6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Bayilik lisansı alınmayan sözleşmenin zımnen sona erdirilmesi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/827 E. 2025/745 K. · · İlk derece: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ Emsal

bayilik (acente-kıyas)

Gerekçe özeti

Bir bayilik sözleşmesinin yürürlüğe girmesi için gerekli resmi başvurunun (bayilik lisansı gibi) yapılmaması karşısında, sözleşmenin karşı tarafı da uzun bir süre boyunca bu eksikliğin tamamlanması yönünde herhangi bir ihtar veya talepte bulunmamışsa, tarafların karşılıklı sessiz kalma davranışları sözleşmeyi zımnen sona erdirme iradesi olarak kabul edilir. Bu şekilde zımnen sona erdirilmiş bir sözleşmeye dayanılarak sonradan yapılan haklı fesih beyanına bağlı cezai şart ve kar mahrumiyeti talepleri dinlenmez.

Ele alınan sorunlar

Bayilik lisansı alınmadan yürürlüğe girmeyen sözleşmenin taraflarca zımnen sona erdirilip erdirilmediği → ret

İddia: Davacı vekili, EPDK bayilik lisansı almanın mevzuat gereği münhasıran davalının sorumluluğunda olduğunu, davalının lisans işlemlerini yaptırmaması nedeniyle sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini ve ifa etmeyen tarafın sözleşme edimlerinden sorumlu olacağını ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın kabulünü istemiştir.

Gerekçe: Davalının, sözleşmenin imzasından sonra faaliyete geçebilmesi için gerekli EPDK bayilik başvurusunu yapmadığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Ancak davacı şirket de, sözleşmenin imzalandığı 15/05/2013 tarihinden fesih ihtarının gönderildiği 07/02/2017 tarihine kadar, süresi zaten 5 yıl olan sözleşme kapsamında bayilik ruhsatı başvurusunun yapılması hususunda davalıya ihtar veya bildirimde bulunmamıştır. Bu şekilde her iki tarafın da yaklaşık 4 yıla yakın bir süre karşılıklı sessiz kalması, tarafların ortak iradeleriyle sözleşmeyi zımnen sona erdirdiklerinin kabulünü gerektirir. Zımnen sona erdirilen bir sözleşmeye dayanılarak, davacının sonradan gönderdiği ihtarname ile ileri sürdüğü haklı fesih iddiasına bağlı cezai şart ve kar mahrumiyeti talepleri yerinde bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararda, sözleşmenin yürürlüğe girmesi için gerekli resmi lisans/başvuru şartının yerine getirilmemesi karşısında tarafların uzun süre sessiz kalmasının sözleşmeyi zımnen sona erdirdiği yönündeki değerlendirme, bayilik sözleşmelerinde benzer uyuşmazlıklarda BAM'ın bölgesel ve ikna edici emsal değeri taşıyan bir yaklaşımıdır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bayilik sözleşmesi cezai şart kar mahrumiyeti (kâr kaybı) alacağı zımni fesih / sözleşmenin zımnen sona erdirilmesi EPDK bayilik lisansı çelişkili davranış yasağı

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/827

KARAR NO 2025/745

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 24/03/2021

NUMARASI 2017/132 Esas - 2021/224 Karar

DAVA

Alacak (Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 06/05/2025

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, taraflar arasında "... Sancaktepe" adresindeki Sancaktepe- ... Mahallesi ... parselde kayıtlı taşınmaz üzerindeki akaryakıt istasyonunun işletmesi hususunda 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi ve protokolün 15/05/2013 tarihinde imzalandığını; ayrıca davalının ürün alım taahhütnamesiyle yıllık asgari 3.215 ton beyaz ürünü (kurşunsuz benzin+normal benzin+motorin) almayı, eksik kalan ton üzerinden 14-USD tutarınca kar mahrumiyetini ödemeyi taahhüt ettiğini; protokolün 12. maddesinde sözleşmede ki taahhütlerin ,ürün ve hizmet bedellerinin vadesinde ödenmemesi halinde müvekkilinin anlaşmayı haklı nedenle fesih hakkını haiz olduğu, anlaşmanın müvekkili tarafından feshedilmesi, anlaşma ve eklerinin davalı tarafından süresinden önce feshedilmesi veya fesih sonucunu doğuracak şeklide hareket edilmesi halinde 250.000-USD tutarındaki cezai şartın müvekkiline ödeneceğinin düzenlendiğini;

müvekkilinin davalıya gönderdiği ihtarnameyle davalının bayilik lisansı yayınlanmadığından istasyonu açmadığı gerekçesiyle sözleşmeyi haklı sebeple tek taraflı feshettiğini; davalının toplam 16.075 ton ürün alım taahhüdü olmasına rağmen sözleşme süresince ürün almadığını, eksik ton başına 14-USD üzerinden müvekkilinin 225.050-USD kar kaybı oluştuğunu ileri sürerek, kısmi olarak açılmış davada 1.000-USD cezai şart ve 1.000-USD kar mahrumiyeti alacağının temerrüt tarihinden itibaren en yüksek mevduat faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı, davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, sözleşmenin bayilik lisansının alınmasıyla hüküm doğurmaya başlayacağı, bayilik lisansının alınması için gerekli müracaatın davalı bayi tarafından yapılması gerektiği, ancak davalı bayi tarafından bayilik lisansı başvurusu yapılmadığı; sözleşme ilişkisi 15/05/2013'tarihinde başlamış ise de, davacının davalıya noterden gönderdiği 07/02/2017 tarihli ihtarnameyle sözleşmenin feshedildiğini, cezai şart ve kar mahrumiyeti talebinde bulunulduğunu; sözleşme hükümlerine ve sektörel uygulamalara göre, bayilik lisansı alınmadan bayilik ilişkisinin kurulması ve sözleşmenin fiilen uygulanmasının mümkün olmadığı; sözleşmenin imzasından fesih tarihine kadar geçen yaklaşık 3 yıl 9 aylık süreçte davalının bayilik lisansı alınması noktasında bir girişimi olmaması, diğer yandan davacının da davalıdan bir talebi bulunmaması nedeniyle, tarafların zımnen sözleşmenin sona erdirilmesi yönünde irade ortaya koyduklarının kabul edildiği;

bayilik lisansı alınmadığı için taraflar arasında hiç uygulanmayan sözleşme ve eki protokollere ilişkin olarak davacı fesih bildiriminde bulunabilecek ise de, fesih nedeniyle cezai şart ve düzenleniş şekli itibariyle ikinci bir cezai şart sonucunu doğuran kar mahrumiyeti talebinde bulunmasının sözleşme ve fesih tarihlerine göre çelişkili davranış yasağına aykırı olduğu ve davacının talep koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, davalının müvekkiliyle imzaladığı 15/05/2013 tarihli bayilik sözleşmesi kapsamında, davalının mevzuat gereği kendi sorumluluğundaki lisans alma yükümlüğü arasında hiçbir bağlantı bulunmadığını, sözleşmenin ihlalinin tek başına davalıyı sorumlu kılacağını, bayilik lisansı almak veya mevcut lisansı tadil ettirmenin davalının sorumluluğunda olduğunu, davalı lisans işlemlerini yaptırmadığından uzun bir bekleyişin ardından müvekkilinin 07/02/2017 tarihinde sözleşmeyi feshetmek zorunda kaldığını ve sözleşmeyi ifa etmeyen tarafın sözleşmede ki edimlerden sorumlu olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, taraflar arasındaki akaryakıt bayilik sözleşmesinin davalı bayiiden kaynaklanan sebeplerle haklı olarak feshedildiğinden bahisle alım taahhüdünün ihlalinden kar kaybı alacağı ve fesih sebebiyle cezai şart istemine ilişkindir.Taraflar arasında 15/05/2013 tarihli akaryakıt istasyonu bayilik sözleşmesi 5 yıl süreli imzalanmıştır.15/05/2018 tarihinde sözleşme sona ermekmektedir.Davacı, davalıya gönderdiği 07/02/2017 tarihli ihtarname ile davalının bayilik lisansı almadığından faaliyete başlamadığı gerekçesiyle, sözleşmeyi feshederek 250.000-USD cezai şart ile alım taahhüdü yerine getirilmediğinden 222.050-USD kar kaybının'nin tebliğden itibaren 1 gün içinde ödenmesini istemiştir. İhtarın gönderildiği adreste, davalı şirket olmadığından tebliğ edilememiştir.

10/02/2017 tarihinde ise eldeki davayı açmış, dava dilekçesi ihtarın tebliğ edilemediği ticaret sicili adresinde TK nın 35. maddesine göre tebligat yapılmış ve davalı davaya cevap vermemiştir. Davacının fesih iradesi dava dilekçesinin tebliğiyle davalıya iletilmiştir.Eldeki davada davalının, sözleşmenin imzasından sonra faaliyet gösterebilmesi için gerekli olan EPDK'ya bayilik başvurusu yapmadığı hususunda ihtilaf yoktur.Fakat davacı şirket, sözleşmenin imzalandığı 15/05/2013 tarihinden 07/02/2017 tarihine kadar yani 4 yıla yakın bir süre, zaten süresi 5 yıl olan sözleşme kapsamında bayilik ruhsat başvurusunun yapılması hususunda davalıya ihtar veya bildirim yapmamıştır.Buna göre tarafların karşılıklı sessiz kalmak suretiyle ve ortak iradeleriyle sözleşmeyi zımnen sona erdirdiklerinin kabulü yerindedir.

Belirtilen şekilde sonlandırılan sözleşmeye istinaden davacının, davada davalıdan talep ettiği kar mahrumiyeti ve cezai şart alacağı yerinde bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davanın reddine ilişkin kararda isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,7‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin davacı vekiline ve davalıya tebliğine,HMK 'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 06/05/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/72495 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.