6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/6001 E. 2021/6564 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müterafik kusur reeskont faizi tbk 99 kusur

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 52

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davanın kabulüne, 7.255,80 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, taraflar arasındaki ticari satımdan kaynaklanan fazla ödemenin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, maddi olayın oluş şekli gözetildiğinde davacının oluşan zararda müterafik kusurlu olduğu anlaşılmakla 6098 sayılı TBK’nun 52.maddesi gereğince hükmedilen tazminat miktarından davacıya izafe edilecek müterafik kusur oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2510 E. 2015/1324 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/6001 E.  ,  2021/6564 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17.06.2020 tarih ve 2017/865 E. - 2020/196 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacı ile davalı arasında 14.06.2012 tarihinde otobîl müşteri sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre elektronik kimlik ünitesi takılan davacıya ait araçların anlaşmalı akaryakıt istasyonlarından indirimli akaryakıt alabileceklerini ve yakıt bedellerinin de sözleşmede belirlenen şartlar çerçevesinde ödeneceğini kararlaştırdıklarını, 03.05.2013 - 09.05.2013 tarihleri arasında davacının yakıt alım limitlerinde daha hızlı bir azalma meydana geldiğinin tespit edildiğini, otobil sisteminin arıza verdiğine yönelik şikayetlerden sonra davacının web sitesi üzerinden otobil cihazı ile yapılan akaryakıt alımların kontrol ettiğini, yapılan incelemede... plaka sayılı araca ait otobil cihazı üzerinden 03.05.2023 - 09.05.2013 arasında aracın depo kapasitesinin çok üzerinde akaryakıt alımı gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini, araç üzerinde yapılan kontrollerde otobil cihazının davacının ve çalışanının rızası dışında araçtan sökülerek çalınan kart üzerinden üçüncü kişilerce akaryakıt satışı yapıldığının tespit edildiğini, 7.558,13 TL tutarında olan alımların araç ünitesini hukuka aykırı olarak ele geçirilen kişi tarafından gerçekleştirilmiş olduğunu, söz konusu bedelleri de kapsayan 15.05.2013 tarihli faturayı gönderdiğini, faturanın davalıya iade edildiğini fakat görüşmelerin devamı sırasında davacının onayına başvurulmaksızın doğrudan borçlandırma sistemi (DBS) aracılığıyla 07.06.2013 tarihinde bedelin tahsil edildiğini ileri sürerek, yersiz ödenen bedelin davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacının araçlarına otobil sistemi kapsamında yapılan dolumlara ait verileri günlük olarak internet üzerinden takip etme imkanına sahip bulunduğunu, davacı tarafın otobil sistemi cihazlarının takılı olduğu araçlarını ve cihazları kötüniyetli kişilere teslim ederek sistemin kötü niyetli olarak kullanılmasına sebebiyet vermiş olduğunu, sorumluluğu davalı şirkete yüklemeye çalıştığını, davacının, araç tanıma yakıt dolumunu kapatma/açma işlemlerini yapabileceğini, ancak davacı şirketin araçlarına hiçbir limit tanımı yapmamış olduğunu, davacı şirketin otobil sistemi takılı olan araçların veya araçlara takılan otobil sistemi cihazlarının çalındığı/kaybolduğu yönünde davalıya herhangi bir bildirimde de bulunmadığını, sözleşmede sistem cihazlarının kötü niyetli kullanımın sorumluluğunun davacı şirkete ait olacağının kararlaştırılmış olması nedeniyle alınan yakıtların bedellerini de ödemekle yükümlü olduğunu, sözleşme ile üstlendiği özen ve kontrol yükümlülüğünü yerine getirmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davanın kabulüne, 7.255,80 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, taraflar arasındaki ticari satımdan kaynaklanan fazla ödemenin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, maddi olayın oluş şekli gözetildiğinde davacının oluşan zararda müterafik kusurlu olduğu anlaşılmakla 6098 sayılı TBK’nun 52.maddesi gereğince hükmedilen tazminat miktarından davacıya izafe edilecek müterafik kusur oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itrazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 25/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/721216300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.