Kiralanan araçta işleten sıfatının kiracıya geçmesi ve rücu davası
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1162 E. 2025/1034 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücu mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Bir aracın noter onaylı sözleşmeyle kiraya verilmesi ve kira konusu emtianın taşınmasının kiralama tarihinden sonra gerçekleşmesi halinde, aracın ekonomik yararlanması kiracıya geçmiş sayılır; bu durumda araç maliki KTK md. 3 anlamında işleten sıfatını taşımaz ve aracın çalınması gibi olaylardan sorumlu tutulamaz. Ayrıca taşıma ilişkisinin tarafı olmayan araç maliki, kiracısını seçme hususunda zarar görene karşı bir özen yükümlülüğü altında değildir.
Ele alınan sorunlar
Araç kiralayan malikin KTK'ya göre işleten sıfatıyla sorumluluğu → ret
İddia: Davacı vekili, araç kira sözleşmesinin kısa süreli (iki ay) olması nedeniyle davalının işleten sıfatının devam ettiğini, aracın fiili hakimiyeti ve ekonomik yararlanmasının halen davalıda bulunduğunu, bu nedenle zarardan işleten sıfatıyla sorumlu olması gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: KTK'nın 3. maddesinde işleten, araç sahibi olan veya uzun süreli kiralama, ariyet ya da rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişi olarak tanımlanmış; ancak başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse bu kişinin işleten sayılacağı düzenlenmiştir. Noterde düzenlenen kira sözleşmesiyle davalı aracı kiracıya teslim etmiş, sözleşmeden dokuz gün sonra emtia araca yüklenmiştir; bu durum aracın ekonomik yararlanmasının davalıya değil dava dışı kiracıya ait olduğunu göstermektedir. Ekonomik yararlanma kiracıda olduğundan davalının işleten sıfatı bulunmamakta, dolayısıyla hırsızlık olayından sorumluluğu söz konusu olmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Kiracının seçiminde özensizlik nedeniyle haksız fiil sorumluluğu → ret
İddia: Davacı vekili, davalının kiracısını seçerken özenli davranmayarak emtianın çalınmasına sebebiyet verdiğini, bu nedenle TBK'nın haksız fiil hükümleri uyarınca da sorumlu olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Taşıma ilişkisinin tarafı olmayan davalının, kiracıyı seçmesi hususunda davacıya karşı bir yükümlülüğü bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Aracın kısa süreli kiralanmış olmasına karşın ekonomik yararlanmanın kiracıya geçtiğinin ispatı halinde, araç malikinin KTK'ya göre işleten sıfatının sona ereceğine ve taşıma ilişkisi dışındaki malikin kiracı seçiminde özen yükümlülüğü bulunmadığına ilişkin değerlendirmesi bakımından bölgesel emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
işleten sıfatı↗ KTK md.3↗ rücu↗ itirazın iptali↗ ekonomik yararlanma↗ fiili tasarruf↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/1162
KARAR NO 2025/1034
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 07/12/2021
NUMARASI 2021/122 Esas - 2021/1316 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücu)
DAVA TARİHİ 22/02/2021
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili tarafından sigortalıya ait emtianın nakliyat emtia sigortası abonman sözleşmesiyle sigortalandığını, sigortalının grup şirketi ... A.Ş. tarafından diğer grup şirketi ... A.Ş.'ye satılan domates salçası emtiasının Bursa'dan Aydın'a taşınmak üzere davalıya ait ... - ... plakalı araca yüklendiğini; aracın davalı tarafından dava dışı ...'a kiralandığını, emtianın alıcısına teslim edilmediğini, araştırma sonucunda kiracının istihdam ettiği araç sürücüsü dava dışı bir çok sabıkası olan ...'ın emtiayla birlikte aracı çaldığının belirlendiğini; kayıp emtia bedeli 192.195,43-TL'nin sigortalıya ödendiğini; bir kısım ürünlerin daha sonra bulunması nedeniyle 180.326,55 TL'nin iade alındığını;
kalan 11.868,88-TL'nin rücuen tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını; zarardan davalının işleten sıfatıyla, kiracısını seçmede dikkatsiz ve özensiz davranması nedeniyle haksız fiil hükümlerinden dolayı ve taşıyıcı sıfatıyla sorumlu olduğunu ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı, taşımada kullanılan ... plakalı dorse ile .. plakalı çekici aracın 26/03/2019 tarihinde ... Noterliği'nin 26/03/2019 tarihli ... yevmiye numaralı kira sözleşmeleriyle dava dışı ...'a kiraya verildiğini; aracın kiraya verilmesinden sonra oluşan zararlardan kiracının sorumlu olduğunu, aracı çalınmasından sonra şikayetçi olduğunu asıl kendisinin mağdur olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davalının çekici ve dorseyi dava dışı ...'a kiraladığı, aracın emtiayla birlikte sürücüsü tarafından çalındığı, taşıma işinin davacının sigortalısı tarafından Kadir'e verildiği, davalının taşıma ilişkisinin tarafı olmadığından davalının taşıyıcı sıfatıyla sorumluluğu bulunmadığı; davalının KTK hükümlerine göre işleten sıfatıyla sorumlu olabilmesi için zararın aracın işletilmesi sırasında meydana gelmesi gerektiği, somut olayda aracın işletilmesi sırasında meydana gelen bir zarar bulunmadığı, zararın aracın çalınması sonucu meydana geldiğinden KTK hükümleri uygulanamayacağı ve davalının işleten sıfatıyla da sorumluluğunun bulunmadığı; hırsızlık eyleminin aracın sürücüsü tarafından işlendiği, davalının kiracısını seçerken özen göstermediğine dair bir delil olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, araç kira sözleşmesinin iki ay süreli yani kısa süreli olduğundan davalının işleten sıfatının devam ettiğini ve zarardan sorumlu olduğunu, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, kiranın kısa süreli olması ve araç üzerindeki fiili hakimiyeti ile ekonomik yararlanmasının devam etmesi sebebiyle zarardan işleten sıfatıyla davalının sorumlu olduğunu; davalının ayrıca kiracıyı seçmekte özenli davranmayarak emtianın çalınmasına sebebiyet verdiğinden TBK'nın haksız fiil hükümleri uyarınca da sorumlu olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, davacı tarafından nakliyat emtia sigorta poliçesiyle sigortalanan emtianın kara yoluyla taşınması sırasında çalınması nedeniyle sigortalıya ödenen tazminatın rücuen tahsili için araç maliki davalıya karşı başlatılmış icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. KTK'nın 3. maddesinde "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır.Somut olayda davacının düzenlediği nakliyat emtia sigortası poliçesi kapsamında, sigortalı şirkete ait emtia davalı ...'ya ait araçla yapılan taşıması sırasında aracın şoförü tarafından çalınmış;
emtianın çalınması sebebiyle davacı sigortalısına tazminat ödemiş, bu ödemeden sonra emtianın bir kısmı bulunarak sigortalıya teslim edilmiş; davacı, teslim edilmeyen 11.868,88-TL emtia bedelini davalıdan talep etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde, aracı noterde düzenlenen sözleşmeyle 26/03/2019 tarihinde ...'a iki ay süreyle kiraladığını, aracın sürücü tarafından çalınması nedeniyle mağdur olduğunu, Aydın CBS'ye şikayet dilekçesi verdiğini ve taşımanın kiracı ile sürücüsü tarafından gerçekleştirildiğini savunmuştur. Taşımanın yapıldığı aracın kira sözleşmesiyle takip borçlusu ...'a kiralandığı hususunda bir ihtilaf yoktur. Davacı, kira sözleşmesine rağmen davalının KTK'ya göre işleten sıfatının bulunduğunu ve davacının kiracıyı seçmesinde özenli davranmadığından sorumlu olduğunu iddia etmektedir.
Noterde düzenlenen kira sözleşmesiyle davalının aracı, kiracıya teslim ettiği ve sözleşmeden 9 gün sonra 04/04/2019 tarihinde emtianın araca yüklendiği dolayısıyla aracın ekonomik yararlanmasının davalıya değil dava dışı kiracıya ait olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının işleten sıfatı olmadığından hırsızlık olayından sorumluluğundan söz edilemeyecektir. Yine taşıma ilişkisinin tarafı olmayan davalının, kiracıyı seçmesi hususunda davacıya karşı bir yükümlülüğü bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/06/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/72181 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi