6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kefilin imzalamadığı sonraki kredi sözleşmesinden sorumsuzluğu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1306 E. 2025/1693 K. ·

Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Genel Kredi Sözleşmesi Kaynaklı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Genel kredi sözleşmesine müteselsil kefil olan kişi, kefalet verdiği sözleşmeden borç doğmamışsa ve alacak fiilen kendisinin imzalamadığı başka bir kredi sözleşmesinden kaynaklanıyorsa, bu sonraki borçtan sorumlu tutulamaz; kefalet sözleşmesindeki önceki-sonraki borçları kapsayan bütünlük/çerçeve hükmü, alacağın kaynağının farklı bir sözleşme olduğu tespit edildiğinde kefili bağlamaz. Menfi tespit davasında ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden taraftadır; icra takibinde gösterilen sözleşme ile fiilen alacağın kaynaklandığı sözleşme farklıysa, bu husus banka kayıtları üzerinden yapılan bilirkişi incelemesiyle belirlenir ve kefilin sorumlu olmadığı sonucuna varılırsa, icra baskısı altında yapılan ödemenin istirdadına karar verilir.

Ele alınan sorunlar

Kefilin sorumlu olmadığı bir kredi sözleşmesinden doğan alacak için icra takibiyle tahsil edilen bedelin istirdadı → ret

İddia: Davalı, 13/08/2013 tarihli genel kredi sözleşmesinde davacının kefaletinin kefalet tarihinden önceki ve sonraki tüm borçları kapsadığının kararlaştırıldığını, genel kredi sözleşmesinin çerçeve sözleşme niteliğinde olduğundan sonraki kredilerin de teminatı olduğunu, ortaklıktan ayrılmanın bildirilmemesinin ve ayrılığın sonuca etkisinin bulunmadığını, icra takibinin ve hesap kat ihtarının 13/08/2013 tarihli sözleşmeye dayandığını, mahkeme kararının bilirkişi raporundaki varsayıma ve davacı lehine yoruma dayandığını, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden davalı bankadadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, asıl borçlu şirkete ve müteselsil kefil olan davacıya gönderilen kat ihtarında ve icra takibinde istenen alacak, davacının müteselsil kefil olarak imzaladığı 13/08/2013 tarihli genel kredi sözleşmesinden değil, davacının imzasının bulunmadığı 01/03/2017 tarihli 5.000.000-TL limitli KGF kefaletli genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davalının, 2013 tarihli sözleşmenin 29. maddesindeki bütünlük hükmüne dayanarak davacının ortaklıktan ayrılmasından sonraki borçlardan da sorumlu olduğu yönündeki itirazı yerinde görülmemiştir; zira kefalet verilen genel kredi sözleşmesinden borç doğmamış, başka bir kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırılmışsa, sonraki sözleşmeden dolayı kefil sorumlu tutulamaz. Davalının icra takibinin dayanağının 2013 tarihli sözleşme olduğu yönündeki itirazına karşı, ikinci bilirkişi raporunda banka kayıtlarına göre takibin gerçekte 01/03/2017 tarihli sözleşmeden doğduğu ve bu sözleşmede davacının kefaletinin bulunmadığı belirlenmiştir; ilk bilirkişi raporunda borcun kaynağı incelenmediğinden raporlar arasında çelişki bulunmamaktadır. Bu nedenlerle davacının sorumlu olmadığı bir borç nedeniyle icra baskısı altında yaptığı ödemenin davalıdan istirdadına ilişkin ilk derece kararı isabetlidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Genel kredi sözleşmesine kefil olan kişinin, kefalet verdiği sözleşmeden doğmayan, imzasının bulunmadığı sonraki bir kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçtan sorumlu olmayacağına ilişkin tespit yönünden bölgesel emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit istirdat genel kredi sözleşmesi müteselsil kefalet çerçeve sözleşme ispat yükü KGF kefaleti ihtiyati haciz

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1306

KARAR NO 2025/1693

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

DAVA

Menfi Tespit ve İstirdat (Genel kredi Sözleşmesi Kaynaklı)

DAVA TARİHİ 11/12/2018

İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/10/2025

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davalı banka ile dava dışı . ... Ltd. Şti. arasında 13/08/2013 tarihli 2.000.000-TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin sözleşmeyi kefil olarak imzaladığını; müvekkilinin 10/09/2013 tarihinde kredi asıl borçlusu şirketin ortaklığından ayrılmasıyla kefalet sorumluluğunun sona erdiğini; şirketin 25/03/2014 tarihli kararla unvanını ... Ltd. Şti. olarak değiştirdiğini; kredilerin 09/07/2018 tarihinde kat edilerek noterden gönderilmiş 10/07/2018 tarihli kat ihtarında, 1.277.806,73-TL nakdi ve 12.800-TL gayrinakdi alacağın faiz ve ferileriyle birlikte ödenmesinin istenildiği; ihtiyati haciz kararına istinaden davalının İstanbul 37. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında müvekkili ve diğer borçlular aleyhine takip başlattığını;

müvekkilinin haciz tehdidi altında 08/08/2018 tarihinde davalıya ödeme yapmak zorunda kaldığını; 05/10/2018 tarihli ihtarla iade istenildiği ancak yapılmadığını; icra dairesine fazla ödenen 55.116,61-TL'nin 13/08/2018 tarihinde müvekkiline geri ödendiğini; ortaklıktan ayrıldıktan sonraki dönemde şirketin aldığı kredilere kefil olmadığını, alacağın sonraki sözleşmelerden kaynaklandığını; kefalet sözleşmesinin geçerliliği olmadığını; KGF kaynaklı kredi borcunun müvekkilinden istenemeyeceğini ileri sürerek, 1.414.880-TL'nin ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacının iddialarının kabul edilemeyeceğini, kefilin ortaklıktan ayrılmasının sorumluluğunu değiştirmediğini, davacının ödemeyi ihtirazi kayıtla yapmadığını, KGF kaynaklı kredide kefilin sorumluluğunun ortadan kalkmadığını, davacının 13/08/2013 tarihli sözleşmeye verdiği kefaletin kefalet tarihinden önceki ve sonraki tüm borçları kapsadığının kararlaştırıldığını belirterek, davanın reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, davacının icra takip dosyasına ve davalı bankaya 08/08/2018 tarihinde 470.472,50-TL ve 1.000.472,50-TL (toplam 1.470.945-TL) ödediği, icra dairesince davacıya 55.116,61-TL geri ödeme yapıldığı, (iki adet para gönderme ücreti olan 472,50-TL vergi ve komisyon tutarıyla birlikte) 1.414.883,39-TL'nin ödendiği; hükme esas alınmış 24/11/2021 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının, dava dışı . ... Ltd. Şti. ile imzalanan 13/08/2013 tarihli 2.000.000-TL limitli genel kredi sözleşmesine kefil olduğu, ancak davalının başlattığı icra takibine konu kredi alacağının davacının kefaletinin bulunmadığı 01/03/2017 tarihli dava dışı kredi borçlusu ... Ltd. Şti. ile imzalanmış 5.000.000-TL limitli genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı;

davacının bu kredi sözleşmesinde kefaleti olmadığı ,davacının ödediği 1.414.883,39-TLnin 08/08/2018 tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan istirdadına ve %20'si oranda kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, 13/08/2013 tarihli genel kredi sözleşmesinde davacının kefaletinin, kefalet tarihinden önceki ve sonraki tüm borçları kapsadığının kararlaştırıldığını; davacının limit dahilinde borçtan sorumlu olduğunu; ortaklıktan ayrılığın müvekkiline bildirmediğini, kaldı ki ortaklıktan ayılmanın sonuca etkili olmadığı; genel kredi sözleşmesi çerçeve sözleşme olduğundan sözleşmelere verilen kefaletlerin yeniden kullanılan krediler için teminat teşkil ettiğini; ortaklıktan ayrılmadan sonraki tarihlerde şirketin kredi almasının davacının sorumluluğuna engel olmadığını; mahkemenin davanın kabulüne dair gerekçelerinin bilirkişi raporundaki varsayıma ve davacı lehine yoruma dayandığını, hesap kat ihtarında ve ödeme emrinde-takip talebinde borcun sebebi olarak 10/07/2018 tarihli kat ihtarının ve 13/08/2013 tarihli genel kredi sözleşmesinin gösterildiğini, kararın eksik incelemeye dayandığını ve bilirkişi raporlarındaki çelişki giderilmediğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davalı bankanın davacı kefile karşı başlatılan icra takibi kapsamında davalıya yaptığı ödemenin istirdatı istemine ilişkindir.

Somut olayda davalı banka, davacı kefil ile dava dışı kredi borçlusu ... Ltd. Şti. ve kefiller ... İnş. ... AŞ, ...ve ...'a 10/07/2018 tarihli kat ihtarı göndererek ekli hesap özetlerindeki 1.277.806,73-TL nakit kredi alacağının ve 12.800-TL gayrinakdi kredi alacağının ödenmesinin istenildiği, ihtarın ekinde, "çek taahhüt kredisi" başlıklı 12.800-TL bedelli; "taksitli ticari kredi" başlıklı iki adet ihtiyaç kredisi için kullandırım tarihi 01/03/2017 olan toplam 658.991,26-TL ve ihtiyaç kredisi kullandırım tarihi 12/09/2017 tarihi olan 438.147,13-TL bedelli; "nakdi krediler" başlıklı iki adet iskonto kredisi için kredi açılış tarihi 22/08/2013 olan toplam 3,51-TL ve açılış tarihi 10/01/2018 olan toplam 100.000-TL bedelli;

"ticari kredili mevduat hesabı" başlıklı bir adet kredi için faiz tahakkuk dönemi 05/07/2018-09/07/2018 arası toplam 80.664,83-TL bedelli ekstreler bulunmaktadır.

Davalı alacaklı banka İstanbul 37. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla davalı kefil ile diğer borçlulara karşı 01/08/2018 tarihinde 1.097.138,39-TL ihtiyaç kredisi, 30.058,59-TL faizi (%50), 100.003,51-TL iskonto kredisi, 2.739,82-TL iskonto kredisi faizi (%50), 80.664,83-TL tüzel kredili mevduat hesabı, 1.336,61-TL faizi (%30,24), 1.706,75-TL bsmv, 1.635,41-TL ihtar gideri ve 9.600-TL gayrinakdi alacak olmak üzere toplam 1.324.883,91-TL'nin tahsili talepli takip başlattığı; takip dayanağı olarak 13/08/2013 tarihli genel kredi sözleşmesi gösterilmiştir. İcra takibinde davacının 2 adet taşınmazı üzerine 07/08/2018 tarihinde haciz işlemi uygulanmış ve davacı 08/08/2018 tarihinde 470.472,50- TL ve 1.000.472,50-TL olmak üzere toplam 1.470.945-TL ödeme yapmıştır.

Davalı-alacaklı vekilinin 10/08/2018 tarihinde icra dairesine sunduğu dilekçeyle, alacak haricen tahsil edildiğinden dosyanın kapatılmasını istemiştir. İcra dairesi, davacıdan fazla tahsilat yapıldığından 13/08/2018 tarihinde davacıya 55.116,61-TL iade etmiş ve davacı söz konusu icra baskısıyla yapmak durumunda kaldığını belirttiği 1.414.880-TL'nin istirdatını istemiştir.

Yargılama aşamasında alınmış birinci bilirkişi heyeti kök raporunda, takipten önceki dönem için istenilmiş temerrüt faizi nedeniyle davacıdan 55.295,32-TL fazla tahsilat yapıldığı anlaşıldığından, bu miktarın geri istenebileceği ifade edilmiştir. Alınan ek raporda, takipten davacının 41.317,74-TL talep edebileceği görüşü bildirilmiştir.

24/11/2021 tarihli ikinci bilirkişi heyeti raporunda, davalı banka ile dava dışı ... Ltd. Şti. ile imzalanan 13/08/2013 tarihli 2.000.000-TL limitli genel kredi sözleşmesinin davacı tarafından müteselsil kefil olarak imzalandığı; davacının borçlu şirketin hissesini devrettiğinin 19/09/2013 tarihinde tescil edildiği; davacının şirket paylarını devretmeden kullanılan krediler nedeniyle 09/07/2018 hesap kesim tarihinde şirketin toplam 298.824-TL'lik nakit riski bulunduğu, davacının şirket paylarını devrinin tescil edildiği 19/09/2013 itibarıyla nakit riskinin 811.060,53-TL'ye ulaştığı, takip tarihi itibariyle değinilen kredilerden kaynaklanan riskin bakiye vermediği, ihtarnamede ve ödeme emrinde davacının yukarıda değinilen nakdi risklerinin yer almadığı;

12/08/2013 ve 26/11/2014 tarihli borçlusu . ... AŞ olan ve davayla ilgisi bulunmayan 2.000.000-TL limitli iki adet genel kredi sözleşmesinde davacının imzası bulunmadığı; 01/03/2017 tarihinde borçlu şirketin unvanının ... Dövme .... Ltd. Şti. olarak değiştirildiği; yeni unvan ile 5.000.000-TL limitli genel kredi sözleşmesi daha akdedildiği, bu sözleşmeyi dava dışı ... AŞ'nin ve ...'ın 5.000.000-TL limitle müteselsil kefil olarak imzaladığı, bu sözleşmede davacının imzası bulunmadığı; 01/03/2017 tarihli borçlusu .... AŞ olan ve davayla ilgisi bulunmayan 500.000-TL limitli genel kredi sözleşmesinde davacının imzasının bulunmadığı; 13/08/2013 tarihli genel kredi sözleşmesinin "Önceki Taahhütnameler ve Sözleşmelerle Bağlantı" başlıklı 29.

maddesinin "İşbu kredi Sözleşmesi, müşterinin halen kapatılmamış hesaplarla ilgili bulunan kredi sözleşmeleri ile bir bütünlük oluşturmaktadır. İşbu sözleşmenin imzalanması, eski borçların ertelendiği ve yenilendiği anlamına gelmez. Teminatlarda bir azalma veya değişiklik yaratmaz." şeklinde düzenlendiği, ancak bu hükmün kefil için değil kredi asıl borçlusu müşteri için geçerli olduğu; dava dışı Uras ... Ltd. Şti.'nin 28/02/2017 tarihinde, 1.000.000-TL limitli 36 ay eşit taksitli kredi kullanımı için davalıya KGF kefaletiyle kredi talep dilekçesi ve ilgili belgeler sunduğu; KGF talep ve beyannamesi tarihi (28/02/2017) ile düzenlenen 01/03/2017 tarihli genel kredi sözleşmesi tarihlerinin uyuştuğu;

aynı şekilde dava dışı şirkete 12/09/2017 tarihinde 500.000 limitli 37 ay eşit taksitli kredi kullandırıldığı, davacının bun sözleşmede de imzası bulunmadığı; icra takibine konu kat ihtarında talep edilen kredi alacaklarının, davacının imzası bulunmayan 01/03/2017 tarihli 5.000.000-TL bedelli genel kredi sözleşmesine dayandığı sonucuna varıldığı, dolayısıyla davacının bir sorumluluğunun bulunmadığı ve sözleşmeye istinaden oluşmuş borç için ödemek durumunda kaldığı 1.414.883,39-TL'nin iadesini davalıdan isteyebileceği görüşü belirtilmiştir.

Menfi tespit davasında kural olarak ispat yükü, alacaklı olduğunu iddia eden davalı bankadadır. Hükme esas alınmış bilirkişi raporunda, asıl borçlu dava dışı şirkete ve müteselsil kefil olan davacı ile diğer takip borçlularına gönderilmiş 10/07/2018 tarihli kat ihtarında ve icra takibinde istenilmiş alacağın, davacının müteselsil kefil olarak imzaladığı 13/08/2013 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmadığı, davacının imzasının bulunmadığı 01/03/2017 tarihli 5.000.000-TL limitli KGF kefaletiyle kullanılmış genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı belirlenmiştir. Davalı, söz konusu 2013 tarihli sözleşmenin 29. maddesine göre davacının dava dışı asıl borçlu şirketteki ortaklığının sona ermesinin kefalet tarihinden sonraki borçlar için davacının sorumlu olacağını itirazında bulunmuştur.

Fakat Yargıtay 19. HD'nin 2017/1029 E., 2018/6660 K. sayılı ve 17/12/2018 tarihli ilamında da belirtildiği üzere, kefalet verilen genel kredi sözleşmesinden borç doğmamış, başka bir kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırılmış ise sonraki sözleşmeden dolayı kefilin sorumlu olmayacağı gözetildiğinde, davalı vekilinin bu itirazı yerinde görülmemiştir. Ayrıca davalı, icra takibinin de dayanağı teşkil eden 2013 tarihli sözleşme olduğunu belirtilmişse de, yargılama aşamasında davalının sunduğu sözleşme ve kayıtlara göre yapılmış yeterli incelemeyi içeren ikinci bilirkişi raporunda, icra takibinin 01/03/2017 tarihli sözleşmeden doğduğu, icra takibinde sadece 2013 tarihli sözleşmeye dayanılmış ise de, banka kayıtlarında aksinin tesbit edildiği ve bu sözleşmede davacının kefaleti bulunmadığı belirlenmiştir.

İlk alınan bilirkişi heyet raporunda ise, borcun hangi sözleşmeden doğduğu hususunda bir inceleme yapılmadığından, raporlar arasında bir çelişki bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, ileri sürülen istinaf nedenlerine göre yapılan inceleme sonucunda, mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 96.650,68-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 24.162,62-TL harcın mahsubu ile kalan 72.488,06-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 79,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Gerekçli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 23/10/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/71945 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.