Ticari kredi komisyon kesintisinde hukuki dayanak ispatı yükümlülüğü
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1034 E. 2025/1088 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Ticari kredi ve bankacılık işlemlerinde bankaca alınan masraf/komisyonların hukukiliği denetlenirken önce sözleşmede belirlenen bir oran olup olmadığına, yoksa bankanın ilan ettiği oranlara, o da yoksa emsal banka uygulamalarına göre orantılılığa bakılır; sözleşmede ve ilan edilen listede oran/rakam belirtilmemiş, kesintinin dayandığı kredi işlemiyle ilişkisi de kanıtlanamamışsa, hangi kritere göre yapıldığı anlaşılamayan bu kesintilerin davacıya iadesine karar verilmesi hukuka uygundur.
Ele alınan sorunlar
Periyodik hizmet komisyonu kesintisinin hukuka uygunluğu → ret
İddia: Davalı vekili, genel kredi sözleşmesinin 8. maddesi uyarınca krediler üzerinden komisyon alınabileceğini, TCMB'nin 2006/1 sayılı Tebliğinin 4. maddesine göre kredilerden tahsil olunacak masrafların serbestçe belirlenebileceğini, periyodik hizmet komisyonunun kredi ve bankacılık işlemlerinin karşılığı olarak tahsil edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
Gerekçe: Bankalarca masraf ve komisyon adı altında yapılan tahsilatların yasal dayanağı, kredi kullandırım tarihlerinde yürürlükte bulunan 2006/1 sayılı Tebliğ hükümleridir. Tebliğin 4. maddesinde faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirleneceği kabul edilmiş; 6/2. maddesine göre de bankalar, TCMB'ye bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla uygulayacakları oranları ilan etmekle yükümlüdür. Bu durumda ticari kredilerde ve bankacılık işlemlerinde alınacak masrafların hukukilik denetimi yapılırken öncelikle kredi sözleşmesiyle belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, varsa bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli; sözleşmeyle oran belirlenmediğinin tespiti halinde bankanın ilan ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa bu oran esas alınmalı; ilan edilmiş bir tutar da bulunmaması halinde tahsil edilen masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilmelidir. Davalı banka tarafından dosyaya sunulan genel kredi sözleşmelerinin tüm sayfaları bulunmamakta olup, davalı vekilinin ileri sürdüğü 8. madde metninde tahsil edilen komisyon için oran veya rakam bulunmamaktadır; davalının internette ilan edildiğini ifade ettiği komisyon listesinde de oran/değer yazılı değildir. Davalının sunduğu kredi belgeleriyle kesintiler arasında ilişki de tespit edilememiştir. Bu nedenle hangi amaçla, hangi kritere göre yapıldığı anlaşılamayan ve bankacılık uygulamasına göre uygun bir oranda olup olmadığı değerlendirilemeyen kesintilerin iadesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Banka tarafından alınan masraf ve komisyonların hukukilik denetiminde izlenecek sıralı değerlendirme kriterini (önce sözleşmedeki oran, yoksa ilan edilen oran, yoksa emsal banka uygulamaları) somut olaya uygulayan gerekçesiyle bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak↗ periyodik hizmet komisyonu↗ TCMB 2006/1 sayılı Tebliğ↗ masraf ve komisyonların hukukilik denetimi↗ kredi sözleşmesi↗ ispat yükü↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/1034
KARAR NO 2025/1088
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 21/03/2022
NUMARASI 2019/1128 Esas - 2022/271 Karar
DAVA
Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ 26/12/2019
İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/07/2025
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadaki hesabından 09/07/2019'da 4.200-TL, 09/07/2019'da 5.250-TL ve 02/12/2019'da da 4.200-TL olmak üzere toplam 13.650-TL periyodik hizmet komisyonu kesintisi yapıldığını ileri sürerek, kesintilerin yapıldığı tarihten itibaren faiziyle 13.650-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, sözleşmeye göre kredi çeken ticari müşteri davacıdan komisyon ve sair giderler olarak davaya konu kesintilerin yapıldığını ve işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, bilirkişi raporuna göre, davalının davacıya verdiği krediye istinaden 09/07/2019'da 4.200-TL, 09/07/2019'da 5.250-TL ve 02/12/2019'da ise yine 4.200-TL kesinti yapıldığı, sözleşmede davaya konu komisyonunun alınabileceği yönünde bir hüküm bulunmadığı, davalının "Ürün Hizmet Komisyonları" listesinde, asgari ve azami hadlerin belirlenmediği ve davacının listede imzası olmadığından mutabakat bulunmadığı ve kesintilerin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, toplam 13.650-TL'nin (9.450-TL'nin 09/07/2019'dan, 4.200-TL'nin 02/12/2019'dan itibaren) işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, genel kredi sözleşmesinin 8. maddesi uyarınca krediler üzerinden komisyon alınabileceğini, TCMB'nin 2006/1 sayılı Tebliğinin 4. maddesine göre kredilerden tahsil olunacak masrafların serbestçe belirleneceğini, periyodik hizmet komisyonunun, kredi ve bankacılık işlemlerinin karşılığı olarak tahsil edildiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari kredi kullandırımı ve bankacılık işlemleri sırasında davalı banka tarafından davacıdan tahsil edilen masraf ve ücretlerin iadesi istemine ilişkindir.Bankalarca masraf ve komisyon adı altında yapılan tahsilatların yasal dayanağı, kredi kullandırım tarihlerinde yürürlükte bulunan 2006/1 sayılı Tebliğ hükümleridir. 09/12/2006 tarihli Resmi Gazete’de TCMB tarafından yayınlanmış, 2014/6 sayılı Tebliğ ile güncellenen 2006/1 sayılı Tebliğin 4. maddesinde reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirleneceği kabul edilmiştir. Tebliğin 6/2. maddesine göre bankalar, TCMB'ye bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre şubelerinde görülebilecek şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar.
Bu durumda, ticari kredilerde ve bankacılık işlemlerinde bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, kredi sözleşmesiyle belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
18/02/2022 tarihli bilirkişi ikinci ek raporunda, davacının hesabından 09/07/2019'da 4.200-TL ve 5.250-TL ile 02/12/2019'da 4.200-TL olmak üzere toplam 13.650-TL "periyodik hizmet komisyonu" adı altında kesinti yapıldığı; davalının 28/10/2021 tarihli dilekçesiyle sunduğu usb bellek içindeki belgelere göre, taraflar arasında 10/08/2016 tarihli 1.000.000-TL bedelli genel kredi sözleşmesinin tüm sayfalarının bulunmadığından davaya konu komisyona dair bir hüküm görülemediği; 2016-2019 döneminde krediler kullanıldığı; davalının "Ürün Hizmet Komisyonları" listesinde asgari ve azami haddin belirtilmediği, listede mutabakat bulunmadığı ve kesintilerin iade edilmesi gerektiği görüşü bildirilmiştir.Davalı banka tarafından dosyaya sunulan genel kredi sözleşmelerinin tüm sayfaları bulunmamakta olup, davalı vekilinin dilekçelerinde ileri sürdüğü 8.
madde tespit edilememiştir. Ancak davalı vekilinin ileri sürdüğü 8. madde metninde, tahsil edilen komisyon için oran veya rakam bulunmamaktadır. Davalının sunduğu ve internette ilan edildiğini ifade ettiği komisyon listesinde de, oran/değer yazılı değildir. Ayrıca davalı vekili, davacının ticari krediler aldığından komisyonun hak edildiğini iddia etmekte ise de, davalının sunduğu kredi belgeleriyle kesintiler arasında ilişki tespit edilmemiştir. Buna göre davalı banka tarafından hangi amaçla, hangi kritere göre yapıldığı anlaşılamayan ve açıklanamayan, bu nedenle bankacılık uygulamasına göre uygun bir oranda olup olmadığı değerlendirilmesi de yapılamayan kesintilerin iadesine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, davanın kabulü kararında isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 932,43-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 270-TL harcın mahsubu ile kalan 662,43-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 19,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/07/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/72089 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi