İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6121 E. 2021/6689 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müddeabih↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ temerrüt tarihi↗ müteselsil kefil↗ kefalet↗ kefil↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ dahili dava↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, taraflar arasında 11.05.2000 tarihli tarımsal krediler ikraz sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeyi davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, temerrüt tarihi, takip tarihi olan 03/10/2012 olarak kabul edildiğinde takip konusu borcun bu tarih itibarıyla kapatılmadığı, davalıların müteselsil kefilliklerinin devam ettiği gerekçesiyle itirazın iptaline takibin devamına, alacağın likit olmaması ve yargılamayı gerektirmesi sebebiyle icra inkar tazminatının şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı vekili ve davalılardan ..., ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve 6101 sayılı Kanun’un 5. ve 6. maddeleri dikkate alındığında icra takip tarihi itibarı ile alacaklı bankanın 1 yıllık ek süreden yararlanıyor olmasına göre bir kısım davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının temyiz itirazlarına gelince, dava icra takibine konu krediye kefaletten kaynaklanan sorumluluğa ilişkindir. Alacağın belirlenebilir nitelikte olduğu gözetilerek davacı yararına ayrıca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu talebin reddi yönünde hüküm kurulması ve bu kalem müddeabihe dahil olmadığı halde davanın kısmen reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14301 E. 2012/16818 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulu · i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · haciz · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, banka «kredi sözleşmelerinin» önceden tek taraflı hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, kefillerin sözleşmedeki koşulları kabul ettiklerine ve koşulların açıkça kendilerine anlatıldığına dair BK'nun 21. maddesi anlamında bir kabulün bulunmadığı, dolayısıyla söz konusu kredi sözleşmelerinin 6098 Sayılı Borçlar Kanunu 20, 21, 22, 23, 24 ve 25. maddeleri uyarınca «genel işlem koşullarına» aykırı olduğu gerekçesiyle «ihtiyati haciz» isteminin reddine karar verilmiştir.
Yürürlük Kanunu'nun 7'nci maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu olmadığından, mahkemece «ihtiyati haciz» koşullarının oluşup oluşmadığının 2004 sayılı İ.İ.K'nun «257» ve devamı maddeleri uyarınca değerlendirilmesi gerekirken, yerinde bulunmayan yazılı gerekçelerle istemin reddine karar verilmesi doğru olmamış ve kararını bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup ihtiyati haciz kararına dayanak yapılan sözleşmeler, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihinden önce imzalanmış ve kredi de anılan tarihten önce kullandırılmıştır.
İhtiyati «haciz» talep eden vekili, kararı temyiz etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6121 E. , 2021/6689 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ(ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Kars 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 15.10.2019 tarih ve 2019/1 E. - 2019/301 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılar ..., ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline geri çevrilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra iade edildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı banka ile davalı müşterek borçlu ve müteselsil kefiller arasında 11/05/2000 tarihinde Tarımsal Krediler İkraz Sözleşmesi imzaladığını, kullanılan kredi borcunun vadesinde ödenmediğini, bundan dolayı takip başlatıldığını, davalılar tarafından haksız olarak itirazda bulunulduğunu belirterek itirazın iptali ile %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... ..., cevap vermemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, taraflar arasında 11.05.2000 tarihli tarımsal krediler ikraz sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeyi davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, temerrüt tarihi, takip tarihi olan 03/10/2012 olarak kabul edildiğinde takip konusu borcun bu tarih itibarıyla kapatılmadığı, davalıların müteselsil kefilliklerinin devam ettiği gerekçesiyle itirazın iptaline takibin devamına, alacağın likit olmaması ve yargılamayı gerektirmesi sebebiyle icra inkar tazminatının şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı vekili ve davalılardan ..., ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve 6101 sayılı Kanun’un 5. ve 6. maddeleri dikkate alındığında icra takip tarihi itibarı ile alacaklı bankanın 1 yıllık ek süreden yararlanıyor olmasına göre bir kısım davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının temyiz itirazlarına gelince, dava icra takibine konu krediye kefaletten kaynaklanan sorumluluğa ilişkindir. Alacağın belirlenebilir nitelikte olduğu gözetilerek davacı yararına ayrıca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu talebin reddi yönünde hüküm kurulması ve bu kalem müddeabihe dahil olmadığı halde davanın kısmen reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bir kısım davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 1.065,71 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ... ve ...'dan alınmasına, 30/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/721091000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz