Fatura konusu malın teslimi ispat yükü ve dava dışı belgelerle ispat
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1494 E. 2025/959 K. · · İlk derece: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Fatura bedelinin tahsili ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım
Gerekçe özeti
Fatura konusu mal veya hizmetin teslim edildiğinin ispat külfeti satıcı-davacıya aittir; fatura ve davacı defter kayıtları tek başına yeterli değildir, yazılı delille desteklenmesi gerekir. Doğrudan teslim belgesi (irsaliye vb.) yetersiz kaldığında, malın alıcı tarafından üçüncü bir kişiye satıldığı ve bu kişinin de malı bir kamu ihalesi kapsamında teslim ettiği iddiası, ihale dosyası, karşılıklı BA-BS kayıtları, marka ve üretim/teslim tarihleri gibi dolaylı ancak tutarlı belgelerle desteklendiğinde ispat yükü yerine getirilmiş sayılabilir. Bilirkişi raporundaki, tarafın zaten talep ettiği bir araştırmanın yapılması gerektiğine dair tespit, bilirkişi reddi sebebi oluşturmaz.
Ele alınan sorunlar
Fatura konusu malın teslim edildiğinin ispatı → ret
İddia: Davalı vekili, fatura içeriği malın müvekkiline teslim edildiğine dair hiçbir delil bulunmadığını, davacının kendi fatura ve defterlerine dayandığı halde dava dışı şirket ile dava dışı kurum arasındaki alışverişe ilişkin belgelerin yeni bir araştırma ve delil konusu yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, bu belgeler arasında üretim/teslim tarihleri itibariyle çelişki bulunduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya aittir; yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Davacı, fatura konusu malın teslim edildiğini uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır. Somut olayda faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, irsaliyedeki teslim alan imzasının davalının SGK kayıtlı çalışanına ait olmadığı tespit edilmiştir. Ancak davacının, malın davalı tarafından dava dışı bir firmaya satılıp bu firmanın da malı bir kamu kurumunun ihalesi kapsamında teslim ettiği yönündeki iddiası üzerine ihale dosyası ve karşılıklı BA-BS kayıtları incelenmiş; ihale konusu ürünlerin davacıya ait markayı taşıdığı, davalı ile dava dışı alıcı firma arasındaki fatura tutarının davacı alacağıyla örtüştüğü, üretim ve teslim tarihleri arasında bir çelişki bulunmadığı görülmüştür. Bu dolaylı ancak birbirini tutan belgeler değerlendirildiğinde, davalının dava konusu ürünleri davacıdan satın aldığı, kâr ilave ederek dava dışı firmaya sattığı ve bu ürünlerin ihale kapsamında kamu kurumuna teslim edildiği sonucuna varılmış; davalının üretim/teslim tarihlerine dayalı çelişki itirazının, ikinci parti malın üretim ve teslim tarihleriyle uyumlu bulunması nedeniyle yerinde olmadığı kabul edilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Bilirkişinin reddi talebi hakkında karar verilmemesi → ret
İddia: Davalı vekili, bilirkişinin reddi talebine ilişkin mahkemece olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediğini, bilirkişinin davacı lehine mahkemeyi yönlendirmeye çalıştığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: HMK'nın 282. maddesi uyarınca hakim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe takdir eder. Bilirkişi raporundaki, dava dışı firmanın BA kayıtlarının dosyaya getirtilmesi gerektiğine dair tespit, davacının cevaba cevap dilekçesindeki talebi doğrultusunda mahkemece zaten her hâlükarda araştırılması gereken bir husus olduğundan, bu durum HMK'nın 272. maddesi kapsamında bilirkişi reddi sebebi olarak kabul edilemez.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Fatura konusu malın teslim edildiğinin ispatında, doğrudan teslim belgesi yetersiz kaldığında malın nihai olarak üçüncü kişi/kamu kurumuna ulaştığını gösteren dolaylı belgelerin (ihale dosyası, BA-BS kayıtları, üretim/teslim tarihleri) birlikte değerlendirilerek ispat yükünün yerine getirilmiş sayılabileceği yönünden emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ ispat yükü↗ fatura↗ irsaliye↗ ticari defter↗ bilirkişi reddi↗ BA-BS kaydı↗ icra inkar tazminatı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/1494
KARAR NO 2025/959
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 23/03/2022
NUMARASI 2019/434 Esas - 2022/297 Karar
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ 20/12/2016
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davalının satın aldığı mal bedellerinden kaynaklı olarak müvekkili şirkete 45.076,32-TL borcunu davalının ödemediğini, bu sebeple davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun hem yetkiye hem de borca itiraz ettiğini, müvekkili şirketin davalıdan olan alacağının faturaya dayalı olduğunu, faturaya dayalı takiplerde TBK’nın 89. maddesi gereğince alacaklının ikametgahı mahkeme ve icra dairesinin yetkili olduğunu, müvekkilinin adresinin ise Sarıyer’de bulunduğunu, bu nedenle İstanbul – Çağlayan icra daireleri ve mahkemelerinin yetkili olduğunu, takibe konu edilen alacağın fatura, irsaliye ve ticari defterlerle ispat edileceğini belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin yerleşim yerinin Diyarbakır olduğunu, işbu davaya bakmaya yetkili mahkemenin de Diyarbakır Mahkemeleri olduğunu, davacının davasına dayanak yaptığı alacağı ve buna dayanak olarak gösterdiği 25/04/2016 tarihli ve 45.076,32-TL tutarlı faturayı kabul etmediklerini, fatura içeriğinin tamamen gerçek dışı olduğunu, fatura konusu malların müvekkiline gönderilmediğini, faturanın da müvekkiline gönderilmediğini, bahse konu mutabakatın imzalandığı tarihten sonra müvekkilinin davacıdan hiçbir mal veya hizmet almadığını belirterek davanın reddine, dava konusu tutarın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI VE SÜREÇ
Mahkemece ilk olarak 2016/1247 esas 2017/731 karar sayılı karar ile yetki itirazının kabulüne ilişkin karar Dairemizin 2018/437-731 sayılı kararı ile kaldırılması üzerine 2018/642 esas 2019/114 karar sayılı karar ile icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen kararın Dairemizin 2019/1073-778 sayılı 12/06/2019 tarihli kararıyla TBK'nın 89. maddesi gereğince alacaklının ikametgahı mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle kaldırılmıştır.İkinci kaldırma kararından sonra; davacı şirketin “...” adlı markanın üreticisi ve tescilli sahibi olduğu, takip ve dava konusu fatura içeriğindeki peynirlerin ihalesini yapan Jandarma Genel Komutanlığı 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı tarafından dosyaya gönderilen müzekkere cevabına ve ekindeki belgelere göre 75.000 adet, 40 gramlık tam yağlı tüp eritme peynirinin ikinci bölümünün ilgili İdare tarafından dava dışı ...
San ve Tic Ltd Şti.’den satın ve teslim alındığı, ihaleyi yapan kurum tarafından ihale konusu eritme peynirlerin 10/05/2016 tarihinde Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Ankara Gıda Kontrol Laboratuvarı’nda analiz ettirdiği ve uygunluk raporu alındığı, söz konusu peynirlere ilişkin uygunluk raporunda incelenen peynirlerin “...” markalı peynirler olduğunun açıkça görüldüğü, tüm dosya kapsamına göre davalının dava konusu eritme peynirlerini davacı şirketten aldığı, daha sonra üzerine kâr ilave ederek dava dışı ...Ltd. Şti.’ne sattığı, … Ltd. Şti.’nin de bu malları girdiği ve kazandığı ihale kapsamında Jandarma Genel Komutanlığı 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı’na teslim ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne davalının 45.076,32-TL alaacğa itirazının iptali ile alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek devamına, 9.015,26-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; bilirkişinin reddedilmesine rağmen mahkemece red hakkında karar verilmediğini, bilirkişi davacı lehine mahkemeyi yönlendirmeye çalıştığını, davacının kendi fatura ve ticari defterlerine dayandığı halde dava dışı şirketle yine dava dışı bir kurum arasındaki alışverişe ilişkin belgelerin yeni bir araştırma konusu yapılmasının, dolayısıyla yeni deliller sunulmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, buna karşılık ... Alışveriş Merkezi isimli firmadan, müvekkilinden Şubat 2016 ve Nisan 2016 üretim tarihli tüp peynirleri alıp almadığını sorulması şeklindeki davanın esasına son derece etkili karşı delilleri toplanmadan karar verilmesinin usule aykırı olduğunu, hukuki dinlenme haklarının yok sayıldığı, davacı tarafın manipülatif iddialarının bilirkişilerce hiçbir kanıt olmadığı halde doğru kabul edildiğini, fatura içeriği malın müvekkiline teslimine dair hiçbir delil sunulmadığını, müvekkilinin 2014 ve 2015 yıllarında sadece davacıdan aldığı tüp peynirin bile 2 milyon adetten fazla olduğunu, bu nedenle tarafların 2014 ve 2015 yılının defterlerinin de incelenmesini talep ettiklerini, ancak bu taleplerin de karşılanmadığını, iki yılda sadece davacıdan milyonlarca kutu eritme peyniri alan müvekkilinin ...
gibi çeşitli firmalara 2 milyon adetin üzerinde üretilmiş tüp peynir sattığını, hatta elinde kalan bir kısım peynirin iki yıl kullanım süresi dolması nedeniyle imha edildiğini, müvekkilinin ...'ya sattığı 118.000- TL’lik tüp peynirin davacının iddiasının aksine Şırnak Jandarma Komutanlığı‘na ihale kapsamında verilen peynir olmayıp başka bir şirket aracılığıyla farklı bir kamu kurumuna satıldığını, ... Gıda’nın ihale kapsamında Şırnak Jandarma Komutanlığı’na verdiği 150.000 adet eritilmiş tüp peyniri ile müvekkilinin bir ilgisi olmadığını, idarece dosyaya gönderilen belgelerden de anlaşıldığı üzere 150.000 adet tüp peynirden ilk 75.000 adetinin üretim tarihinin 20/02/2016 olduğunu, idareye 09/03/2016 tarihinde teslim edildiğini, ikinci parti 75.000 adetin ise 20/04/2016 tarihinde üretildiğini ve 09/05/2016 tarihinde idareye teslim edildiğini, ...
Gıda’nın bahsi geçen peynirleri müvekkilinden alabilmesi için müvekkilinin 2016 yılı içersinde davacı firmadan bir değil en az iki defa ve yine en az 150.000 tüp alması gerektiğini, davacının ise müvekkiline sadece 75.600 adet tüp peynir sattığını iddia ettiğini, yine müvekkilinin ... Gıda'ya tek seferde 118.000-TL tutarlı peynir satıldığını ve bu satışın Mayıs 2016' tarihinde gerçekleştiğini, ancak ... Gıda'nın idareye malı iki ay önce teslim ettiğini, bu durumda ... Gıda’nın Jandarmaya teslim ettiği tüp peynirlerinin müvekkilinden alınmadığının açık olduğunu, yargılamada bu hususlara açık açıkça itiraz etmelerine rağmen hiçbir araştırma yapılmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, bir adet satış faturasına dayalı alacağı tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında devam süregelen ticari ilişki kapsamında müvekkilinin davalıya en son 25/04/2016 tarihli 45.076,32-TL tutarlı fatura içeriği 75.600 adet eritilmiş tüp peyniri sattığını, ancak mal bedelinin ödenmediğini belirterek dava konusu icra takibi başlatmış, davalı vekili ise bahsi geçen ürünlerin müvekkiline teslim edilmediğini belirterek teslim olgusunu inkar etmiştir. Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz.
Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır. Uyuşmazlık konusu faturanın davacının defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. Davacı tarafından ibraz edilen irsaliyede teslim alan olarak ... isimli şahsın imzası bulunmakta ise de davalının SGK kayıtlarında bu isimde çalışanı bulunmadığı görülmektedir. Bununla birlikte davacı cevaba cevap dilekçesinde fatura konusu ürünlerin davalı tarafından, Şırnak 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı tarafından yapılan ihale kapsamında dava dışı ... AVM isimli firmaya teslim etmek üzere alındığını, bu hususus dava dışı firma ve kurumdan da sorulmasını talep etmiştir.
İhale dosyasının incelenmesinde;
23. Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı tarafından yapılan ihaleyi kazanan dava dışı ... ile Kurum arasında imzalanan 30/11/2015 tarihli sözleşme kapsamında, Kuruma 31/12/2015 tarihinde teslim edilen (... markalı 08/12/2015 üretim tarihli) 1. Kısım 75.000 adet tüp peyniri muayene komisyonunca uygun bulunmaması üzerine, reddedilen ürün yerine 07/03/2016 tarihinde aynı markalı 20/02/2016 üretim tarihli tüp peynirlerin teslim edildiği ve 22/04/2016 tarihli kararla ürünlerin uygun bulunduğu, dava dışı ... tarafından Kurum'a 24/04/2016 tarihli 64.638-TL tutarlı fatura düzenlediği anlaşılmaktadır.
2. Kısım 75.000 adet tüp peynirin (... markalı 20/04/2016 üretim tarihli) ise 27/04/2016 tarihinde teslim edildiği, teslim edilen ürünlerin Kurum tarafından uygun bulunduğu, ... tarafından Kurum'a 31/05/2016 tarihli 64.638-TL tutarlı faturanın düzenlendiği anlaşılmaktadır. Davacı vekili, dava dışı ... tarafından 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı'na 27/04/2016 tarihinde teslim edilen 75.000 adet tüp peynirin, müvekkili tarafından davalıya satılan, ... tarafından ise davalıdan satın alınarak Kurum'a teslim edilen ürünler olduğunu iddia etmiştir. Mahkemece dava dışı ... AVM ...Ltd Şti ile davalı arasındaki ticari ilişki bakımından getirtilen karşılıklı BA-BS kayıtlarına göre davalı tarafından dava dışı ...
firmasına 2016 yılı Mayıs ayına ilişkin KDV hariç toplam 1 adet belge karşılığında 109.330-TL (% 8 KDV Dahil 118.076,40-TL) tutarlı fatura düzenlediği, dava dışı ...'nın ise davalıdan bu tutarda mal aldığı tespit edilmiştir. “...” adlı markanın davacıya ait olduğu, davacının bu marka adı altında üretim yaptığı dosyaya sunulan belgelerden anlaşılmaktadır. Davacı tarafından aynı zamanda ihale dosyasına 2. taksit olarak teslim edilen ürünlerle ilgili; gıda ile temas eden ambalaj malzemesinin gıdalarda kullanılabilir olduğuna ve ürünlerin gıda kodeksi peynir tebliğine uygun üretildiğine dair taahhüt yazısı ibraz edilmiştir. Bu belgelere göre değerlendirme yapıldığında davalının dava konusu faturada belirtilen ürünleri davacı şirketten satın aldığı, üzerine kâr ilave ederek dava dışı peynir ihalesini alan ...
firmasına sattığı sonucuna varılmaktadır. Davalı, peynirlerin ihale makamına 09/03/2016 tarihinde teslim edildiğini, oysa ...'ya yapılan Mayıs 2016 olduğunu, dolayısıyla ...'ya düzenlenen faturaların idareye iki ay önce teslim edilen mallarla ilgili olamayacağını ileri sürmekte ise de ikinci parti teslim edilen malların 20/04/2016 üretim tarihli olduğu ve dava dışı idareye 27/04/2016 tarihinde teslim edildiği anlaşılmakla, gerek davacının, gerek davalının, gerekse dava dışı ...'nın kendi alıcılarına karşı düzenlediği faturalar ile ürünlerin teslim ve üretim tarihleri bakımından bir çelişki bulunmamaktadır. Davalı tarafça, bilirkişinin reddi talebi ile ilgili mahkemece olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği hususu istinaf nedeni olarak ileri sürülmüş ise de HMK'nun 282.
maddesi uyarınca hakimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer deliller ile birlikte serbestçe takdir edeceği düzenlenmiş olup, davacının cevaba cevap dilekçesinde ürünlerin teslimi noktasında ihale makamı ve ... firması nezdinde araştırılma yapılması talebi dikkate alındığında bilirkişi raporundaki ... firmasının BA kayıtlarının dosyaya intikalinin sağlanması gerektiğine yönelik tespitin davacının talebi gereği mahkemece zaten her halükarda araştırılması gereken bir husus olduğundan HMK'nın 272. maddesi kapsamında red sebebi olarak kabulü mümkün görülmemiştir. Bu durumda davacının davalı tarafa 25/04/2016 tarihli fatura içeriği malları teslim ettiği, faturadan dolayı davalıdan 45.076,32-TL alacaklı olduğu sonucuna varıldığından mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 3.079,16-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 770-TL harcın mahsubu ile kalan 2.309,16-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 54-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 12/06/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/72266 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi