6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sigorta tazminatının ödenmemesi ve fahiş faiz iddiasıyla itirazın iptali istinafı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1214 E. 2025/878 K. · · İlk derece: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Sigorta

Gerekçe özeti

Kredi sözleşmesinin teminatı olarak rehinli araca ilişkin sigorta tazminatının, sigorta şirketince aracın çalınmadığı kanaatiyle veya zamanaşımı nedeniyle ödenmemiş olması, borçlunun bu ödenmeme durumunu alacaklıya (banka veya temlik alan) kusur olarak yükleyebilmesi için kanıt getirmesini gerektirir; kanıtlanamayan kusur iddiası borcu ortadan kaldırmaz. Ayrıca ticari işlerde TTK 8/1 uyarınca serbestçe belirlenen ve sözleşmede kararlaştırılan temerrüt faizi oranı, bankanın TCMB'ye bildirdiği kredi faiz oranına dayanılarak hesaplandığı ve sözleşme hükmüne uygun olduğu takdirde fahiş kabul edilmez.

Ele alınan sorunlar

Sigorta tazminatının ödenmemesinin banka kusuruna bağlanamaması → ret

İddia: Davalı, rehinli aracın çalındığını, sigorta şirketine başvurduğunu, ancak dain ve mürtehin şartı nedeniyle ve bankanın ihmali sonucunda sigorta tazminatının ödenmediğini, bu nedenle borçlu olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Sunulan delillere göre, davalının aracın çalındığı iddiasıyla emniyete ve sigorta şirketine başvurduğu, sigorta şirketince yaptırılan ekspertiz raporunda aracın çalınmadığı kanaatinin bildirildiği ve buna bağlı olarak tazminat ödenmediği, ayrıca hasar dosyasına ilişkin bilgi/belge gelmemesi nedeniyle zamanaşımının dolması sonucu ödeme yapılmadan dosyanın kapatıldığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla sigorta tazminatının davalıya rehin kaydı nedeniyle ödenmediği söz konusu olmadığı gibi, temlik eden bankanın kusuru nedeniyle ödenmediği iddiası da kanıtlanamamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Hükmedilen temerrüt faizi oranının fahiş olduğu iddiası → ret

İddia: Davalı vekili, mahkemece hükmedilen faiz oranının fahiş olduğunu, faize itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK'nın 8/1. maddesine göre ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenebilir. Taraflarca imzalanan genel kredi sözleşmesinin 45. maddesinde, müşterinin borçlarını gününde ödememesi halinde bankanın TCMB'ye bildirdiği kredi faiz oranlarından temerrüt tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın %50 ilavesiyle bulunacak oranda temerrüt faizi uygulanacağı kabul edilmiştir. Hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda, bankaca TCMB'ye yapılan bildirimde kredilere genel olarak %84 oranında faiz uygulanacağının bildirildiği tespit edilmiş, bu oranın %50'si olan 42'nin ilavesiyle elde edilen %126 oranının sözleşmeye uygun olduğu belirlenmiştir. Dolayısıyla hükmedilen temerrüt faizi oranı sözleşme hükmüne uygundur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Rehinli aracın çalınması nedeniyle sigorta tazminatının ödenmemesi durumunda, bu durumun alacaklı bankaya kusur olarak atfedilebilmesi için borçlunun somut delille bunu ispat etmesi gerektiği ile ticari kredi sözleşmelerinde TTK 8/1 uyarınca serbestçe belirlenen ve TCMB'ye bildirilen kredi faiz oranı esas alınarak hesaplanan temerrüt faizinin fahiş sayılmayacağı yönünde emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
İtirazın iptali Taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takip Temlik Genel kredi ve teminat sözleşmesi Kasko sigortası Temerrüt faizi İcra inkar tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 8/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1214

KARAR NO 2025/878

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 08/10/2019

NUMARASI 2015/825 Esas 2019/903 Karar

DAVA

İtirazın İptali

Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; temlik eden banka ile davalı arasında genel kredi ve teminat sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca davalının bankadan kredi kullandığını fakat kredi borçlarını ödemediğini, davalıya hesap kat ihtarı gönderilmesine rağmen davalının borcunu ödemediğini, müvekkili tarafından kredi alacağının adı geçen bankadan temlik alındığını ve temlik sözleşmesine istinaden müvekkili tarafından davalı borçlu aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini,davalının kredi ile aldığı aracın çalındığı iddia edilmişse de, ... Sigorta tarafından aracın çalınma hasarı ile ilgili olarak 17/12/2008 tarihinde talepte bulunulduğunun, ancak dosya için herhangi bir bilgi ve belge gelmediğinden zaman aşımı süresi dolduğundan ödeme yapılmadan dosyanın kapandığının bildirildiğini, davalının aracın çalındığı iddiasının doğru olmadığını ve mal kaçırma kastı ile hareket ettiğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı davaya cevap vermemiş, yargılama sırasında davalı vekili davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; temlik eden banka ile davalı arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek, 18/07/2008 tarihli ihtarnamenin davalıya 22/07/2008 tarihinde tebliğ edildiği, verilen 24 saatlik süre sonunda davalının 24/07/2008 tarihinde temerrüde düştüğü, ihtara rağmen borç ödenmediğinden takip başlatıldığı, davalının takip tarihi itibariyle 91.997,43-TL asıl alacak, 244.989,69-TL işlemiş faizden borçlu olduğu, davacının talebinin ise yapılan açıklama dikkate alındığında 93.709,96-TL asıl alacak ve 40.920,45-TL işlemiş faiz olduğu anlaşılmakla, itirazın kısmen iptaline karar vermek gerektiği, ayrıca icra inkar tazminatı talep koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptaline, takibin 91.997,43-TL asıl alacak, talep doğrultusunda 40.920,45-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 132.917,88-TL üzerinden devamına, asıl alacak 91.997,43-TL'ye takip tarihinden itibaren %126 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, fazla istemin reddine, alacak tutarının %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı vekili; müvekkilinin, temlik eden banka ile imzaladığı 26.03.2008 tarihli genel kredi ve teminat sözleşmesi ile kredi kullanarak otobüs satın aldığını, satın alınan aracın trafik kaydına banka tarafından rehin şerhi işlendiğini, aracın ... Sigorta tarafından kasko sigortası poliçesi ile sigortalandığını, ancak aracın 14.11.2008 tarihinde çalındığını, müvekkilince emniyete başvuru yapılıp durum kredi veren bankaya bildirildikten sonra, sigorta şirketine de başvuru yapıldığını, sigorta şirketinin 06.01.2009 tarihli yazı ile vergi dairesine yazı yazarak tazminatın ödenmesi için maliye kaydının silinmesini talep ettiğini, bunun üzerine müvekkilinin 19.01.2009 tarihinde Mercan Vergi Dairesine başvuru yapıldığını, bankanın bilgisi dahilinde yapılan sigorta poliçesinde bulunan dain ve mürtehin şartı nedeniyle müvekkiline ödeme yapılmadığını, bankanın ihmali sonucunda sigorta bedelinin alınamadığını, sigorta şirketinin davaya dahil edilmesi istemlerinin mahkemece dikkate alınmadığını, ayrıca mahkemece faize itirazları dikkate alınmayarak fahiş oranda faize hükmedildiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; dava dışı ... Bankası ile davalı 26/03/2008 tarihli 88.000-TL limitli genel kredi ve teminat sözleşmesi imzalandığı, sözleşme kapsamında kredi borcunun teminatı olarak alacaklı banka lehine davalıya ait araç üzerine rehin tesis edilerek aracın trafik kayıtlarına işlendiği, ayrıca aracın dava dışı ... Sigorta tarafından 15/07/2008 tarihinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalandığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek, gönderilen 18/07/2008 tarihli kat ihtarnamesinin davalıya 22/07/2008 tarihinde tebliğ edildiği, verilen 24 saatlik süre sonunda davalının 24/07/2008 tarihinde temerrüde düştüğü, alacağın dava dışı bankaca davacıya temlik edildiği, ihtara rağmen borç ödenmediğinden temlik alan davacı tarafça 27/08/2010 tarihinde dayanak icra takibinin başlatıldığı, davalının süresinde borca itirazı üzerine işbu davanın açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, %126 temerrüt faiz oranı üzerinden yapılan hesaplamayı içerir bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.

Sunulan delillere göre; davalı tarafından rehinli aracın çalındığı iddiası ile 14/11/2008 tarihinde emniyete başvurulduğu, davalının 17/12/2008 tarihinde dava dışı sigorta şirketine yaptığı başvurusu üzerine de hasar dosyası açıldığı, sigorta şirketince yaptırılan ekspertiz raporunda, yakalama kararı bulunan söz konusu aracın çalınmadığı kanaatinin bildirildiği ve buna bağlı olarak sigorta şirketince sigorta tazminatı ödenmediği, sigorta şirketince düzenlenen 23/02/2015 tarihli yazı ile de hasar dosyası için herhangi bir bilgi veya belge gelmediğinden zaman aşımının dolması nedeniyle herhangi bir ödeme yapılmadan dosyanın kapatıldığının bildirildiği görülmektedir. Dolayısıyla sigorta tazminatının davalıya rehin kaydı nedeniyle ödenmemesi söz konusu olmadığı gibi, temlik eden bankanın kusuru nedeniyle ödenmediği iddiası da kanıtlanamamıştır.

Davalı vekilince, hükmedilen faiz oranının fahiş olduğu ileri sürülmüştür. Ancak 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesine göre, ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenebilir. Somut olayda taraflarca imzalanan genel kredi sözleşmesinin 45. maddesinde ise, müşterinin sözleşmeden doğan borçlarını gününde ödememesi halinde, belli vadeli borçlarda vade tarihinden, kat ile muaccel olan alacaklarda ise kat tarihinden itibaren, kredilerin cins ve niteliğine bakılmaksızın bankanın mevzuat gereğince TCMB'ye bildirdiği kredi faiz oranlarından temerrüt tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın %50 ilavesiyle bulunacak oranda temerrüt faizi uygulanacağını kabul, beyan ve taahhüt ettiği belirtilmiştir.

Hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda, bankaca TCMB'ye yapılan 06/11/2009 tarihli faiz bildiriminde, kredilere genel olarak %84 oranında faiz uygulanacağının bildirildiği tespit edilmiştir. Bu oranın %50'si olan 42'nin ilavesiyle elde edilen %126 oranı, somut olayda uygulanabilecek temerrüt faizi oranıdır. Dolayısıyla mahkemece hükmedilen temerrüt faizi oranı, taraflarca imzalanan sözleşme hükmüne uygun olup, davalı vekilinin faiz oranına yönelik istinaf nedeni de yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 9.079,62-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 2.269,91‬-TL harcın mahsubu ile kalan 6.809,71‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/05/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/72377 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.