticari faaliyetlerinin devam ettiğinin, davacı şirket tarafından satışı yapılmayan muhtelif markalarda “Gazsız ürün ve Ambalajlı su” satışı yaptığının, davacı şirket tarafından yapılan “Gazlı Ürünleri” bulundurmadığının, davacı şirkete ait soğutucu dolaplarda davacı tarafından satış ve dağıtımı yapılmayan ürünleri depolayarak kullandığının, davalıya ariyeten teslim edilen su sebillerine rastlanmadığının tespit edildiğini, tespit tarihi sonrasında davalının Kartal Adliyesindeki işletmesini de davacıya haber vermeden kapattığını, davacı tarafından keşide edilen Beşiktaş 15.
Noterliği'nin 04.02.2015 tarih 01408 yevmiye numaralı ve 06.02.2015 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnameleri ile tüm bu durumların bildirilerek her bir sözleşmeye aykırılığın giderilmesini ve giderildiğine dair davacı şirkete yazılı olarak 7 gün içerisinde bilgi verilmesini aksi halde her iki sözleşmenin de fesih edileceğinin ihtaren bildirildiğini, yasal tebligat adreslerine yapılan tebliğe rağmen aykırılıkları giderilmediğini, bunun üzerine Beşiktaş 15. Noterliği'nin 20.03.2015 tarih 03151 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile her iki sözleşmenin de fesih edildiğini, ariyetlerin aynen iadesinin, 01.09.2011 tarihli sözleşmenin özel hükümleri gereğince davalıya ödenen 590.000- TL (kıstelyevm yapılması le 500.251- TL) ve fatura altı iskonto miktarı olan 84.797,33- TL' nin, 29.08.2012 tarihli sözleşme gereği ödenen 236.000-TL (kıstelyevm yapılması ile 219.165-TL)'nın ödenmesinin talep edildiğini, davalının İstanbul 10.
ATM nezdinde 2014/1557 esas sayılı dosyası ile muarazanın men'i talepli dava ikame ettiğini, açtığı bu davayı kaybettiğini, davalıya ödenen “kıstelyevm” yapılması sonucu; 500.251- TL'nın şimdilik 10.000-TL'lık kısmının, 219.165-TL'nın şimdilik 10.000-TL kısmının, fatura altı iskonto miktarı 84.794,33- TL'nın 10.000-TL'lık kısmının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilini, davalıya verilen 281 adet su sebili ve 51 adet soğutucu buzdolabının aynen iadesini, mümkün olmaması ihtimali için terditli olarak bedellerinin defter kayıtları ile tespit edilmek üzere şimdilik 5.000- TL'sinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili;taraflar arasında beş yıl süreli olarak iki ayrı sözleşme imzalandığını, sözleşmelerin özel hükümlerinde tanıtımı sağlamak amacıyla ödeme yapılacağının belirtildiğini, davacının ürünlerinin alınıp satılmış ve tanıtımının yapılmış olduğunu, sözleşme ilişkisi devam ederken davacının, davalı tarafından verilen teminat mektubunun paraya çevrilmesi yönünde bankaya talepte bulunduğunu, 26.12.2014 tarihinde İstanbul 10. ATMnin 2014/1557 esas sayılı dosyasında dava açıldığını, davalının davacıya borçlu bulunmaması nedeniyle teminat mektubunun paraya çevrilmesi talebinin haklı bir sebebe dayanmadığını, davalının sözleşmeye uymadığı yönünde bir ihtar çekilmediğini ve temerrüt doğmadığını, davacının 20.03.2015 tarihinde davalıya ihtar çektiğini ve sözleşmenin feshini talep ettiğini, davalının üç yıl sözleşmeye dayalı olarak davacının ürünlerini sattığını, davacının sözleşme ile piyasa değerinin üstünde fiyatlarla davalıya ürün sattığını, davalının davacıya satın aldığı ürünlerden dolayı borcu bulunmadığını, KDV ödenmediği halde talep edilmesinin haksız olduğunu, su sebillerinin davacı tarafından alınmadığını, davacı haksız bir şekilde sözleşmenin feshi yoluna gittiğinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Davalının İstanbul Çağlayan Adliyesindeki işletmeciliğinin sona erdiği, buna rağmen davalının bu durumu davacıya bildirmediği, Anadolu Adliyesinde ise sözleşmeye aykırı olarak başka markalar sattığı, davacının verdiği dolap ve teçhizatlarda ise bu yabancı ürünleri pazarladığı açıkça belirlendiğinden, her iki sözleşmeyi fesihte davacının haklı olduğu, bilirkişilerce ''29.08.2012 tarihli 2. Sözleşme, yani ''miktar satıcısı'' ile ilgili sözleşmede; su sebillerinin belirli yerlerde olacağına dair sözleşmede hüküm yok demişlerse de, bunların lokanta ve cafelerde (Adliyedeki) olması gerektiği açıkça belli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 35.000- TL'nin temerrüt ihtarı dosyaya ibraz edilmediğinden dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili ; davacı tarafından iki ayrı sözleşmeye dayalı olarak dava açıldığı, her bir sözleşme için ayrı talepler ileri sürülmesine rağmen mahkemece sözleşmelerin ayrı ayrı değerlendirilmeden davanın kabulü yönünde hüküm verildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin süresi dolmadan davacı tarafından sözleşme gereğince verilmesi gereken emtiaların verilmediğini, taraflar arasında sözleşme ilişkisi devam ederken hiçbir neden olmamasına rağmen davacı tarafından davalı tarafından verilen teminat mektubunu paraya çevrilmesi yönünde bankaya talepte bulunduğunu, davacının teminat mektubunun paraya çevrilmesi talebinin haklı bir gerekçeye dayanmadığını, idare tarafından ihale ile davalıya kiraya verilen yerde haksız bir şekilde yasaya aykırı olarak kira ilişkisinin tek taraflı sonlandırıldığını, İstanbul Anadolu 5 Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/776 esas sayılı dosyasında tahliyenin haksız olduğu yönünde karar verildiğini, bilirkişi raporlarında davacının 29.08.2012 tarihli sözleşmeyi haksız feshettiğinin tespit edildiğini, buna rağmen mahkemenin davacının, talep kısmının 3 paragrafındaki taleplerini de kabul ettiğini, davacının talebinin 10.000-TL olduğunu, 250.000-TL miktarlı teminat mektubunu paraya çevirerek tahsil ettiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, direkt satış noktası sözleşmesine ve miktar satış sözleşmesine aykırılıktan bahisle 01.09.2011 tarihli ve 29.08.2012 tarihli sözleşme hükümleri gereği davalıya KDV dahil ödenen bedel ile davalıya uygulamış olduğu iskontoların toplam tutarının kıstelyevm usulü belirlenecek olan kısmını KDV si ile birlikte ve ariyet olarak verilen menkullerin aynen iadesi mümkün olmazsa bedelinin tahsiline ilişkindir.Taraflar arasında akdedilen 01.09.2011 tarihli direkt satış noktası sözleşmesi ile; işletmenin iş yeri adresinin Çağlayan Adliyesi olduğu, 10.01.2013 tarihinde imzalanan protokol ile işletmecinin Anadolu Adliye Sarayı Kartal İstanbul adresinde faaliyete geçen satış noktalarının 01.09.2011 başlangıç tarihli sözleşme kapsamına dahil olacağı, işletmecinin farklı ticari unvanlar altında da olsa Anadolu Adliye Sarayı genelinde meşrubat satışı yapılan alanlarda var olan içecek ürün tedariğini sözleşme süresi boyunca davacı şirket aracılığı ile sözleşme kapsamında gerçekleştirileceği kararlaştırılmıştır.
Sözleşmede süre belirlenmemiş, 3. Madde ile işletmecinin toplam 60.000 koli miktarında ürünü müşterilerine satmayı planladığı, sözleşmenin satış miktarının tamamlanması ile kendiliğinden sona ereceğinin kararlaştırılmıştır. Yine taraflar arasında 29.08.2012 tarihli 5 yıl süreli miktar satış sözleşmesi, 10.01.2013 tarihli protokol ve direkt satış noktası cihaz ariyet sözleşmeleri de imzalanmıştır.İstanbul Anadolu 17. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/3 D.İş sayılı dosyasında 12.01.2015 günü yapılan keşif sonucunda; davalıya ait iş yerlerinde; davacıya ait olmayan ürünlerin satışa sunulduğu, su sebillerinerastlanılmadığı, ... ve Damla yazılı soğutucularda davacının ürünlerinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
İstanbul 16. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/3 D.İş sayılı dosyasında 19.01.2015 günü yapılan keşif sonucunda; İstanbul Çağlayan Adalet Sarayı içerisindeki tüm çay ocağı, restaurant ve yemekhanelerde aleyhine tespit istenen işletmenin faaliyet göstermediği, belirtilen yerlerde “... A.Ş.”'nin ticari faaliyette bulunduğu ve işletmesinin yapıldığı tespit edilmiştir.İstanbul Anadolu 14. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/33 D.İş sayılı dosyasında 12.05.2017 günü yapılan keşif sonucunda; İstanbul Anadolu Adalet Sarayı içerisindeki tüm çay ocağı, restaurant ve yemekhanelerde aleyhine tespit istenen işletmenin faaliyet göstermediği, belirtilen yerlerde “... AŞ”'nin ticari faaliyette bulunduğu ve işletmesinin bu firmaca yapıldığı tespit edilmiştir.Direkt nokta satış sözleşmesinin 1.
maddesi ile; işletmeci bir başka firma tarafından sağlanan ürünleri satmamayı, bu ürünlerin tanıtımına ilişkin reklam ve malzemeyi satış noktasında bulundurmamayı, 7. madde ile şirketin yazılı onayını almadan hak ve yükümlülüklerini başkasına devir ve temlik etmemeyi, satış noktasını kapatmak, devretmek, faaliyet türünü değiştirmek vb. hiçbir değişiklik yapmamayı taahhüt etmiş ve sözleşmedeki yükümlülüklerinin teminatı olarak sözleşmenin imza tarihinde 150.000-TL tutarında kat'i ve süresiz banka teminat mektubu vereceği kararlaştırılmıştır.
01. 09.2011 tarihli, sözleşmenin özel hükümleri ile ''işletmecinin pazarlama faaliyetlerine katkıda bulunmak için bir defaya mahsus olmak üzere işletmeciye 590.000- TL ödeneceği, işletmecinin sözleşme hükümlerine aykırı davranması neticesinde sözleşmenin süresinden önce sona ermesine sebebiyet vermesi halinde bu meblağın kıstelyevm usulü ile belirlenecek kısmının KDV si ile birlikte şirkete iade edileceği, işletmecinin satın alacağı ürünler için belirli oranlarda iskonto uygulanacağı, işletmecinin sözleşme hükümlerine aykırı davranması neticesinde süresinden önce sona ermesine sebebiyet vermesi üzerine, uygulanmış iskontolar toplamının kıstelyevm usulü ile belirlenecek kısmını KDV si ile birlikte ödeyeceği hüküm altına alınmıştır.
29. 08.2012 tarihli miktar satış sözleşmesi genel hükümleri ile davalının toplam 400.000 adet 19 lt. damacana ürünü satın almayı hedeflediği, sözleşme süresi dolmasına rağmen davalı bu hedefini gerçekleştiremediği takdirde, davacının yaptığı tüm yatırımları iade edeceği, sözleşmenin özel hükümleri ile işletmecinin pazarlama faaliyetlerine katkıda bulunmak için bir defaya mahsus işletmeciye 200.000 TL ödeneceği, işletmecinin sözleşme hükümlerine aykırı davranması neticesinde süresinden önce sona ermesine sebebiyet vermesi üzerine, bu meblağın kıstelyevm usulü ile belirlenecek kısmını KDV si ile birlikte ödeyeceği, bir defaya mahsus olmak üzere 1000 adet 19 lt damacana suyun promosyon amacıyla % 100 iskontolu olarak verileceği, sözleşme hükümlerine aykırılık halinde bu ürünlerin rayiç değerlerinin kıstelyevm usulü ile belirlenecek kısmını KDV si ile birlikte davacıya iade edeceği, işletmecinin sözleşmedeki yükümlülüklerinin teminatı olarak sözleşmenin imza tarihinde 250.000- TL tutarında kat'i ve süresiz banka teminat mektubu verileceği düzenlenmiştir.Taraflar arasında imzalanan 10.01.2013 tarihli protokolde ''işletmecinin Anadolu Adliye Sarayı Kartal İstanbul adresinde faaliyete geçen satış noktaları, ürün tedariğinde ...
müşteri numarası üzerinde kayıtlı, 01.09.2011 başlangıç tarihli sözleşme kapsamına dahil olacaktır. İşletmeci, farklı ticari unvanlar altında da olsa Anadolu Adliye Sarayı genelinde meşrubat satışı yapılan alanlarda var olan içecek ürün tedariğini sözleşme süresi boyunca ... satış ve dağıtım şirketi aracılığı ile ve muhatap olduğu sözleşme kapsamında gerçekleştirecektir.'', 29.08.2012 tarihli sözleşmenin 5. Maddesinde de ''firma Coca Colanın yazılı onayını almadan, bu sözleşme ve ve oluşmuşsa eklerindeki hak ve yükümlülüklerini başkasına devir ve temlik etmemeyi, sözleşme süresince satış noktasında sözleşmenin devam ettirilmesine etki edecek hiçbir değişiklik (satış noktasını kapatmak, devretmek, faaliyet türünü değiştirmek vb.) yapmamayı kabul ve taahhüt eder.'' hükmü yer almaktadır.Davalının, 01/09/2011 tarihli sözleşmenin 7.
maddesini ve 29.08.2012 tarihli sözleşmenin 5. Maddesini ihlal ederek İstanbul Çağlayan ve İstanbul Anadolu Adliyelerindeki işletmeciliğini davacıya bildirimde bulunmadan sona erdirdiği, 01.09.2011 tarihli sözleşmenin 1. maddesine aykırı davranarak davacıya ait olmayan ürünleri satışa sunduğu, davacıya ait su sebillerinin ve davacıya ait soğutucularda davacının ürünlerinin bulunmadığı Mahkemece yapılan tespitlerle sabittir. Davacı davalıya gönderdiği 04.02.2015 tarihli ihtarname ile davalıyı yükümlülüklerini ihlal etmeye son vermesi hususunda sözleşmede öngörülen 7 günlük süreyi vermiş, ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine sözleşmeyi haklı olarak feshetmiştir. Davalı her iki sözleşme hükümlerini ihlal etmiş, davacının, sözleşmeleri haklı nedenle feshetmesine neden olmuştur.
İstanbul Anadolu 10.ATM nin 2014/ 1557 esas 2016/60 karar sayılı dosyası ile teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespiti için açılan davada davanın hukuki yarar bulunmadığından reddine karar verilmiş, söz konusu karar 14/12/2017 tarihinde kesinleşmiştir.29.08.2012 tarihli miktar satış sözleşmesinin 5. Maddesi ile sözleşmenin yerine getirilmemesi halinde banka teminat mektubunun hiçbir ihtara gerek olmaksızın nakde çevrilebileceği öngörüldüğünden ve davacının sözleşmeyi feshinin haklı olması nedeniyle davacının alacaklarını teminat mektubunu paraya çevirerek tahsil etme hakkı bulunmaktadır.Alınan bilirkişi kurulu raporunda; Davacı şirketin ticari defterlerinin incelenmesinden ,Çağlayan Adliyesindeki cari hesabında ;
davalı şirketin faaliyetinin sona erdiği 06.09.2014 tarihinde 36.672,78_TL cari hesap borcu olduğu ,borcun 12.09.2014 tarihi itibariyle ödenerek kapatıldığı ; yine Anadolu Adliyesinde ki cari hesapta 06.09.2014 tarihinde 4.600,60-TL borcun da 12.09.2014 tarihinde ödenerek kapatıldığı belirlenmiş, 01.09.2011 tarihli sözleşmeden kıstelyevm iade edilecek tutar KDV dahil tutar 500.251,17- TL, 29.08.2012 tarihli sözleşme nedeniyle ;219.164,94- TL, fatura iskonto altı tutar KDV dahil 77.069,36- TL olarak hesaplanmıştır.12.09.2014 tarihinden sonra (açık hesap borcu kapatıldıktan sonra 3.12.2015 tarihinde 265 su sebili için 03.12.2015 tarihli 65.454,60- TLbedelli fatura düzenleyerek davalıyı borçlandırmış,elde ki dava açılmadan evvel 17.03.2016 tarihinde 250.000-TL teminat mektubunu tazmin ederek bu bedeli tahsil etmiş dava tarihinde bedelini tahsil etmediği ariyet 16 adet su sebili ve 51 adet soğutucu dolap kalmıştır.Davalının elinde kalan su sebili ve soğutucuların fatura bedellerinin kısmi davada talep olunan 5.000-TL yi aşması nedeniyle ariyet bedeli için açılan kısmi davanın kabulü yerinde bulunmuştur.
Bilirkişi kurulununda doğruladığı davacının alacağı olarak kıstelyevm 500.251- TL'nın şimdilik 10.000-TLsi, 219.165-TL'nın şimdilik 10.000-TLsini, fatura altı iskonto miktarı 77.069,36- TL nin 10.000-TL'lık kısmının varlığı tesbit edilmiştir.Ancak ;davalının elinde kalan su sebilleri talep ettiği adette değildir.Yine dava açılmadan teminat mektubundan kalan 190.673,73-TLyi de 10.10.2016 tarihinde kıstelyevm talep ettiği katkı payları hesabına mahsup etmiştir. Kalan kıstelyevm katkı payı tutarı 500.251+219.165-TL= 719.416-190.673,73=528.742,27-TL kadardır.Açıklanan nedenlerle davacının iki ayrı kıstelyevm katkı payı tutarları , fatura altı iskonto , 16 adet su sebili ve 51 adet soğutucu bedelinden kaynaklanan alacaklarından kısmi davada talep ettiği tutarlar bakımından davanın ispatlandığı gerekçesiyle kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından karara yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 2.390,85-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 572,71-TL harcın mahsubu ile kalan 1.818,14-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 26-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.02/10/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/72590 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi