Çalınan çekin iktisabında ağır kusur ve pasif husumet ehliyeti
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1326 E. 2025/1006 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatdiğerTemyiz yolu açık
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Çekin Rıza Dışı Elden Çıkması mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Çek istirdatı davasında davalı hamilin, keşideci ve cirantaları farklı olan, hırsızlık iddiasına konu çok sayıda çeki yeterli araştırma yapmadan iktisap etmiş olması, iktisapta ağır kusurun varlığını gösterir ve TTK 792 uyarınca istirdat koşullarının oluşmasına yol açar. Çek istirdatı davası ancak son hamile karşı açılabilir; son hamil sıfatı taşımayan cirantalar aleyhine açılan dava pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddedilmelidir. Ayrıca talep edilmeyen bir hususta (menfi tespit) hüküm kurulması HMK 26'daki taleple bağlılık ilkesine aykırıdır.
Ele alınan sorunlar
Çekin iktisabında ağır kusurun varlığı ve istirdat koşullarının oluşup oluşmadığı → ret
İddia: Davalılar ... ve ... vekili; mahkemenin 'hayatın olağan akışı' ve 'şüpheli işlemler' gerekçesinin yasal dayanağının bulunmadığını, çekteki ciro imzasının davacıya ait olduğunun tespit edildiğini, davacının imza itirazından vazgeçtiğini, çekin emre ciro edilmiş olması nedeniyle rıza dışı elden çıktığının iddia edilemeyeceğini, bilirkişi raporundaki ticari kayıtlara ilişkin değerlendirmelerin hükme esas alınamayacağını, fatura miktarının üzerinde çek alınmasının ticari hayatta normal olduğunu ve bunun kötü niyet göstergesi sayılamayacağını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Çek istirdatı davasında davacı; çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap ettiğini veya iktisapta ağır kusurlu olduğunu kanıtlamalıdır; hamil çeki edinme nedenini açıklamak zorunda değildir, aksi kabul çekin mücerretlik vasfını ortadan kaldırır. Somut olayda çekteki ciro imzasının davacı şirket yetkilisine ait olduğu tespit edilmiş olup, davacının çeki keşideci ile ticari ilişkisi kapsamında aldığı ve uhdesinde tutabileceği anlaşıldığından davacı yetkili hamildir; sunulan delillere ve soruşturma dosyasına göre çekin hırsızlık sonucu rızası dışında elinden çıktığı sabittir. Davalı, kendisinden önceki cirantanın tek ortağı ve yetkilisidir; aynı hırsızlık olayında çalınan farklı çeklerin de aynı ciro silsileleriyle davalıya ve onun ilişkili olduğu şirketlere geçtiği, davalı hakkında farklı hırsızlık olaylarına konu çok sayıda çeke ilişkin başka hukuk davaları ve ceza soruşturmalarının bulunduğu görülmüştür. Davalının farklı keşideci ve lehdar-cirantalara ait çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırma yapmadan iktisap etmesi, iktisapta ağır kusurlu olduğunun kabulünü gerektirir. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin ağır kusurla iktisap edilen çekin istirdatı koşullarının oluştuğu yönündeki değerlendirmesi yerindedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Son hamil sıfatı taşımayan davalılar bakımından pasif husumet ehliyeti → kabul
Gerekçe: Çek istirdatı davasının son hamile karşı açılması gerekmektedir. Somut olayda son hamil davalı ...'dır; diğer davalılar ise ciro silsilesinde yer almakla birlikte son hamil sıfatını taşımamaktadır. Bu nedenle son hamil vasfı taşımayan davalı ... bakımından davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince bu davalı aleyhine de davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır; ancak diğer davalılar istinaf etmeden karar kesinleştiğinden, yalnızca istinaf eden davalı ... aleyhindeki hüküm bu yönden düzeltilmiştir.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
Taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak menfi tespit hükmü kurulması → kabul
Gerekçe: Davacı tarafça talep edilmediği halde çeklerin istirdatı yanında menfi tespite karar verilmesi, HMK'nın 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesine aykırıdır. Bu hata düzeltilerek yeniden hüküm kurulmuştur.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
Emsal değeri
Kararda, hırsızlık yoluyla elden çıkan çeklerin farklı keşideci/lehdar/cirantalara ait olmasına rağmen aynı kişi/şirket eliyle sistematik biçimde iktisap edilip icra takibine konu edilmesinin, hamilin iktisapta ağır kusurlu sayılması için yeterli olduğu yönündeki değerlendirme, dairenin kendi önceki kararlarına da atıfla istikrarlı bir içtihat oluşturduğunu göstermektedir; ayrıca son hamil dışındaki cirantalar aleyhine istirdat davası açılamayacağına ilişkin tespit usule ilişkin genel bir kural niteliğindedir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Çek istirdatı davasının son hamile karşı açılması gerekir; son hamil sıfatı taşımayan davalılar bakımından pasif husumet ehliyeti bulunmadığından dava bu davalılar yönünden reddedilir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çek istirdadı↗ TTK 792↗ kötüniyetli iktisap↗ ağır kusurla iktisap↗ ciro silsilesi↗ imzaların istikllali ilkesi↗ yetkili hamil↗ pasif husumet ehliyeti↗ taleple bağlılık ilkesi↗ mücerretlik↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/1326
KARAR NO 2025/1006
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 18/03/2022
NUMARASI 2020/740 Esas 2022/220 Karar
DAVA
İstirdat
DAVA TARİHİ 19/06/2019
İSTİNAF KARAR TARİHİ 19/06/2025
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalılar ... ve ...vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirketin kasasından 16/12/2018 tarihinde başkaca çekler ile birlikte dava konusu keşidecisi ...Tekstil, lehtarı müvekkili şirket, keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 30.05.2019 seri no'su ... olan, 500.000-TL bedelli ... Bankası çekinin de çalındığını, buna ilişkin Çorlu C.Başsavcılığının 2018/16741 soruşturma sayılı dosyasındaki soruşturmanın devam ettiğini, çalınan çeklere ilişkin olarak İstanbul 19. ATMnin 2018/352 esas sayılı dosyasında çek iptali davası açıldığını ve ödemeden men kararı alındığını, çekin davalı ... tarafından bankaya ibrazında bankaca ödeme yasağı kararı nedeniyle ödeme yapılmadığını, çek iptali davasından ve çekin çalıntı olduğundan haberi olmasına rağmen davalı ...
tarafından çekin İstanbul 4. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında icra takibine konulduğunu, çek üzerindeki kaşe ve müvekkili şirkete atfen atılan imzanın sahte olduğunu, çekin çalınması akabinde ... Tekstil, ..., ...ve ... tarafından ciro edildiğini, davalı ...'nun ödeme yasağı kararını bilmesine rağmen kötü niyetli olarak çeki takibe koyduğunu, davalıların organize bir şekilde müvekkili şirketi zarara uğratma amacıyla kötü niyetli olarak hareket ettiklerini, davalıların benzer bir çok dosyada davalı olduklarını, ciro silsilesinde yer alan şahıs ve şirketler arasında ticari ilişki bulunmadığını belirterek, dava konusu çekin müvekkili şirkete iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili; davacının çeki ...Tekstil firmasına ciro etmiş olması nedeniyle hırsızlık iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkilinin ... ile olan ticari ilişkisinde dava konusu çeki fatura karşılığında mal satışı yaparak aldığını, davacının yüksek miktarlı birçok çeki ciro ettikten sonra uhdesinde tuttuğu iddiasının kabul edilemeyeceğini, davacının tüm beyanları asılsız olduğu gibi, çekte iyi niyetli hamil olan müvekkiline karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; dava konusu çekin zorunlu unsurlarında eksiklik bulunmadığı, kambiyo senetlerinde imzaların istiklali ilkesi geçerli olup, çeke hangi sıfatla olursa olsun imza atarak sorumluluk altına giren her kişinin, diğer imza sahiplerinin sorumluluğundan ayrı ve bağımsız olarak borç altına gireceği, ciro silsilesinin muntazam bir şekilde birbirini takip edip etmediğini incelerken, dış görünüşü incelemek yeterli olup, cirantalardan birinin imzasının sahte olması veya temsilci sıfatıyla senedi imzalayan şahsın imza yetkisi olmamasının ciro zincirini etkilemeyeceği,ciro silsilesinde şekli bir eksiklik bulunmadığı sürece çeki elinde bulunduran hamilin iyiniyetli olduğunun kabul edileceği, davaya konu çekin ciro silsilesinde şeklen bozukluk bulunmadığı, davacı taraf lehdar ve aynı zamanda ilk ciranta olup, kaşenin ve adına atılan imzanın sahteliğini ileri sürdüğü, kural olarak imza sahteliği iddiasının bulunması halinde öncelikle bu hususun çözümü gerektiği, ancak imza davacıya ait çıkmasa bile istirdat talebi için davalı hamilin kötüniyetle çekleri iktisap ettiğinin kanıtlanması gerekeceğinden, öncelikle mali inceleme ve kötü niyet hususunun inceleme konusu yapıldığı, kaldı ki imza incelemesi neticesinde imza davacıya ait çıksa bile, davacı kaşe ve imza edip tedavüle hazır bir şekilde çekleri elinde bulundurabileceğinden, somut olayda cirantaların kötü niyetinin önem arz ettiği, celp edilen soruşturma evrakı uyarınca davacı iş yerinde hırsızlık olayının gerçekleştiği, davacının kayıtları üzerinde yapılan mali inceleme uyarınca, davacının dava konusu çeki ticari ilişki kapsamında edindiği ve davacı cirosunu takip eden cirantalar ile davacının herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığının tespit edildiği, İstanbul 15.
ATMnin 2020/334 esas sayılı dosyası ve mahkemenin 2020/716 ve 2020/130 esas sayılı dosyalarına konu çeklerin de aynı hırsızlık olayında çalınan çekler olduğu, bu çeklerdeki ciro silsilesi ile dava konusu çeklerdeki ciro silsilesinin bire bir aynı olduğunun anlaşıldığı, UYAP entegrasyon ekranında yapılan inceleme ve dosyaya arasına alınan iş bu kayıtlar uyarınca, davalı ... şirketinin tek ortağı ve yetkilisi ...'nun benzer mahiyette çok sayıda gerek hukuk ve gerekse ceza davalarının bulunduğunun tespit edildiği, alınan 14.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda, davaya konu çekin 11.12.2018 tarihli tahsilat makbuzu kapsamında ...Tekstil firmasından alındığı, söz konusu tahsilat makbuzunun ... no'lu 450.000-TL tutarlı,...
no'lu 500.000-TL tutarlı ve ... no'lu 500.000-TL tutarlı toplamda 1.450.000-TL tutarlı 3 adet çek için verildiği, davaya konu çekin davacı ile dava dışı ...Tekstil firması arasındaki ticari ilişki nedeniyle teslim alındığı, davacının çek keşidecisi ...Tekstil dışındaki hiçbir cirantayla ve davalıyla ticari ilişkisinin bulunmadığının, davalı ...firması ile ... arasında ilk ticari ilişkinin 14.03.2019 tarihli fatura ile başladığı, 03.05.2019 tarihinde son faturanın kesildiği, toplamda kesilen 11 fatura ile davalı tarafından 1.942.120,80-TL tutarında satışın ... firmasına yapıldığı, buna karşılık .... firması tarafından 15.03.2019 tarihinden itibaren davalı ... firmasına cari hesaba mahsuben verilen muhtelif çek ve senetler taplamının 3.868.900,60-TL olduğu, böylelikle alıcı konumundaki ...
lehine cari hesap bakiyesinin 26.06.2019 tarihi itibariyle 1.926.779,20-TL fazla bakiye verdiği, davalının davaya konu çeki ... firmasından 24.04.2019 tarihinde 1032 sayılı tahsilat makbuzu ile aldığı ve 24.04.2019 tarihli kayıt ile ticari defterlerine işlediği, başka bir deyişle ticari ilişki kapsamında, ticaret hacminin çok üstünde ödemede bulunulmasının ve bu ödemelerden 18 ay geçtikten sonra dahi alacak bakiyesinin yüksek tutarlarda devam etmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığının değerlendirildiği, davalı ... firmasının ticari kayıtlarına göre; davalı .... firmasının cari hesaba mahsuben davalı ... firmasına verdiği toplamı 3,868.900-TL tutarlı olan çeklerin, davaya konu çek dahil 7 adet 3.150.000-TL tutarlı olan kısmının davacı tarafdan çalındığı beyan edilen çeklerden oluştuğu, dolayısıyla davalının davaya konu çeki usulüne uygun almadığı yönünde kanaat hasıl olduğu şeklinde görüş bildirdiği, bu deliller ışığında;
hırsızlık olayı neticesinde çalınan gerek dava konusu çekin ve gerekse de diğer dosyalara konu çeklerin aynı cirantaların imzası ile ... şirketinin eline geçerek son hamil olarak bankaya sunulması, ... firmasının kayıtlarının şüpheli işlemler barındırması, bu firmanın ticari ilişki içinde olduğu ...'in ticari kayıtlarının gerçeklikten uzak olması, bu kişinin ortak olduğu benzer sayıda şirketlerin bulunması, diğer cirantaların şirket olması ve bu şirketlere ulaşılamaması gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde; ortada hayatın olağan akışına uygun ticari ilişki bulunmadığı, davalıların iyi niyetini ortadan kaldıran organize bir durumun olduğunu gösterdiği, bu açıklamalar ışığında davalı hamilin kötüniyetli olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının dava konusu çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile çekin davacıya iadesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalılar ... ve ...vekili; mahkemenin hayatın olağan akışı ve şüpheli işlemler gerekçesinin yasal dayanağının bulunmadığını, İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/406 esas sayılı dosyasında çekteki ciro imzasının davacıya ait olduğunun tespit edildiğini, davacının da yargılama sırasında imza itirazından vazgeçtiğini, davacının çeki Beka İnşaat şirketi emrine ciro ettiğini, emre yapılan ciro itibariyle çekin rıza dışı elden çıktığının iddia edilemeyeceğini, alınan bilirkişi raporunda uydurma beyanlarla müvekkilinin ticari kayıtlarında şüpheli durumların bulunduğunun belirtildiğini, bu beyanların hükme esas alınamayacağını, müvekkilinin düzenlediği fatura miktarının üzerinde çek almasının ticari hayatta normal bir durum olduğunu, bu durumun müvekkilinin kötü niyetli olduğu anlamına gelmeyeceğini, soruşturma dosyalarında davacının bir çok çeke ilişkin yanlış beyan verdiğinin kendi beyanlarından anlaşıldığını, davacının çalınmamış çekleri de çalınmış olarak bildirdiğini, davacının gerçeğe aykırı beyanlarına itibar edilerek müvekkilinin kötü niyetli olduğunun iddia edilemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesine dayalı olarak çekin istirdatı istemine ilişkindir.
TTK’nın 792. maddesine göre; "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür".TTK'nın 790. maddesinde ise, "cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır" hükmü düzenlenmiştir. Çek istirdatı davalarında davacının; çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş veya çeki iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir.
Çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır. Somut olayda; dava konusu ...bank'a ait ... seri numaralı, 30.05.2019 keşide tarihli, keşidecisi ...Tekstil, lehtarı davacı ... Tekstil olan 500.000-TL bedelli çekin davacının iş yerinde gerçekleşen hırsızlık suçu sonucu rızası dışında elinden çıktığı, çeklerdeki cirantaların sırasıyla ... İnşaat, ... Plastik, ... Tekstil, ..., ...ve ... olduğu, davacı tarafından çeklerin zayi nedeniyle iptali istemiyle İstanbul 19. ATM'nin 2018/352 esas sayılı dosyasında dava açıldığı, bu mahkemece verilen ödeme yasağı kararı nedeniyle çeklerin son hamil ...
tarafından bankaya ibrazında bankaca ödeme yapılmadığından, davalı ... tarafından çeke dayalı olarak İstanbul 4. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası icra takibi başlatılmıştır. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde; davacı tarafından çekin 11.12.2018 tarihli tahsilat makbuzu ile ...Tekstil firmasından alındığı, davacının çek keşidecisi ...Tekstil dışındaki hiçbir cirantayla ve davalıyla ticari ilişkisi bulunmadığı, davalı ... firmasının ticari defterlerine göre, ... ile arasındaki ticari ilişkinin 14.03.2019 tarihli fatura ile başladığı, 03.05.2019 tarihinde son faturanın kesildiği, kesilen 11 fatura ile davalı tarafından 1.942.120,80-TL tutarında ... firmasına satış yapıldığı, buna karşılık ...
tarafından 15.03.2019 tarihinden itibaren davalı... firmasına cari hesaba mahsuben verilen muhtelif çek ve senetler taplamının 3.868.900,60-TL olduğu, böylelikle alıcı ... lehine cari hesap bakiyesinin 26.06.2019 tarihi itibariyle 1.926.779,20-TL bakiye verdiği, davalının davaya konu çeki ...'den 24.04.2019 tarihinde 1032 sayılı tahsilat makbuzu ile aldığı ve 24.04.2019 tarihli kayıt ile ticari defterlerine işlediği, başka bir deyişle ticari ilişki kapsamında, ticaret hacminin çok üstünde ödemede bulunulmasının ve bu ödemelerden 18 ay geçtikten sonra dahi alacak bakiyesinin yüksek tutarlarda devam etmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığının değerlendirildiği, davalı ... firmasının ticari kayıtlarına göre, davalı ...
firmasının cari hesaba mahsuben davalı .. firmasına verdiği toplamı 3.868.900-TL tutarlı olan çeklerin, davaya konu çek dahil 7 adet 3.150.000-TL tutarlı olan kısmının davacı tarafdan çalınan çeklerden oluştuğu belirtilmiştir. Somut olayda davacının dava konusu çek üzerinde cirosu bulunmakta olup, davacı vekilince kaşe ve ciro imzasının sahte olduğu ileri sürülmüş ise de, İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/406 esas sayılı dosyasında yaptırılan imza incelemesinde, ciro imzasının davacı şirket yetkilisine ait olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacı şirketin çeki aldığı keşideci ...Tekstil ile ticari ilişkisinin bulunduğu tespit edilmiştir. Davacının ciro ettiği çeki bu haliyle uhdesinde tutabileceği de dikkate alındığında davacı çekte yetkili hamil olup, sunulan deliller ve soruşturma dosyasındaki delillere göre de çekin hırsızlık sonucunda davacının rızası dışında elinden çıktığı sabittir.
Son ciranta ve hamil davalı ... kendisinden bir önceki ciranta ...firmasının tek ortağı ve yetkilisidir. Dosya kapsamı incelendiğinde, aynı hırsızlık olayında davacının iş yerinden çalınan farklı çeklerin de aynı ciro silsileleriyle en son ...şirketine, ondan da bu şirketin yetkilisi olan davalı ...'na geçtiği ve davalı tarafından bankalara ibraz edildiği, bu çeklere ilişkin olarak da Bakırköy 6. ATM'nin 2020/716, 2020/740 ve 2020/130 esas sayılı dosyalarında davalar açıldığı, başka bir olayda 26.05.2019 tarihinde kargodan çalınan çeklerin son hamili ...şirketi olup şirketin çeki ...'den ciro yoluyla devraldığı, bu çeklere ilişkin olarak ... firması tarafından ... şirketine yönelik olarak İstanbul 15.
ATM'nin 2020/334 ve İstanbul 19. ATM'nin 2020/142 esas sayılı dosyalarında istirdat davası açıldığı, 22.02.2019 tarihinde konuttan hırsızlık yoluyla çalınan çeklerin son hamili ... olup davalının çekleri ...şirketinden ciro yoluyla devraldığı, bu çeklere ilişkin olarak ... tarafından ... aleyhine İstanbul 15. ATM'nin 2019/302 ve İstanbul 4. ATM'nin 2019/203 esas sayılı dosyalarında istirdat davası açıldığı, cüzdan hırsızlığı sonucu çalınan başka bir çekin son hamili yine ... olup bu çeke ilişkin olarak da Tam Faktoring tarafından ... aleyhine İstanbul 15. ATM'nin 2019/245 esas sayılı dosyalarında istirdat davası açıldığı, bunun üzerine UYAP sisteminde yapılan sorgulamada, davalı hakkında farklı hırsızlık suçlarına konu çok sayıda çeki elinde bulundurması nedeniyle başlatılan hukuk davaları ve ceza soruşturmalarının bulunduğu, ceza soruşturma ve davalarının henüz sonuçlanmadığı görülmüş ise de, davalının farklı çok sayıda olayda hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralıp, bir çoğunu son hamil olarak farklı kişiler/firmalar aleyhine icra takiplerine konu ettiği sabittir.Bu durumda davalı ...'nun keşidecileri ve lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir (Dairemiz'in 2020/77 E.
2022/609 K, 2020/1236 E. 2021/1120 K, 2018/1227 E. 2020/321 K. ve 2018/586 E. 2019/77 K. sayılı kararları da aynı yöndedir). Bu durumda ilk derece mahkemesince ağır kusurlu olarak iktisap edilen çekin davalıdan istirdatı koşulları oluştuğundan, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir. Çek istirdatı davasının son hamile karşı açılması gerekmekte olup, somut olayda son hamil ise davalı ...'dur. Bu halde son hamil vasfı taşımayan diğer davalılar bakımından davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir, Karar,davalılar ... İnşaat, ... Plastik, ... Tekstil ve ... tarafından istinaf edilmeden kesinleşmiştir. Bu nedenle yalnızca kararın istinaf eden davalı ...aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir.Diğer yandan davacı tarafça talep edilmediği halde çeklerin istirdatı yanında menfi tespite karar verilmesi HMK'nın 26.
maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesine aykırıdır.Açıklanan nedenlerle; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ...aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi, ayrıca taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak menfi tespit hükmü kurulması doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı ...vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, haklarındaki hüküm kesinleşen davalılar ... İnşaat, ...ik,... Tekstil ve ... bakımından kesinleşen kısımlarının tekrarı ile "davalı ...aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, davalılar ..., ...
İnşaat, ...Plastik, ... Tekstil ve ... aleyhine açılan davanın ise kabulüne" karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davalı ...vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/03/2022 Tarih 2020/740 Esas 2022/220 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davalı ... ... Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, Davalılar ..., .... Şti, .... Şti, .... AŞ. ve ... aleyhine açılan davanın kabulüne,..bank'a ait ... seri numaralı, 30.05.2019 keşide tarihli, keşidecisi ...Tekstil, lehtarı davacı ... Tekstil olan 500.000-TL bedelli çekin davalılardan istirdadı ile davacıya verilmesine"
İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 34.155-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 44,40-TL peşin harcı ve 8.543-TL tamamlama harcı olmak üzere 8.587,40-TL'nin mahsubu ile kalan 25.567,60-TL harcın davalılar ..., .... Şti, .... Şti, .... AŞ. ve ...'den müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafça yatırılan 8.631,80-TL peşin harçların davalılar ..., .... Şti, .... Şti, .... AŞ. ve ...'den alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 800-TL bilirkişi ücreti, 880-TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 1.680-TL yargı giderinin davalılar ..., .... Şti, .... Şti, .... AŞ. ve ...'den alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 42.050-TL vekalet ücretinin davalılar ..., ....
Şti, .... Şti, .... AŞ. ve ...'den alınarak davacıya ödenmesine,Davalı ... ... Ltd. Şti. lehine takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ... Ltd. Şti.'ne verilmesine, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,"Alınması gereken 34.155-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 8.538,75-TL harcın mahsubu ile kalan 25.616,25-TL harcın davalı ...'ndan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 273,40-TL istinaf yargı giderinin davalı ...'ndan alınarak davacıya verilmesine,Davalı ... ... Ltd. Şti. tarafından yapılan 19,75-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalı ... ... Ltd. Şti.'ne verilmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 'nun 361/1.
maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.19/06/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/72231 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi