6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kefil temerrüt faizinde fiilen uygulanan akdi faiz oranı esas alınır

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1512 E. 2025/1350 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Genel Kredi Sözleşmesi, Kefalet mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Kredi sözleşmelerinde kısmi ödemelerin mahsup sırasına ilişkin TBK 100 hükmü emredici olmadığından, alacaklı bankanın borçlu lehine olacak şekilde tahsilatları öncelikle asıl alacağa mahsup etmesi mümkündür; ancak bu halde ilgili kredi hesabına dayalı olarak ayrıca işlemiş faiz talep edilemez. Genel kredi sözleşmesinde temerrüt faizinin bankaca uygulanan en yüksek faiz oranının belirli bir yüzde fazlası olarak belirlendiği hallerde, esas alınacak oran bankanın TCMB'ye bildirdiği değil fiilen müşterilerine uyguladığı ve belgelendirdiği akdi faiz oranıdır; ilgili kredi türüne özgü fiilen uygulanan oran belgelenemediğinde, TCMB tarafından ilan edilen ve tüm bankalarca fiilen uygulanan kredi kartı/KMH akdi faiz oranı esas alınabilir.

Ele alınan sorunlar

Kısmi ödemelerin mahsup sırası (TBK 100) → ret

İddia: Davacı, alacaklının borçlu lehine olacak şekilde ödemeleri asıl alacağa mahsup edebileceğini, bu nedenle işlemiş faiz alacağının eksik hesaplandığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: TBK'nın 100. maddesi gereğince kısmi ödemenin alacaklı tarafından öncelikle faiz ve ferilerden mahsup edilmesi hakkı bulunmakta ise de bu hüküm emredici olmadığından, alacaklının borçlu lehine olmak üzere ödemeleri asıl alacaktan mahsup etmesi mümkündür. Somut olayda alacaklı banka, kat tarihi öncesinde tahsil ettiği tutarları asıl alacaktan mahsup etmiş ve bu şekilde bir kısım kredi ile kredi kartı borcunu kapatmıştır. Bu durumda, tahsilatları öncelikle işlemiş faize mahsup etme hakkı bulunan alacaklı banka, borçlular lehine olacak şekilde ödemeleri asıl alacağa mahsup ettikten sonra artık söz konusu kredi hesaplarına dayalı olarak ayrıca işlemiş faiz talep edemez.

Gerekçe kaynağı: özgün

Temerrüt faizi oranının belirlenmesi (fiilen uygulanan akdi faiz esası) → kabul

İddia: Davacı, sözleşmeye uygun olarak bankanın TCMB'ye bildirdiği ticari kredi faiz oranlarından en yüksek olanının %50 fazlası ile elde edilen %48 oranında temerrüt faizi işletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Yargıtay 11. HD ve kapatılan 19. HD ile HGK'nın yerleşik kararları gereğince, temerrüt faizine esas alınacak oran, bankanın müşterilerine fiilen uyguladığı faiz oranı olup, bu oranın esas alınabilmesi için TCMB'ye bildirilen oranın değil, belgelenmesi halinde fiilen uygulanan akdi faiz oranının esas alınması gerekir. Bankalarca TCMB'ye bildirilen ancak müşterilere fiilen uygulanmayan en yüksek oranlar, temerrüt faizinin belirlenmesine esas alınamaz. Somut olayda genel kredi sözleşmesinde ayrıca bir akdi/temerrüt faiz oranı belirlenmemiş olup davacı banka, dava konusu krediye uygulanandan daha yüksek bir cari faiz uyguladığına ilişkin belge sunmamıştır. Sözleşmenin temerrüt faizi hükmünde en yüksek oranın hangi tür kredi esas alınarak belirleneceği açık olmadığından, TCMB tarafından belirlenen ve tüm bankalarca kredi kartı ve KMH borçları için fiilen uygulanan ve ilan edilen, temerrüt tarihi itibarıyla yıllık %22,08 olan akdi faiz oranı esas alınmalı ve bu oranın sözleşmenin ilgili maddesi uyarınca %50 fazlasının ilavesiyle elde edilen yıllık %33,12 oranında temerrüt faizi uygulanmalıdır. Buna göre alacağa %23,25 oranında temerrüt faizi uygulanması hatalı olup, %33,12 oranı esas alınarak hesaplama yapılması gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işleyen faizin hesaplanmaması → kabul

Gerekçe: Davalı kefillerin 25.01.2018 tarihinde temerrüde düşmüş olmalarına rağmen bilirkişi raporunda temerrütün takip tarihi itibarıyla oluştuğu gerekçesiyle son kısmi ödeme tarihi olan 01.08.2017'den sonraki dönem için faiz hesabı yapılmamış olup, davacı tarafça bu husus istinaf konusu edilmemiştir. Bu durumda 25.01.2018 temerrüt tarihi ile 22.03.2018 takip tarihi arasında %33,12 oran üzerinden faiz hesabı yapılması gerekmekte olup bu doğrultuda ilave işlemiş faiz ve BSMV tutarları hesaplanarak toplam alacak miktarı yeniden belirlenmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Genel kredi sözleşmelerinde temerrüt faizinin belirlenmesinde esas alınacak oranın bankanın TCMB'ye bildirdiği değil fiilen müşterilerine uyguladığı ve belgelenen akdi faiz oranı olduğu, bu oran belgelenemediğinde TCMB'nin ilan ettiği ve tüm bankalarca fiilen uygulanan kredi kartı/KMH oranının esas alınabileceği yönündeki tespit ile TBK 100'ün emredici olmadığı, alacaklının borçlu lehine mahsup yapabileceği yönündeki tespit bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali genel kredi sözleşmesi müteselsil kefalet temerrüt faizi akdi faiz TBK 100 mahsup sırası icra inkar tazminatı kat ihtarı

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 100 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-2HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1512

KARAR NO 2025/1350

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 09/11/2021

NUMARASI 2018/624 Esas 2021/1131 Karar

DAVA

İtirazın İptali

DAVA TARİHİ 29/05/2018

İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/09/2025

Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili banka ile dava dışı borçlu ... San.ve Tic. A.Ş. arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığını, davalıların işbu sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, söz konusu sözleşmelere istinaden borçlu şirkete krediler ve kredi kartı kullandırıldığını, borçluların borcunu ödememesi üzerine Beyoğlu 41. Noterliğinin 17.01.2018 tarihli ihtarnamesinin gönderildiğini, buna rağmen borcun ödenmemesi üzerine, İstanbul Anadolu 14. İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası ile davalılar hakkında ilamsız takip başlatıldığını, davalıların itirazları nedeniyle takibin durduğunu, davalıların müteselsil kefil olarak tüm dosya borcundan sorumlu olduklarını belirterek, davalıların itirazının iptali ile davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar davaya cevap vermemiş, davalılar vekili yargılama sırasında davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... arasında, 15.11.2012 tarihinde 5.000.000-TL tutarında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalıların sözleşmede 6.667.000-TL kefalet limiti üzerinden müteselsil kefil olarak kefalet imzalarının bulunduğu, dava dışı asıl borçlu şirkete muhtelif tarihlerde, taksitli ticari kredi, borçlu cari hesap kredisi kullandırılmak ve ticari kredi kartı limiti tahsis edilip kullandırılmak suretiyle borcun doğduğu, sözleşmenin temerrütle ilgili 1.10 maddesi hükmü de dikkate alındığında, krediye fiilen uygulanmakta olan akdi faiz oranı olan % 15,50'nin yüzde ellisi oranında artırımı sonucunda temerrüt faiz oranının %23,25 olduğu, alacağın hesaplanması için bankanın hesap kat tarihindeki alacağına temerrüt tarihine kadar akdi faiz ve faizin BSMV'si uygulanıp kapitalize edilerek oluşan alacağa, tahsilatlar düşülmek, her bir tahsilat tarihine kadar faiz işletilmek ve TBK 100 gereği önce faiz ve ferilerinden düşülmek, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar temerrüt faizi uygulanmak suretiyle, takip tarihi itibariyle davacı banka alacağının tespit edilmesi gerekmekle birlikte, davacı banka tarafından dava dışı borçlu şirketin yaptığı ödemelerin borçlu şirket lehine olacak şekilde öncelikli olarak ana paradan tahsil edilmesine muvafakat edildiği, bu şekilde hesapladıkları için TBK 100 gereği değil, yapılan tahsilatlar önce ana paradan düşülmek suretiyle bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın yerinde olduğu, bu doğrultuda yapılan hesaplama neticesinde takip talebine konu ticari krediler yönünden davacı bankanın takip tarihi itibariyle toplam 77.548,47-TL asıl alacak, 77.671,46-TL işlemiş faiz, 3.883,58-TL BSMV olmak üzere 159.103,51-TL alacağının bulunduğu, kredi kartından kaynaklanan alacağın varlığının tesbit edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalıların takibe itirazının kısmen iptaline, takibin toplam 77.548,47-TL asıl alacak, 77.671,46-TL işlemiş faiz, 3.883,58-TL BSMV olmak üzere toplam 159.103,51-TL alacak üzerinden ve 77.548,47-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 23,25 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazla talebin reddine, hükmedilen asıl alacak tutarı 77.548,47-TL'nin taktiren %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili; ... , ..., ... numaralı krediler ile kredi kartına ilişkin yapılan ödemeler ile kredilere ait asıl alacak tutarlarının kapatıldığını, ancak kredilerin ödemelerin yapıldığı tarihe kadar işleyen faiz alacağının tahsil edilemediğini, TBK'nın 100. maddesi gereği alacaklının yapılan tahsilatları öncelikle alacağın faizi ve ferilerine mahsup etme şeklinde seçimlik yetkisi olduğu belirtilmişse de, alacaklının, borçlunun lehine olacak şekilde yapılan ödemeleri asıl alacağa da mahsup edebileceğini, borçlunun yaptığı kısmi ödemelerin öncelikli olarak asıl alacaktan mahsup edilmesinde hiç bir sakınca bulunmadığını, bilirkişi raporunda faiz alacaklarının eksik hesaplandığını, ana parası tahsil edilen ancak akdi faiz alacağı bulunan krediler için akdi faize temerrüt faizi işletilmesinde sakınca bulunmadığını, taksitli ticari krediler için uygulanması gereken temerrüt faiz oranının %48 olduğunu, sözleşmeye uygun olarak, temerrüt tarihinde geçerli olan, müvekkili bankanın TCMB'ye bildirdiği ticari kredi faiz oranlarından en yüksek olanının %50 fazlası ile elde edilen %48 oranında temerrüt faizi işletilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.Somut olayda; davacı ile dava dışı asıl borçlu ... arasında 15.11.2012 tarihli 5000.000-TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalıların sözleşmede müteselsil kefil olarak yer aldığı, davacı bankaca asıl borçluya nakit krediler kullandırıldığı ve kredi kartı tahsis edildiği, oluşan kredi borçlarının ödenmemesi üzerine asıl borçlu ve davalılara 17.01.2018 tarihinde kat ihtarının tebliğ edildiği, kat ihtarının davalı kefillere 23.01.2018 tarihinde tebliğ edildiği, verilen 1 günlük ödeme süresiyle birlikte davalıların 25.01.2018 tarihinde temerrüte düştüğü, borcun yine ödenmemesi üzerine 22.03.2018 tarihinde icra takibi başlatıldığı, davalıların süresinde ödeme emrine itirazı üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; bankaca kullandırılan kredilere fiilen uygulanan en yüksek akdi faiz oranı olan %15,50 oranı esas alınarak genel kredi sözleşmesinin I.10 maddesine göre temerrüt faizi oranını %23,25 olarak belirleyen bilirkişi raporu benimsenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. TBK'nın 100. maddesi gereğince, kısmi ödemenin alacaklı tarafından öncelikle faiz ve ferilerden mahsup hakkı bulunmakta ise de, hüküm emredici olmadığından alacaklının borçlu lehine ödemeleri asıl alacaktan mahsup etmesi mümkündür. Somut olayda da alacaklı banka tarafından, kat tarihi öncesinde davalılardan tahsil edilen tutarlar asıl alacaktan mahsup edilmiş ve ödemeler sonucunda takip ve dava konusu edilen kredilerden bir kısım kredi borçları ile kredi kartı borcu kapatılmıştır.

Bu durumda tahsilatları öncelikle işlemiş faize ve ferilere mahsup etme hakkı bulunan alacaklı bankanın, borçlular lehine olmak üzere ödemeleri asıl alacağa mahsup ettikten sonra söz konusu kredi hesaplarına dayalı olarak işlemiş faiz talep hakkı bulunmamaktadır. Taraflarca imzalanmış olan genel kredi sözleşmelerinin I.10 maddesinde; müşterinin temerrütü halinde, bankaca tespit edilmiş en yüksek kredi faiz oranının yıllık %50 fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizi uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Yargıtay 11. HD ve kapatılan 19. HD ile HGK'nın yerleşik kararları gereğince; temerrüt faizine esas alınacak faiz oranı, banka tarafından müşterilerine fiilen uygulanan faiz oranı olup, bankanın talep ettiği oranda temerrüt faizi işletilebilmesi için TCMB'ye bildirilen oranın değil, belgelenmesi halinde bankanın fiilen uyguladığı akdi faiz oranlarının esas alınması gerekmektedir.

Bankalar tarafından TCMB'ye uygulanacağı bildirilen, ancak müşterilerine uygulamadıkları en yüksek faiz oranları, temerrüt faizinin belirlenmesine esas alınmamaktadır. Genel kredi sözleşmesinde ayrıca bir akdi veya temerrüt faiz oranı belirlenmemiş olup, davacı banka tarafından, anılan krediye uygulanan faiz oranından daha fazla oranda cari faiz uygulandığına ilişkin bir belge de sunulmamıştır. Dava konusu krediye davacı bankaca yıllık %15,50 oranında akdi faiz uygulandığı tespit edilmiş olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu oranın %50 fazlası olmak üzere %23,25 oranı üzerinden hesaplama yapılmıştır. Sözleşmede temerrüt faizinin düzenlendiği maddede, en yüksek oranın belirlenmesinde hangi tür kredi oranının esas alınacağı yazılı değildir.

TCMB tarafından belirlenen ve tüm bankalar tarafından uygulanan kredi kartı ve KMH borçları için fiilen uygulanan ve ilan edilen akdi faiz oranı temerrüt tarihi itibariyle yıllık %22,08 oranında olup, bu oranın bankalarca fiilen uygulanmakta olması nedeniyle bu oran üzerinden sözleşmenin I.10. maddesi uyarınca %50 fazlasının ilavesi sonucunda elde edilen yıllık %33,12 oranında temerrüt faizi uygulanması gerekmektedir. Bu durumda alacağa %23,25 oranında temerrüt faizi uygulanması hatalı olup, %33,12 oranı esas alınarak hesaplama yapılması gerekmektedir. ... no'lu kredi hesabında yapılan kısmi ödemelerin bankaca asıl alacaktan düşülmüş olmasına rağmen hükme esas alınan ikinci bilirkişi raporunda kredi bakiyelerine bir sonraki tahsilat tarihine kadar akdi faiz işletilerek hesaplama yapılmış ise de, bu doğrultuda belirlenen alacak üzerinden hükmedilen tutar davalı tarafça istinaf konusu edilmemiştir.

Bu nedenle söz konusu bilirkişi raporunda yapılan hesaplama dikkate alınacaktır. Buna göre 01.08.2017 son kısmi ödeme tarihi itibariyle alacak 77.548,47-TL asıl alacak, 73.133,71-TL işlemiş akdi faiz ve 3.656,69-TL BSMV olmak üzere toplam 154.338,86-TL olarak belirlenmiştir. Davalı kefillerin 25.01.2018 tarihinde temerrüde düşmüş olmalarına rağmen bilirkişi raporunda temerrütün takip tarihi itibariyle oluştuğu gerekçesiyle son kısmi ödeme tarihi olan 01.08.2017 tarihinden sonraki dönem için faiz hesabı yapılmamış olup, davacı tarafça bu husus istinaf konusu edilmemiştir. Bu durumda alacak için 25.01.2018 olan temerrüt tarihi ile 22.03.2018 takip tarihi arasında %33,12 oran üzerinden faiz hesabı yapılması gerekmekte olup, 3.995,30-TL işlemiş faiz ve 199,76-TL BSMV hesaplanmıştır.

Bu halde toplam alacak 77.548,47-TL asıl alacak, (77.671,46+3.995,30)=81.666,76-TL işlemiş faiz, (3.883,58+199,76)=4.083,34-TL BSMV olmak üzere 163.298,57-TL olarak belirlenmiştir. Bu nedenle mahkemece bu tutar üzerinden davanın kısmen kabulü gerekirken yazılı gerekçeyle eksik alacağa hükmedilmesi yerinde bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle; alacağa %33,12 oranında temerrüt faizi uygulanması gerekirken %23,25 oranı üzerinden hesaplama yapılan bilirkişi raporu esas alınarak eksik alacağa hükmedilmesi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, itirazın kısmen iptaline fazli istemin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/11/2021 Tarih 2018/624 Esas 2021/1131 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulüne, davalıların İstanbul Anadolu 14. İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine yönelik itirazının kısmen iptali ile takibin 77.548,47-TL asıl alacak, 81.666,76-TL işlemiş faiz, 4.083,34-TL BSMV olmak üzere toplam 163.298,57-TL üzerinden devamına, 77.548,47-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %33,12 oranında temerrüt faizi ve faize %5 oranında BSMV uygulanmasına, fazla istemin reddine, %20 oranda hesaplanan 32.659,71-TL icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 11.154,92-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılan 3.042,07-TL'nin mahsubu ile kalan 8.112,85-TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafça yatırılan 3.077,97-TL peşin harcın davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından sarf edilen 2.200-TL bilirkişi ücreti, 220,10-TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 2.420,10-TL yargı giderinin davanın kabul ve ret oranına göre 1.570-TL'sinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,Davalılar vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 12.763,59-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,"Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Davacı tarafından yapılan 73,50-TL istinaf yargı giderinin davanın kabul ve ret oranı göz önünde bulundurularak 50-TL'sinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/09/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/71742 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.