Kanunda gösterilmeyen sebeple yapılan usulsüz terkin ve sicil işlemini yapanın yargılama giderinden sorumluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/7243 E. 2021/6891 K. · · İlk derece: 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Ticaret sicilinden terkin kaydının kanunda gösterilmeyen bir sebeple (adresinde bulunamama) yapılması usulsüzdür; kusurlu olarak bu işlemi yapan sicil idaresi yargılama giderinden sorumlu tutulur ve tüm borç ve alacakları tasfiye edilmeden terkin edilemeyecek şirketin ihyasında alacaklının hukuki yararı bulunur. Temyiz süresi adli tatil içinde sona eriyorsa HMK 104 uyarınca bir hafta uzar ve uzayan sürenin son günü HMK 92/2'ye göre belirlenir.
Ele alınan sorunlar
Adli tatilde sona eren temyiz süresinin hesabı ve süreden ret ek kararının kaldırılması → kabul
İddia: Davalı, temyizinin süresinde yapıldığını ileri sürerek süreden ret ek kararının kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe: İstinaf kararı davalı vekiline adli tatil içerisinde tebliğ edilmiş olup, temyiz süresi adli tatil içerisinde sona erdiğinden HMK 104. maddesi gereğince süre bir hafta uzamıştır. Bir haftalık sürenin başlangıcı adli tatilin bittiği günü izleyen gün olup, HMK 92/2. maddesi gereğince sürenin son günü tatil saatinde sona erdiğinden davalı vekilinin temyizi süresindedir. Bu nedenle temyiz isteminin süreden reddine dair ek kararın kaldırılması gerekir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Usulsüz terkin nedeniyle şirketin ihyası ve sicil işlemini yapanın yargılama giderinden sorumluluğu → kabul
Gerekçe: Terkin sebebinin "adresinde bulunamama" olduğu, bu hususun yasada terkin sebebi olarak gösterilmediği ve kanunda gösterilmeyen bir halin tebliğ ile düzenlenemeyeceği dikkate alındığında terkin işlemi usulüne uygun değildir. Kusurlu olarak terkin işlemini yapan davalı yargılama gideri ile sorumlu tutulmalıdır. Alacaklının, tüm borç ve alacakları tasfiye olunmadan terkin edilemeyecek şirketin ticaret sicilindeki terkin kaydının kaldırılmasında hukuki yararı bulunduğundan, şirketin (ilgili dava dosyası yönünden geçerli olmak üzere) ihyasına karar verilmesi gerekir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Kanunda gösterilmeyen sebeple yapılan usulsüz terkinde sicil idaresinin yargılama giderinden sorumluluğu, alacaklının ihyada hukuki yararı ve adli tatilde sona eren temyiz süresinin hesabı bakımından emsal değer taşır.
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- Temyiz süresi adli tatil içinde sona eriyorsa HMK 104 uyarınca bir hafta uzar; uzayan sürenin başlangıcı adli tatilin bittiği günü izleyen gün olup son gün HMK 92/2'ye göre belirlenir.
- Dava şartı
- hukuki yarar (alacaklının, terkin edilen borçlu şirketin ihyasını istemekte hukuki yararı)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası↗ ticaret sicilinden terkin↗ tasfiye↗ hukuki yarar↗ yargılama giderinden sorumluluk↗ adli tatilde sürenin uzaması↗ temyiz süresi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/7243 E. , 2021/6891 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27.11.2019 tarih ve 2019/455 E- 2019/1256 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 03.07.2020 tarih ve 2020/703 E- 2020/645 K. sayılı karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen temyiz isteminin süreden reddine dair 14.09.2020 tarihli ek kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı tarafından, sigortalısına ödenen bedelin rücuu için dava dışı Şahinoğulları İnşaat Malzemeleri Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin aleyhine dava açıldığını, anılan şirket kaydının Ticaret Sicilinden 09/10/2015 tarihinde re’sen terkin edildiğini, tebligat ve diğer usuli işlemlerin yapılabilmesi ve alacağın tahsili için şirketin ihyası gerektiğini ileri sürerek, dava dışı şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacı tarafından, Gebze 8. İş Mahkemesi’nin 2016/196 Esas sayılı dosyasıyla ticaret sicilinden terkin olan Şahinoğulları İnşaat Malzemeleri Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine iş kazası nedeniyle uğranılan kurum zararının tahsili için dava açtığı, davacıya, sicilden terkin olunan şirketin ihyası için gerekli işlemleri yapmak üzere süre verildiği, dosyanın derdest olduğu, şirketin, tüm borç ve alacakları tasfiye olunmaksızın tasfiyenin tamamlanamayacağı ve ticaret sicilden terkin olunamayacağı, davacının ticaret sicilindeki terkin kaydının kaldırılması isteminde hukuki yararı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Gebze 8.
İş Mahkemesi’nin 2016/196 Esas sayılı dosyası yönünden geçerli olmak Şahinoğulları ... Ltd. Şti.’nin ihyasına, davalı yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, terkin sebebinin “adresinde bulunamama” olduğunun görüldüğü, bu hususun yasada terkin sebebi olarak gösterilmediği, kanunda gösterilmeyen bir hal tebliğ ile düzenlenemeyeceğinden, terkin işleminin usulüne uygun olmadığı, kusurlu olarak terkin işlemi yapan davalının yargı gideri ile sorumlu tutulması gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, hükmün kesinleşen kısımlarının tekrarına, davanın kabulü ile Şahinoğulları İnşaat Malzemeleri Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin Gebze 8. İş Mahkemesi’nin 2016/196 Esas sayılı dosyası yönünden geçerli olmak üzere ihyasına, 3.400.-TL maktu vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline kesin olmak üzere karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuşsa da, Bölge Adliye Mahkemesince verilen 14.09.2020 tarihli ek kararla temyiz talebinin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin süreden reddine karar verilmiştir.
Bu kez temyiz isteminin reddine dair ek karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Somut uyuşmazlıkta, istinaf kararı davalı vekiline adli tatil içerisinde 27.07.2020 tarihinde tebliğ edilmiş olup, temyiz süresi adli tatil içerisinde sona erdiğinden, süre HMK 104 maddesi gereğince 1 hafta uzatılmıştır. Bir haftalık sürenin başlangıcı; Bölge Adliye Mahkemesi kararının aksine, 31.08.2020 Pazartesi günü olmayıp 01.09.2020 Salı günüdür. HMK 92/2 maddesi gereğince de bir haftalık sürenin sonu 08.09.2020 Salı günü tatil saatinde sona erdiğinden, davalı vekilinin 08.09.2020 tarihli temyizi süresindedir. (Y.HGK 29.11.2017 gün ve 2017/20-2873-1449 sayı)
Bu nedenle temyiz isteminin reddine dair ek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
2- Davalı vekilinin asıl karara yönelik temyiz istemine gelince; İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddine dair ek kararın kaldırılmasına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 06/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/721365300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz