6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yönetim kurulu kararının butlanı davasında ihtiyati tedbir talebinin reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/633 E. 2023/478 K. · · İlk derece: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Genel kurul kararının iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: İhtiyati tedbir talebi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

TTK 449 uyarınca genel kurul kararının iptali/butlanı davasında yönetim kurulu kararının yürütülmesinin geri bırakılması istemi incelenirken, madde bu koşulları özel olarak düzenlemediğinden HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümleri (HMK 389, 390/3) tamamlayıcı olarak uygulanır. Tedbir talep eden, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağını veya imkansız hale geleceğini yahut ciddi bir zarar doğacağını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır; ortağın halihazırda şirkette önemli oranda pay sahibi olduğu ve dava konusu ek payın toplam pay içindeki oranının düşük kaldığı hallerde, bu payın icrasının durdurulmamasının telafisi imkansız zarara yol açacağı sonucuna ulaşılamayacağından tedbir talebi reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Yönetim kurulu kararının yürütülmesinin geri bırakılmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebi → ret

İddia: Davacı vekili, pay defterindeki kayıtların hukuka aykırı olmasına rağmen bu kayıtlar esas alınarak genel kurul toplantıları yapıldığını ve geri dönülemez kararlar alınacağını, ertelenen toplantıda şirketin işleyişine dair önemli kararlar alınacağını, hukuka aykırılığı önleyebilecek tek yolun ihtiyati tedbir olduğunu, aksi halde telafisi güç durum ortaya çıkacağını belirterek ara kararın kaldırılıp tedbir talebinin kabulünü istemiştir.

Gerekçe: Talep, TTK 391 uyarınca açılan yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespiti davasında, kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına ilişkin ihtiyati tedbir istemidir. Olaya uygulanması gereken TTK 449 hükmü, genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığında mahkemenin yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceğini düzenlemekte, ancak hangi hallerde bu geçici hukuki korumanın verileceğini özel olarak belirlememektedir; bu nedenle tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden (HMK 389 ve 390/3) yararlanılabilir. HMK 389 uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, tamamen imkansız hale gelmesi veya ciddi bir zarar doğması ihtimali gerekir; HMK 390/3 uyarınca tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Somut olayda davalı şirketin sermayesi 5.000 paya bölünmüş olup, murisin 800 paya sahip olduğu, davacı ile diğer mirasçıların miras payı haricinde her biri 800 adet pay ile halihazırda şirkette ortak oldukları görülmüştür. Bu durumda salt muristen intikal eden 200'er pay nedeniyle hakkın elde edilmesinin zorlaşacağından veya imkansız hale geleceğinden söz edilemeyeceği, iptali istenen yönetim kurulu kararının icrasının durdurulmaması halinde telafisi imkansız zarara neden olabileceği yönünde bir sonuca da ulaşılamayacağı kanaatine varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

TTK 449'un genel kurul/yönetim kurulu kararlarının yürütülmesinin geri bırakılması şartlarını özel olarak düzenlememesi nedeniyle HMK'nın ihtiyati tedbir hükümlerinin (HMK 389, 390/3) tamamlayıcı olarak uygulanacağına ve tedbir talep edenin yaklaşık ispat yükümlülüğüne ilişkin tespiti nedeniyle emsal değer taşımaktadır; bölgesel ve ikna edici nitelikte bir BAM kararıdır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
İhtiyati tedbir Genel kurul kararının butlanı Yönetim kurulu kararının yürütülmesinin geri bırakılması Yaklaşık ispat Telafisi imkansız zarar

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 391TTK 449 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 389HMK 390/3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/633

KARAR NO 2023/478

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 21/02/2023 (Ara Karar)

NUMARASI 2023/67 Esas

TALEP İhtiyati Tedbir

İSTİNAF KARAR TARİHİ 04/04/2023

İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin 21/02/2023 tarihli ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili; müvekkilinin, davalı şirketin ortaklarından merhum ...'nun yasal mirasçılarından birisi olduğunu, ...'nun 24.12.2022 tarihinde vefat ettiğini, davalı şirketin yönetim kurulu tarafından 10.01.2023 tarihli toplantısında murisin paylarının miras payları oranında mirasçılar adına şirketin pay defterine kaydedilmesine karar verildiğini, ancak söz konusu kararın batıl olduğunu, zira terekeye dahil tüm paylar elbirliği mülkiyetine tabi olup, pay defterine tüm mirasçılar adına yazılması gerektiğini, tereke henüz paylaşılmamış olduğundan payların mirasçılar adına payları oranında yazılmasının hukuka aykırı olduğunu, söz konusu yönetim kurulu kararına dayanılarak tesis edilen pay defteri esas alınarak genel kurul yapılması halinde, telafisi güç zarara neden olacağını belirterek, davalı şirketin 10.01.2023 tarih ve 2023/2 sayılı yönetim kurulu kararının tedbiren yürütmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI

Mahkemece; davalı şirketin 10/01/2023 tarih ve 2023/2 sayılı yönetim kurulu kararı ile şirket ortağının vefatı nedeniyle mirasçılara intikal etmiş hisse geçişinin tespiti konusunda karar alındığı, dava konusu kararın nitelik ve konusu itibariyle icra edilmesi halinde, HMK'nın 389. maddesinde öngörülen hakkın elde edilmesinin zorlaşmayacağı gibi, bu nedenle ciddi bir zararın doğma olasılığının bulunduğu yönünde yaklaşık ispat kuralı gereği somut herhangi bir delilin bulunmadığı, davanın kabulüne karar verilmesi halinde geriye doğru talep edilen hakların elde edilmesinin her zaman olanaklı olduğu, dolayısı ile icranın geri bırakılmasına ilişkin ihtiyati tedbir koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili; pay defterindeki kayıtlar hukuka aykırı olmasına rağmen, bu kayıtların esas alınarak genel kurul toplantısı yapılmasının ve geri dönülemez kararlar alınmasının söz konusu olduğunu, 21.02.2023 tarihinde toplanacak genel kurulda değiştirilen pay defterine göre kararlar alınacağının belirtildiğini, nitekim söz konusu genel kurulda yönetim kurulu kararı esas alınarak hazırlanan hazır bulunanlar listesine göre kararlar alındığını, bir kısım kararlar bakımından ise toplantının TTK'nın 420. maddesi gereğince ertelendiğini, ancak ertelenen toplantının 21.03.2023 tarihinde yapılacağını, bu toplantıda şirketin işleyişine dair çok önemli kararlar alınacağını, hukuka aykırılığı önleyebilecek tek hukuki yolun ihtiyati tedbir kararı olduğunu, ihtiyati tedbir kararı verilmesi hukuk güvenliği açısından elzem olup, aksi halde telafisi güç bir durumun ortaya çıkacağını belirterek, ara kararın kaldırılarak ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Talep, TTK'nın 391. maddesi uyarınca açılan davalı şirketin 10.01.2023 tarihli yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespiti davasında, söz konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına ilişkin ihtiyati tedbir istemidir Olaya uygulanması gereken TTK'nın 449. maddesi ''Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkeme, YK üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir'' hükmünü içermektedir. Anılan maddede hangi hallerde geçici hukuki koruma kararı verileceği özel olarak düzenlenmediğinden, tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden yararlanılabilir. HMK'nın 389. maddesi, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.

"şeklindedir. HMK'nın 390/3 maddesi ise, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Somut olayda; davalı şirketin sermayesi toplam 5.000 paya bölünmüş olup, murisin 800 paya sahip olduğu, davacı ile diğer mirasçıların, miras payı haricinde her biri 800 adet pay olmak üzere halihazırda davalı şirkette ortak oldukları, bu nedenle salt muristen intikal eden 200'er pay nedeniyle hakkın elde edilmesinin zorlaşacağı veya imkansız hale geleceğinden söz edilmeyeceği, bu durumda iptali istenen yönetim kurulu kararının icrasının durdurulmaması halinde, telafisi imkansız zarara neden olabileceği yönünde bir sonuca da ulaşılamayacağı kanaatine varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/04/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/71555 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.