İşveren mali sorumluluk sigortasında rücu tazminatının poliçe limiti ile sınırlı tahsili
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1673 E. 2025/1331 K. · · İlk derece: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Sigortacıya Rücu (İşveren Mali Sorumluluk Sigortası) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
İşveren mali sorumluluk sigortasında, sigortalı işverenin üçüncü kişiye ödediği tazminatın sigortacıdan rücuen tahsili istendiğinde; kusur ve iş göremezlik oranı kesinleşmiş bir mahkeme kararında belirlenmişse bu husus kesin delil niteliğindedir ve yeniden incelenmez. Sigortacının sorumluluğu, üçüncü kişinin gerçek zararı ile sınırlı olmayıp, üçüncü kişinin açtığı dava ve icra takibi nedeniyle oluşan yargılama gideri, vekalet ücreti ve temerrüt faizini de -poliçe limiti dahilinde- kapsar; bunun için sigortacının ihbar olunan sıfatıyla davadan haberdar edilmiş olması yeterlidir. İcra dosyasına yapılan ödeme sonrası tanınan atıfet mehilinin dolmasıyla temerrüt gerçekleşir ve talep sigorta hukukuna dayandığından avans faizi uygulanır.
Ele alınan sorunlar
Kusur oranı ve iş göremezlik derecesinin yeniden incelenip incelenmeyeceği → ret
İddia: Davalı, kazalının müterafik kusurunun bulunduğunu, iş göremezlik ve kusur raporu alınması ile yeniden aktüer hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: İstanbul Anadolu 25. İş Mahkemesi'nin ilgili dosyasında kazalı işçinin %30, davacı işverenin %70 oranında kusurlu olduğu belirlenmiş; kusur ve iş göremezlik oranı dikkate alınarak belirlenen tazminat miktarı Yargıtay incelemesinden geçmek suretiyle kesinleşmiş ve kesin delil niteliği kazanmıştır. Bu durumda davalının yeniden inceleme yapılması gerektiğine yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Sigortacının poliçe limiti kapsamında yargılama gideri, vekalet ücreti, takip masrafları ve faizden sorumluluğu → ret
İddia: Davalı, poliçe kapsamındaki yargılama gideri ve masraflara ilişkin kloz ve teminat limitlerinin değerlendirilmediğini, 75.157,05-TL'lik yargılama gideri ve vekalet ücreti tutarının fahiş olduğunu ve teminat limitleri kapsamında bilirkişi incelemesi ile yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Sorumluluk sigortasındaki zarar gideriminde sigortacı, sadece üçüncü kişinin uğradığı doğrudan ve dolaylı gerçek zararı gidermekle kalmayıp, üçüncü kişinin açtığı dava ve yaptığı icra takibi masraflarını da karşılamakla yükümlüdür. İhbar yükümlülüğünün yerine getirildiği anlaşılmakla, üçüncü şahsa ödenen tazminatın temerrüt faizinin de sigortacı tarafından karşılanması gerekir. Kaza tarihi itibariyle hükmedilen maddi ve manevi tazminat toplamı poliçe limitini aştığından, davacı şirkete karşı açılan tazminat davasında ihbar olunan sıfatıyla yer alan davalı, kendi temerrüdünün sonuçları ile davacı aleyhine açılan dava ve takip dolayısıyla yapılan giderler ile vekalet ücretinin poliçe limitine tekabül eden kısmından da sorumludur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalının maddi ve manevi tazminat sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı tutulmuş; davacı tarafından kazalı işçiye ödenen faiz, vekalet ücreti, yargı giderleri ve takip masrafları da poliçe limitleri nispetinde doğru olarak hesaplanmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Temerrüt tarihinin ve uygulanacak faiz türünün belirlenmesi → ret
İddia: Davalı, kendisine usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından temerrüt halinin oluşmadığını, ticari iş söz konusu olmadığından avans faizi yerine yasal faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacının icra dosya borcunu 26/02/2021 tarihinde ödedikten sonra 01/03/2021 tarihli dilekçe ile tanınan atıfet mehilin dolmasından sonra temerrüt 15/03/2021 tarihinde gerçekleşmiştir. Davacının alacak talebinin sigorta hukukuna dayalı olması nedeniyle avans faizine hükmedilmesi isabetlidir; davalının faizin türü ve başlangıç tarihine yönelik istinaf nedenleri isabetli değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Sorumluluk sigortasında sigortacının sorumluluğunun, üçüncü kişinin gerçek zararı yanında dava/icra takip masrafları, vekalet ücreti ve temerrüt faizini de poliçe limiti dahilinde kapsadığı yönündeki değerlendirme, benzer rücu davalarında sigortacının sorumluluk kapsamının belirlenmesi açısından emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
işveren mali sorumluluk sigortası↗ rücu↗ poliçe teminat limiti↗ ihbar olunan↗ kesin delil↗ temerrüt↗ avans faizi↗ atıfet mehili↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/1673
KARAR NO 2025/1331
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 01/04/2022
NUMARASI 2021/515 Esas 2022/252 Karar
DAVA
Tazminat
DAVA TARİHİ 13/08/2021
İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/09/2025
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin çalışanı dava dışı ...'nın 30.01.2014 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle müvekkili aleyhine açılan İstanbul Anadolu 25. İş Mahkemesi'nin 2015/205 E. (bozma sonrası 2020/621 E.) sayılı davasında müvekkili hakkında hükmolunan maddi ve manevi tazminat alacağının İstanbul Anadolu 4. İcra Dairesi'nin ... E sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, dosya borcunun icra dosyasına müvekkili tarafından 26.02.2021 tarihinde 405.151,90-TL olarak ödendiğini, poliçede 150.000-TL maddi tazminat, 30.000-TL manevi tazminat limiti bulunduğunu, müvekkilince yapılan ödeme miktarı ve poliçe limitleri dahilinde 384.763,46 TL'lik kısmının rücuen ödenmesinin talep edildiğini, ancak davalının ödeme yapmaya yanaşmadığını, takibe mesnet asıl alacak miktarı 160.388,44-TL maddi tazminat ve 40.000-TL manevi tazminat olup, bunun dışında kaza tarihinden itibaren işleyen faiz, dava ve icra vekalet ücretleri, yargılama giderleri ve harçlar bulunduğunu, davanın davalı sigorta şirketine 2014 yılında ihbar edildiğini belirterek şimdilik 350.000-TL'nin müvekkilinin icra dosyasına ödeme yaptığı 26.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH Davacı vekili 23/01/2022 tarihli dilekçesi ile davadaki talebini 367.199,37-TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davacı tarafından yapılan ödemenin rücuya tabi olup olmadığının araştırılması gerektiğini, meydana gelen olayın iş kazası olmadığını, davacı kurumun rücu hakkının bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin sigortalısının kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunun ispatı gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, kazanın iş kazası olup olmadığının, kazazedenin müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının, kazazedeye SGK’dan ödenek bağlanıp bağlanmadığının, iş göremezlik oranının araştırılması, aktüer hesap için bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini, müvekkilinin temerrüde düşmediği gibi davanın açılmasına sebebiyet de vermediğini, bu nedenle müvekkili aleyhine yargılama giderlerine, faize ve vekalet ücretine hükmolunamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; İstanbul Anadolu 25. İş Mahkemesinin 2020/621 esas (2015/205 eski esas) sayılı dosyasında davacı işçinin %30, davalı şirketin ise %70 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, mahkemece bu kusur oranı esas alınmak üzere verilen kararın temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği ve kesin delil niteliğinde olduğu, davacı aleyhine bahsi geçen dava dosyasında hükmedilen tutarın poliçe teminat limitinin üzerinde olması nedeniyle poliçe teminat limiti esas alınarak hesaplama yaptırıldığı, davacının icra dosyasına ödediği tutar bakımından davalının 15/03/2021 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, rücu davalarında zamanaşımı süresinin ödeme tarihinden başlaması nedeniyle 2 yıllık zamanaşımı süresinin hem dava hem de ıslah tarihi itibariyle dolmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 367.199,57-TL tutarındaki alacağın 350.000-TL tutarındaki kısmının temerrüt tarihi olan 15/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, ıslahla artırılan 17.199,37-TL tutarındaki kısmının ise ıslah tarihi olan 03/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; müvekkiline usulüne uygun bir şekilde yapılan başvuru olmadığından temerrüt halinin söz konusu olmadığını, bunun dışında ticari iş söz konusu olmadığından avans faizi yerine yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, müvekkiline usulüne uygun bir başvuru olmadığından ayrıca kusuru incelemesi ve aktüer hesabı yaptırılmadan dosyanın karara çıkarılmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun işçiye karşı ve onun zararının tazmin edilmediği döneme ilişkin olduğunu, ayrıca ilk derece mahkemesinde yapılan tahkikat sırasında bilirkişi tarafından poliçeye göre yapılan teminat limit hesaplamasının hatalı olduğunu, poliçede maddi tazminatın 150.000-TL ile manevi tazminatın ise 30.000-TL ile sınırlı olduğunu, 319.943,14-TL.lik tutarın teminat limitlerinin çok üzerinde olduğunu, bunun dışında poliçe kapsamında yer alan yargılama gideri ve masraflara ilişkin kloz ve teminatlara ilişkin limitlerin değerlendirilmeye alınmadan karar verildiğini, 24.884,47-TL dava 50.272,58-TL icra olmak üzere toplam 75.157,05-TL yargılama gideri ve vekalet ücretinin fahiş olduğunu, teminat limitleri kapsamında bu tutarların yeniden değerlendirilmesi için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, kazalının müterafik kusuru bulunduğundan teminat hesabında kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; iş kazası nedeni ile davacı sigorta ettiren tarafından dava dışı işçiye ödenen tazminatın işveren mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında davalı sigortacıdan tahsili istemine ilişkindir. İstanbul Anadolu 25. İş Mahkemesi'nin 2020/621 E. Sayılı dosyasında, davacının sigortalı işçisi ... tarafından 30/01/2014 tarihli iş kazası nedeniyle davacıdan maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulduğu, yapılan yargılamada kazalı işçinin % 30 oranında davacı işverenin % 70 oranın kusurlu olduğunun tespit edildiği, mahkemece 160.388,44-TL maddi, 40.000-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte kazalı işçiye ödenmesine karar verildiği, tazminat davasının davalı sigorta şirketin ihbar edildiği, davacı aleyhinde İstanbul Anadolu 4.
İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında ilamın icraya konulduğu, davacının tazminat, faiz, yargı gideri ve vekalet ücreti, takip masrafları da dahil olmak üzere 26/02/2021 tarihinde icra dosyasına 405.151,90-TL'yi ödediği ve eldeki davada işveren mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında davalıdan talepte bulunduğu, davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen işveren mali sorumluluk sigortası poliçesi kapsamında davacı şirkette meydana gelecek iş kazalarının kaza tarihini de kapsayacak şekilde 27/02/2013 - 27/02/2014 tarihleri arasındaki dönem için teminat altına alındığı, poliçede kişi başına 150.000-TL ve manevi tazminat için 30.000-TL limit öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Sorumluluk sigortasındaki zarar gideriminde sigortacı sadece üçüncü kişinin uğradığı doğrudan ve dolaylı oluşan gerçek zararı gidermekle kalmayıp üçüncü kişinin açtığı dava ve yaptığı icra takibi masraflarını da karşılamakla yükümlüdür.
Ayrıca ihbar yükümlüğünün yerine getirildiği anlaşılmakla üçüncü şahsa ödenen tazminatın temerrüt faizinin de sigortacı tarafından karşılanması gerekmektedir (Yargıtay.
11. Hukuk Dairesi'nin 13/12/2018 tarih, 2017/442 E. 2018/7926 K. sayılı içtihadı). Kaza tarihi itibariyle hükmedilen maddi ve manevi tazminat toplamı, bu tarih itibariyle davalının sorumlu olduğu poliçe limitini aşmıştır. Ancak, davacı şirkete karşı açılan tazminat davasında ihbar olunan sıfatıyla yer aldığından davalı kendi temerrüdünün sonuçları ile davacı aleyhine açılan dava ve takip dolayısıyla yapılan giderler ile vekalet ücretinin, poliçe limitine tekabül eden kısmı ile de sorumludur. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 01/10/2007 tarih, 2006/8669 E. 2007/12193 K.).Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı sigorta şirketinin maddi ve manevi tazminat sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı tutulmuş, yine davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktar belirlenirken, doğru olarak, davacı tarafından kazalı işçiye ödenen faiz, vekalet ücreti ve yargı giderleri ile takip masrafları poliçe limitleri nispetinde hesaplanmıştır.
Davalı tarafça, eldeki davada iş göremezlik ve kusur raporu alınması, yeniden aktüer hesaplama yapılması gerektiği ileri sürülmüş ise de İstanbul Anadolu 25. İş Mahkemesinin 2020/621 esas sayılı davasında kazalı işçinin %30 oranında, davacı işverenin ise %70 oranında kusurlu olduğu belirlenmiş, kusur ve iş göremezlik oranı dikkate alınarak belirlenen tazminat miktarı Yargıtay incelemesinden geçmek suretiyle kesin delil niteliği kazanmıştır. Bu durumda davalının bahsi geçen hususlarda yeniden inceleme yapılması gerektiğine yönelik aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Davacının icra dosya borcunu 26/02/2021 tarihinde ödedikten sonra 01/03/2021 tarihli dilekçede tanınan atıfet mehilin dolmasından sonra temerrütün 15/03/2021 tarihinde gerçekleştiği, davacının alacak talebinin sigorta hukukuna dayalı olması nedeniyle avans faizine hükmedilmesinin de isabetli olduğu anlaşılmakla davalının faizin türüne ve başlangıç tarihine yönelik istinaf nedenleri de isabetli değildir. Açıklanan nedenlerle; davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 25.083,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 6.270,85-TL harcın mahsubu ile kalan 18.812,55-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 36-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.
16/09/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/71746 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi