6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Bağlantılı sözleşme çözülünce bağımlı sözleşmenin ifa imkanı ortadan kalkar

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1053 E. 2025/736 K. · · İlk derece: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

bayilik (acente-kıyas)

Gerekçe özeti

Bir sözleşmenin ifası, tarafı olmayan üçüncü bir kişiyle akdedilmiş başka bir sözleşmenin (kar paylaşımı gibi) varlığına ve o sözleşmede belirlenen esaslara bağlıysa; bu bağlantılı sözleşme sona erdiğinde ve yerine yeni bir düzenleme yapılmadığında, ana sözleşmenin önemli bir unsuru (örn. kar paylaşımı) belirsiz hale gelerek ifa olanağı ortadan kalkar. Bu durumda, ifa imkânı kalmayan sözleşmeye dayalı olarak cezai şart veya kar mahrumiyeti talep edilemez.

Ele alınan sorunlar

Cezai şart hükmünün genel işlem koşulu olarak geçersizliği → ret

İddia: Davalı vekili, sözleşmenin genel işlem koşullarına ve dürüstlük kuralına aykırı olarak karşı tarafın aleyhine hükümler içerdiğini, cezai şart hükmünün bu nedenle geçersiz olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Genel işlem koşulları içeren sözleşme yapılması, yasal sınırlar içinde hukuken mümkündür. Sözleşmenin tarafları tacir olup sözleşme hükümleri kolayca anlaşılabilecek niteliktedir. Sözleşmede kararlaştırılan cezai şart dürüstlük kuralına aykırı bir düzenleme sayılamayacağından haksız işlem şartı olarak kabul edilemez.

Gerekçe kaynağı: özgün

Bağlantılı sözleşmenin sona ermesi nedeniyle bayilik sözleşmesinin ifa imkanının ortadan kalkması → kabul

Gerekçe: Davacı ile dava dışı akaryakıt dağıtım şirketi arasında imzalanan kar paylaşım sözleşmesine göre elde edilecek karın belirli oranlarda taraflar arasında (davalı, dağıtım şirketi ve davacı) paylaştırılması kararlaştırılmıştır. Dağıtım şirketinin lisansının iptali ile sektörden çekilmesi üzerine bu şirket ile davalı arasındaki bayilik sözleşmesi karşılıklı fesih ve ibra protokolüyle sona ermiş, dağıtım şirketi ile davacı arasındaki sözleşme de uygulanamaz hale gelmiştir. Davacı ile davalı arasındaki bayilik sözleşmesi, davacının dağıtım şirketiyle akdettiği sözleşmeyle bağlantılı olduğundan, bu sözleşmelerin sona ermesi nedeniyle davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin ifa olanağı ortadan kalkmıştır. Dağıtım şirketinin sektörden çekilmesi sonrasında davacı ile davalı arasında yeni bir sözleşme akdedilmemiştir. Taraflar arasındaki sözleşme bağımsız bir sözleşme olmayıp, kar paylaşımının ne şekilde yapılacağı belirsiz hale gelmiş ve sözleşmenin önemli bir unsuru ile ifa olanağı ortadan kalktığından, davacının bu sözleşmeye dayalı olarak davalıdan cezai şart ve kar kaybı talep etmesi yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Bir bayilik sözleşmesinin, tarafı olmayan üçüncü bir sözleşmeye (kar paylaşım sözleşmesi) bağlı olduğu ve bu bağlantılı sözleşmenin sona ermesi halinde ana sözleşmenin ifa imkanının ortadan kalkacağı ve buna dayalı cezai şart/kar mahrumiyeti taleplerinin reddedileceği yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cezai şart genel işlem koşulları kar mahrumiyeti bağlantılı sözleşme ifa imkansızlığı bayilik sözleşmesi

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1053

KARAR NO 2025/736

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 01/03/2022

NUMARASI 2020/689 Esas - 2022/152 Karar

DAVA

Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalının, 28.09.2018 tarihli 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi ile ... dağıtım şirketi olan müvekkilinin bayiliğini yaptığını, 28.09.2018 tarihli bayilik sözleşmesinin sona erme tarihi 28.09.2023 olup, EPDK internet sitesinde, davalının otogaz bayilik lisansının 10.12.2019 tarihi itibariyle sonlandırıldığının görüldüğünü, davalı ile akdedilen bayilik sözleşmesinin 2. maddesinde bayinin yetkili makamlardan çalışma izni, işyeri çalışma ruhsatı, ... otogaz bayilik lisansı almakla mükellef olduğunu, davalının bayilik lisansını sonlandırmasının sözleşmeye aykırı olduğunu, bayilik lisansı sona erdiğinden sözleşmenin fiilen uygulanamaz hale geldiği,sözleşmenin 19.12.2019 tarihli ihtarname ile feshedildiğini, davalı sözleşmenin haksız şekilde feshine sebebiyet vermekle müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu, bu nedenle davalı bayinin, bayilik sözleşmesinin 32.a maddesine göre müvekkilin uğradığı müspet zararı tazmin etmek durumunda olduğunu, müvekkilinin uğradığı kar mahrumiyetinin yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi gerektiğini, ayrıca davalının sözleşmenin 32.b maddesi gereği sözleşmeye aykırı davranışlarıyla sözleşmeyi feshettiğinden cezai şart ödemekle yükümlü olduğunu, cezai şart hesabının, bayinin ...

alımı yaptığı dönemde ... alımının en yüksek olduğu aydaki ... alım miktarının fesih tarihindeki perakende satış fiyatı ile çarpımıyla hesaplanacağını, kararlaştırılan cezai şartın ifaya ekli cezai şart olması nedeniyle kar mahrumiyeti ile birlikte talep edilebileceğini belirterek, şimdilik 3.000-TL kar mahrumiyeti ile 5.000-TL cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; sözleşmede cezai şartın nasıl hesaplanacağı belirlenmiş olup cezai şartın kısmi olarak talep edilemeyeceğini, müvekkili şirketin davacı şirket ile rızaen sözleşme yapmadığını, sözleşme yapmak zorunda bırakıldığını, müvekkili ile ... Akaryakıt arasında 04.10.2018 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığını, ... şirketi ile davacı arasındaki bayi paylaşım sözleşmesi gereğince müvekkiline davacı ile ... bayiliği sözleşmesi yapmasının şart koşulduğunu, davacı ile ... arasındaki sözleşmede kar paylaşımının düzenlendiğini, ancak ...'nın dağıtım lisansının iptali ile müvekkili ile ... arasındaki sözleşmenin feshi sonucunda ... karlılık oranında belirsizlik oluştuğunu, ancak davacının bu konuda bir adım atmadığını, müvekkilinin üzerine düşen yükümlülüğü yapmasına ve davacı şirket ile yeni sözleşme yapmak için zemin hazırlamasına rağmen, davacı şirketin kar dağılım paylaşım sorununu çözmeyerek sözleşmeyi kötü niyetli olarak imzalamadığını, sözleşmenin davalı tarafça 19.12.2019 tarihinde feshedildiğini, müvekkilince düzenlenen 16.01.2020 tarihli ihtarname ile istasyonu devralan ...şirketinin anlaşmaya hazır olduğunun davacıya bildirildiğini, ancak davacının anlaşmaya yanaşmadığını, istasyon devri nedeniyle müvekkilinin bayilik lisansını iptal ettirmesinin yasaya uygun olduğunu, müvekkili şirketin bayiliği yürüttüğü işletmeyi devrederek akaryakıt sektöründen çekildiğini, bu nedenle ilerde elde edilebilecek herhangi bir gelirin söz konusu olmadığını, sözleşmedeki cezai şart hükmünün genel işlem koşulları yönünden geçersiz olduğunu, davacının hem cezai şart hem de kar kaybı talep etmesinin mümkün olmadığını, cezai şartın müvekkilinin mahvına neden olabileceğini, bu nedenle indirilmesi gerektiğini, davacının eksik alım nedeniyle müvekkiline ihtarname göndermeyerek ürün vermeye devam etmesi nedeniyle kar mahrumiyeti talep hakkının bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece;

01. 01.2015 tarihinde davacı ile akaryakıt dağıtım şirketi ... Akaryakıt arasında, belirlenen ... markalı istasyonlarda ... satışının davacı ... tarafından yapılması ve yine belirlenen kar paylaşım tablosuna göre bu satıştan tarafların pay almasına yönelik sözleşme düzenlendiği, davalı şirketin ... Akaryakıt'ın akaryakıt bayisi olduğu, davacı ... ile davalı şirket arasında 28.09.2018 tarihli beş yıl süreli bayilik sözleşmesi düzenlendiği, bayilik sözleşmesinde kar mahrumiyeti ve cezai şarta ilişkin sözleşmenin 32. maddesinin a bendine göre; ... A.Ş.'nin bayinin sözleşmeye aykırı davranışı sebebiyle sözleşmeyi feshetmesi sebebiyle maruz kaldığı zarar, ziyan ve anlaşma süresinin sonuna kadar hesaplanarak, mahrum kaldığı kar karşılığı tazminat talep edebileceği, sözleşmenin 32.

maddesinin b bendine göre; sözleşmenin 32/a maddesinde yer alan yükümlülükten ayrı olarak, bayinin ... alımı yapacağı dönem içinde ... alımının en yüksek olduğu aydaki ... miktarının fesih tarihindeki perakende satış fiyatı ile çarpımı sonucu bulunacak cezai şartın ödenmesi gerektiğinin kararlaştırıldığı, ... Akaryakıt'ın lisansını iptal ederek sektörden çekildiği ve davalı ile karşılıklı anlaşarak fesih ve ibra protokolü düzenlendiği, davalı tarafça, davacının ... Akaryakıt'ın kar payını da almak istemesi üzerine aralarında sorun çıktığı ileri sürülse de, buna yönelik bir delil bulunmadığı, EPDK yazı cevabından davalının lisansını kendi isteğiyle sonlandırdığının anlaşıldığı, davacı tarafından davalıya keşide edilen Kadıköy ...

Noterliğinin 19.12.2019 tarihli ihtarnamesi ile davalının tek taraflı olarak bayilik lisansını sona erdirmesi nedeniyle sözleşmenin 2. maddesinin ihlal edildiği ve sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği belirtilerek sözleşmenin 32. maddesi gereğince kar mahrumiyeti ve cezai şart alacaklarının ödenmesinin ihtar edildiği, davalı taraf, işletmenin ... Akaryakıt Ltd. Şti'ne devredilmesi nedeniyle lisansını sona erdirdiği ve devralan şirket ile davacının sözleşme imzalaması gerektiği itirazında bulunmuşsa da, davalı şirketin lisansı sonlandırma gerekçe ve yönteminin sözleşmeyi haklı nedenle sonlandırması için yeterli olmadığı, sözleşmenin 5 yıl süre boyunca davacı ile davalı arasında imzalandığı ve davacı şirketin sözleşmenin mevcut koşullarla kalan süre kadar devam etmesi yönünde haklı beklentisinin oluştuğu, davalı tarafından işletmenin devri hususunun bildirilmediği ve uygulamada işletmeyi devralan tarafın mevcut dağıtım şirketiyle aynı koşulları ve kalan sözleşme süresini kabul ederse dağıtım şirketinin bu doğrultuda sözleşmeleri revize ettiği, devralan şirket ile davacı arasında sözleşme imzalanmadığı ve sözleşmenin davalı tarafından haksız bir şekilde sona erdirildiği, davacı ticari defter ve kayıtlarına göre hesaplanan kar mahrumiyeti ve cezai şart alacağının taraflar arasında düzenlenen sözleşme maddelerine ve kayıtlara uygun olduğu ve talimat bilirkişi raporunda cezai şartın davalının mahvına sebebiyet vermeyeceğinin tespit edildiği, davacının verilen kesin süre içerisinde ıslah dilekçesi sunmayarak ıslah hakkından vazgeçtiği gerekçesiyle, davacının dava dilekçesindeki talebi ile bağlı kalınarak davanın kabulü ile 5.000-TL cezai şart ile 3.000-TL kar mahrumiyeti alacağının dava tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; ... Akaryakıt ile davacı ... arasındaki sözleşme uyarınca, mevcut karın %75'inin müvekkili şirkete, %17'sinin ... Akaryakıt'a ve %8'inin davacı ...'a ödeneceği konusunda anlaşmaya varıldığını, müvekkili şirket ile ... arasındaki sözleşmenin 10.11.2019 tarihinde karşılıklı olarak feshedildiğini, ...'nın piyasadan çekilmesi ile birlikte karlılık oranında bir belirsizlik oluştuğunu, bu belirsizlik dikkate alınmadan kar mahrumiyeti hesaplandığını, bu belirsizliği gidermek davacının yükümlülüğü olmasına rağmen bu konuda bir adım atmayan davacının kar mahrumiyeti talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu,kar mahrumiyet hesabı yapılırken de brüt karın değil net karın dikkate alınması gerekirken raporda bu hususun dikkate alınmadığını, sözleşmenin genel işlem koşullarına, dürüstlük kuralına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler içerdiğini, cezai şart hükmünün geçersiz olduğunu, kararlaştırılan cezai şart miktarının müvekkili şirketin ekonomik yönden mahvına sebebiyet verecek derecede yüksek olmasına rağmen indirim yapılmamasının hatalı olduğunu, davacının sözleşme süresince müvekkili şirkete eksik alım nedeniyle ihtar göndermeyerek çekince koymadan mal vermeye devam ettiğini, bu nedenle de davacının kar mahrumiyeti talep etme hakkı bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, otogaz bayilik sözleşmesinin haklı feshine dayalı cezai şart ve kar mahrumiyeti alacağı istemine ilişkindir.Davacı ile dava dışı ... Akaryakıt arasında, belirlenen ... markalı istasyonlarda ... satışının davacı ... tarafından yapılması ve belirlenen kar paylaşım tablosuna göre bu satıştan tarafların pay almasına yönelik 01.01.2015 tarihli sözleşme imzalanmıştır.Davalı şirketin de ... Akaryakıt'ın akaryakıt bayisi olduğu, aynı zamanda davalı ile davacı ... arasında istasyonda ... satışına ilişkin 28.09.2018 tarihli beş yıl süreli bayilik sözleşmesi düzenlendiği, akaryakıt dağıtım şirketi ... ile davalı arasındaki bayilik sözleşmesinin taraflarca imzalanan fesih ve ibra protokolü ile 10.11.2019 tarihinde feshedildiği, davalı bayinin EPDK nezdindeki bayilik lisansının kendi talebi ile 10.12.2019 itibariyle sonlandırıldığı, bunun üzerine davacı tarafından davalıya keşide edilen Kadıköy ...

Noterliğinin 19.12.2019 tarihli ihtarnamesi ile davalının tek taraflı olarak bayilik lisansını sona erdirmesinin sözleşmenin 2. maddesine aykırı olduğu belirtilerek sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin bildirilerek sözleşmenin 32. maddesi gereğince kar mahrumiyeti ve cezai şart alacaklarının ödenmesinin ihtar edildiği, davalı tarafından keşide edilen 16.01.2020 tarihli ihtarname ile ... ile olan sözleşmenin feshi nedeniyle aralarındaki sözleşmenin de hükümsüz olduğunu, istasyonun Salihoğulları firmasına devredildiği bildirilmiştir. Davacı vekili mahkemece verilen süre üzerine kar mahrumiyetine ilişkin talebini 3.000-TL yerine 15.196-TL, cezai şarta ilişkin talebini ise 5.000,00-TL yerine 38.294-TL olarak ıslah ettiğini bildirir dilekçe sunmuş ise de ;ıslah dilekçesi süresinde verilmediğinden ıslahın yapılmamış sayılmasına karar verilmiş ,davacı tarafça bu kısım bakımından karar istinaf edilmediğinden dava değeri olarak dava dilekçesinde ki miktar kabul edilmiştir.

Sözleşmenin 32. maddesinde, bayinin sözleşmeyi haksız olarak feshetmesi veya ...'ın bayinin sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle sözleşmeyi feshetmesi halinde, a bendine göre, ...'ın, bayiden sözleşmenin süresinden önce feshedilmesi sebebiyle maruz kaldığı zarar, ziyan ve anlaşma süresinin sonuna kadar hesaplanmak üzere mahrum kaldığı kâr karşılığı tazminat talep edebileceği; b bendine göre ise ise, 32.a maddesindeki yükümlülükten ayrı olarak bayinin ...'dan ... alımı yapacağı dönem içinde ... alımının en yüksek olduğu aydaki ... miktarının fesih tarihindeki perakende satış fiyatı ile çarpımı sonucu bulunacak bedeli, cezai şart olarak bayinin ...'a ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği hüküm altına alınmıştır.

Davalı vekili tarafından, sözleşmenin genel işlem koşulu niteliğinde hükümler taşıdığı ve bu nedenle müvekkili aleyhine olan cezai şart hükmünün geçersiz olduğu ileri sürülmüştür. Kural olarak genel işlem koşulları içeren sözleşme yapılması, yasal sınırlar içinde hukuken mümkündür. Sözleşmenin tarafları tacir olup sözleşme hükümleri de kolayca anlaşılabilecek niteliktedir. Sözleşmede kararlaştırılan cezai şart da dürüstlük kuralına aykırı bir düzenleme sayılamayacağından, haksız işlem şartı olarak kabul edilemeyecektir.Sözleşme hükümlerinin geçersizliğine yönelik istinaf nedeni yerinde değildir. Davacı ile dava dışı ... Akaryakıt arasında, belirlenen ... markalı istasyonlarda ... satışının davacı ...

tarafından yapılması ve belirlenen kar paylaşım tablosuna göre bu satıştan tarafların pay almasına yönelik 01.01.2015 tarihli sözleşme imzalanmış olup, davalı şirket davacının ... bayiliği yanında dava dışı ... Akaryakıt'ın da akaryakıt bayiliğini üstlenmiştir. Davacı ile dava dışı ... Akaryakıt arasındaki sözleşmenin 5. maddesine dayalı ek kar paylaşım tablosuna göre elde edilecek karın %75'inin davalıya, %17'sinin ... Akaryakıt'a ve %8'i davacı ...'a ödenecektir. Ancak ... Akaryakıt şirketinin lisansının iptali ile sektörden çekilmesi nedeniyle ... ile davalı arasındaki bayilik sözleşmesi 10.11.2019 tarihli fesih ve ibra protokolü ile karşılıklı olarak feshedilmiş, ... şirketi ile davacı ...

arasındaki sözleşme de uygulanamaz hale gelmiştir. Bu durumda davacı ile davalı arasındaki ... bayilik sözleşmesi, davacının ... ile akdettiği olduğu sözleşme ile bağlantılı olup, davacı ve davalı ile ... şirketi arasındaki sözleşmelerin sona ermesi nedeniyle, davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin ifa olanağı ortadan kalkmıştır. ... şirketinin sektörden çekilmesi sonrasında davacı ile davalı arasında yeni bir sözleşme akdedilmemiştir. Bu durumda taraflar arasındaki sözleşmenin bağımsız bir sözleşme olmadığı ,kar paylaşımının ne şekilde yapılacağı belirsiz hale gelip ,sözleşmenin önemli bir unsuru ve ifa olanağı ortadan kalktığından, davacının bu sözleşmeye dayalı olarak davalıdan cezai şart ve kar kaybı talebi yerinde görülmemiştir.Bu nedenle mahkemece davanın reddi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi yerinde bulunmamıştır.

Açıklanan nedenlerle; davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına yeniden karar verilerek davanın reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/03/2022 Tarih 2020/689 Esas 2022/152 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın reddine"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; "Alınması gereken 615,40-TL karar harcının davacı tarafından yatırılan 136,62-TL peşin harç ve 777-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 913,62-TL harçdan mahsubu ile fazla olan ‬298,22‬-TL'nin isteği halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargı giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı vekili için takdir olunan 8.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" Yatırılan 136,62-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Davacı tarafça yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

06/05/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/72503 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.