Şahsi defi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5794 E. 2021/7297 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şahsi defi↗ meşru hamil↗ yazılı delille ispat↗ yazılı delil↗ ciro↗ hamil↗ keşideci↗ uyuşmazlık konusu↗ bono↗ teminat↗ kesin hüküm↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, uyuşmazlık konusu bononun arkasında yer alan ciro yanındaki "bedeli teminattır" ibaresinin, hangi alt ilişkinin teminatı olduğu yazılı bir belgeyle kanıtlanmadığı müddetçe, bononun kayıtsız şartsız borç ödeme vaadini etkilemeyeceği, davacının senedi düzenleyen keşideci konumunda olduğu, senedin davalı Ufotek ... A.Ş. ile aralarındaki sözleşmenin teminatı olduğuna ve sözleşmeden kopartılarak bağımsız şekilde devredildiğine yönelik iddianın şahsi defi niteliğinde olduğu, söz konusu iddianın taraflar arasında hüküm ifade edebilmesinin, senet bedeli dikkate alındığında yazılı delille ispat koşuluna bağlı olduğu, ayrıca bononun Datron ... A.Ş. firması tarafından teminat olarak davalı bankaya verildiğinin de ifade edildiği, bunun da taraflar arasındaki şahsi defi niteliğinde olduğu, senedin hangi ilişkinin teminatını sağlaması amacıyla verildiğinin ayrıca yazılı delillerle ispatı gerektiği, dosyada bu yönde sunulmuş yazılı bir delil bulunmadığı, bununla birlikte son ve meşru hamil konumundaki davalı bankanın sorumluluğuna hükmedilebilmesi için davalı bankanın davacının iddia ettiği hususları bilerek onun zararına hareket etme kastıyla kötü niyetli veya ağır kusuruyla senedi devraldığının da yazılı, kesin ve somut delillerle ispatlanması gerektiği, dosyaya bu yönde yazılı herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı On-Em ... A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalılardan Datron Bilgisayar San. ve Tic. Ltd. Şti. ve Ufotek Bilgisayar San. ve Tic. A.Ş. karar başlığında gösterilmiş ise de, mahkemece bu davalılar yönünden verilen 12.11.2013 tarihli ilk karar davacılar ve davalılar Datron Bilgisayar San. ve Tic. Ltd. Şti. ve Ufotek Bilgisayar San. ve Tic. A.Ş. tarafından temyiz edilmediğinden bu davalılar yönünden temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olmakla, bu kez davalı banka yönünden verilen kararda bu şirketlerin karar başlığında davalı olarak gösterilmesinin sonuca etkili olmamasına ve kararın sadece davalı banka yönünden verilmiş olmasına göre, davacı On-Em Bilgisayar Yazılım ve Özel Eğt. Hiz. San. ve Tic. A.Ş. vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11174 E. 2018/5819 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3409 E. 2012/6013 K.
Ortak:bono · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, «uyuşmazlık konusu» «bononun» arkasında yer alan «ciro» yanındaki "bedeli «teminattır»" ibaresinin, hangi alt ilişkinin teminatı olduğu yazılı bir belgeyle kanıtlanmadığı müddetçe, bononun kayıtsız şartsız borç ödeme vaadini etkilemeyeceği, davacının senedi düzenleyen «keşideci» konumunda olduğu, senedin davalı Ufotek ...
A.Ş. ile aralarındaki sözleşmenin «teminatı» olduğuna ve sözleşmeden kopartılarak bağımsız şekilde devredildiğine yönelik iddianın «şahsi defi» niteliğinde olduğu, söz konusu iddianın taraflar arasında hüküm ifade edebilmesinin, senet bedeli dikkate alındığında «yazılı delille ispat» koşuluna bağlı olduğu, ayrıca «bononun» Datron ...
A.Ş. firması tarafından «teminat» olarak davalı bankaya verildiğinin de ifade edildiği, bunun da taraflar arasındaki «şahsi defi» niteliğinde olduğu, senedin hangi ilişkinin teminatını sağlaması amacıyla verildiğinin ayrıca «yazılı delillerle ispatı» gerektiği, dosyada bu yönde sunulmuş yazılı bir delil bulunmadığı, bununla birlikte «son» ve «meşru hamil» konumundaki davalı bankanın sorumluluğuna hükmedilebilmesi için davalı bankanın davacının iddia ettiği hususları bilerek onun zararına hareket etme kastıyla kötü niyetli veya ağır kusuruyla senedi devraldığının da yazılı, «kesin» ve somut delillerle ispatlanması gerektiği, dosyaya bu yönde yazılı herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, talebin dayanağı olan «bononun» «teminat senedi» olduğundan kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi vaadini içermediği gerekçesiyle itirazın kabulüyle «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Oysa, bir «bononun» «teminat» amacıyla verilmiş olmasının onun «kambiyo senedi» niteliğini ortadan kaldıran bir etkisi bulunmamaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «teminat senedinin» kayıtsız şartsız ödeme vadi içermediğinden «ihtiyati haciz» kararı verilmesinin İİK «257»/ilk maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle itirazın kabulüyle ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:teminat senedi · i̇i̇k 257 · i̇i̇k 265 · kambiyo senedi · ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «teminat senedinin» kayıtsız şartsız ödeme vadi içermediğinden «ihtiyati haciz» kararı verilmesinin İİK «257»/ilk maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle itirazın kabulüyle ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, talebin dayanağı olan «bononun» «teminat senedi» olduğundan kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi vaadini içermediği gerekçesiyle itirazın kabulüyle «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, İİK.nun «265» nci maddesinde açıkça düzenlenmiş olan «ihtiyati haciz» kararına itiraz sebepleri bulunmadığından itirazın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Uyuşmazlık, «ihtiyati haciz» kararına itiraza ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5794 E. , 2021/7297 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18.10.2018 tarih ve 2016/478 E. - 2018/1111 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı On-Em Bilgisayar Yazılım ve Özel Eğt. Hiz. San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline geri çevrilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra iade edildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, dava konusu bononun müvekkili tarafından davalılardan Ufotek...A.Ş.'ye aralarındaki ticari ilişki gereğince teminat olarak verildiğini, ancak karşılığında herhangi bir mal alınmadığını, söz konusu bono sözleşmenin bir parçası iken koparılıp sanki müstakilmiş gibi cirolanarak devredildiğini, davacının cirantaların hiçbirine borcunun bulunmadığını, ayrıca 1. ve 2. ciro imzalarının ciranta şirketlerin yetkililerine ait olmadığını belirterek davacının bonodan dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davalı banka ile davalı Datron Bilgisayar ... Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalı Ufotek ... A.Ş.'nin ise sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine ilamsız icra takibi başlatıldığını, dava konusu 40.000-USD bedelli bononun ise kredi sözleşmesinde kefaleti bulunan Ufotek ... A.Ş. tarafından ciro edilerek Datron Bilgisayar ... Ltd. Şti.'ne verilip onun tarafından da kredi borcunun teminatı olarak ve tahsil edildiğinde kredi borcundan mahsup edilmek üzere ciro edilerek kendilerine verildiğini, bu nedenle müvekkilinin iyi niyetli hamil durumunda bulunduğunu, davalı bankanın senet konusu malın teslim edilip edilmediğini bilmesinin gerekmediğini, senetteki teminat ibaresinin Datron Bilgisayar ...
Ltd. Şti. tarafından ciro edilerek kendilerine verilirken konulduğunu, bunun senedin Ufotek ... A.Ş.'ye değil bankaya teminat cirosu olarak verildiğini gösterdiğini, ciro silsilesinin kopuk olmadığını, TTK 601/2 gereği bonodan mesul olanların cirantalar arasındaki temel ilişkiye dayanan def'ileri iyi niyetli 3. kişilere karşı ileri süremeyeceklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalılar vekilleri; her iki davalı şirketin iflasına karar verilerek haklarında iflas dosyası açıldığını, bu nedenle haklarındaki davanın 2. alacaklılar toplantısından 10 gün sonrasına kadar durdurulmasını istemiş, iflas eden davalı şirket iflas idare temsilcilerine usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen ayrıntılı cevap ve savunmalarını sunmamışlardır.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, uyuşmazlık konusu bononun arkasında yer alan ciro yanındaki "bedeli teminattır" ibaresinin, hangi alt ilişkinin teminatı olduğu yazılı bir belgeyle kanıtlanmadığı müddetçe, bononun kayıtsız şartsız borç ödeme vaadini etkilemeyeceği, davacının senedi düzenleyen keşideci konumunda olduğu, senedin davalı Ufotek ... A.Ş. ile aralarındaki sözleşmenin teminatı olduğuna ve sözleşmeden kopartılarak bağımsız şekilde devredildiğine yönelik iddianın şahsi defi niteliğinde olduğu, söz konusu iddianın taraflar arasında hüküm ifade edebilmesinin, senet bedeli dikkate alındığında yazılı delille ispat koşuluna bağlı olduğu, ayrıca bononun Datron ... A.Ş. firması tarafından teminat olarak davalı bankaya verildiğinin de ifade edildiği, bunun da taraflar arasındaki şahsi defi niteliğinde olduğu, senedin hangi ilişkinin teminatını sağlaması amacıyla verildiğinin ayrıca yazılı delillerle ispatı gerektiği, dosyada bu yönde sunulmuş yazılı bir delil bulunmadığı, bununla birlikte son ve meşru hamil konumundaki davalı bankanın sorumluluğuna hükmedilebilmesi için davalı bankanın davacının iddia ettiği hususları bilerek onun zararına hareket etme kastıyla kötü niyetli veya ağır kusuruyla senedi devraldığının da yazılı, kesin ve somut delillerle ispatlanması gerektiği, dosyaya bu yönde yazılı herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı On-Em ... A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalılardan Datron Bilgisayar San. ve Tic. Ltd. Şti. ve Ufotek Bilgisayar San. ve Tic. A.Ş. karar başlığında gösterilmiş ise de, mahkemece bu davalılar yönünden verilen 12.11.2013 tarihli ilk karar davacılar ve davalılar Datron Bilgisayar San. ve Tic. Ltd. Şti. ve Ufotek Bilgisayar San. ve Tic. A.Ş. tarafından temyiz edilmediğinden bu davalılar yönünden temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olmakla, bu kez davalı banka yönünden verilen kararda bu şirketlerin karar başlığında davalı olarak gösterilmesinin sonuca etkili olmamasına ve kararın sadece davalı banka yönünden verilmiş olmasına göre, davacı On-Em Bilgisayar Yazılım ve Özel Eğt.
Hiz. San. ve Tic. A.Ş. vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı On-Em Bilgisayar Yazılım ve Özel Eğt. Hiz. San. ve Tic. A.Ş. vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden On-Em Bilgisayar Yazılım ve Özel Eğt. Hiz. San. ve Tic. A.Ş.'den alınmasına, 21/12/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
1- Dava, keşideci tarafından açılan, bono nedeniyle davalılar lehtar, ciranta ve hamil bankaya karşı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2- Mahkemece bozma öncesinde her üç davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, bu karar sadece davalı banka tarafından temyiz edilmiş ve sadece bu davalı yönünden bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra, her üç davalı yönünden de davanın reddine karar verilmiş ve karar Dairece onanmıştır.
3- Bilindiği üzere bir davada mahkemenin veya tarafların yapmış oldukları bir usul işlemi nedeniyle taraflardan biri lehine, dolayısıyla diğeri aleyhine doğan ve gözetilmesi zorunlu olan hakka usulü kazanılmış hak denilir. Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, bozma kararı dışında tutulan hususlar yönünden, daha önce lehine karar verilen taraf yönünden usulü müktesep hak oluştur. Usulü müktesep hakkın oluşumundan sonra buna aykırı karar verilmesi usul ve yasaya uygunluktan uzaklaşılması anlamına gelir ki, böyle bir sonuç kamu düzenine açıkça aykırılık oluşturur. Mahkemenin bozma kararına uygun karar vermesine rağmen Temyiz Dairesinin ilk bozmasıyla benimsenmiş olan kanuna veya usule ait hükümlere aykırı şekilde ikinci bir bozma kararı vermesi, usul hükümleriyle hedef tutulan istikrarı zedeler ve hatta kararlara karşı umumi güveni dahi sarsar (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı).
Aynı ilke Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 05.02.2003 tarihli ve 2003/8-83 E., 2003/72 K.;
17. 02.2010 tarihli ve 2010/9-71 E., 2010/87 K.;
25. 01.2017 tarihli ve 2015/9-463 E., 2017/137 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir.
4- Somut olayda, Mahkemece her üç davalı yönünden davanın kabulü ile davacının davaya konu bono nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, bu karar davalılardan sadece davalı banka yönünden temyizi üzerine Dairenin (Kapatılan 19 HD’nin 24.11.2014 T. ve 2014/1336-16755) sayılı ilamıyla davalı banka yararına bozulmuş, diğer davalılar kararı temyiz etmediğinden karar davalı şirketler yönünden kesinleşmiş olduğu halde, Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra yapılan yargılamada, karar başlığında tüm davalılar gösterilerek davanın her üç davalı yönünden reddine karar verilmesi isabetli değildir. Daire çoğunluğu tarafından, diğer iki davalı yönünden kararın kesinleştiği kabul edilmiş ise de, Yargıtay’ın ve Dairemizin yerleşik uygulamaları doğrultusunda, kararın infaz edilebilir olması için, önceki kararın “onanmasına” ilişkin bir ibare olmadıkça, infazda tereddüde yol açmaması için sonraki kararda mutlaka yeniden hüküm kurulmalıdır.
Somut kararda, her üç davalı da karar başlığında gösterilmekle, zaten her üç davalı yönünden hüküm kurulduğunun kabul edilmesi ve bu hususu temyize getiren davacı lehine hükmün bozulması gerektiği kanaatindeyim.
5- Öte yandan HMK’nın 370/4. Maddesinde yer alan “Karar, usule ve kanuna uygun olup da gösterilen gerekçe doğru bulunmazsa, gerekçe değiştirilerek ve düzeltilerek onanır” hükmüne dayanılarak, mahkemenin netice kararının ve karar başlığının değiştirilemeyeceği kanaatinde olduğumdan, Daire çoğunluğunun, infaz olunacak karar başlığında banka dışında diğer iki davalının isminin yer almasının sonuca etkili olmayacağı görüşüne de katılmıyorum.
Anılan nedenlerle, temyiz dilekçesinin hükmün bozulması gerektiğini düşündüğümden, onama yönünde görüş bildiren Dairemiz çoğunluğunun görüşüne katılmıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/721313500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz