Ayıplı Mal
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5279 E. 2021/5965 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yargılama giderlerinin paylaştırılması↗ haklılık durumu↗ sulh sözleşmesi↗ sulh protokolü↗ hmk 331/1↗ satım sözleşmesi↗ protokol↗ yargılama gideri↗ sulh↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında 17/03/2016 tarihinde imzalanan protokolle uzlaşmaya varıldığından davanın konusuz kaldığı, HMK’nın 331. maddesine göre, davanın konusuz kaldığı hallerde davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu gözetilerek yargılama giderlerinin paylaştırılması gerektiği, tüm dosya kapsamı ve taraflar arasında imzalanan sulh protokolü birlikte değerlendirildiğinde, davacının davayı açmakta haklı olduğu gerekçesiyle, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-)Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında bozma kararından önce sulh protokolü düzenlenmiş ise de, protokol bozmadan sonra karar düzeltme aşamasında ibraz edilmiş ve Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesince, anılan protokol gözetilerek bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, konusuz kalan işbu davayı açmakta haklı olduğu gerekçesiyle davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmişse de, taraflar arasındaki sulh sözleşmesiyle davalı tarafından davacıya ödenecek vekalet ücreti belirlenmiştir. Bu itibarla, mahkemece, tarafların sulh sözleşmesi dışına çıkılarak protokolde belirtilen vekalet ücreti dışında yeni bir vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1081 E. 2015/6555 K.
Ortak:haklılık durumu · yargılama gideri · karar verilmesine yer olmadığına
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında 17/03/2016 tarihinde imzalanan «protokolle» uzlaşmaya varıldığından davanın konusuz kaldığı, HMK’nın 331. maddesine göre, davanın konusuz kaldığı hallerde davanın açıldığı tarihteki «haklılık durumu» gözetilerek «yargılama giderlerinin paylaştırılması» gerektiği, tüm dosya kapsamı ve taraflar arasında imzalanan «sulh protokolü» birlikte değerlendirildiğinde, davacının davayı açmakta haklı olduğu gerekçesiyle, konusuz kalan davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, «şirket müdürü» olan davalının şirket «temsil yetkisinin kaldırılması» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın konusuz kaldığından bahisle karar «verilmesine yer olmadığına» ve «yargılama giderlerinin» davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
HMK'nın 331/1. maddesi uyarınca «davanın konusuz kalması» sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların «haklılık durumlarına» göre «yargılama giderlerini» takdir ve hükmeder.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 04.11.2013 tarihli «ortaklar kurulu» kararı ile davalının «temsil yetkisinin kaldırıldığı» gerekçesiyle, «davanın konusuz kalması» nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temsil yetkisinin kaldırılması · davanın konusuz kalması · şirket müdürü · ortaklar kurulu kararı · bilirkişi incelemesi · yetkisizlik kararı · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 04.11.2013 tarihli «ortaklar kurulu» kararı ile davalının «temsil yetkisinin kaldırıldığı» gerekçesiyle, «davanın konusuz kalması» nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Dava, «şirket müdürü» olan davalının şirket «temsil yetkisinin kaldırılması» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın konusuz kaldığından bahisle karar «verilmesine yer olmadığına» ve «yargılama giderlerinin» davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
HMK'nın 331/1. maddesi uyarınca «davanın konusuz kalması» sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların «haklılık durumlarına» göre «yargılama giderlerini» takdir ve hükmeder.
Somut uyuşmazlıkta, davanın konusuz kalmasından sonra mahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırılmış, mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi davalının yükümlülüklerini "ağır şekilde ihlal etmesi" şartının gerçekleşmediğini mütalaa etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/5279 E. , 2021/5965 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bodrum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 02.10.2019 tarih ve 2019/97-2019/166 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı firmadan bir adet otomatik slim makinesi aldığını ancak makinenin kısa sürede arıza yaptığını, davalı firma tarafından defalarca arıza için servis gönderilmesine rağmen arızanın giderilemediğini, en son 2014 yılı Şubat ayından bu yana davalı şirkete ve yetkililerine ulaşılamadığını, malın ayıplı olduğunu ve makinenin çalışmamasından dolayı büyük zarara uğradıklarını, arızanın giderilmesi için müvekkili şirketçe ihtarname keşide edildiğini fakat davalı taraftan olumsuz yanıt aldıklarını ileri sürerek, 6502 sayılı Yasa'nın 11. maddesine göre satış bedeli olarak davalı şirkete ödenen 100.000.-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacı ile aralarındaki sözleşme gereği makinenin montajının yapılıp eksiksiz bir şekilde teslim edildiğini, şirketin istemiş olduğu servis bakım ve onarımlarının eksiksiz şekilde yapıldığını, ayıp ihbarının yasal koşullarının yerine getirilmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında 17/03/2016 tarihinde imzalanan protokolle uzlaşmaya varıldığından davanın konusuz kaldığı, HMK’nın 331. maddesine göre, davanın konusuz kaldığı hallerde davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu gözetilerek yargılama giderlerinin paylaştırılması gerektiği, tüm dosya kapsamı ve taraflar arasında imzalanan sulh protokolü birlikte değerlendirildiğinde, davacının davayı açmakta haklı olduğu gerekçesiyle, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-)Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında bozma kararından önce sulh protokolü düzenlenmiş ise de, protokol bozmadan sonra karar düzeltme aşamasında ibraz edilmiş ve Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesince, anılan protokol gözetilerek bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, konusuz kalan işbu davayı açmakta haklı olduğu gerekçesiyle davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmişse de, taraflar arasındaki sulh sözleşmesiyle davalı tarafından davacıya ödenecek vekalet ücreti belirlenmiştir. Bu itibarla, mahkemece, tarafların sulh sözleşmesi dışına çıkılarak protokolde belirtilen vekalet ücreti dışında yeni bir vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 11/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/715228700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz