T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/1189
KARAR NO 2021/1208
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
DAVA
İtirazın İptali
DAVA
İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/09/2021
Asıl ve birleşen davalarda davalıların milletlerarası yetki itirazının kabulüne ilişkin hükmün davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
ASIL DAVA
Davacı vekili; müvekkili tarafından ... Gıda San. ve Tic. AŞ' tarafından satın alınan kakao çekirdeği cinsi emtianın taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı nakliyat emtia sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, emtianın yüklü olduğu konteynerlerin davalı şirketin düzenlediği konişmento tahtında San Pedro Limanından Türkiye'ye taşınmak üzere ... gemisine hasarsız bir şekilde yüklendiğini, Marport Limanına varış yapması beklenen 23 konteynerin 8 tanesinin Kumport Limanına, kalan 15 konteynerin ise Marport Limanına vardığını, taşımanın normal şartlar altında 25 gün sürmesi gerekirken dava konusu taşımanın 76 gün sürmesi sebebiyle hasarsız bir şekilde gemiye yüklenen kakao çekirdeği emtiasının nemlendiğini ve küflendiğini, davalının konişmentoyu düzenlemek ve taşımayı fiilen gerçekleştirmek suretiyle fiili taşıyan olarak hareket ettiğini, müvekkilinin hasar nedeniyle sigortalının uğradığı zarar ve ziyanı tazmin ettiğini,kanuni halef sıfatını kazandığını, borçlu aleyhine İstanbul Anadolu 20.
İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin sigortalısı olan .... ve Tic.A.Ş'nin nakliyat emtia poliçesi tahtında muhtelif zararlar karşı sigorta edildiğini, sigortalının satın aldığı kakao çekirdeği cinsi emtianın ildişi Sahilleri San Pedro Limanı' ndan Ambarlı-Türkiye Limanı' na taşınmak üzere 23 adet 40'lık konteynerlere yüklerek M/V HSL Porto isimli gemiye yüklendiğini, davalı tarafın sorumluluğunda gerçekleştirilen taşımada Marport Limanı' na varış yapılması ve 23 konteynerin tamamının burada tahliye edilmesinin kararlaştırılmasına rağmen 05/08/2018 tarihinde Kumport Limanı' nda yalnızca 8 konteyner tahliye edilerek kalan 15 konteynerin Marport Limanı' na götürüldüğünü, müvekkilinin onayı almaksızın taşıyan gemiyi de değiştirmek suretiyle davaya konu sevkiyatın normal şartlar altında 25 gün sürmesi gerekirken 76 gün sürmesine sebebiyet verdiğini, donatanın kusuru ile sebebiyet verdiği gecikme neticesinde ise sigortalı şirkete ait kakao çekirdeklerinde ağır nem ve küflenme meydana geldiğini belirterek 34.574,17-euro tazminatın davalı şirketten tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ASIL VE BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP
Davalı vekili;müvekkilinin taşıyan sıfatını haiz olduğunu, taşımalardan kaynaklanacak tüm uyuşmazlıklarda uygulanması gereken hukukun İngiliz, yetkili mahkemenin ise Londra'daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi olduğunun taraflarca kabul edildiğini, müvekkilinin merkezinin Danimarka'da bulunan yabancı bir şirket olduğunu,geminin yabancı bayraklı olduğunu,gecikme iddiası ile hasar iddiası arasında illiyet bağının bulunmadığını, hasarlı çekirdek değerlendirmesi konulu raporda taşınan toplam yükün %26 sının standart dışı olduğunun tespit edildiğini, geciken eşya için ödenen navlunun 2.5 katı ile sınırlı olduğunu, bu oranın hiçbir zaman toplam navlun ücretinden fazla olamayacağını, yasal oran olan % 4'lük fire payının hasar hesabından düşülmesi gerektiğini, taşıyana süresinde hasar ihbarının yapılmadığını, buna göre yükün konişmentoda yazıldığı şekilde taşındığı ve alıcısına teslim edildiğinin kabul edildiğini, taşıyanın konteyner içindeki yüklerin halini, vaziyetini ve durumunu bilmediğini belirterek milletlerarası yetki şartı uyarınca davanın yetki yönünden reddine,aksi halde esasdan reddine, sorumluluğun toplam navlun bedeli olan 16.109,52-USD ile sınırlandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; MÖHUK 47. maddesinde, "yer itibariyle yetkinin kamu düzeni veya münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılabileceği" hükmünün kabul edildiğini, uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması, alacağın deniz ticaretinden kaynaklanıyor olması nedeni ile Türk mahkemelerinin münhasır yetkisinin söz konusu olmadığı, MÖHUK 47. maddesine göre yetki şartının geçerli olduğunun değerlendirildiği, dava konusu taşımada davacıların yük sigortacısı, davalının fiili taşıyan olduğu, yükün sigortalı ve gönderilen olan ... San ve Tic AŞ'ye tesliminden sonra yükteki hasar nedeniyle davacı sigorta şirketleri tarafından bu şirkete sigorta tazminatının ödendiğinin dosya kapsamına göre belirli olduğu, TK'nun 1237.
maddesinde taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde konişmentonun esas alınacağı hükmünün düzenlendiği, sigortalının, dosyaya sunulan cirolu konişmentoyu ibraz ederek yükü teslim aldığı anlaşıldığından, konişmentodaki yetki şartının sigortalıyı da bağlayıcı hale geldiğini, davacı sigorta şirketinin, sigortalının halefi olduğundan yetki şartının sigortacıyı da bağlayacağı, asıl ve birleşen davada yetki itirazının kabulü ile her iki davaya konu uyuşmazlık açısından Londra İngiliz Yüksek Mahkemesi yetkili olduğundan dava dilekçelerinin yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1-Asıl davada davacı vekili;Konşimentoya aracılık etsin etmesin acenteye temsil ettiği tacirler bakımdan izafeten dava açılabilecek olup, bunun aksine düzenlemelerin geçersiz olduğunu, yetki kaydı genel işlem şartı olup "yazılmamış sayılması" gerektiğini, davalı Türkiye'de mukim olup, Türkiye'de kendini daha iyi şekilde savunma imkanına sahipken davalının yetki itirazında bulunmasının MK'nun 2. maddeye aykırı olduğu,davalının kendisine yöneltilen hukuki talepleri sonuçsuz bırakabilmek için kötü niyetle milletlerarası yetki itirazında bulunduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2-Birleşen davada davacı vekili; Davalının taşıma sırasında sigortalının onay ve bilgisi haricinde farklı aktarma limanlarına da uğranılmak ve taşıyan gemiyi de değiştirmek suretiyle sevkiyatın 76 gün sürmesine sebebiyet verdiğini,yabancılık unsurunun bulunmasının da kamu düzeni ile ilgili hükümlerin uygulanmasını engellemediğini, konişmentoda yer alan kaydın davacı taraf için ağırlaştırıcı ve aleyhe bir kayıt olduğu,Türk Mahkemelerinin yetkisinin kabul edilmesi gerekirken;mahkemenin yetkisizlik kararı vermesinin yerinde olmadığını, yabancı tacirlerin Türkiyede'deki acenteleri aracılığıyla yapılan sözleşmelerden doğacak ihtilaflar yönünden dava ister izafeten acente aleyhine açılsın, isterse sözleşmenin tarafı aleyhine açılsın,Türk Mahkemelerine milletlararası münhasır yetki tanındığının sabit olduğunu içtihatlara aykırı verilen yetkisizlik kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; deniz taşımasında meydana geldiği ileri sürülen hasar nedeniyle sigorta şirketleri tarafından( Nakliyat Emtea Sigorta Poliçesi) sigortalıya ödenen hasar bedelinin davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davalı vekili cevap süresi içerisinde her iki dosya açısından konişmentodaki yetki şartına dayanarak milletlerarası yetki itirazında bulunmuştur.
Davalının yabancı bir şirket olması, yüklemenin yabancı bir limandan yapılarak taşımada kullanılan geminin yabancı bayraklı olması nedeniyle taraflararasındaki uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıdığından yetki itirazı MÖHUK hükümlerine göre değerlendirilmelidir.MÖHUK'un "Yetki anlaşması ve sınırları" başlıklı 47. maddesi hükmü ile Türk mahkemelerinin yer itibariyle yetki kurallarının münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, tarafların, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan bir uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesini kararlaştırmalarının Türk Hukuku bakımından geçerli olacağı düzenlenmiştir.TTK'nun 1237.maddesinde taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde konişmentonun esas alınacağı hükmü düzenlenmiş olup,sigortalı gönderileni bağlayan yetki şartı halef sıfatıyla davacı sigortacıları da bağlamaktadır.
Kural olarak genel işlem koşulları içeren sözleşmeler düzenlenmesi, yasal sınırlar içinde hukuken mümkündür. Ancak, TBK nın 25.maddesine göre, genel işlem koşullarına, dürüstlük kurallarına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamaz.Yetki şartına ilişkin bu hüküm tacir olan sigortalının kolayca anlayabileceği bir içerikte olup,uyuşmazlık halinde mahkemenin yetkisinin düzenlenmesine ilişkin konulan hüküm, dürüstlük kuralına aykırı bir düzenleme sayılamaz.Somut olayda ,TTK’nın 105/2 maddesi uyarınca, yabancı tacirin Türkiye'deki acentelerinin aracılığıyla yapılan sözleşme sözkonusu olmadığı,Türk mahkemelerinin münhasır yetkisi bulunmadığından dava dilekçelerinin yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Peşin harçların karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 01/09/2021