Ticari defter ve BA-BS kayıtlarının uyumu ile ispat yükü
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1311 E. 2025/1629 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım
Gerekçe özeti
Ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan bedel alacağının tahsili amacıyla açılan itirazın iptali davasında, tarafların ticari defter kayıtlarının ve BA-BS bildirimlerinin birbirini doğrulaması, borç miktarını ispatlar. Sözleşme bedeline ilişkin hükmün revize edildiği veya döviz kurunun sabitlendiği yönündeki iddialar, bu hususta delil sunulmadığı takdirde kabul edilmez. Ticari defter ve kayıtların birbirini doğruladığı, likit nitelikte olduğu tespit edilen alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi isabetlidir.
Ele alınan sorunlar
Mal bedelinin eksik ödendiği iddiası ve borç miktarının tespiti → ret
İddia: Davalı vekili, davacının cevaba cevap dilekçesinde müvekkilinin toplamda 134.000-TL ödeme yaptığını kabul ettiğini, bu hususun bilirkişi ek raporunda hatalı değerlendirildiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Mali müşavir bilirkişi raporuna göre davacının ticari defterlerinde davalıdan 14.544,25-TL alacaklı, davalının defterlerinde de davacıya aynı miktarda borçlu göründüğü, her iki tarafın BA-BS kayıtlarının da birbiriyle uyumlu olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi ek raporunda, taraf vekillerinin 134.000-TL ödeme yapıldığına ilişkin beyanlarının, 2018 yılı sonundaki kapanış hareketi olarak devreden 22.806,62-TL'lik tutarın davalı ödemesi zannedilmesinden kaynaklandığı belirtilmiştir. Bu husus ile tarafların ticari defter ve kayıtlarının birbirini doğrulaması karşısında, davalının bu istinaf sebebi benimsenmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Sözleşme bedelinin döviz kurunun sabitlenmesi suretiyle revize edildiği iddiası → ret
İddia: Davalı vekili, mal bedelinin döviz olarak belirlenmesine ilişkin sözleşme hükmünün revize edilerek kurun sabitlendiğini, bu hususun incelenmediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalı vekili yargılama aşamasında ve istinaf dilekçesinde sözleşmenin revize edildiği ve USD kurunun sabitlendiğini iddia etmiş ise de, bu hususta herhangi bir delil sunulmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
İcra inkar tazminatına hükmedilmesi → ret
Gerekçe: Davanın kısmen kabulü ile likit alacak için icra inkar tazminatına dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Ticari defter kayıtları ile BA-BS bildirimlerinin birbiriyle uyumlu olmasının borç miktarının ispatı bakımından esas alınabileceğine ve sözleşme hükmünün revize edildiği iddiasının delilsiz kalması halinde kabul edilemeyeceğine ilişkin değerlendirmesiyle emsal niteliktedir; BAM kararı olarak bölgesel ve ikna edici etkiye sahiptir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ ticari defter↗ BA-BS bildirimi↗ icra inkar tazminatı↗ likit alacak↗ ispat yükü↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO 2022/1311
KARAR NO 2025/1629
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 24/03/2022
NUMARASI 2019/504 Esas - 2022/208 Karar
DAVANIN KONUSU İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/10/2025
Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya sattığı UPS ve jeneratörlerin teslim edildiğini, ancak davalının malların bedelinden kalan 14.544,25-TLyi ödemediğini, bu alacağın tahsili için davalı aleyhine İstanbul Anadolu 9. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya tüm ödemelerini yaptığını ve borcu olmadığını belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, bilirkişi raporuna göre davacının defterlerinde davalıdan 14.544,25-TL alacaklı, davalının defterlerine göre de davacıya 14.544,25-TL borçlu göründüğü, BA-BS bildirimlerinin de birbiriyle uyumlu olduğu, davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 14.544,25-TL asıl alacak üzerinden kısmen iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanarak takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağın %20'si oranında 2.908,85-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, davacının cevaba cevap dilekçesinde müvekkilinin toplamda 134.000-TL ödediğini kabul ettiğini, bu hususun bilirkişi ek raporunda hatalı değerlendirildiğini; mal bedelinin döviz olarak belirlenmesine ilişkin sözleşme hükmünün revize edildiğini ve kurun sabitlendiğini, bunun da dikkate alınmadığını ve bu hususlarda inceleme yapılmadığından kararın hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamındaki alacağın tahsili amacıyla başlatılmış icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Eldeki davadaki uyuşmazlık, davacının davalıya sattığı malların bedelinin davalı tarafından eksik ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır. Yargılama aşamasında alınmış mali müşavir bilirkişi raporunda, davacının ticari defterlerine göre davacının davalıdan 14.544,25-TL alacaklı, davalının da defterlerine göre davacıya 14.544,25-TL borçlu göründüğü, her iki tarafından da BA-BS kayıtlarının uyumlu olduğu ifade edilmiştir. Davalı vekili yargılama aşamasında ve istinaf dilekçesinde, taraflar arasındaki sözleşmenin bedele ilişkin hükmünün revize edildiğini, USD kurunun sabitlendiğini iddia etmiş ise de, bu hususta her hangi bir delil sunulmamıştır.
Ayrıca bilirkişi ek raporunda, taraf vekillerinin davacıya 134.000-TL ödeme yapıldığı şeklindeki beyanlarının 2018 yılı sonundaki kapanış hareketi olarak devreden 22.806,62-TL'nin davalı ödemesi olarak zannedilmesinden kaynaklandığı belirtilmiştir. Hem bu husus hem de tarafların ticari defter ve kayıtlarının birbirini doğrulaması karşısında, davalının bu istinaf sebebi de benimsenmemiştir.Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın kısmen kabulü ile likit alacak için icra inkar tazminatına dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 993,52-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 251-TL harcın mahsubu ile kalan 742,52-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 19,5-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/10/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/72017 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi