Kefaletin el yazısı unsuru eksikse kefil sorumlu tutulamaz
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1790 E. 2025/1505 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Bir kefalet sözleşmesinde kefilin sorumlu olacağı azami miktar ve müteselsil kefil sıfatıyla yükümlülük altına girildiği hususunun kefilin kendi el yazısıyla belirtilmemiş olması halinde, TBK 583'teki şekil şartları sağlanmadığından kefalet geçersizdir ve bu geçersizlik mahkemece re'sen gözetilerek kefilin borçtan sorumlu tutulamayacağına hükmedilir; kefalet tarihinin el yazısıyla yazılmış olması bu sonucu değiştirmez.
Ele alınan sorunlar
Davalı yetkilinin protokoldeki kefaletinin geçerliliği → ret
İddia: Davacı vekili, davalı Harun'un kefaletinin geçerli olduğunu, protokolü şirket temsilcisi sıfatıyla imzalayan Harun'un tüm borçtan sorumlu olmayı kabul ettiğini ileri sürerek ret kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
Gerekçe: TBK 583 uyarınca kefalet sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz; müteselsil kefil olunması halinde bu sıfatla veya bu anlama gelen bir ifadeyle yükümlülük altına girildiğinin kefilin kendi el yazısıyla belirtilmesi şarttır. Kefalet sözleşmesinin şekle aykırılık nedeniyle hükümsüzlüğü mahkemece re'sen gözetilir. Somut olayda davalı Harun protokolü hem şirket yetkilisi hem de müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış, kefalet tarihini el yazısıyla yazmış olmakla birlikte, sorumlu olacağı azami miktarı ve müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kendi el yazısıyla belirtmemiştir. Bu nedenle davalı Harun'un TBK 583'e göre geçerli bir kefaleti bulunmadığından, kefil olarak borçtan sorumluluğu yoktur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kefalet sözleşmesinde azami miktar ve müteselsil kefil sıfatının kefilin kendi el yazısıyla belirtilmesi gerektiği, sadece tarihin el yazısıyla yazılmasının yeterli olmadığı yönündeki değerlendirme, TBK 583 şekil şartlarının uygulanması bakımından benzer kefalet uyuşmazlıklarında ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kefalet↗ müteselsil kefalet↗ şekil şartı↗ el yazısı unsuru↗ itirazın iptali↗ icra inkar tazminatı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/1790
KARAR NO 2025/1505
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 03/06/2022
NUMARASI 2019/1017 Esas - 2022/410 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ 16/12/2019
İSTİNAF KARAR TARİHİ 02/10/2025
Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin sattığı ürünlerin bedelinin davalı şirket tarafından ödenmemesi nedeniyle 43.052,81-TL cari hesap borcu için taraflar arasında 03/01/2019 tarihli borç ödeme protokolü düzenlendiğini, davalı şirketin yetkilisi ...'ın da protokolü müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, protokole rağmen de borç ödenmeyince davalılar aleyhine İstanbul Anadolu 11. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takibinin başlatıldığını, ancak davalıların takibe haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek, davalıların takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, bilirkişi raporunda davacının defterlerine göre davalı taraftan 43.048,81-TL alacaklı göründüğü, davalı ticari defterlerini sunmadığından incelenemediği, davalı şirketin protokolde davacıya 45.052,81-TL borcu bulunduğunu kabul ettiği, HMK 222/3'e göre davacı defterlerinin kendi lehine delil teşkil ettiği, 43.048,81-TL likit alacağın sabit olduğu; diğer davalı ...'ın protokoldeki kefaletinin TBK 582'deki geçerlilik şartlarını taşımadığından kefaletin geçersiz olduğundan talebe konu alacaktan sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin icra takibine itirazının 43.048,81-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine; alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsiline;
davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, davalı ...'ın kefaletinin geçerli olduğunu, protokolü diğer davalı şirketin temsilcisi olarak davalı Harun'un imzaladığını ve tüm borçtan sorumlu olmayı kabul ettiğini belirterek, davalı Harun bakımından verilmiş ret kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılmış icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.TBK'nın 583. maddesi; "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." hükmünü haizdir. Kefalet sözleşmesinin şekle aykırılık nedeniyle hükümsüzlüğünün mahkemece de re'sen göz önünde tutulması gerekir. Somut olayda, davacı ile davalı şirket arasında imzalanmış 03/01/2019 tarihli "Protokol (Cari Hesaptan ve Çekten Kaynaklanan Alacak)" başlıklı belgede, borçlu şirketin 43.052,81-TL'yi davacıya 4 taksitte ödeneceği kararlaştırılmıştır.
Protokolü, şirket adına ve kaşesi üzerine yetkilisi olarak imzalamış olan davalı ...; protokolü ayrıca müteselsil kefil olarak da imzalamıştır. Protokoldeki borç ödenmeyince davacı, hem şirkete hem de Harun'a karşı icra takibi başlatmıştır. Ancak söz konusu protokolde, davalı Harun kefil olunan tarihi el yazısıyla yazmış olmasına rağmen, sorumlu olduğu azamî miktarı ve müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kendi el yazısıyla yazmamıştır. Bu nedenle davalı Harun'un davaya konu borç bakımından TBK'nın 583. maddesine göre geçerli bir kefaleti bulunmadığından, kefil olarak borçtan sorumluluğu da bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, mahkemece davalı ...
yönünden davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNEAlınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/10/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/72586 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi