Navlun alacağında zarar iddiasının ispat yükü davalıdadır
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1722 E. 2025/1097 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Navlun Alacağı ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Taşıma
Gerekçe özeti
Bir tarafın diğer taraftan alacaklı olduğuna ilişkin taşıma/navlun ilişkisinde, borcun ifa edilmemesinden kaynaklanan zarar iddiasında, borçlunun kusursuzluğunu ispat yükü borçluda; buna karşılık iddia edilen zararın varlığı ve miktarının ispat yükü zarar gördüğünü ileri süren tarafta olup, bu zararı destekleyen somut belge (CMR, gümrük evrakı, taşımanın konusuyla ilişkilendirilmiş ödeme belgesi vb.) sunulmadıkça mahsup/tazminat talebi kabul edilmez.
Ele alınan sorunlar
Deniz taşımasının yapılamaması nedeniyle davalının uğradığı iddia edilen zararın ve davacının bu zarardan sorumluluğunun ispatı → ret
İddia: Davalı, beyannamelerin armatöre gönderilmesindeki aksaklık nedeniyle 2 konteynerin deniz yoluyla taşınamadığını, bu nedenle karayoluyla taşıma yapmak zorunda kaldığını, bu nedenle 7.630-Euro fark bedel ile ek gümrük ve liman masraflarına katlandığını, bu zararın davacının cari hesap alacağından mahsup edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe: TBK'nın 112. maddesi uyarınca borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. Bu itibarla iddia edilen zararın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını ispat yükü davacının (borçlunun) üzerindedir; buna karşılık iddia edilen zararın varlığı ve miktarının davalı tarafından ispatlanması gerekmektedir. Somut olayda, 15/10/2020 tarihli deniz taşımasının gerçekleştirilememesi üzerine karayolu taşıması yaptırıldığı ileri sürülmüş ise de, karayolu taşımasına ilişkin düzenlenen faturaların 15/10/2020 tarihinde denizyolu ile taşınacak emtialara ilişkin olup olmadığı, CMR belgeleri ile gümrük evrakları sunulmadan tespit edilememektedir. Ödemelerin fiilen yapıldığını göstermek üzere sunulan toplu havale/EFT dekontlarının da iddia edilen karayolu taşımasını kapsayıp kapsamadığı belgelerden anlaşılamamaktadır. Bu durumda davalı, davacıdan 7.630-Euro alacaklı olduğu iddiasını ispatlayamadığından, bilirkişi tarafından tarafların ticari defterleri ve cari hesap ilişkisi esas alınarak belirlenen alacak miktarı üzerinden davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Navlun ilişkisinden kaynaklanan zarar iddialarında ispat yükünün dağılımı ve zararın somut belgelerle (CMR, gümrük evrakı, taşımayla ilişkilendirilmiş ödeme kayıtları) ispatlanması gerekliliği yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıma işleri komisyoncusu↗ navlun sözleşmesi↗ konişmento↗ taşıyan/taşıtan sıfatı↗ itirazın iptali↗ ispat yükü↗ cari hesap↗ icra inkar tazminatı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/1722
KARAR NO 2025/1097
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 23/05/2022
NUMARASI 2021/133 Esas - 2022/298 Karar
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ 08/04/2021
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalıya ait ticari emtiaların nakliyesi için 4 adet deniz taşıması gerçekleştirdiğini, 04/10/2020 tarihli taşıma için 3.370-Euro ve 27/09/2020 tarihli taşıma için 1.855-Euro fatura tanzim edilmesine rağmen fatura bedellerinin ödenmediğini, bunun dışında 05/09/2020 tarihli taşıma için 1.795-Euro, 1.795-Euro ve 120-Euro bedelli 3 adet fatura tanzim edilmesine rağmen sadece 1.795-Euro ödeme yapıldığını, 12/09/2020 tarihli taşıma için 1.795-Euro ve 2.195-Euro tutarlı fatura düzenlenmesine rağmen sadece 1.795-Euro ödeme yapıldığını, diğer faturanın ödenmediğini, davalı tarafından müvekkiline 2 adet konteynerin taşınmadığından bahisle yansıtma fatura kesildiğinin ihtar edildiğini, ancak davalı tarafça ya da davalı tarafın gümrükçüsü tarafından armatöre iletilmesi gereken talimat ve beyannamenin kendilerine bildirildiğini, müvekkili şirketçe yardımcı olmak üzere beyanname ve talimatın armatöre iletildiğini, ancak armatör firmanın e-posta hesaplarının siber saldırıya uğradığını ve beyannamenin armatöre iletilemediğini, burada müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığını, tahsil edilemeyen faturaların tahsili için İstanbul Anadolu ...
İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davalının itirazının iptaline ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkili şirketçe ayıplı hizmet ifa edildiğini, bu nedenle davacı şirkete yansıtma fatura tanzim edildiğini, ancak yansıtma faturalarının davacı tarafça kabul edilmediğini, davacı şirketçe gerçekleştirilmeyen taşımaya dayalı keşide edilen fatura bedellerinin haksız olduğunu, davacı şirketin beyanname ve talimatların bizzat kendilerine gönderilmesini beyan ettiklerini, 2 adet konteynerin gemiye yüklenmemesinin sorumluluğunun davacı tarafta olduğunu, davacı şirketin ayıplı hizmet ifa ettiğinin sabit olduğunu belirterek davanın reddine, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davacının taşıma işleri komisyoncusu olduğu, davalıya ait emtiaların nakliyesini gerçekleştirdiği, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu, dava konusu taşımalara ilişkin faturaların her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının alacaklı olduğunu ileri sürdüğü taşımaların 05.06, 12.09, 27.09 ve 04.10.2020 tarihlerinde gerçekleştirildiği, davalının da bu taşımaların gerçekleştirilmediğine yönelik bir iddiasının bulunmadığı, davalı daha sonraki bir tarihte 15.10.2020'de gönderilmesi gereken beyannamelerin armatöre ulaştırılmasındaki aksaklık nedeniyle planlanan deniz taşıması gerçekleştirilemediğinden bu taşımanın karayoluyla yapılmak zorunda kalınması sonucu zarara uğradığını iddia ettiği, dosyaya sunulan konişmentoların incelenmesi ile davacının dava konusu taşımalar bakımından konişmento düzenlemesi sebebiyle akdi taşıyan sıfatını haiz olduğu,aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, davacı tarafından düzenlenen konişmentolarda yükleten olarak gösterilen ve davacı ile arasında cari hesap ilişkisi bulunan davalının söz konusu taşımalar bakımından taşıtan sıfatını ve bu sıfatla pasif husumet ehliyetini haiz olduğu, davacının navlun sözleşmesinin ifa edilmemesi nedeniyle uğradığını iddia ettiği zararlardan davalı taşıyanın sorumlu tutulup tutulamayacağının genel hükümlere göre belirleneceği, TBKnın 112 madde uyarınca borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlü olduğu, bu itibarla iddia edilen zararın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını ispat yükünün davacının üzerinde olduğu, buna karşılık iddia edilen zararın davalı tarafından ortaya konması gerektiği, ancak davalının konteynerlerin deniz yoluyla taşınamaması nedeniyle zarara uğradığı hususunu ve bu zararın miktarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının İstanbul Anadolu ...
İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyada yaptığı itirazın iptali ile takibin 8.810-Euro asıl alacak üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince faiz uygulanmasına, 15.991,20-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; müvekkili tarafından davacıya sunulan talimat ve beyannamelere rağmen davacının taşıma yapacak armatöre beyannameleri e-posta yoluyla göndermesine rağmen bir tanesinin ulaşması, diğerinin ulaşmaması nedeniyle müvekkilinin 2 konteynerlik malının gemiye yüklenemediğini, bu hususun davacının yetkilisi tarafından müvekkiline gönderilen e-posta da açıkça belirtildiğini, sevkiyat konusu bu malların alıcıya zamanında ulaştırılmasının oldukça önem arz ettiğini, bu malların limanda kalması nedeniyle müvekkilinin bahsi geçen malları karayolu ile göndermek zorunda kaldığı için 7.630-Euro fark bedel ödemek zorunda kaldığını, ayrıca müvekkilinin ek gümrük ve liman masraflarına katlanmak zorunda kaldığını, bu bedelin davacıya yansıtılmasına rağmen davacı tarafından bu zararın karşılanmadığını, davacının cari hesap alacağından bu tutarın mahsubu gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, navlun faturalarına dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taşıma işleri komisyoncusu olan davacı ile davalı arasında davalıya ait emtialarının nakliyesi kapsamında davalı için 05/09/2020, 12/09/2020, 27/09/2020 ve 04/10/2020 tarihli taşımaların yaptırıldığı, nakliyelere ilişkin davacı tarafından düzenlenen navlun faturaların iki tarafın da defterlerinde kayıtlı olduğu ihtilaf dışı olup, davalı bir sonraki taşımada 15.10.2020'de gönderilmesi gereken beyannamelerin armatöre ulaştırılmasındaki aksaklıktan dolayı planlanan deniz taşımasının gerçekleştirilememesi üzerine karayoluyla gerçekleşen taşıma nedeniyle yapılmak zorunda kalınan ilave masraf kaynaklı 7.630-Euro zarara uğradığını iddia etmektedir.
Bu durumda uyuşmazlık 15/10/2020 tarihli taşımanın yapılmaması nedeniyle davalının zararının bulunup bulunmadığı, zarardan davacının sorumlu olup olmadığı hususunda toplanmaktadır. TBK'nın 112. maddesi uyarınca borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. Bu itibarla iddia edilen zararın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını ispat yükü davacının üzerindedir. Buna karşılık iddia edilen zararın davalı tarafından ispatlanması gerekmektedir. Somut olayda, 15/10/2020 tarihli deniz taşımasının gerçekleştirilememesi üzerinde karayolu taşıması yaptırıldığı ileri sürülmüş ise de ...
tarafından yapılan karayolu taşımasına ilişkin davalı adına düzenlenen faturaların 15/10/2020 tarihinde denizyolu ile taşınacak emtialar olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Karayolu taşımasına ilişkin CMR belgeleri ile gümrük evrakları sunulmadan bu hususun tespiti mümkün değildir. Bu bakımdan fazladan bir masraf yapıldığı iddiası ve bunun miktarı davalı tarafça ispatlanması gerekirken davalı tarafından bu hususu açıkça ortaya koyan bir delil bulunmamaktadır. Karayolu taşımacısı firmaya ödemelerin fiilen yapıldığını ispatlamak amacıyla sunulan “Toplu Havale-EFT” başlıklı dekontların tutarları ise davalının yapıldığını iddia ettiği karayolu taşımasını da kapsayıp kapsamadığı sunulan belgelerden anlaşılamamaktadır.
Bu durumda davalının, davacıdan 7.630-Euro alacaklı olduğu iddiasını ispatlayamadığından bilirkişi tarafından tarafların ticari defterleri ve taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi esas alınarak belirlenen alacak miktarı üzerinden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 5.461,79-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.367-TL harcın mahsubu ile kalan 4.094,79-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 91,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/07/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/72101 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi