6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticari defter delili ve yemin deliline dayanılmadan hüküm kurulamaz

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/264 E. 2023/711 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalusul emsali

Gerekçe özeti

İtirazın iptali davasında dava, icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğundan takip talebinde dayanılmayan bir belgeye veya kaynağa dava aşamasında dayanılamaz; ancak taraflar arasında takip konusu belgeyi kapsayan ve onun ötesine geçen sürekli bir ticari ilişki bulunduğu taraflarca kabul edilmişse, yapılan ödemelerin bu ilişkinin bütünü dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekir. Ticari defter delili yönünden, karşı tarafın defterlerini ibraz etmemesi, defter ibraz eden tarafın kendi lehine olan ve fatura vb. dayanak belgeyle desteklenmeyen alacak kayıtlarının doğrudan hüküm kurmaya yeterli sayılmasını gerektirmez; bu kayıtlar defter sahibini bağlar ama karşı tarafı bağlamaz. Ayrıca taraflar arasındaki yazışma ve ödeme belgelerinin incelenmesi ile süresinde dayanılan yemin deliline gidilmeden alacağın varlığı hakkında hüküm kurulamaz.

Ele alınan sorunlar

İtirazın iptali davasında alacağın kaynağı ve kapsamının takip talebine bağlılığı → kısmi kabul

İddia: Davalı, müvekkilinin dayandırılan sözleşmeyi yapmadığını, sözleşmenin varlığının araştırılmadığını ve bilirkişi raporunda alacağın bu sözleşmeden kaynaklanıp kaynaklanmadığının değerlendirilmediğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı olup davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından olduğu gibi kaynağı bakımından da geçerlidir; takipte dayanılmayan bir belgeye dava aşamasında dayanılması mümkün değildir. Somut olayda takipte alacağın dayanağı olarak 09/02/2012 tarihli sözleşme gösterilmiştir. Ancak taraflar arasındaki ticari ilişkinin bu sözleşmeyi kapsadığı gibi sözleşmeden sonra da devam ettiği taraflarca kabul edilmiştir; bu nedenle davalı tarafça yapılan ödemelerin taraflar arasındaki ticari ilişkinin bütünü dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekmekte olup, takip talebinde alacağın dayanağı olarak sözleşmenin gösterilmiş olması bu dava bakımından sonuç doğurmayacaktır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Ticari defter kaydının ispat gücü ve karşı tarafın defter ibraz etmemesinin sonucu → kabul

İddia: Davalı, ticari defterlerin delil niteliğinin ancak her iki tarafın da tacir olması halinde söz konusu olabileceğini, tek taraflı raporlara dayalı olarak karar verilemeyeceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Mahkemece davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle davacının ticari defterlerine dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de davacı, alacağının dayanağı olarak fatura vb. belge ibraz etmemiştir. Davacının ticari defterlerindeki kendi lehine olan alacak kayıtları, mal teslimini yansıtan bir belgeye dayalı olarak tutulmamış, dayanak kayıtları sunulmamıştır. Bu nedenle HMK m.222 uyarınca davalının defterlerini ibraz etmemesi, davacının defterlerine dayalı olarak karar verilmesini gerektirmemektedir. Davacının defterlerinde kayıtlı bulunan ödemeler davacıyı bağlamakta ise de davalının aleyhindeki olup dayanağı ibraz edilmeyen kayıtlar davalı açısından bağlayıcı değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Whatsapp yazışmaları, ödeme belgeleri ve yemin deliline dayalı araştırma eksikliği → kabul

İddia: Davalı, yargılama sırasında tanıklarının dinlenmediğini, yemin delilinin kullandırılmadığını ve isticvaba başvurulmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacı tarafından taraflar arasında gerçekleşen Whatsapp yazışmaları sunulmuş, davalı ise banka havalesi ve elden ödemelere ilişkin ödeme belgeleri ibraz etmiştir. Bu durumda taraflar arasındaki mesajlaşma kayıtları ile davalının ödemeleri incelenmek suretiyle davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığının araştırılması ve davalının süresinde yemin deliline dayandığı da nazara alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu hususlar araştırılmadan yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

İstinaf dilekçesi verildiği tarihte davalı vekilinin vekalet sıfatının devam edip etmediği → kabul

Gerekçe: Davalı vekilinin 14/12/2022 tarihinde istifa ettiği, 23/12/2022 tarihinde ise davalı tarafından azil dilekçesi sunulduğu, ancak azil ve istifa dilekçelerinin karşılıklı olarak tebliğ edilmediği anlaşıldığından, istinaf dilekçesinin sunulduğu tarih itibariyle davalı vekilinin davada vekil sıfatının devam ettiği tespit edilerek davalı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin incelenmesine geçilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararın; itirazın iptali davasında takip talebinde dayanılmayan bir belgeye veya kaynağa dava aşamasında dayanılamayacağı, buna karşılık taraflar arasındaki ticari ilişkinin bütünü kabul edilmişse yapılan ödemelerin bu bütün dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği ve karşı tarafın ticari defter ibraz etmemesinin, dayanaksız defter kayıtlarına göre doğrudan hüküm kurmayı gerektirmediği yönündeki tespitleri, benzer itirazın iptali uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal değeri taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali takibe bağlılık ilkesi ticari defter delili HMK m.222 yemin delili vekalet sıfatının devamı istifa ve azil dilekçesinin tebliği

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 67 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 222HMK 353(1)a-6

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/264

KARAR NO 2023/711

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 14/12/2022

NUMARASI 2022/221Esas - 2022/1183 Karar

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 11/05/2023

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı arasında mevcut ticari ilişki kapsamında tahakkuk eden alacağın tahsili amacıyla icra takibi yaptıklarını, davalı tarafın haklı bir neden olmaksızın takibe itiraz ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla davalının haksız itirazının 12.814,76-Euro üzerinden iptaline ve müvekkili lehine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; taraflar arasında tekstil ürünlerinin alım satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğu hususunun doğru olduğunu, müvekkili tarafından bir kısmı elden, bir kısmı bankadan olmak üzere yapılan ödemelerle davacı tarafın alacağının tamamının ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; taraflar arasında mevcut ticari ilişki kapsamında tahakkuk eden ve davalı tarafın yapmış olduğu ödemelerin mahsubundan sonra davacı tarafın bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere taleple bağlı kalınarak 120.000-Euro alacağının bulunduğu, davalı tarafın ihtara rağmen ticari defterlerini ibraz etmediği, bu bağlamda HMK'nın 222. maddesi gereğince usulüne uygun tutulan ticari defterlere göre davacı tarafın alacağını ispatladığı gerekçesiyle davalı tarafın icra takibine yönelik haksız itirazının iptaline, takibin 120.000-Euro asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %5'i geçmemek üzere 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince faiz uygulanmasına, hükmedilen alacağın TL karşılığının %20'si üzerinden hesaplanan 251.832-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, taraflar arasında ticari ilişkinin gerçekleştiğine dair bir tespit yapılmadığını, raporda esas alınan belgelere dayalı olarak müvekkilinin borçlandırılmasının mümkün olmadığını, ticari defterlerin delil niteliğinin ancak her iki tarafın da tacir olması halinde söz konusu olabileceğini, müvekkilinin tacir olup olmadığına ilişkin bir araştırma yapılmadığını, yargılama sırasında tanıklarının da dinlenmediğini, müvekkilinin, davacının alacağını dayandırdığı sözleşmeyi yapmadığını, böyle bir sözleşmenin varlığının mahkemece araştırılmadığını, bilirkişi raporunda alacağın bu sözleşmeden kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda bir değerlendirme yapılmadığını, tek taraflı olarak düzenlenen raporlara dayalı olarak karar verilemeyeceğini, davacının gerçekten alacaklı olması durumunda 10 yıl gibi bir süre beklemeyeceğini, davacının toplu olarak talep ettiği miktarın peyder pey davacıya ödendiğini, davacının mal teslimine dayalı hiç bir delilinin bulunmadığını, bunun dışında yemin delilinin kullandırılmadığını ve isticvaba başvurulmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, icra takibine yapılan itiraz üzerine İİK 67 maddesine göre açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı tarafından davalı aleyhine Büyükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile 09/02/2012 tarihli sözleşmeden kaynaklı toplam 120.000-Euro asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmış olup, davalı tarafın süresinde sunduğu itiraz dilekçesi ile icra takibi durmuştur. Davacı dava dilekçesi ile 200.000-TL (12.814,76-Euro) üzerinden itiraz iptalini talep etmekte iken 06/10/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile itirazın iptalini talep ettiği alacak miktarını 120.000-Euro'ya yükseltmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesinde ve yargılama sırasındaki beyanlarında taraflar arasındaki geçmişten devam ederek gelen ticari ilişkiyi doğrulamış, ancak takibe konu edilen alacağın vadelerinde ödendiğini ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona erdiğini belirterek ödemelere ilişkin belgeler sunmuştur.

Mahkemece, davalının ihtara rağmen ticari defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle HMK m.222 uyarınca delil niteliğindeki davacı defterlerine dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmiştir.Davalı vekilinin 14/12/2022 tarihinde istifa ettiği, 23/12/2022 tarihinde ise davalı tarafından azil dilekçesi sunulduğu, ancak azil ve istifa dilekçelerinin karşılıklı olarak tebliğ edilmediği anlaşıldığından istinaf dilekçesinin sunulduğu tarih itibariyle davalı vekilinin davada vekil sıfatının devam ettiği tespit edilerek davalı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin incelenmesine geçilmiştir.İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır.

Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. İtirazın iptali davalarında takipte dayanılmayan bir belgeye dayanılması mümkün değildir. Somut olayda icra takibinde davacı alacağının dayanağı olarak davalının da imzasını taşıyan 09/02/2012 tarihli sözleşme gösterilmiştir. Bahsi geçen sözleşmede davalı, davacıya olan 120.000-Euro tutarlı borcunu yine sözleşmede belirtilen vade tarihlerinde ödemeyi taahhüt etmiştir. Buna karşılık davalı ise borcun ödenerek taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona erdiğini belirterek bu miktarı da aşacak şekilde toplamda 168.440-Euro ödeme belgesi sunmuş olup davacının ticari defterlerinde davalının ödemesinin 373.281,36-Euro olduğu tespit edilmiştir.

Ancak taraflar arasındaki ticari ilişkinin 09/02/2012 tarihli sözleşmeyi kapsadığı gibi bahsi geçen sözleşmeden sonra da devam ettiği her iki tarafın kabulündedir. Dolayısıyla davalı tarafça yapılan ödemelerin taraflar arasındaki ticari ilişkinin bütünü dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğinden takip talebinde alacağın dayanağı olarak 09/02/2012 tarihli sözleşmenin gösterilmiş olması bu dava bakımından bir sonuç doğurmayacaktır. Mahkemece davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle davacının ticari defterlerine dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de davacının alacağının dayanağı olarak fatura vb. belge ibraz etmemiştir. Davacının ticari defterlerinde kendi lehine olan alacak kayıtları, mal teslimini yansıtan fatura vb.

bir belgeye dayalı olarak tutulmamış, dayanak kayıtları sunulmamıştır. Bu nedenle HMK m.222 uyarınca davalının defterlerini ibraz etmemesi davacının defterlerine dayalı olarak karar verilmesini gerektirmemektedir. Davacının defterlerinde kayıtlı bulunan ödemeler davacıyı bağlamakta ise de davalının aleyhindeki olup da dayanağı ibraz edilmeyen kayıtlar davalı açısından bağlayıcı değildir. Diğer yandan, davacı tarafından davalı ile aralarında gerçekleşen Whatsapp yazışmaları sunulmuştur. Davalı ise gerek banka havalesi gerekse elden ödemelere ilişkin ödeme belgeleri ibraz etmiştir. Bu durumda taraflar arasında mesajlaşma kayıtları ile davalının ödemeleri incelenmek suretiyle davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı araştırılıp, davalının süresinde yemin deliline dayandığı da nazara alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle;

davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/12/2022 tarih 2022/221 Esas 2022/1183 Karar sayılı kararın HMK'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE" Davalı tarafından yatırılan 37.246,02-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/05/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/71307 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.