Ticari kredide faiz oranı serbestisi ve masraf/komisyonların hukukilik denetimi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1491 E. 2025/957 K. · · İlk derece: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Banka kredisi kaynaklı faiz ve masraf iadesi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Ticari nitelikli kredilerde faiz oranı taraflarca serbestçe belirlenebileceğinden, yazılı ödeme planında imzalanan ve emsal banka ortalamasıyla uyumlu bulunan faiz oranı fahiş kabul edilmez. Bankalarca alınan masraf ve komisyonların hukukiliği denetlenirken önce sözleşmede/ilan edilen oran araştırılır, bulunmazsa emsal banka uygulamalarına göre orantılılık esas alınır; zorunlu giderler (ekspertiz, ipotek işlemleri) için katlanma yükümlülüğü doğar, ancak dayanağı ispatlanamayan mükerrer ücret tahsilatları ile emsal ortalamasını aşan komisyon tutarları iadeye konu edilir.
Ele alınan sorunlar
Ticari kredide uygulanan faiz oranının fahiş olup olmadığı → ret
İddia: Davacı vekili, kredi sözleşmesinde faiz oranının %16 olarak belirlenmesine karşın davalı bankanın fahiş oranda faiz uyguladığını, %21,30 oranının fahiş olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: Bankalarca uygulanacak faiz oranlarının hukukiliği denetlenirken, kredi ticari nitelikte ise 2006/1 sayılı Tebliğ (2014/6 sayılı Tebliğ ile değişik) hükümleri gereği faiz oranının serbestçe belirlenmesi mümkündür. Davacının yapılandırma talebi üzerine düzenlenen ve üzerinde davacının imzasının bulunduğu ödeme planında yıllık faiz %21,30 olarak gösterilmiş olup bu oranın tarafların serbest iradesiyle kararlaştırıldığı anlaşıldığından fahiş olduğuna dair itiraz yerinde görülmemiştir. Kaldı ki bahsi geçen oranın diğer bankalar tarafından uygulanan faiz oranları ortalaması ile uyumlu olduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Kredi kullandırım/operasyon ve istihbarat ücretlerinin (mükerrer olmayan kısmın) emsallere uygunluğu → ret
İddia: Davacı vekili, tahsil edilen masraf ve komisyonların fahiş olduğunu, bu kalemlerin ödenmiş olmasının fahiş olma niteliğini değiştirmeyeceğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Bankalarca alınacak masrafların hukukilik denetiminde önce sözleşmede belirlenen oran araştırılmalı, yoksa bankanın ilan ettiği oranlar tespit edilmeli, o da yoksa emsal banka uygulamalarına göre orantılılık değerlendirilmelidir. Ekspertiz ve ipotek tesis/fek işlemleri nedeniyle yapılan tahsilatlar zorunlu giderler olduğundan davacı bunlara katlanmak zorundadır. Kredi kullanacak kişinin mali durumunun tespiti için yapılan istihbarat ücreti de bankanın maliyet kalemidir. Bilirkişi incelemesinde kredi operasyon, tahsis ve 16/11/2015 tarihli istihbarat ücretinin %0,2 ila %0,53 aralığında olup emsal banka ortalaması olan %1'in altında kaldığı tespit edildiğinden bu kalemlere yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
22/01/2016 tarihli ikinci istihbarat ücretinin mükerrer tahsil edilip edilmediği → ret
İddia: Davalı vekili, davacının ödeme güçlüğü nedeniyle yapılandırma talebinde bulunması sonucu istihbarat işlemlerinin yenilenmesinin normal olduğunu belirterek bu ücretin haklı olduğunu savunmuştur.
Gerekçe: Davalı banka tarafından ikinci defa tahsil edilen istihbarat ücretinin alınmasını gerektirir herhangi bir belge sunulmamış, ikinci defa istihbarat ücreti alınmasının dayanağı bankaca açıklanıp ispatlanmamıştır. Bu nedenle bu tutarın davacıdan mükerrer olarak tahsil edildiğinin kabulü ve iadesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Erken kapama komisyon oranının emsal bankalara göre fazla olup olmadığı → ret
İddia: Davalı vekili, erken ödeme ücretinin sektörel bir gereklilik olduğunu, kök raporda emsal olarak alınan bir bankanın (%10) oranının niçin esas alınmadığının belirtilmediğini, yüksek oranların emsal alınması halinde kendi oranının düşük kalacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: Kök raporda bilirkişinin erken kapama komisyonu için esas aldığı banka oranlarının daha yüksek olduğu ileri sürülmekte ise de, kök rapordaki banka uygulamaları bilirkişinin önceki dosyalardaki tespitlerine dayanmakta olup, ek raporda emsal bankacılık uygulaması mahkemece bankalara yazılan müzekkere cevaplarına dayandığından, emsal uygulamanın %3 olarak kabulü ile fazla alınan kısmın bu oran üzerinden belirlenmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Ticari kredilerde faiz oranının serbestçe belirlenebileceği ve bankaca alınan masraf/komisyonların hukukilik denetiminde izlenmesi gereken sıranın (sözleşme oranı → ilan edilen oran → emsal banka uygulaması) ortaya konması yönünden bölgesel ikna edici emsal değeri taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kredi sözleşmesi↗ ticari kredi↗ faiz oranı serbestisi↗ istihbarat ücreti↗ erken kapama komisyonu↗ emsal bankacılık uygulaması↗ mükerrer tahsilat↗ bilirkişi raporu↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/1491
KARAR NO 2025/957
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 27/04/2022
NUMARASI 2018/1115 Esas 2022/449 Karar
DAVA
Alacak
DAVA TARİHİ 27/11/2018
Davanın kabulüne ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında imzalanan 21/11/2014 tarihli genel kredi sözleşmesi'ne binaen müvekkilinin 799.000-TL tutarındaki kredi ihtiyacı için davalı bankadan hayvancılık kredisi adı altında 1.000.000-TL tutarında kredi kullandığını, davalı bankanın 201.000-TL'yi müvekkilinden “masraf” adı altında tahsil ettiğini, kredi sözleşmesinde uygulanacak faiz oranının %16 olarak belirlenmesine karşın davalı bankanın sözleşmeye aykırı bir şekilde fahiş oranda faiz uyguladığını, müvekkilinden toplamda 400.000-TL tutarında masraf ve faiz adı altında parayı tahsil ettiğini, müvekkilinin davalı bankaya kredi borcunun tamamını ödeyerek kapattığını, hesap ekstrelerinin incelenmesinde banka tarafından müvekkilinden müteaddit defalar kredi tahsilat işlem masrafı adı altında fahiş oranlarda yasal olmayan tahsilatlar yaptığının tespit edildiğini belirterek müvekkilinden haksız olarak alınan faiz ve kredi tahsilat işlem masrafları tutarından şimdilik 10.000-TL'nin davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH Davacı vekili 23/02/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 25.672,32-TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; dava konusu yapılan banka kredilendirme işlemlerinin 2014 yılına ait işlemler olduğunu ve davacı tarafından herhangi bir ihtirazı kayıt olmaksızın kredilerin 2016 yılında kapatıldığını, bu tarihten sonra davacının müvekkili bankadan masraf, faiz ve sair kalemlerin iadesine yönelik hiçbir başvurusunun bulunmadığını, huzurdaki davada ki taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkili bankadan 24/11/2014 tarihinde kullandığı kredilerin her ikisinin yıllık faiz oranı %16.50 iken, 10/11/2015 tarihine gelindiğinde davacının 799.000-TL limitli hayvancılık kredisi ödeme planının yapılandırılması için talepte bulunduğunu, davacının talebine binaen yapılandırılan ödeme planındaki faiz oranının ise %21,30 olduğunu, davacı tarafça işbu davada iadesi talep edilen faiz, masraf, ücret ve komisyon gibi kalemlerin diğer bankalarca da müşterilerinden tahsil edilen kalemler olduğunu, davacının faize yönelik isteminin yerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davalı banka ile davacı arasında 21/11/2014 tarihinde 1.000.000-TL limitli GKS imzalanarak davacıya taksitli hayvancılık kredisi kullandırıldığı,davacının 10/11/2015 tarihinde davalı bankaya müracaat ederek yeniden yapılandırma talebinde bulunduğu, dosyaya gelen müzekkere cevaplarına göre 4 (dört) ayrı bankanın Kasım 2014 tarihinde geçerli olan faiz oranı ortalamasının %21,65 olduğu, davalı bankanın yapılandırılan borca uyguladığı en yüksek faiz oranının ise %21,30 olduğu,kendisinden fahiş faiz tahsil edildiğine yönelik talebinin haksız olduğu, gelen müzekkere cevaplarına diğer 4 bankanın ortalama istihbarat ücreti oranının %0,5 olduğu, davalı bankanın davacıdan tahsil ettiği istihbarat ücretinin%0,5 olduğu, bu durumda davalı bankanın davacıdan tahsil ettiği 5.000-TL istihbarat ücretinin emsal bankaların istihbarat ücretleri ile aynı seviyede olduğu, ancak davalı banka tarafından hangi nedenle mükerrer olarak tahsil edildiği anlaşılamayan 10.231-TL.'lik istihbarat ücretinin davacıya iade edilmesi gerektiği, dosyaya gelen müzekkere cevaplarına göre 4 bankadan erken komisyonu uyguladığını bildiren 2 bankanın ortalama komisyon oranının %3 olduğu, davalı bankanın davacıdan tahsil ettiği erken kapama ücret ve komisyon oranının ise %5 olduğu dikkate alındığında davalı bankanın emsallerine göre davacıdan %2 oranında daha fazla erken kapama komisyonu tahsilatı yaptığı, davalı bankanın davalıdan fazladan tahsil ettiği tutarın 15.441,32-TL olduğu, sonuç olarak davalı bankanın davacıdan fazladan tahsil ettiği 15.441,32-TL erken kapama komisyonu ile mükerrer tahsil ettiği 10.231,00-TL istihbarat ücreti toplamı olan 25.672,32-TL'nin davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 15.441,32-TL erken kapama komisyonu, 10.231-TL mükerrer tahsil edilen istihbarat ücreti olmak üzere toplam 25.672,32-TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1-Davacı vekili; müvekkilinin tacir olmasının gerekçe gösterilerek fahiş faiz oranı ve masraflardan sorumlu tutulmasının doğru olmadığını, bankaya ödeme yapılırken her zaman ihtirazi kayıt koyma olanağı olmadığını, müvekkilinin bu komisyonları ödemiş olmasının bunların fahiş olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğini, ...'dan gelen yazı cevabında tarımsal kredi ekipmanlarına özel olarak uygulanan bir faiz bulunmadığı belirtilmesine rağmen bilirkişinin en yüksek faiz oranını baz aldığını, yine hiç bir bankanın davalı banka gibi yüksek faiz oranı uygulamadığını, % 21,3 oranındaki faizin fahiş olduğunu, son taksitin ödeneceği tarih itibariyle henüz Merkez Bankası tarafından faiz oranları açıklanmamışken kredinin başından sonuna kadar % 21,3 üzerinden sözleşmeye aykırı faiz uygulanmasının doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2- Davalı vekili; davacının şahsen ödeme güçlüğü içerisinde bulunduğunu beyan ederek kredi geri ödemesini dahi yapmadan ödeme planının yapılandırılmasını talep etmesi nedeniyle istihbarat işlemlerinin yenilenmesinin normal olduğunu, ilk rapor ile ikinci rapor arasında erken ödeme tutarları bakımından da çelişki bulunduğunu, faiz oranı gibi erken ödeme ücreti oranlarının da resmi olarak BDDK, TCMB gibi üst kurullara bildirildiğini, erken ödeme ücretinin alınmasının sektörel gerekliliğinin raporda belirtildiğini, davacının müvekkili bankanın sözleşme ile kabul ettiği uygulamalarına itiraz hakkı bulunmadığını, kaldı ki bilirkişi raporunda Akbank'ın % 10 erken kapama oranının niçin esas alınmadığının belirtilmediğini, emsal olarak yüksek oranların dikkate alınması halinde müvekkilinin uyguladığı oranların düşük kalacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davalı banka tarafından tahsil edilen kredi masraf, ücret ve erken kapama komisyonu ile fahiş olarak tahsil faizlerin iadesi talebine ilişkindir. Bankalarca masraf ve komisyon adı altında yapılan tahsilatların yasal dayanağı, kredi kullandırım tarihlerinde yürürlükte bulunan 2014/6 sayılı Tebliğ ile değişik 2006/1 Sayılı Tebliğ hükümleridir.
09. 12.2006 tarihli RG’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan ve 2014/6 sayılı Tebliğ ile güncellenen 2006/1 sayılı Tebliğin 3. maddesinde, bankalarca mevduata uygulanacak sabit veya değişken faiz oranlarının serbestçe belirleneceği, 4. maddesinde ise reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirleneceği kabul edilmiştir. Tebliğin 6/2. maddesine göre; bankalar, TCMB'ye bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve internet sitelerinde yayımlar.
Bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, bankacılık ve kredi sözleşmeleriyle belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli,oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Somut olayda; davalı banka ile davacı arasında 21/11/2014 tarihinde 1.000.000-TL limitli GKS imzalandığı, bu kapsamda davacıya ticari nitelikli Taksitli Hayvancılık Kredisi kullandırıldığı, davacının 10/11/2015 tarihinde davalı bankaya müracaat ederek yeniden yapılandırma talebinde bulunduğu, bunun üzerine yeni bir ödeme planının belirlendiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.
Davacı ödeme planında faizin % 16 oranında belirlenmesine rağmen daha yüksek oranda faiz uygulandığını ileri sürmektedir. 28/11/2014 tarihinde kullanılan iki adet taksitli kredi ödeme planında faiz % 16,50 oranında kararlaştırılmış ise de davacının yapılandırma talebi üzerine düzenlenen ve üzerinde davacının da imzasının bulunduğu 10/11/2015 tarihli ödeme planında yıllık faiz % 21,30 olarak gösterilmiştir. Yukarıda belirtildiği üzere davacıya kullandırılan kredi ticari nitelikte olup faiz oranın serbestçe kararlaştırılması mümkündür. Bu durumda yıllık % 21,30 faiz oranının tarafların serbest iradesi ile kararlaştırıldığı anlaşıldığından davacının faizin fahiş olduğuna dair itirazları yerinde görülmemiştir.
Kaldı ki bahsi geçen oranın diğer bankalar tarafından uygulanan faiz oranlarının ortalaması ile uyumlu olduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Bu nedenle davacının aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 7.4 maddesinde kredi kullandırımında veya erken kapatılması halinde alınacak ücret ve komisyonlar ile giderler yönünden hüküm bulunmakta ise de bu hususta herhangi bir oran belirtilmemiştir. Yukarıda da belirtildiği üzere bankacılık teamüllerine göre kredi kullandırımında yapılması gereken istihbarat, haberleşme ve operasyonel vs. gibi işlemlerin, yine kredinin erken kapatılmasının bir maliyeti bulunduğundan müşteriden bedel talep edilmesi mümkündür.
Davalı banka tarafından davacıdan ekspertiz ücreti 2.500-TL, kredi kullandırım ve operasyon ücreti 1.050 ve 2.100-TL, kredi tahsis 2.100-TL, ipotek fek ücreti 262,50-TL, istihbarat ve mali tahlil raporu 5.000-TL ve 10.231-TL, ipotek fek ücreti 236,25-TL ücret tahsil edilmiştir. Alınan ekspertiz raporu ve ipoteklerin konulması fekki nedeniyle yapılması gereken masraflardan dolayı yapılan tahsilatlar yapılması zorunlu giderlerdir. Dolayısıyla bu giderlere davacı katlanmak zorundadır. Yine krediyi kullanacak kişinin mali durumunun tespiti için yapılan istihbarat ücretinin davalı banka yönünden bir maliyet kalemi oluşturduğu açıktır. Bilirkişi tarafından yapılan incelemede davalı banka tarafından tahsil edilen kredi operasyon ve tahsis ücreti ile 16/11/2015 tarihli istihbarat ücretinin % 0,2 ila 0,53 aralığında değiştiği, ancak bu oranın emsal banka ortalaması olan % 1'in altında kaldığı tespit edildiğinden davacının aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Buna karşılık davalı banka tarafından 22/01/2016 tarihinde ikinci defa tahsil edilen 10.231-TL istihbarat ücreti alınması gerektirir herhangi bir belge sunulmamıştır. İkinci defa istihbarat ücreti alınmasının dayanağı bankaca açıklanıp ispatlanmış değildir. Dolayısıyla bu tutarın davacıdan mükerrer olarak tahsil edildiğinin kabulünde ve bu bedelin davacıya iadesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı banka tarafından davacıdan % 5 oranına isabet edecek şekilde toplamda 38.626,38-TL erken kapama ücreti tahsil edilmiştir. Kök raporda bilirkişinin erken kapama komisyonu için ortalamaya esas alınan banka oranlarının daha yüksek olduğu ileri sürülmekte ise de kök rapordaki banka uygulamalarının bilirkişinin önceki dosyalardaki tespitlerine dayalı olup, ek raporda emsal bankacılık uygulaması mahkemece bankalara yazılan müzekkere cevaplarına dayandığından emsal uygulamanın % 3 olarak kabulü ile fazla alınan kısmın bu oran üzerinden belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedeni haklı görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davacıdan fazladan tahsil edilen 15.441,32-TL erken kapama komisyonu ile nedensiz mükerrer alınan 10.231-TL istihbarat ücreti toplamı olan 25.672,32-TL yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Alınması gereken 1.753,68-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 438,42-TL harcın mahsubu ile kalan 1.315,26-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı ve davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 12/06/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/72285 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi