Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3236 E. 2021/6929 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
geçerli icra takibi↗ hakediş↗ toplantı tutanağı↗ ipoteğin paraya çevrilmesi↗ menfi tespit davası↗ ispat külfeti↗ alacağın temliki↗ davadan feragat↗ ticari faiz↗ tespit davası↗ derdestlik↗ garantörlük↗ yenileme↗ temlik↗ protokol↗ feragat↗ yönetim kurulu kararı↗ taahhütname↗ asıl alacak↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ menfi tespit↗ ibraz↗ teminat↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacılar ..., Aksoy İnşaat ve Tic. A.Ş., Enak Yapı ve Dış Tic. A.Ş.'nin davalı bankadan ayrı ayrı çeşitli meblağlarda toplamda 262.576 Euro karşılığı kredi aldıkları, davacıların krediye konu borcu süresinde ödememeleri üzerine davalı banka tarafından Sarıyer İcra Daireleri’nin 2004/3347, 3348, 3349 Esas sayılı dosyaları ile davacılar aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe başlandığı, davacıların takiplere itiraz ettikleri, sonrasında itirazlarından vazgeçerek davalı banka ile imzaladıkları 13.12.2004 tarihli protokol ile 1.190.000 USD borcu kayıtsız, şartsız ve protokolün ilam hükmünde olduğunu kabul ederek icra dosyalarına yapılan itirazlarından vazgeçtikleri, davacıların taahhüt ettikleri taksitleri gününde ödeyememeleri nedeniyle mütemerrit duruma düştükleri ve davacıların toplam bakiye borçlarına karşılık gelen 262.576 Euro tutarın davalı ... tarafından davalı bankaya ödenmek suretiyle 23.08.2007 tarihinde icra dosyaları üzerinden davalı bankadan temlik alındığı, davacı ... cirolu 75.000 USD ve 50.000 USD bedelli iki adet Garanti Bankası çekiyle yapılan ödemeler de dikkate alınarak bakiye 228.059,68 USD için icra dosyalarından yapılan temlik işlemlerinin ve borçlular lehine yapılan ödemenin noter kanalıyla da davacılara bildirildiği, davacıların temlik alıcısına borçlarını ödememeleri üzerine icra takiplerinin yenilendiği ve taşınmazların satışı işlemlerine başlanıldığı, davacılar kalan borçlarının diğer davalı ... tarafından ödenmesinin nedeninin davalıya mimarlık ve danışmanlık hizmeti verilmesinden kaynaklı olduğunu belirtmişlerse de; davalı ...' nun borcunun kaynağı olarak ileri sürülen iş ve hizmetlere ilişkin yazılı bir sözleşme ve düzenlenmiş bir hakediş belgesinin dosyaya sunulmadığı, iddianın ispatlanamadığı, yine davalı banka tarafından davacı ...'a gönderilen 15.08.2011 tarihli yazıda "banka kayıtlarımıza göre ... ve Enak Yapı ve Dış Tic. A.Ş.'nin kredi borcu hesaplarının Ağustos 2007'de Aksoy İnşaat ve Tic. A.Ş.'nin kredi borcunun Ekim 2007'de kapatılmış olup adı geçenlerin bankamıza herhangi bir borcu bulunmamaktadır" beyanı bulunduğu, davacıların asıl alacaklı davalı bankaya vak'i kredi borçlarının davalı banka tarafından diğer davalıya temlik edilmesi nedeniyle temlik alacaklısı olan diğer davalının davacılardan alacaklı olduğu, davacıların borçlu olmadıkları ve davalı ...'ndan alacaklı olduğu iddialarını ispat edemedikleri, davacılardan ... davadan feragat ettiğini beyan ettiği gerekçesiyle davacı ... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davacılar yönünden ise esastan reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuşlardır.
Bölge Adliye Mahkemesince; davalı bankanın 23/08/2007 tarihli ve temlik işlemi yapılan toplantı tutanağının 2. sayfasında temlikin 262.576 Euro mukabili yapıldığının açıkça yazılı olduğu, temlikin bir ivazlı temlik olduğu, temlik edilen alacağın 23/08/2007 tarihindeki durumu önem kazandığı, davacıların bankaya olan bakiye protokol borcunun 17/08/2007 tarihinde ödendiği, ivazlı bir temlikin geçerli olması için temlik anında alacağın varit olması gerektiği, davalı ... vekilinin 28.08.2012 tarihli dilekçesinin 2. sayfasında yapılan ödeme hakkındaki "... ödemenin protokole göre yapılmadığı, protokolde taraf olmadıkları, davacıların o tarihteki ödeme güçlüğü nedeniyle kendilerinin ödeme yaptığı..." beyanının bulunduğu, davalı ...’nun borcu ödeyen 3. kişi durumunda olup, ödeme nedenini ispat külfetinin kendisine ait olduğu, kredi borcunun sona ermesi ile takiplerin dayanaksız kaldığı gerekçeleriyle davacı yan menfi tespit istemi yönünden haklı bulunmuş ve davacılar bu ödemenin kendilerince verilen ancak bedeli tahsil edilemeyen proje, ruhsat hizmet alımı mimarlık hizmetleri gibi hizmetlerden kaynaklanan alacağa karşılık yapıldığını ileri sürmekte, davalı ise böyle bir hizmet alımının olmadığını beyan etmekte, yapıldığı iddia edilen hizmetlere ilişkin bir kısım faturalar ibraz edilmiş ise de; mimari ve ruhsata tabi projeler olan bu hizmetlerin verildiğine ilişkin olarak tapu kayıtları üzerinden ilgili mahalli ve mülki amirlikler nezdinde dosyaların bulunması, vekaletname vb. yetkilerin alınması, projelerin yapılması veya onaya sunulması gerekmekte olup, bu yönde yeterli delil ve belge sunulmadığı, sunulan kayıtların da davalı yan ile ilgisi bulunmadığı alacak davasının ispatlanamadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi yönünde hüküm kurulması gerekirken davanın tümüyle reddedilmesi doğru bulunmamış davacıların istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına; menfi tespit davası açısından davacı ... tarafından açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davacılar Aksoy İnşaat ve Ticaret A.Ş., ... ve... Yapı ve Dış Tic. A.Ş. yönünden davanın kabulüne; bu davacıların davalı ...’nun 228.059,68 USD olarak yapılan ödemeden kaynaklı olarak devam eden takip dosyaları olan İstanbul 19. İcra Müdürlüğü'nün 2010/3961, 2010/3959, 2010/3960 Esas sayılı dosyalarından borçlu bulunmadıklarının tespitine ve davacıların davalılar için açtığı alacak davasının kanıtlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Dava, davacıların aleyhine başlatılan icra takipleri nedeniyle davalılara borçlu olmadıklarının tespiti ile davalı ...'ndan 580.000.- TL hizmet alacağının tespitine ve bu alacağın şimdilik 8.000,00 TL'lik kısmının ticari faizi ile birlikte tahsili talebine ilişkindir. Yukarıda özet olarak açıklandığı üzere;
İlk Derece Mahkemesince, davacılardan ... yönünden feragat nedeniyle, diğer davacılar yönünden ise menfi tespit davası ve alacak davasının kanıtlanamaması nedeniyle ayrı ayrı reddine karar verilmiş, kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, menfi tespit davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir. […] Melih Sipahioğlu aleyhine açılan alacak davasının reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacılar, davalı bankadan ayrı ayrı çeşitli meblağlarda kredi almış olup krediye konu borcu süresinde ödeyemeyince davalı banka tarafından aleyhlerine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe başlanmış ve icra takiplerine bu kişilerce itiraz edilmiş olsa da, daha sonradan itirazlarından vazgeçerek davalı banka ile imzaladıkları 13.12.2004 tarihli protokol ile borcu kayıtsız, şartsız kabul ederek ödemeyi yapılandırmışlar, bununla birlikte protokol uyarınca öngörülen taksitleri gününde ödeyemeyince yeniden mütemerrit duruma düşmüşler, bu defa davacıların toplam borçlarına karşılık gelen 228.059,68 USD bakiye borç davalı ... tarafından 17.08.2007 tarihinde doğrudan davalı bankaya ödenmek suretiyle borç kapatılmıştır. Davalı bankanın 23.08.2007 tarih ve 2007/15 sayılı Yönetim Kurulu Kararıyla ödemeyi yapan ...na icra dosyalarındaki alacak temlik edilmiş, temlik işlemiyle borçlular lehine yapılan ödeme noter kanalıyla davacılara bildirilmiştir. Davacıların temlik alacaklısına borçlarını ödememeleri üzerine icra takipleri yenilenerek teminat gösterilen taşınmazların satışı işlemlerine başlanılmıştır.
Somut olayda ...nun ivaz karşılığı gerçekleştirdiği temlikin derdest ve geçerli icra takibi alacaklarına ilişkin olduğu açıktır. Dolayısıyla derdest icra takiplerine ...nun temlik alacaklısı ve halef olarak devam etmesi usule ve hukuka uygun olup, davacıların menfi tespit taleplerinin reddi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda anılan gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamış kararın davalı ... lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı Banka vekilinin temyiz itirazlarına gelince, icra dosyalarında vaki alacağı temlik alan davalı ... işbu icra dosyalarında artık alacaklı sıfatına haiz bulunduğundan, davalı banka alacaklı sıfatını yitirmiş olup; menfi tespit davasında kendisine husumet yöneltilemez. Bu itibarla, davalı banka hakkında açılan menfi tespit davasının husumet nedeniyle reddine karar vermek gerekirken, davanın esastan kabulüne kararı verilmesi doğru olmamış kararın davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3857 E. 2023/3084 K.
Ortak:geçerli icra takibi · toplantı tutanağı · ipoteğin paraya çevrilmesi · menfi tespit davası · ispat külfeti · alacağın temliki · davadan feragat · ticari faiz · dava şartı
İncelediğiniz karardaBölge Adliye Mahkemesince; davalı bankanın 23/08/2007 tarihli ve «temlik» işlemi yapılan «toplantı tutanağının» 2. sayfasında temlikin 262.576 Euro mukabili yapıldığının açıkça yazılı olduğu, temlikin bir ivazlı temlik olduğu, temlik edilen alacağın 23/08/2007 tarihindeki durumu önem kazandığı, davacıların bankaya olan bakiye «protokol» borcunun 17/08/2007 tarihinde ödendiği, ivazlı bir temlikin geçerli olması için temlik anında alacağın varit olması gerektiği, davalı ... vekilinin 28.08.2012 tarihli dilekçesinin 2. sayfasında yapılan ödeme hakkındaki "... ödemenin protokole göre yapılmadığı, protokolde taraf olmadıkları, davacıların o tarihteki ödeme güçlüğü nedeniyle kendilerinin ödeme yaptığı..." beyanının bulunduğu, davalı ...’nun borcu ödeyen 3. kişi durumunda olup, ödeme nedenini «ispat külfetinin» kendisine ait olduğu, kredi borcunun sona ermesi ile takiplerin dayanaksız kaldığı gerekçeleriyle davacı yan «menfi tespit» istemi yönünden haklı bulunmuş ve davacılar bu ödemenin kendilerince verilen ancak bedeli tahsil edilemeyen proje, ruhsat hizmet alımı mimarlık hizmetleri gibi hizmetlerden kaynaklanan alacağa karşılık yapıldığını ileri sürmekte, davalı ise böyle bir hizmet alımının olmadığını beyan etmekte, yapıldığı iddia edilen hizmetlere ilişkin bir kısım faturalar «ibraz» edilmiş ise de; mimari ve ruhsata tabi projeler olan bu hizmetlerin verildiğine ilişkin olarak tapu kayıtları üzerinden ilgili mahalli ve mülki amirlikler nezdinde dosyaların bulunması, vekaletname vb. yetkilerin alınması, projelerin yapılması veya onaya sunulması gerekmekte olup, bu yönde yeterli delil ve belge sunulmadığı, sunulan kayıtların da davalı yan ile ilgisi bulunmadığı alacak davasının ispatlanamadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi yönünde hüküm kurulması gerekirken davanın tümüyle reddedilmesi doğru bulunmamış davacıların istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına; «menfi tespit davası» açısından davacı ... tarafından açılan davanın «feragat» nedeniyle reddine, davacılar Aksoy İnşaat ve Ticaret A.Ş., ... ve...
… ediye konu borcu süresinde ödememeleri üzerine davalı banka tarafından Sarıyer İcra Daireleri’nin 2004/3347, 3348, 3349 Esas sayılı dosyaları ile davacılar aleyhine «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla takibe başlandığı, davacıların takiplere itiraz ettikleri, sonrasında itirazlarından vazgeçerek davalı banka ile imzaladıkları 13.12.2004 tarihli «protokol» ile 1.190.000 USD borcu kayıtsız, şartsız ve protokolün ilam hükmünde olduğunu kabul ederek icra dosyalarına yapılan itirazlarından vazgeçtikleri, davacıların «taahhüt» ettikleri taksitleri gününde ödeyememeleri nedeniyle mütemerrit duruma düştükleri ve davacıların toplam bakiye borçlarına karşılık gelen 262.576 Euro tutarın davalı ... tarafından davalı bankaya ödenmek suretiyle 23.08.2007 tarihinde icra dosyaları üzerinden davalı bankadan «temlik» alındığı, davacı ... cirolu 75.000 USD ve 50.000 USD bedelli iki adet Garanti Bankası çekiyle yapılan ödemeler de dikkate alınarak bakiye 228.059,68 USD için icra dosyalarından yapılan temlik işlemlerinin ve borçlular lehine yapılan ödemenin noter kanalıyla da davacılara bildirildiği, davacıların temlik alıcısına borçlarını ödememeleri üzerine icra takiplerinin «yenilendiği» ve taşınmazların satışı işlemlerine başlanıldığı, davacılar kalan borçlarının diğer davalı ... tarafından ödenmesinin nedeninin davalıya mimarlık ve danışmanlık hizmeti verilmesinden kaynaklı olduğunu belirtmişlerse de; davalı ...' nun borcunun kaynağı olarak ileri sürülen iş ve hizmetlere ilişkin yazılı bir sözleşme ve düzenlenmiş bir «hakediş» belgesinin dosyaya sunulmadığı, iddianın ispatlanamadığı, yine davalı banka tarafından davacı ...'a gönderilen 15.08.2011 tarihli yazıda "banka kayıtlarımıza göre …
A.Ş.'nin kredi borcunun Ekim 2007'de kapatılmış olup adı geçenlerin bankamıza herhangi bir borcu bulunmamaktadır" beyanı bulunduğu, davacıların «asıl alacaklı» davalı bankaya vak'i kredi borçlarının davalı banka tarafından diğer davalıya «temlik» edilmesi nedeniyle temlik alacaklısı olan diğer davalının davacılardan alacaklı olduğu, davacıların borçlu olmadıkları ve davalı ...'ndan alacaklı olduğu iddialarını ispat edemedikleri, davacılardan ... «davadan feragat» ettiğini beyan ettiği gerekçesiyle davacı ... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davacılar yönünden ise esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 11.01.2019 tarih, 2017/2970 E., ve 2019/2357 K. sayılı kararıyla; davalı bankanın 23.08.2007 tarihli ve «temlik» işlemi yapılan «toplantı tutanağının» 2 nci sayfasında temlikin 262.576,00 euro mukabili yapıldığının açıkça yazılı olduğu, temlikin bir ivazlı temlik olduğu, temlik edilen alacağın 23.08.2007 tarihindeki durumu önem kazandığı, davacıların bankaya olan bakiye «protokol» borcunun 17.08.2007 tarihinde ödendiği, ivazlı bir temlikin geçerli olması için temlik anında alacağın varit olması gerektiği, davalı ... vekilinin 28.08.2012 tarihli dilekçesinin 2 nci sayfasında yapılan ödeme hakkındaki "... ödemenin protokole göre yapılmadığı, protokolde taraf olmadıkları, davacıların o tarihteki ödeme güçlüğü nedeniyle kendilerinin ödeme yaptığı..." beyanının bulunduğu, davalı ...’nun borcu ödeyen 3 üncü kişi durumunda olup, ödeme nedenini «ispat külfetinin» kendisine ait olduğu, kredi borcunun sona ermesi ile takiplerin dayanaksız kaldığı gerekçeleriyle davacı yan «menfi tespit» istemi yönünden haklı bulunmuş ve davacılar bu ödemenin kendilerince verilen ancak bedeli tahsil edilemeyen proje, ruhsat hizmet alımı mimarlık hizmetleri gibi hizmetlerden kaynaklanan alacağa karşılık yapıldığını ileri sürmekte, davalı ise böyle bir hizmet alımının olmadığını beyan etmekte, yapıldığı iddia edilen hizmetlere ilişkin bir kısım faturalar «ibraz» edilmiş ise de; mimari ve ruhsata tabi projeler olan bu hizmetlerin verildiğine ilişkin olarak tapu kayıtları üzerinden ilgili mahalli ve mülki amirlikler nezdinde dosyaların bulunması, vekâletname vb. yetkilerin alınması, projelerin yapılması veya onaya sunulması gerekmekte olup, bu yönde yeterli delil ve belge sunulmadığı, sunulan kayıtların da davalı yan ile ilgisi bulunmadığı alacak davasının ispatlanamadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi yönünde hüküm kurulması gerekirken davanın tümüyle reddedilmesi doğru bulunmamış davacıların istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, «menfi tespit davası» açısından davacı ... tarafından açılan davanın «feragat» nedeniyle reddine, davacılar Aksoy İnşaat ve Ticaret A.Ş., ... ve Enak Yapı ve Dış Tic.
Dairemizin 07.12.2021 tarih, 2020/3236 E. ve 2021/6929 K. sayılı kararıyla...’nun ivaz karşılığı gerçekleştirdiği «temlikin» «derdest» ve «geçerli icra takibi» alacaklarına ilişkin olduğu, dolayısıyla derdest icra takiplerine...’nun temlik alacaklısı ve halef olarak devam etmesi usule ve hukuka uygun olduğu, davacıların «menfi tespit» taleplerinin reddi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmadığı, davalı bankanın icra dosyalarında vaki «alacağı temlik» alan davalı ... işbu icra dosyalarında artık alacaklı sıfatına haiz bulunduğundan, davalı banka alacaklı sıfatını yitirdiği, menfi tespit davasında kendisine «husumet» yöneltilemeyeceği, bu itibarla, davalı banka hakkında açılan menfi tespit davasının husumet nedeniyle reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahk …
… i, davacılar tarafından, davalı bankadan ayrı ayrı çeşitli meblağlarda kredi alındığı, krediye konu borcun süresinde ödenmeyince davalı banka tarafından aleyhlerine «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla takibe başlandığı ve icra takiplerine bu kişilerce itiraz edilmiş olsa da, daha sonradan itirazlarından vazgeçerek davalı banka ile imzaladıkları 13.12.2004 tarihli «protokol» ile borcu kayıtsız, şartsız kabul ederek ödemeyi yapılandırdıkları, ancak protokol uyarınca öngörülen taksitleri gününde ödeyemeyince yeniden mütemerrit duruma düştükleri, bu defa davacıların toplam borçlarına karşılık gelen 228.059,68 USD bakiye borcun davalı ... tarafından 17.08.2007 tarihinde doğrudan davalı bankaya ödenmek suretiyle borç kapatıldığı, davalı bankanın 23.08.2007 tarih ve 2007/15 sayılı «yönetim kurulu» kararıyla ödemeyi yapan...’na icra dosyalarındaki «alacağın temlik» edildiği, temlik işlemiyle borçlular lehine yapılan ödemenin noter kanalıyla davacılara bildirildiği, davacı tarafça davalı ... 'ye, davalı banka tarafından temlik edilen 228.059,68 USD bakiye borç miktarınca borçlu oldukları, ispatlanamayan «menfi tespit» davasının reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davalı ... tarafından, banka alacağının diğer davalıya temlik edildiği, alacaklı sıfatının kalmadığı, kendisine menfi tespit davasının yöneltilemeyeceği ve pasif dava «ehliyetinin» bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince bu hususun resen dikkate alınarak davalı hakkında açılan davanın «husumet yokluğundan» «usulden reddi» ile «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, esastan reddine karar verilmesi yerinde olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin «istinaf başvurusunun reddine», davalı Unıversal Bank Limited vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı Unıversal Bank Lımıted hakkında açılan davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine, davalı ... hakkında açılan menfi tespit davasının esastan reddine, alacak davasının reddine ilişkin kararı ile davacı ... hakkında açılan davanın «feragat» nedeniyle reddine ilişkin kararı kesinleştiğinden, yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hak ediş · temlik sözleşmesi · istinaf başvurusunun reddi · halefiyet · maktu vekalet ücreti · pasif husumet yokluğu · kazanılmış hak · ifa
Benzer bu kararda… i, davacılar tarafından, davalı bankadan ayrı ayrı çeşitli meblağlarda kredi alındığı, krediye konu borcun süresinde ödenmeyince davalı banka tarafından aleyhlerine «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla takibe başlandığı ve icra takiplerine bu kişilerce itiraz edilmiş olsa da, daha sonradan itirazlarından vazgeçerek davalı banka ile imzaladıkları 13.12.2004 tarihli «protokol» ile borcu kayıtsız, şartsız kabul ederek ödemeyi yapılandırdıkları, ancak protokol uyarınca öngörülen taksitleri gününde ödeyemeyince yeniden mütemerrit duruma düştükleri, bu defa davacıların toplam borçlarına karşılık gelen 228.059,68 USD bakiye borcun davalı ... tarafından 17.08.2007 tarihinde doğrudan davalı bankaya ödenmek suretiyle borç kapatıldığı, davalı bankanın 23.08.2007 tarih ve 2007/15 sayılı «yönetim kurulu» kararıyla ödemeyi yapan...’na icra dosyalarındaki «alacağın temlik» edildiği, temlik işlemiyle borçlular lehine yapılan ödemenin noter kanalıyla davacılara bildirildiği, davacı tarafça davalı ... 'ye, davalı banka tarafından temlik edilen 228.059,68 USD bakiye borç miktarınca borçlu oldukları, ispatlanamayan «menfi tespit» davasının reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davalı ... tarafından, banka alacağının diğer davalıya temlik edildiği, alacaklı sıfatının kalmadığı, kendisine menfi tespit davasının yöneltilemeyeceği ve pasif dava «ehliyetinin» bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince bu hususun resen dikkate alınarak davalı hakkında açılan davanın «husumet yokluğundan» «usulden reddi» ile «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, esastan reddine karar verilmesi yerinde olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin «istinaf başvurusunun reddine», davalı Unıversal Bank Limited vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı Unıversal Bank Lımıted hakkında açılan davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine, davalı ... hakkında açılan menfi tespit davasının esastan reddine, alacak davasının reddine ilişkin kararı ile davacı ... hakkında açılan davanın «feragat» nedeniyle reddine ilişkin kararı kesinleştiğinden, yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
A.Ş., ... vekilleri temyiz dilekçesinde özetle; davalı ..., 17.08.2007 tarihinde, «vade» tarihlerinden önce, müvekkillerinin namlarına ödeme yapılması yönünde herhangi bir talimatı olmadan, kendi istek ve ihtiyarı ile alacaklı Universal Bank’a ödemede bulunduğunu, müvekkillerine ait kredi borcu böylece banka nezdinde kapandığını, davalı bankanın alacağının «ifa» ile ortadan kalktığını, sükut eden alacak üzerinde tasarruf «yetkisinin» kalmadığını 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 184 üncü maddesi hükmüne göre «temlik sözleşmesi» temlik edenle temlik alan arasında yazılı olarak yapılabileceğini, Bölge Adliye Mahkemesinin taraflar arasında temlik sözleşmesinin geçerli olarak yapıldığı yönündeki gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı bankanın tek taraflı irade açıklamasından ibaret 23.08.2007 tarihli, 2007/15 sayılı «yönetim kurulu» kararı ile kararın alınmış olduğu gün mevcut olmayan bir alacağın geçerli bir şekilde temlik edildiğinden söz edilemeyeceğini, temlik edebilmek için mevcut ve geçerli bir alacağın bulunmasının ön koşul olduğunu, ..., ödeme sebebiyle alacaklı bankanın yerine geçemeyeceğini, bankaya halef olamayacağını, icra dosyalarından halef sıfatıyla takiplere devamının yasal yönden olanaklı olmadığını, davalı ...’na verilmiş bir talimat olmadığını, taraflar arasında ödünç veya kredi ilişkisi bulunduğuna dair dosya kapsamında bir delil de bulunmadığını, borçlu ile ifada bulunan üçüncü şahıs arasındaki hukuki ilişki, sözleşmeye göre belirleneceğini, dosyada böyle bir sözleşme de sunulmadığını, davalı ..., davalı bankanın alacaklı olduğu icra dosyalarından müvekkillerine karşı «halefiyet» yoluyla takiplere devam edecekse, öncelikle davacılar lehine bu kazandırmayı niçin yaptığını «ispat külfeti» altında olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
… ediye konu borcu süresinde ödememeleri üzerine davalı banka tarafından Sarıyer İcra Daireleri’nin 2004/3347, 3348, 3349 Esas sayılı dosyaları ile davacılar aleyhine «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla takibe başlandığı, davacıların takiplere itiraz ettikleri, sonrasında itirazlarından vazgeçerek davalı banka ile imzaladıkları 13.12.2004 tarihli «protokol» ile 1.190.000,00 USD borcu kayıtsız, şartsız ve protokolün ilam hükmünde olduğunu kabul ederek icra dosyalarına yapılan itirazlarından vazgeçtikleri, davacıların «taahhüt» ettikleri taksitleri gününde ödeyememeleri nedeniyle mütemerrit duruma düştükleri ve davacıların toplam bakiye borçlarına karşılık gelen 262.576,00 euro tutarın davalı ... tarafından davalı bankaya ödenmek suretiyle 23.08.2007 tarihinde icra dosyaları üzerinden davalı bankadan «temlik» alındığı, davacı ... cirolu 75.000,00 USD ve 50.000,00 USD bedelli iki adet Garanti Bankası çekiyle yapılan ödemeler de dikkate alınarak bakiye 228.059,68 USD için icra dosyalarından yapılan temlik işlemlerinin ve borçlular lehine yapılan ödemenin noter kanalıyla da davacılara bildirildiği, davacıların temlik alıcısına borçlarını ödememeleri üzerine icra takiplerinin «yenilendiği» ve taşınmazların satışı işlemlerine başlanıldığı, davacılar kalan borçlarının diğer davalı ... tarafından ödenmesinin nedeninin davalıya mimarlık ve danışmanlık hizmeti verilmesinden kaynaklı olduğunu belirtmişlerse de; davalı ...' nun borcunun kaynağı olarak ileri sürülen iş ve hizmetlere ilişkin yazılı bir sözleşme ve düzenlenmiş bir «hak ediş» belgesinin dosyaya sunulmadığı, iddianın ispatlanamadığı, yine davalı banka tarafından davacı ...'a gönderilen 15.08.2011 tarihli yazıda "banka kayıtlarımıza göre …
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5351 E. 2020/5822 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık ilişkisi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulü ile, taraflar arasında bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitine, yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 61.262,99 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar, Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3236 E. , 2021/6929 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 29.12.2016 tarih ve 2014/821 E. - 2016/936 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 01.11.2019 tarih ve 2017/2970 E. - 2019/2357 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin KKTC'de faaliyet gösteren davalılardan ... ile arasında yapılan genel kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredilere teminat olarak taşınmazları ipotek olarak gösterdiğini, davalı banka tarafından keşide edilen Beyoğlu 6. Noterliğinin 20/09/2004 tarih ve 16372 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kredi sözleşmesine konu olan borcun kat edildiğini ve Sarıyer İcra Dairesi'nin 2004/3347, 2004/3348 ve 2004/3349 Esas sayılı dosyaları ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine başlanıldığını, icra tehdidi altında olan müvekkilleri ile davalı banka arasında 29/11/2004 tarihli protokol imzalanarak borcun vadelere bağlandığını, yapılan protokol uyarınca borcun yaklaşık %80'inin ödendiğini, kalan borcun ise müvekkilleri tarafından yapılan işlemlere karşılık diğer davalı ...
tarafından ödendiği halde takip konusu icra dosyalarının kapatılması ve ipoteklerin fekkedilmesi gerekirken takip dosyalarının davalı ...'na temlik edildiğini, hiç ödeme yapılmamış gibi ipoteklerin aradan geçen beş yıllık zamana rağmen fekkedilmediğini, icra dosyalarının 2010/3959, 2010/3960, 2010/3961 numaraları alarak yenilendiğini, alacaklının icra dosyalarını yenileyerek yenileme talebinin gönderilmesinin kötü niyetli olduğunu, müvekkillerinin kalan borçlarının diğer davalı ... tarafından ödenmesinin müvekkillerinin bu davalıya mimarlık ve danışmanlık hizmeti vermesinin karşılığı olduğunu beyan ederek müvekkillerinin Sarıyer İcra Müdürlüğü’nün 2010/3959, 2010/3960, 2010/3961 Esas sayılı dosyaları nedeniyle 2007 yılı itibariyle talep edilen 228.000 USD karşılığı 342.000.- TL miktar için borçlu olmadıklarının tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 580.000.- TL'lik hizmet alacaklarının tespitine ve bu alacağın şimdilik 8.000,00 TL'lik kısmının ticari faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; davanın tarafları bakımından dosyanın tefrik edilmesi gerektiğini, zamanaşımı taleplerini saklı tutarak davacıların dava dilekçesinde hangi davalıdan hangi nedenle ne kadar alacak talebinde bulunduklarının ve taleplerini neye dayandırdıklarını belirtmeleri gerektiğini, müvekkilinin diğer davalı bankadan davacıların alacaklarını temlik aldığını, davacıların mimarlık ve danışmanlık hizmetlerinin ne ile ilgili olduğunu ispatlamaları gerektiğini savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Banka ... vekili; açılan davada müvekkili bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, davacıların menfi tespit davası açmalarında hukuki yararlarının bulunmadığını ve alacağın temliki işleminin geçerli olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacılar ..., Aksoy İnşaat ve Tic. A.Ş., Enak Yapı ve Dış Tic. A.Ş.'nin davalı bankadan ayrı ayrı çeşitli meblağlarda toplamda 262.576 Euro karşılığı kredi aldıkları, davacıların krediye konu borcu süresinde ödememeleri üzerine davalı banka tarafından Sarıyer İcra Daireleri’nin 2004/3347, 3348, 3349 Esas sayılı dosyaları ile davacılar aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe başlandığı, davacıların takiplere itiraz ettikleri, sonrasında itirazlarından vazgeçerek davalı banka ile imzaladıkları 13.12.2004 tarihli protokol ile 1.190.000 USD borcu kayıtsız, şartsız ve protokolün ilam hükmünde olduğunu kabul ederek icra dosyalarına yapılan itirazlarından vazgeçtikleri, davacıların taahhüt ettikleri taksitleri gününde ödeyememeleri nedeniyle mütemerrit duruma düştükleri ve davacıların toplam bakiye borçlarına karşılık gelen 262.576 Euro tutarın davalı ...
tarafından davalı bankaya ödenmek suretiyle 23.08.2007 tarihinde icra dosyaları üzerinden davalı bankadan temlik alındığı, davacı ... cirolu 75.000 USD ve 50.000 USD bedelli iki adet Garanti Bankası çekiyle yapılan ödemeler de dikkate alınarak bakiye 228.059,68 USD için icra dosyalarından yapılan temlik işlemlerinin ve borçlular lehine yapılan ödemenin noter kanalıyla da davacılara bildirildiği, davacıların temlik alıcısına borçlarını ödememeleri üzerine icra takiplerinin yenilendiği ve taşınmazların satışı işlemlerine başlanıldığı, davacılar kalan borçlarının diğer davalı ... tarafından ödenmesinin nedeninin davalıya mimarlık ve danışmanlık hizmeti verilmesinden kaynaklı olduğunu belirtmişlerse de;
davalı ...' nun borcunun kaynağı olarak ileri sürülen iş ve hizmetlere ilişkin yazılı bir sözleşme ve düzenlenmiş bir hakediş belgesinin dosyaya sunulmadığı, iddianın ispatlanamadığı, yine davalı banka tarafından davacı ...'a gönderilen 15.08.2011 tarihli yazıda "banka kayıtlarımıza göre ... ve Enak Yapı ve Dış Tic. A.Ş.'nin kredi borcu hesaplarının Ağustos 2007'de Aksoy İnşaat ve Tic. A.Ş.'nin kredi borcunun Ekim 2007'de kapatılmış olup adı geçenlerin bankamıza herhangi bir borcu bulunmamaktadır" beyanı bulunduğu, davacıların asıl alacaklı davalı bankaya vak'i kredi borçlarının davalı banka tarafından diğer davalıya temlik edilmesi nedeniyle temlik alacaklısı olan diğer davalının davacılardan alacaklı olduğu, davacıların borçlu olmadıkları ve davalı ...'ndan alacaklı olduğu iddialarını ispat edemedikleri, davacılardan ...
davadan feragat ettiğini beyan ettiği gerekçesiyle davacı ... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davacılar yönünden ise esastan reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuşlardır.
Bölge Adliye Mahkemesince; davalı bankanın 23/08/2007 tarihli ve temlik işlemi yapılan toplantı tutanağının 2. sayfasında temlikin 262.576 Euro mukabili yapıldığının açıkça yazılı olduğu, temlikin bir ivazlı temlik olduğu, temlik edilen alacağın 23/08/2007 tarihindeki durumu önem kazandığı, davacıların bankaya olan bakiye protokol borcunun 17/08/2007 tarihinde ödendiği, ivazlı bir temlikin geçerli olması için temlik anında alacağın varit olması gerektiği, davalı ... vekilinin 28.08.2012 tarihli dilekçesinin 2. sayfasında yapılan ödeme hakkındaki "... ödemenin protokole göre yapılmadığı, protokolde taraf olmadıkları, davacıların o tarihteki ödeme güçlüğü nedeniyle kendilerinin ödeme yaptığı..." beyanının bulunduğu, davalı ...’nun borcu ödeyen 3.
kişi durumunda olup, ödeme nedenini ispat külfetinin kendisine ait olduğu, kredi borcunun sona ermesi ile takiplerin dayanaksız kaldığı gerekçeleriyle davacı yan menfi tespit istemi yönünden haklı bulunmuş ve davacılar bu ödemenin kendilerince verilen ancak bedeli tahsil edilemeyen proje, ruhsat hizmet alımı mimarlık hizmetleri gibi hizmetlerden kaynaklanan alacağa karşılık yapıldığını ileri sürmekte, davalı ise böyle bir hizmet alımının olmadığını beyan etmekte, yapıldığı iddia edilen hizmetlere ilişkin bir kısım faturalar ibraz edilmiş ise de; mimari ve ruhsata tabi projeler olan bu hizmetlerin verildiğine ilişkin olarak tapu kayıtları üzerinden ilgili mahalli ve mülki amirlikler nezdinde dosyaların bulunması, vekaletname vb.
yetkilerin alınması, projelerin yapılması veya onaya sunulması gerekmekte olup, bu yönde yeterli delil ve belge sunulmadığı, sunulan kayıtların da davalı yan ile ilgisi bulunmadığı alacak davasının ispatlanamadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi yönünde hüküm kurulması gerekirken davanın tümüyle reddedilmesi doğru bulunmamış davacıların istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına; menfi tespit davası açısından davacı ... tarafından açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davacılar Aksoy İnşaat ve Ticaret A.Ş., ... ve... Yapı ve Dış Tic. A.Ş. yönünden davanın kabulüne; bu davacıların davalı ...’nun 228.059,68 USD olarak yapılan ödemeden kaynaklı olarak devam eden takip dosyaları olan İstanbul 19.
İcra Müdürlüğü'nün 2010/3961, 2010/3959, 2010/3960 Esas sayılı dosyalarından borçlu bulunmadıklarının tespitine ve davacıların davalılar için açtığı alacak davasının kanıtlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Dava, davacıların aleyhine başlatılan icra takipleri nedeniyle davalılara borçlu olmadıklarının tespiti ile davalı ...'ndan 580.000.- TL hizmet alacağının tespitine ve bu alacağın şimdilik 8.000,00 TL'lik kısmının ticari faizi ile birlikte tahsili talebine ilişkindir. Yukarıda özet olarak açıklandığı üzere;
İlk Derece Mahkemesince, davacılardan ... yönünden feragat nedeniyle, diğer davacılar yönünden ise menfi tespit davası ve alacak davasının kanıtlanamaması nedeniyle ayrı ayrı reddine karar verilmiş, kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, menfi tespit davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir. […] Melih Sipahioğlu aleyhine açılan alacak davasının reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacılar, davalı bankadan ayrı ayrı çeşitli meblağlarda kredi almış olup krediye konu borcu süresinde ödeyemeyince davalı banka tarafından aleyhlerine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe başlanmış ve icra takiplerine bu kişilerce itiraz edilmiş olsa da, daha sonradan itirazlarından vazgeçerek davalı banka ile imzaladıkları 13.12.2004 tarihli protokol ile borcu kayıtsız, şartsız kabul ederek ödemeyi yapılandırmışlar, bununla birlikte protokol uyarınca öngörülen taksitleri gününde ödeyemeyince yeniden mütemerrit duruma düşmüşler, bu defa davacıların toplam borçlarına karşılık gelen 228.059,68 USD bakiye borç davalı ... tarafından 17.08.2007 tarihinde doğrudan davalı bankaya ödenmek suretiyle borç kapatılmıştır.
Davalı bankanın 23.08.2007 tarih ve 2007/15 sayılı Yönetim Kurulu Kararıyla ödemeyi yapan ...na icra dosyalarındaki alacak temlik edilmiş, temlik işlemiyle borçlular lehine yapılan ödeme noter kanalıyla davacılara bildirilmiştir. Davacıların temlik alacaklısına borçlarını ödememeleri üzerine icra takipleri yenilenerek teminat gösterilen taşınmazların satışı işlemlerine başlanılmıştır.
Somut olayda ...nun ivaz karşılığı gerçekleştirdiği temlikin derdest ve geçerli icra takibi alacaklarına ilişkin olduğu açıktır. Dolayısıyla derdest icra takiplerine ...nun temlik alacaklısı ve halef olarak devam etmesi usule ve hukuka uygun olup, davacıların menfi tespit taleplerinin reddi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda anılan gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamış kararın davalı ... lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı Banka vekilinin temyiz itirazlarına gelince, icra dosyalarında vaki alacağı temlik alan davalı ... işbu icra dosyalarında artık alacaklı sıfatına haiz bulunduğundan, davalı banka alacaklı sıfatını yitirmiş olup; menfi tespit davasında kendisine husumet yöneltilemez. Bu itibarla, davalı banka hakkında açılan menfi tespit davasının husumet nedeniyle reddine karar vermek gerekirken, davanın esastan kabulüne kararı verilmesi doğru olmamış kararın davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı ... yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı banka yararına BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 07/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/723394600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz